Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

11. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

Yargıtay Kararı

Esas No

2021/5764

Karar No

2023/317

Karar Tarihi

17 Ocak 2023

MAHKEMESİ: ...Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi

HÜKÜM: Esastan ret

Taraflar arasındaki marka hükümsüzlüğü davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.

Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının "Küçükbay" esas unsurlu markasının 1979 yılından itibaren tescilli olduğunu, davalının kötü niyetli olarak iltibasa neden olacak şekilde 2016/65034 sayılı 29 ve 35 inci sınıflarda "NECDET KÜÇÜKBAY" markasını tescil ettirdiğini, İzmir Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin 2013/119 E., 2014/12 K. sayılı kararıyla davacının davalı aleyhine açtığı dava kabul edilerek davalının "Küçükbay" sözcüğünü markasal biçimde baskın karakterlerle 1, 2 ve 5 lt'lik pet ambalajlarda kullanma eyleminin markaya tecavüz oluşturduğunun kabul edildiğini, kararın kesinleştiğini, davalının 2015/64054 sayılı "Necdet Küçükbay" marka başvurusuna davacının itirazları üzerine davalının marka başvurusunun reddedildiğini, davacının markası ile davalının markasının aynı olması, aynı mallar üzerinde kullanılıyor/kullanacak olması nedeniyle bu durumun iltibasa yol açtığını ileri sürerek davalı adına tescilli markanın hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde; davalı şirketin kurucusu Necdet Küçükbay'ın ilk kez 1965 yılında yağ, sabun ve deterjan sektöründe faaliyet göstermeye başladığını,1975 yılında "Güneş Ticaret Necdet Küçükbay Okşar Sabun ve Deterjan Sanayii" adı altında ticaret yapmaya devam ettiğini, 1979 yılında Necdet Küçükbay Gıda Temizlik Ambalaj ve İnşaat San. Tic. A.Ş.'yi kurduğunu, şirketin kılavuz sözcüğü dışındaki değişikliklerle bugünkü unvanını aldığını, markalar arasında iltibas bulunmadığını, davacı markasındaki şeklin, rengin farklı olduğunu, davalı markasındaki esas unsurun "Necdet" olduğunu, davalının eskiye dayalı kullanım hakkının bulunduğunu, davacının 1979 tarihli markası bulunmadığını, marka başvurusunun müddet olarak göründüğünü, davalının markasını 5 yıldır kesintisiz şekilde kullanmadığını, davacının "Orkide" markasını kullandığını savunarak davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının "KÜÇÜKBAY + şekil" markasının esas unsurunun sözcük olduğunu, davalı markası ile bu sözcüğün çakıştığını, bu bakımdan ilk bakışta işaret ve mallar benzediği için davalı yararına nispi red sebebi bulunup 556 sayılı Markaların Korunması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname'nin (556 sayılı KHK) 8 inci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca hükümsüzlük şartları oluştuğu düşünülse de, davalının tescilli markasının aynen kendi ticaret unvanında da bulunduğu, davalının ticaret unvanının 19.08.1979 tarihinde bugünkü halini aldığı, sunduğu delillere göre "Necdet Küçükbay" şeklindeki tescilsiz kullanımının eski tarihlere gittiği, değiştirilen ticaret unvanının davacı tarafından dava konusu edilmediği, davalının "Necdet Küçükbay" markasının önceye dayalı tescilsiz kullanımının söz konusu olduğu, davacının markaları ile birlikte varlığını sürdürdüğü, iki marka işaretlerinin genel görünümlerinde farklılık bulunduğu, iki işletme arasında idari ve ekonomik bağlılık bulunduğu yönünde somut karşılıklar ifade edilmediği, delil gösterilmediği, davalının "Necdet" ekiyle birlikte tescillemesi karşısında "KÜÇÜKBAY" markasından ayrıldığı, taraflar arasındaki bir başka davada marka ve tasarıma tecavüz eden davalı şirketin men edilmesine ilişkin hüküm kurulmuş ise de, bu kararın dava konusuyla bağlantısı olmadığı, davacının unvan değişikliğine sessiz kalması, davalının önceye dayalı tescilsiz kullanımının bulunması nedeniyle davanın 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 2 nci maddesine uygun olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri

Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davalı markası ile davacı markasının iltibasa yol açacak şekilde benzer olduğunu, her iki markada da “Küçükbay’’ ibaresinin esaslı unsur olarak yer aldığını, davalının geçmişe dayalı kullanımının herhangi bir tescile dayanmadığını, markasal bir kıymeti olmadığını, davalı markasının tescilsiz kullanımının daha öncesinde de çekişme konusu yapıldığını, davalının müvekkilinin Türkiye'de ulaştığı tanınmışlık düzeyi nedeniyle haksız yarar sağlayacağını, davalının 27.08.1979 tarihinde unvanını tescil ettirdiğini, "Necdet Küçükbay" ticari unvanını kullanımının ise 2016 yılında başladığını, davacı şirketin ise 27.05.1997 başvuru tarihli markası bulunduğunu, davalının kötü niyetli olduğunu, davalının 556 sayılı KHK'nın 12 nci maddesindeki dürüst kullanımı defalarca ihlal ettiğini, İzmir Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin 2013/119 E., 2014/12 K. sayılı ilamı ile davacının açtığı dava kabul edilerek davalının “Küçükbay” sözcüğünü markasal biçimde baskın karakterlerle, 1, 2 ve 5 lt.’lik pet ambalajlarda kullanma eyleminin markaya tecavüz oluşturduğundan önlenmesine karar verildiğini, kararın kesinleştiğini, davalının davaya konu “Necdet Küçükbay” markası hakkında, 29 uncu ve 35 inci sınıfları da kapsayacak şekilde 03.08.2015 tarihinde 2015/64054 başvuru numarası ile tescil talebinde bulunulduğunu, taraflarınca yapılan itirazlar neticesinde de başvurunun reddine karar verildiğini, davalının marka tescil başvurusu yaptığı dönemin davacı şirkete kayyım atandığı döneme denk geldiğini, davalının davacı şirketin bu zor dönemini fırsat bildiğini, müvekkilinin iç karışıklıklarından dolayı bahse konu tescilin itiraz hakkını yitirdiği için bu davayı açtığını belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.

B. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının, davalının "Necdet Küçükbay" şeklindeki ticaret unvanı ve marka kullanımını uzun yıllarca ihtilaf konusu yapmadığı, İzmir Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin 2013/119 E., 2014/12 K. sayılı davasında davalının marka hakkına tecavüz ettiği kabul edilmiş ise de, o davada tek başına "Küçükbay" ibaresinin kullanımının markaya tecavüz kabul edildiği, davalının "Necdet Küçükbay" şeklindeki kullanımıyla ilgili bir ihtilaf bulunmadığı için anılan kararın somut davada sonuca etkili görülmediği gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürülen gerekçeler ve re’sen dikkate alınacak nedenlerle Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe

  1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Uyuşmazlık, davalının 2016/65034 sayılı "NECDET KÜÇÜKBAY" ibareli markası ile davacının tescilli markaları arasında 556 sayılı KHK'nın 8 inci maddesinin birinci fıkrası anlamında iltibas oluşup oluşmadığı, davalının önceye dayalı kullanım hakkının bulunup bulunmadığı, davalının başvurusunda kötü niyetli olup olmadığı noktalarında toplanmaktadır.

  1. İlgili Hukuk

1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.

2.556 sayılı KHK'nın 8 inci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi, üçüncü fıkrası ile 35 inci maddesi.

  1. Değerlendirme

1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle;

Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

17.01.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

kararcevap"necdetistinaftemyizvı.kararımahkemesionanmasına"küçükbay"dereceküçükbay""küçükbay

Kaynak: karar_yargitay

Taranan Tarih: 25.01.2026 17:44:45

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim