Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
11. Hukuk Dairesi
Yargıtay Kararı
2022/3005
2023/2965
15 Mayıs 2023
MAHKEMESİ: Ticaret Mahkemesi
SAYISI: 2019/294 Esas, 2020/642 Karar
HÜKÜM: Asıl dava hakkında yeniden hüküm kurulmasına yer olmadığına birleşen davanın kısmen kabulüne
BİRLEŞEN DAVA: Mersin 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2011/703 E.
Taraflar arasındaki asıl tazminat, birleşen itirazın iptali davasının bozma ilamına uyularak yapılan yargılaması sonucunda Mahkemece asıl dava hakkında yeniden hüküm kurulmasına yer olmadığına birleşen davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararı, Yargıtayca duruşma istemli olarak birleşen davada davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne, dava konusu meblağ 40.415,00 TL'nin altında bulunduğundan 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası delaletiyle uygulanması gereken 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 3156 sayılı Kanun ile değişik 438 inci maddesi gereğince duruşma isteğinin reddine karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Asıl davada davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili şirketin Rusya'dan ithal ettiği toplam 2.008.023 kg dökme çelik emtiasını 01.06.2011 tarihli Antrepo Hizmet Sözleşmesi ile davalı şirket tarafından işletilen antrepoya teslim ettiğini, davalının kendisine teslim olunan emtianın 542,00 tonunu bir çelik siloda, 1.466,00 tonunu da bir diğer çelik siloda sakladığını, daha sonra emtia üzerinde yapılan incelemede, yağmur suyuna maruz kalarak bozulmaya başladığının görüldüğünü, bu durumun mahkemece tespit ettirildiğini, davalının kusurlu eylemi ile emtianın zarara uğramasına sebebiyet verdiğini ileri sürerek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla, 343.200,00 TL'nin faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep etmiş, birleşen davada ise, davacı tarafça müvekkilinden herhangi bir talepte bulunamayacağını savunarak, davanın reddini ve davalı aleyhine tazminata hükmedilmesini talep etmiştir.Temlik alan sigorta şirketi vekili, davacının, müvekkili şirketin sigortalısı olup, müvekkili tarafından zararı ödenerek haklarının temlik alındığını beyan etmiştir.
Birleşen davada davacı vekili dava dilekçesinde; taraflar arasında 01.06.2011 tarihli Antrepo Hizmet Sözleşmesi akdedildiğini, davalıya verilen hizmetin karşılığında fatura kesildiğini, ödeme yapılmaması üzerine aleyhine takip başlatıldığını ancak, davalının haksız itirazı ile takibi durdurduğunu ileri sürerek, itirazın iptali ile takibin devamını ve davalı aleyhine tazminata hükmedilmesini talep ve dava etmiş, asıl davanın ise, meydana geldiği iddia edilen hasarda müvekkilinin herhangi bir kusur ve sorumluluğunun bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
II. CEVAP
Asıl davada davalı vekili cevap dilekçesinde; meydana geldiği iddia edilen hasarda müvekkilinin herhangi bir kusur ve sorumluluğunun bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Birleşen davada davalı vekili cevap dilekçesinde; davacı tarafça müvekkilinden herhangi bir talepte bulunamayacağını savunarak, davanın reddini ve davalı aleyhine tazminata hükmedilmesini talep etmiştir.
III. MAHKEME KARARLARI, BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Mahkemece Verilen Karar
Mahkemece 22.01.2016 tarih, 2017/2856 E. ve 2019/1817 K. sayılı kararıyla; 2008 ton çeltik ürününün 542 ton ve 1466 ton olarak 09.06.2011 tarihinde iki ayrı siloya konulduktan sonra ürünün özelliği gözetilerek, mesleğinde uzman olduğu kabul edilen davalı depocunun en az 20 günde bir depoları kontrol etmesi gerektiği halde, 13.07.2011 tarihine kadar herhangi bir kontrol yapmadığı, halbuki 818 sayılı Borçlar Kanunu' nun (818 sayılı Kanun) 463 ve 474 üncü maddelerine göre depocunun saklamak için teslim edilen emtiayı güvenli bir yerde koruma altına alarak özenle saklama ve emtiada ayrıca önlem alınmasını gerektirecek bir değişiklik olursa durumu imkân ölçüsünde saklatana bildirmek yükümlülüğü bulunduğu, bu yükümlülüğün saklanan emtianın özelliğine göre güvenle korunması için gerekli denetim ve gözetimlerin yapılmasını da içerdiği, davalının fazla ürün konulan siloya daha bir özenle yaklaşması ve onu daha sık kontrol etmesi gerektiği bilinciyle hareket etmesi gerektiği halde bu yükümlülüğünü ihlal ederek hasarın oluşmasına sebebiyet verdiğinden hasardan davalının tamamen sorumlu olduğu ancak hasarın ortaya çıkmasından sonra temlik eden davacının da gecikmeli hareket ederek ürünün siloda daha fazla kalmasına, dolayısıyla zararın artmasına sebebiyet verdiği ve bu halin 818 sayılı Kanun'un 44 üncü maddesi uyarınca zarar miktarından indirim yapılmasını gerektirdiği, % 10 oranında indirimin hakkaniyete uygun olduğu, birleşen dosyada ise, davacı hasarlı ürünün tahliye edildiği tarihe kadar kira bedeli istemiş ise de, taraflar arasında yapılan 01.06.2011 tarihli ardiye sözleşmesinin iki ay süreli olduğu ve bu süre için belirlenen kira bedelinin 9.000,00 USD olduğu, bu kira bedelinin davacı tarafından her durumda talep edilebileceği, depodaki emtianın hasarlanması ile başlayan taraflar arasındaki uyuşmazlık sonucunda, emtianın kira sözleşmesi bitiminde teslim alınmayarak bir müddet daha depoda kalmış olmasının bu fazla süre nedeniyle depocuya kira bedeli talep etme hakkı vermeyeceği, çünkü sözleşme dışı devam eden sürede malın depoda kalmasına, depocu davacının kusurlu davranışının sebebiyet verdiği, hiç kimsenin kendi kusuruna dayanarak bir hak elde edemeyeceği gerekçesiyle, asıl davanın kısmen kabulü ile, 317.202.84 TL'nin dava tarihinden itibaren avans faiziyle tahsili, birleşen davanın kısmen kabulü ile, davalının itirazının 9.000,00 USD alacak yönünden iptaline ve takibin bu miktar üzerinden devamına, 6.324,48 TL icra inkâr tazminatının davalıdan tahsiline, reddedilen kısım yönünden davacının takipte kötü niyetli olduğu kanıtlanamadığından davalının tazminat talebinin reddine karar verilmiş, hüküm birleşen dava yönünden birleşen dava davalısı tarafından temyiz edilmiştir.
B. Bozma Kararı
Dairemizin 05.03.2019 tarih, 2017/2856 E. ve 2019/1817 K. sayılı kararıyla, her ne kadar herhangi bir havale içermese ve zabıtlarda ibraz edildiğine ilişkin bir tespit bulunmasa da dosya içerisinde birleşen dava konusu alacağın temlik edildiğine dair 18.09.2012 tarihli temliknamenin bulunduğu anlaşılmakla, bu husus aktif dava ehliyetine ilişkin dava şartı olduğu, davanın devamı boyunca bulunması ve Mahkemece de re'sen nazara alınması gerektiğinden birleşen davada ibraz edilen temlikname göz önünde bulundurularak aktif dava ehliyetinin varlığı yönünden bir değerlendirme yapılıp sonucuna göre karar verilmesi gerekirken işin esasına girilerek yazılı şekilde hüküm tesisinin doğru olmadığı gerekçesiyle karar resen bozulmuş, bozma sebep ve şekline göre, birleşen davada davalı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.
C. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin yukarıda tarih ve numarası belirtilen kararıyla; asıl dosyaya yönelik verilen kararın taraflarca temyiz edilmeyerek kesinleştiği gerekçesiyle davanın esası yönünden yeniden karar verilmesine yer olmadığına, birleşen 2011/703 E. sayılı dava dosyası yönünden ise; davacı ... şirketinin dava açıldıktan sonra yargılama sırasında temlikname vermesi nedeniyle davacı taraf sıfatı kalmadığından asıl davacı ... şirketinin davasının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 114 üncü maddesinin d bendi yollamasıyla 115 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca davacı sıfat yokluğundan reddi gerektiği, 6100 sayılı Kanun'un 125 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca "davanın açılmasından sonra dava konusu davacı tarafından devredilecek olursa devrolmuş olan kişi görülmekte olan davada davacı yerine geçer ve dava kaldığı yerden devam eder " düzenlenmiş olup, dosya içerisinde bulunan 18.09.2012 tarihli temlikname verildiği, temlik alıcısı ... vekili tarafından dosyaya vekâletname sunularak temlik alıcısı yönünden birleşen dosyada temlik olan olarak davaya devam ettiklerinin bildirildiğinden birleşen dosya yönünden davaya temlik alıcısı tarafından devam edildiği, 6100 sayılı Kanun'un 125 inci maddesinin ikinci fıkrası kapsamında temlik alıcısının davacının yerine geçerek davaya devam edildiği, birleşen dava dosyasında hasarlı ürünün tahliye edildiği tarihe kadar kira bedeli istenildiği, ancak taraflar arasında yapılmış bulunan 01.06.2011 tarihli ardiye sözleşmesinin iki ay süreli olduğu gözetilerek 2 aylık süre için kira bedeline hükmedilmesi gerektiği ve bu süre için belirlenen kira bedelinin 9.000,00 USD olduğu, bu kira bedelinin davacı tarafından davalıdan talep hakkı olduğu, depodaki emtianın hasarlanması ile başlayan taraflar arasındaki uyuşmazlık sonucunda, emtianın kira sözleşmesi bitiminde teslim alınmayarak bir müddet daha depoda kalmış olmasının bu fazla süre nedeniyle depocuya kira bedeli talep etme hakkı vermeyeceği, sözleşme dışı devam eden sürede malın depoda kalmasına depocu olan davacının kusurlu davranışının sebebiyet verdiği, hiç kimsenin kendi kusuruna dayanarak bir hak elde edemeyeceği ve kendi kusurunun sonuçlarını bir başkasına yükleyemeyeceğinden davacının normal sözleşme süresi dışında bir kira bedeli talep edebilmesinin mümkün olmadığı, davalının 9.000,00 USD alacak yönünden itirazının haksız olup iptali gerektiği anlaşıldığından temlik alan ...'ın davasının kısmen kabul kısmen reddi ile davalının Mersin 6. İcra Müdürlüğünün 2011/9060 E. sayılı takip dosyasındaki itirazının 9.000,00 USD alacak yönünden iptaline ve takibin bu miktar üzerinden aynı koşullarda devamına, fazlaya ilişkin talebin reddine, alacak likit olduğundan, karar altına alınan 9.000,00 USD alacağın TL kur karşılığı üzerinden % 40'ı olan 6.324,48 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, reddedilen kısım yönünden davacının icra takibi haksız olmakla birlikte takipte kötü niyetli olduğu kanıtlanamadığından davalı tarafın tazminat talebinin reddine karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen birleşen dava yönünden verilen karara karşı süresi içinde birleşen dava davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Birleşen dava da davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; dava konusu emtianın hasarlanmasının nedeninin asıl dava davacısının özensiz davranışı ve saklama kurallarına aykırı davranmasından kaynaklandığını, Mahkemece davacının ağır kusurlu olduğunun kabul edildiğini, davacının 818 sayılı Kanun'un 474 üncü maddesine aykırı davrandığını, silonun lisanslı depolarda bulunması gereken asgari koşulları taşımadığını ve ücrete hak kazanmasının mümkün olmadığı halde Mahkemece aksi yönde gerekçe oluşturulduğunu, Mahkemece davacının saklama yükümlülüğünü ağır şekilde ihlal edildiği belirtilmesine rağmen aksi yönde karar verdiğini, Mahkemenin kendi kararı içerisinde çeliştiğini, ayrıca başlatılan takibin kötü niyetli olduğunu bu nedenle tazminata hükmedilmesi gerektiği halde kötüniyet tazminatı taleplerinin de reddedildiğini, yine mahkemece hüküm kısmında takibin aynı koşullarda devamına karar verildiğini, oysa 3095 sayılı Kanun'un 4 üncü maddesinin a bendi uyarınca karar verilmesi gerektiğini ileri sürerek kararın bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.
C. Gerekçe
- Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Asıl dava, antrepo hizmet sözleşmesine dayalı hasar bedelinin tazmini, birleşen dava ise, anılan sözleşmeden kaynaklanan alacağın tahsili için başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.
- İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 818 sayılı Borçlar Kanunu'nun 474 üncü maddesi 2004 sayılı İcra İflas Kanunu'nun 67 nci maddesi, 3095 sayılı Kanunu'un 4 üncü maddesinin a bendi.
- Değerlendirme
1.Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, birleşen dava da davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazları yerinde değildir.
2.Mahkemece, birleşen dava konusu takip, USD cinsinden ve yıllık %15 faiz vs. talebi ile başlatılmış, alacaklı tarafından alacağın fiilen ödeneceği tarihteki Merkez Bankası efektif satış kuru üzerinden TL karşılığı ödenmesi talep edilmiş, Mahkemece davanın kısmen kabulü ile 9.000 USD yönünden itirazın iptali ile takibin aynı koşullarda devamına şeklinde hüküm kurulmuştur. Alacaklı tarafından takip sonrası için istenecek faiz 3095 sayılı Yasa'nın 4/a bendinde ifade edilen faizdir.
Ne var ki bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun geçici 3 üncü maddesi ve 5236 sayılı Kanun’un geçici 2 nci maddesi yollamasıyla 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 5236 sayılı Kanun’un 16 ncı maddesi ile değiştirilmeden önceki 438 inci maddesinin yedinci fıkrası gereğince mahkeme kararının düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.
V. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1.Birleşen dava davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE,
- Birleşen dava davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının hüküm fıkrasının (2) numaralı bendinin üçüncü fıkrasının “Davalının Mersin 6. İcra Müdürlüğünün 2011/9060 sayılı takip dosyasındaki itirazının 9.000,00 USD alacak yönünden iptaline ve takibin bu miktar üzerinden aynı koşullarda devamına” ibaresinin çıkartılarak yerine “Davalının Mersin 6. İcra Müdürlüğünün 2011/9060 sayılı takip dosyasındaki itirazının 9.000,00 USD alacak yönünden iptaline ve takip tarihinden itibaren 3095 sayılı Kanun'un 4/a bendi gereğince Devlet Bankalarının o yabancı para ile açılmış bir yıl vadeli mevduat hesabına ödediği en yüksek faiz oranı üzerinden devamına” ibaresinin yazılması suretiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde ilgiliye iadesine,
Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,
15.05.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 17:05:40