Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
11. Hukuk Dairesi
Yargıtay Kararı
2022/3221
2023/2947
15 Mayıs 2023
MAHKEMESİ: Ticaret Mahkemesi
SAYISI: 2021/1182 Esas, 2021/1949 Karar
HÜKÜM: Kısmen kabul
Taraflar arasındaki menfi tespit davasının bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Mahkeme kararı, davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının dava dışı şirketin borçlusu olduğu 12.11.2009 tarihli genel kredi sözleşmesine 750.000,00 TL limitle kefil olduğunu, daha sonra davalının kambiyo senedine dayalı takip başlattığını, davacının davalıya kambiyo taahhüdünde bulunmadığını, davalı ile kredi sözleşmesi akdedilirken alınmış olduğu düşünülen senedin 975.000,00 TL bedelle doldurulup takibe konu edildiğini, davalının kredi hesabını kat edeceği ihtarının davacıya tebliği üzerine aleyhinde başlatılan kambiyo takibinden habersiz olarak davalıya 710.000,00 TL ödeme yapıldığını, bu ödemenin takip dosyasına bildirilmediğini, yapılan bu ödemenin takip alacağından mahsup edilmesi gerektiğini, davacının asıl borçlu Tuval Tekel Ltd. Şti.'ne başkaca kullandırılan kredilerden sorumluluğunun bulunmadığını ileri sürerek davacının takibe dayanak bono nedeniyle 975.000,00 TL bono miktarınca borçlu olmadığının tespitine ve kötü niyet tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının 750.000,00 TL genel kredi sözleşmesi 750.000,00 TL kredi çerçeve sözleşmesi kapsamında 1.500.000,00 TL limitle müşterek borçlu ve müteselsil kefil olduğunu, icra takibine konu edilen senedin kredi borcuna mahsuben davalı bankaya temlik cirosu ile teslim edildiğini, iddiaya konu 710.000,00 TL'lik ödemenin genel kredi sözleşmesi ve kredi çerçeve sözleşmesinden kaynaklandığını, bonoya veya takip dosyasına yapılmış bir ödeme bulunmadığını savunarak davanın reddini ve davacı aleyhine tazminata hükmolunmasını istemiştir.
III. MAHKEME KARARLARI, BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Mahkemece Verilen Karar
Mahkemece 17.07.2019 tarih, 2018/1307 E., 2019/811 K. sayılı kararı ile menfi tespit davalarında, dava tarihindeki borçluluk durumu gözetilerek hüküm kurulması gerektiğine yönelik bozma ilamına uyularak yapılan yargılama neticesinde, toplanan deliller ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, davacının dava tarihi itibariyle 281.110,90 TL borçlu olduğu, bu borcun davacı kefilin kefalet limiti içinde kaldığı, davacının bu borçtan müteselsilen sorumlu olduğu gerekçesiyle davanın ve davalının tazminat isteminin reddine karar verilmiş, davacı vekilince temyiz edilmiştir.
B. Bozma Kararı
Dairemizin 24.06.2021 tarih, 2020/5160 E., 2021/5369 K. sayılı kararıyla; " ...Dava, takip konusu yapılan 975.000. TL bedelli bono nedeniyle borçlu olunmadığının tespiti istemine ilişkin menfi tespit davasıdır. Mahkemece (Kapatılan) 19. Hukuk Dairesi’nin bozma ilamına uyulmuş ise de kararın gerekleri yerine getirilmemiştir zira menfi tespit davasında dava tarihindeki borçluluk durumu tespit edilerek hüküm kurulur. Davacı 975.000. TL'yi harçlandırmak suretiyle bu bedel üzerinden davayı açmıştır. Yargılama sonucunda ise dava tarihi itibariyle davacının borçlu olduğu miktar 281.110,90 TL olarak belirlenmiştir. Bu durumda tespit edilen borç miktarının dava değerinden mahsup edilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken davanın reddine karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir." gereğine işaret edilerek bozulmuştur.
C. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile menfi tespit davasında dava tarihindeki borçluluk durumu tespit edilerek hüküm kurulması gerektiği, davacının 975.000,00 TL'yi harçlandırmak suretiyle bu bedel üzerinden davayı açtığı, yargılama sonucunda ise dava tarihi itibariyle davacının borçlu olduğu miktarın 281.110,90 TL olarak belirlendiği, bu durumda tespit edilen borç miktarının dava değerinden mahsup edilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, takipten dolayı davacının 693.889,10 TL asıl alacak yönünden borçlu olmadığının tespitine, fazlaya ilişkin talebin reddine, 693.889,10 TL'nin % 20'si oranındaki tazminatın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, reddedilen kısım yönünden davacı aleyhine tazminata hükmedilmesi talebinin yasal koşulları oluşmamakla reddine karar verilmiştir.
IV. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle;
1.Davalı aleyhine tazminata karar verilmesi için gerekli koşullar oluşmadığını, davalının kötü niyetli olmadığını,
2.Dava konusu senedin vadesinde ödenmediğini ve davalı tarafından takibe girişildiğini, davacının senetten sorumlu olduğunu,
3.Davacı tarafından yapılan ödemenin takip tarihinden sonra genel kredi sözleşmesi kapsamındaki borçlara mahsuben yapıldığını, davalıya temlik cirosu ile temlik edilen senede ilişkin herhangi bir ödeme yapılmadığını ve önceki bozma kararının kapsamı dışında tutularak kesinleştiğini,
4.Hükme esas 13.05.2019 tarihli bilirkişi ek raporuna göre de davacının toplam 281.110,90 TL borcu bulunduğu, müvekkil bankanın 265.000,00 TL asıl alacağa, dava tarihinden itibaren %13,75 ve değişen oranlarda avans faizi talep edilebileceği yönündeki tespitlerinin bozma ilamlarının kapsamı dışında tutularak kesinleştiğini,
5.Davacının haksız ve kötüniyetle menfi tespit davası açtığının kanıtlandığı, davalı banka lehine, davacı aleyhine, 265.000,00 TL asıl alacak üzerinden icra inkar tazminatına hükmedilmesi gerektiğini,
6.Davacı lehine hükmedilen 51.744,46 TL vekalet ücretinin de doğru olmadığını savunarak kararın bu yönlerden kaldırılmasını istemiştir.
C. Gerekçe
- Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, davacı aleyhine bonoya dayalı alacağın tahsili amacıyla başlatılan takipten dolayı davacının davalıya borçlu olup olmadığı, hükmedilen tazminat ve vekalet ücreti noktalarında toplanmaktadır.
- İlgili Hukuk
2004 sayılı İcra İflas Kanunu'nun 72 inci maddesi
- Değerlendirme
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
V. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davalı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine, 15.05.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 17:05:40