Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

11. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

Yargıtay Kararı

Esas No

2022/3216

Karar No

2023/2962

Karar Tarihi

15 Mayıs 2023

MAHKEMESİ: Ticaret Mahkemesi

SAYISI: 2018/316 Esas, 2022/149 Karar

HÜKÜM: Kısmen kabul

Taraflar arasındaki rücuan tazminat davasının bozma ilamına uyularak yapılan yargılaması sonucunda Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Mahkeme kararı, davalı ...Ş. vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili nezdinde nakliyat emtia sigorta poliçesi ile teminat altına alınmış olan baskı makinesinin davalı taşıma şirketinin taahhüdü altında İstanbul'dan Almanya'ya taşındığını ancak varma yerinde makinenin hasarlı olduğunun tespit edildiğini, sigortalı emtiada meydana gelen hasar nedeniyle müvekkili tarafından sigortalıya 21.163,32 TL ödemede bulunulduğunu, taşıyıcıya tam ve sağlam olarak teslim edilen emtianın hasarlı olarak alıcısına ulaştırılması nedeniyle CMR Konvansiyonu hükümleri uyarınca davalı taşıma şirketi ile CMR sigortacısı olan davalı ... şirketinin meydana gelen zarardan sigortalının haklarına halef olan müvekkiline karşı sorumlu olduklarını ileri sürerek 21.163,32 TL rücu tazminatının faiziyle birlikte davalılardan tahsilini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı Güneydoğu Uluslararası Nakliyat A.Ş. vekili cevap dilekçesinde; hasarın ambalaj yetersizliğinden meydana geldiğini, bu nedenle müvekkilinin sorumluluğunun bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.

Davalı ... şirketi vekili cevap dilekçesinde; davanın reddini istemiştir.

III. MAHKEME KARARLARI, BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ

A. Mahkemece Verilen Karar

Mahkemece 28.12.2015 tarih, 2014/435 E. ve 2015/987 K. sayılı kararıyla; dava konusu hasarın kötü ambalajlanmadan kaynaklandığının sabit olduğu ancak profesyonel ve ticari bir iş yapan taşıyıcının, yol şartlarını biliyor olması veya yaptığı iş gereği bilmesi gerektiği, buna göre de varsa hatalı, yanlış ambalajlamaya karşı göndereni uyarması ve doğru istif ve ambalajlama yapılmasını sağlaması gerektiği, davalı taşıyıcının hatalı ambalajlama yapılmasına rağmen herhangi bir ihtarda bulunmadan ve taşıma senedine ihtirazi kayıt koymadan emtiayı teslim aldığı, bu nedenle davalı taşıyıcının %50 oranında müterafik kusurlu olduğu, meydana gelen zarar miktarı 21.163,32 TL olduğundan %50 kusur oranına göre davalı taşıyıcının 10.581,66 TL ödemesi gerekir iken CMR 23/3 maddesinde öngörülen sorumluluk sınırına göre 2.457,35 SDR (5.505,94 TL)’den sorumlu olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 5.505,94 TL’nin dava tarihinden itibaren yıllık %5 faizi ile davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmiş, hüküm davalı Güneydoğu Uluslararası Nakliyat A.Ş. vekilince temyiz edilmiştir.

B. Bozma Kararı

Dairemizin 15.01.2018 tarih, 2016/6417 E. ve 2018/239 K. sayılı kararıyla, somut olayda, Mahkemece yazılı şekilde, hasarın hatalı ambalajlamadan kaynaklandığı ancak davalı taşıyıcının doğru istif ve ambalajlamanın yapılmasını sağlaması gerektiği, bu nedenle davalı taşıyıcının %50 oranında müterafik kusurlu olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verildiği, oysa, dosyada mevcut ekspertiz raporunda, taşımaya konu baskı makinesinin taşınması sırasında orijinal ambalaj malzemesi kullanılmadığı, makinenin sadece dik konumda çok katlı folya ile sarılmış olduğu, bu ambalajın grupaj kargo için nakliyeye uygun olmadığı, hasarın makinenin uygun olmayan ambalajlama nedeniyle meydana geldiğinin belirtildiği, bu durumun hükme esas bilirkişi raporunda da kabul edildiği, bu itibarla, Mahkemece, hasarın kötü ambalajlamadan kaynaklandığı kabul edilmesine rağmen davalının taşımaya konu makinenin ambalajlanmasına müdahale imkanının olup olmadığı, makinenin büyüklüğü ve dik olarak taşındığı gözetilerek makinenin ne şekilde istiflenmesi gerektiği, davalının işletme ve taşıma güvenliğine ilişkin hangi denetim ve gözetim yükümlülüğünü ihlal ettiği tartışılmadan davalı taşıyıcıya müterafik kusur takdir edilmesi doğru olmadığı gerekçesiyle hüküm bozulmuştur.

C. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar

Mahkemenin yukarıda tarih ve numarası belirtilen kararıyla; bozma ilamı doğrultusunda alınan raporda dava konusu kazada hasarın meydana gelişinde; sigortalı Can Hassas Kağıt San. ve Tic. A.Ş.'nin %75 oranında kusurlu olduğu, davalı nakliye şirketinin %25 oranında kusurlu olduğu, davacının zarar ve ziyan miktarının 25.220,37 TL olarak hesaplandığı, davalı tarafın hasarın oluşundaki kusur durumu dikkate alındığında; 25.220,37 TL x 0,25 = 6.305,09 TL'den davalı tarafın sonımlu olduğu, CMR konvansiyonunca sınırlı sorumluluğu kadar hesaplanan tazminat bedelinin 6.110,94 TL hesaplandığı için kabul görmesi gereken miktarın bu miktarla sınırlandığı ve Mahkemenin 6.110,94 TL olan tazmin bedelinin dikkate alınmasının uygun olacağına dair tespitler içerdiği, raporun bozma ilamı doğrultusunda hazırlandığı, dosya kapsamı ile uyumlu ve denetime elverişli olması nedeniyle anılan rapora itibar edilmesi suretiyle davalı Güneydoğu....A.Ş.'nin taşıyan, davalı Yapı Kredi Sigortanın ise taşıyanın CMR sigortacısı olması nedeniyle meydana gelen zarardan her iki davalının da müteselsil sorumluluğu bulunmakta iken, davacı ise ödemeden dolayı açmış olduğu rücuen alacak davasında kimin yerine geçmiş ise onun hak ve yükümlüklerine sahip olmasından dolayı, daha önce davalılara herhangi bir ihtarda bulunmadığından, davalıların dava tarihi itibariyle temerrüde düşecekleri ve CMR hükümeri gereğince de %5 faiz talep edebileceğine kanaat getirildiği; davalı tarafça yapılan husumet itirazı, hükmüne uyulan ilk Yargıtay bozması sonrasında yinelenmiş ise de, husumet yönünden daha önce mahkemece verilen kararın, temyiz üzerine Yargıtay tarafından bozulduğu ve bozmaya uyulmuş olmakla, artık bu hususun kesinleşmiş olduğu ve davalı tarafın husumet itirazının yerinde olmadığı, zira Yargıtay bozmasında zikredildiği gibi satış her ne kadar FOB şeklinde ise de; aynı zamanda mal mukabili olduğu ve satıcının satılanı sağlam olarak teslim etmemesi halinde karşılığı alacağının mal olarak ödenmesi sırasında eksik veya hiç ödeme yapılmaması riskine istinaden FOB satışla yapmış olduğu satışa konu emtiayı sigortalatmasında hukuki menfaatinin bulunduğu ve bu nedenle de aktif husumetin bulunduğu, dava dışı satıcıya ödeme yapan sigortacı davacının ise rücuan davada bulunduğu, yerine geçen satıcının hak ve yükümlüklerine sahip olmakla, davacının da bu nedenle aktif husumet ehliyetinin bulunduğu, davalı tarafça, zaman aşımı definde bulunulmuş ise de; emtianın 26.04.2006 tarihinde teslim edildiği, davanın ise 20.04.2007 yılında açıldığı, davada uygulanması gereken CMR hükümlerinden 32 nci maddede ön görülen 1 yıllık sürenin henüz dolmadığı bu haliyle davalıların zaman aşımı defilerinin yerinde olmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile davacının davasının 6.110,94 TL'nin dava tarihinden itibaren yıllık %5 faiz uygulanmak suretiyle davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.

VI. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ...Ş. vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; zamanaşımı itirazlarını tekrar ettiklerini, alınan bilirkişi raporları ile dava dışı sigortalının gerekli ambalajlamayı yapmamış olduğu hususunun sübuta ermiş olsa da davalı taşıyıcı şirkete de kusur atfedildiğini, ancak raporda da ambalajlamanın nasıl yapılması gerektiğine ilişkin yapılan ayrıntılı açıklamalara bakıldığında gönderici şirketin işbu hususta üstüne düşen sorumluluğu yerine getirmediğini, standartlara uygun olarak yapılmayan ambalajlama nedeniyle söz konusu hasarların oluştuğunun açık olduğunu, ayrıca Yargıtay'ın vermiş olduğu kararda belirtilmiş olduğu gibi karşı yanın beyanlarını kabul anlamına gelmemek kaydıyla, taşıyıcının denetleme görevinin ambalaj açısından daha da sınırlı olduğu hususu açık olmakla, ambalajın taşımaya uygun olup olmadığı genel görünüş itibari ile yapılabilecek olduğundan hasarın, ambalaj içine doğru ve sağlam yerleştirilmemiş olmasından kaynaklı olması durumunda ambalaja müdahale imkanı olmayan taşıyıcının sorumluluğunun bulunmayacağının açık olduğunu, ilgili emtianın göndericisi konumunda yer alan dava dışı şirketin basiretli bir tacir gibi davranarak, söz konusu emtianın özelliğini dikkate alarak taşımaya uygun bir ambalajlama yapıp, emtiayı teslim etmesi gerekirken söz konusu özen yükümlülüğünü yerine getirmeyerek orijinal olmayan bir ambalaj ile ilgili emtianın taşınması için davalı taşıyıcı şirketle anlaşma sağladığını, taşıyıcı şirket olarak gerekli dikkat ve özeni gösteren davalı sigortalının ilgili ambalajın orijinal olup olmadığı veya iç ambalajının taşımaya uygun olarak yapılıp yapılmadığını denetleyebilmesinin hayatın olağan akışı içerisinde mümkün olmadığının açık olduğunu, ayrıca istifleme hususuna ilişkin olarak da hükme esas teşkil eden raporda; taşıyıcı şirketin emtiayı ne şekilde istiflemesi gerektiğine ilişkin hiçbir açıklayıcı ifadenin de mevcut olmadığı, istiflemenin nasıl yapılması gerektiğine ilişkin bir açıklamaya yer verilmediği, işbu ifadeden de anlaşıldığı üzere davalı taşıyıcının başkaca yapabileceği bir işlemin bulunmadığı, söz konusu emtianın olması gerekenden daha farklı yüklenmemiş olduğunun anlaşıldığı, bu sebeple de istiflemeden kaynaklı oluşan bir hasarın varlığının ispatlanamaması halinde de davalı taşıyıcı şirkete işbu husus sebebi ile sorumluluk yüklenebilmesinin mümkün olmadığını, davacının işbu davada aktif husumet ehliyetinin bulunmadığını, davalı şirketin konu taşımadan kaynaklı %25 oranında sorumlu olacağı hususunda kanaate varılması halinde davacı tarafın yapmış olduğu ödeme baz alındığında 21.163,32 TL'nin %25'ine tekabül eden oranın 5.290,83 TL olduğunu, dosya içerisinde davacı tarafından sunulmuş bulunan bir talep arttırım dilekçesinin de mevcut olmamasından bahisle taleple bağlılık ilkesi gereği ödenen tutar üzerinden bir değerlendirme yapılması gerekmekte iken hesaplanmış olduğu beyan edilen hasar tutarı üzerinden davalı taraflara bir sorumluluk atfedilebilmiş olmasını kabul etmediklerini, söz konusu taşımada davalı taşıyıcı şirketin kasti veya pervasızca bir hareketinden kaynaklı olarak bir hasarın oluşmamış olduğu hususu da sabit olduğundan CMR Konvansiyonu hükümleri uyarınca sınırlı sorumluluk hükümlerinin uygulanması gerektiği, bu sebeple de SDR hesabına göre yapılacak bir hesaplama neticesinde ortaya çıkan hasar tutarının ödenmesi hususunun gündeme geleceği, bu sebeple, dosyada mübrez bilirkişi raporlarında da yapılan hesaplamalar dikkate alındığında, 2.457,35 SDR'nin %25'ine karşılık gelen tutarın ödenmesi gerektiğinden hareketle 614,33 SDR üzerinden bir hesaplama yapılarak hasar tutarının belirlenmesi gerektiği, davacı tarafından sigortalısına yapılan ödeme tarihinin 04.10.2006 olduğu dikkate alındığında işbu tarihteki SDR kurunun (1 SDR: 2,2406 TL) dikkate alınarak yapılan hesaplama neticesinde ortaya çıkan 1.376,48 TL'den sorumlu tutulabileceğini, bilirkişi raporunda hesaplanan tutarı kabul etmediklerini belirterek ve resen tespit edilecek sebeplerle kararın bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.

C. Gerekçe

  1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Uyuşmazlık, nakliyat emtia sigorta poliçesinden kaynaklanan rücuan tazminat istemine ilişkindir.

  1. İlgili Hukuk

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.

  1. Değerlendirme

Mahkemece verilen 28.12.2015 tarih, 2014/435 E. ve 2015/987 K. sayılı hükmü sadece davalı Güneydoğu Uluslararası Nakliyat A.Ş. temyiz etmiş olup, davacı ve davalı ... şirketi yönünden usuli müktesep hak oluşmuştur. Buna göre, davalı ... şirketi aleyhine, hükmü temyiz etmemiş olması sebebiyle önceki kararda hükmedilen 5.504,94 TL'den daha fazlasına hükmedilemez. Kusur oranları ve hükmolunan tazminat yönünden hüküm kesinleşmiştir. Bu husus gözetilmeden yazılı şekilde kesinleşen miktardan fazlasına hükmedilmesi doğru görülmemiş, hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir.

V. KARAR

Açıklanan sebeplerle;

1.Davalı ... şirketinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE,

  1. Mahkeme kararının BOZULMASINA,

Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine,

Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,

15.05.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

sürecibozmadankararcevapyargılamatemyizmahkemev.reddinebozulmasınasonrakikararlarıbozma

Kaynak: karar_yargitay

Taranan Tarih: 25.01.2026 17:05:40

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim