Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
11. Hukuk Dairesi
Yargıtay Kararı
2022/3679
2023/3090
18 Mayıs 2023
MAHKEMESİ: Ticaret Mahkemesi
SAYISI: 2020/168 Esas, 2022/12 Karar
HÜKÜM: Kısmen kabul
Taraflar arasındaki alacak davasının bozma ilamına uyularak yapılan yargılaması sonucunda Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Mahkeme kararı, taraf vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili ile davalı şirket arasında 04.01.2007 tarihinde akaryakıt işletme sözleşmesi imzalandığını, sözleşmede 5 yıllık süre öngörüldüğünü, ancak davalının haksız olarak süresinden önce 20.04.2010 tarihinde sözleşmeyi feshettiğini, davalının haksız feshi nedeni ile müvekkili şirketin kar yoksunluğunun oluştuğunu, ayrıca haksız fesih nedeni ile davalı şirketin cezai şart ödemesi gerektiğini ileri sürerek şimdilik 20.000,00 TL yoksun kalınan karın dava tarihinden itibaren ticari avans faizi ile, 50.000,00 USD cezai şart bedelinin ise dava tarihinden itibaren 3095 Kanuni Faiz ve Temerrüt Faizine ilişkin Kanun'un 4/a maddesi uyarınca uygulanacak faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; taraflar arasında akaryakıt işletme sözleşmesi bulunduğunun doğru olduğunu, ancak sözleşmenin birer yıllık süreler içerdiğini, bir yıl dolmadan bir ay önce haber vermek sureti ile sözleşmeyi fesih imkanı bulunduğunu, müvekkili şirketin davacıdan alacaklı olduğunu, feshin de haklı olduğunu, müvekkili şirketin LPG satışına başladığı tarihte davacının mal vermeyi kestiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
III. MAHKEME KARARLARI, BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Mahkemece Verilen Karar
Mahkemece 22.05.2018 tarih, 2016/15 E. ve 2018/460 K. sayılı kararı ile davacının bayisi olan davalıya gerekçe bildirmeden yakıt vermeyi kestiği, davalının borçları olduğu için, ödeme yapılmadığından yakıt verilmediği iddiası, bilirkişi raporu tespitleri ile esasen davalının alacaklı olduğu anlaşıldığı, bayilik sözleşmesi iki tarafa da edim yüklediği, davacı şirketin yakıt verme sorumluluğun yerine getirmediği, davalının buna ilişkin ihtarname sonrası sözleşmeyi haklı olarak feshetmiş olduğu gerekçesiyle davacı şirketin bu sözleşmeye dayalı cezai şart ve mahrum kalınan kar talebinin haksız olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
B. Bozma Kararı
Yargıtay (kapatılan) 19. Hukuk Dairesinin 09.12.2019 tarih, 2018/3111 E. ve 2019/5468 K. sayılı kararıyla eldeki davanın 04.06.2010 tarihinde açıldığı ve Resmi Gazete'nin 01.09.2016 tarih ve 29818 sayılı 2. mükerrer nüshasında yayımlanan 674 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin 19 uncu maddesinde davalı şirketin Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonuna devri sonucu davalı şirkete kayyım atandığının anlaşıldığı, Mahkemece bu husus gözetilerek 675 sayılı KHK’nın 16 ncı maddesi uyarınca bir değerlendirme yapılarak karar verilmesi gereğine işaret edilerek Mahkeme kararı bozulmuştur.
C. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı şirketin KHK ile kapatılan şirketlerden olmadığı ve devredilmediği, tüzel kişiliğinin devam ettiği, Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu tarafından denetim kayyımı atandığı anlaşılmakla davaya devam olunmuştur. davacı şirketin, davalının sözleşmeyi feshinden dolayı sözleşme süresi sonuna kadar yapılan hesaplama gereğince Kurumlar Vergisi beyannamesindeki net kar üzerinden hesaplanan net kar kaybının 345,51 TL olarak belirlendiği, davalının tek yanlı olarak sözleşmeyi feshetmesinin haksız olduğu anlaşıldığından belirlenen kar mahrumiyeti alacağına hak kazandığı, taraflar arasında düzenlenen sözleşmenin 26 ncı maddesine istinaden davacının davalının sözleşme hükümlerinin herhangi birine uymaması halinde sözleşmede uyulmayan her husus için 50.000,00 USD cezai şart talep edebileceğini kararlaştırıldığı, sözleşmeyle kararlaştırılan cezai şartın 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (6098 sayılı Kanun) 182 nci maddesi gereğince tarafların iktisadi durumu, özel olarak borçlunun ödeme kabiliyeti ile birlikte borçlunun borcunu yerine getirmemiş olması nedeniyle sağladığı menfaat, borçlunun kusur derecesi ve borca aykırı davranışı ölçü alınarak hak ve menfaat kuralları gereğince cezai şartın tenkisinin uygun olacağı anlaşıldığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, cezai şart alacağının kısmen kabulü ile 5.000,00 USD cezai şart alacağının dava tarihinden itibaren 3095 Kanun'un 4/a maddesi gereğince işleyecek USD cinsi devlet bankalarının 1 yıl vadeli mevduat hesabına ödediği en yüksek faiz oranı üzerinden davalıdan tahsiline, 345,51 TL kar mahrumiyeti alacağının tahsiline karar verilmiştir.
IV. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
-
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; bozmadan önce alınan eksik ve hatalı hesaplamalar içeren raporlar esas alınarak kararın verildiğini, mahrum kalınan kâr hesabında esaslı ve kabul edilebilir bir çalışma yapılmadığını, bilirkişilerin davacı ile davalı arasındaki mal alışverişini inceleyerek, bir yılda ortalama ne miktarda mal satılmışsa, sözleşme süresi sonuna kadar beher yıl o miktarda mal satılacağından hareketle ve müvekkilin, davalı – bayinin yakıt ikmalinin yapıldığı bölge itibariyle ton başı kâr oranını çarparak tespit edebilecekleri kâr mahrumiyetini, müvekkilinin kurumlar vergisi beyannamesi ile bulmaya çalışmalarının kabul edilemeyeceğini, ülke genelindeki tüm satışları ve giderleri ile ilişkilendirilen kurumlar vergisi beyannamesinden yola çıkılarak yapılan bir hesaplama ile münhasıran davalıdan elde edilen ve dolayısıyla mahrum kalınan kârın tespiti mümkün olmadığını, müvekkilinin, davalının işlettiği istasyonla ilgili olarak daha evvel elde ettiği yıllık kârın belli olduğunu, bu hususun dahi dikkate alınmadığını, karara esas alınana bilirkişi raporunda davalı ticari defter ve kayıtları üzerinde ya da mahallinde istasyonun satış potansiyeli ve günlük cirosu hakkında bir inceleme yapılmadığını, kurumlar vergisi beyannamelerindeki veriler üzerinden değerlendirme yapıldığını, davalının zarar ettiğinin belirtildiğini, raporda, sanki davalının zararına davacı sebep olmuş gibi, davacının davalıya mal vermeyi durdurduğunun vurgulandığını, Mahkemece de bu tespitlere itibar edilerek borçlunun kusur derecesi ve borca aykırı davranışından bahisle cezai şartta tenkis yoluna gidildiğini belirterek Mahkeme kararının bozulmasını istemiştir.
-
Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; taraflar arasında imzalanan sözleşmenin 5A maddesinde peşin satıştan bahsedilmediği, vadeli satışı düzenlediğini, davalının peşin yakıt alım talebinde bulunduğunu davacının yakıt vermeyerek temerrüte düştüğünü, sözleşmenin haklı nedenle feshedildiğini, hükmedilen cezai şartın ve kar mahrumiyeti miktarının yüksek olduğunu, bilirkişi raporlarının olaya uygulanması mümkün olmayan farklı düzenlemelere ilişkin sözleşme maddelerinin yorumuyla sonuca gittiğini, davalı lehine maktu vekalet ücretine hükmedilmesinin hatalı olduğunu belirterek Mahkeme kararının bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
-
Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
-
Uyuşmazlık, bayilik sözleşmesinin davalı tarafından feshi nedeniyle davacının talep ettiği cezai şart ve yoksun kalınan kâr istemine ilişkindir.
-
İlgili Hukuk
6098 sayılı Kanun'un 182 nci maddesi.
-
Değerlendirme
-
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin tüm, davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazları yerinde değildir.
-
Mahkemece, davalı yanın bayilik sözleşmesini süresinden önce feshinin haksız olduğunun ve davacının bayilik sözleşmesi uyarınca hem cezai şart, hem de kâr mahrumiyeti isteyebileceğinin kabulünde bir isabetsizlik yok ise de, davacının aynı bölgede yeni bir istasyon kurup kurmadığı, yeni bir bayi ile sözleşme yapıp yapmadığı, yeni istasyon kurulmamış ve yeni bir bayilik sözleşmesi imzalanmamış ise aynı bölgede dava konusu sözleşme ile aynı şartlarda bayilik sözleşmesi yapılması için gerekli makul sürenin ne olacağı saptanarak, davacının bu süreler için, daha önceki yıllarda elde ettiği kar miktarı esas alınarak kar mahrumiyeti isteyebileceği dikkate alınmadan kar mahrumiyeti alacağının kısmen kabulüne karar verilmesinde isabet görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir.
V. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
-
Davalı vekilin tüm, davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE,
-
Mahkeme kararının BOZULMASINA,
Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde davacıya iadesine,
Temyiz harcı davalıdan peşin alındığından başkaca harç alınmasına mahal olmadığına,
Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,
18.05.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 17:03:32