Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

11. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

Yargıtay Kararı

Esas No

2023/2589

Karar No

2023/2902

Karar Tarihi

11 Mayıs 2023

MAHKEMESİ: İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi

SAYISI: 2021/248 Esas, 2021/201 Karar

HÜKÜM: Esastan ret

İLK DERECE MAHKEMESİ: İzmir 4. Asliye Ticaret Mahkemesi

SAYISI: 2021/65 E., 2021/101 K.

Taraflar arasındaki ihalenin iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.

Kararın davacılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; davacıların davalı şirketin hissedarı olduğunu, davalı şirkete 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 133 üncü ve 674 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Bazı Düzenlemeler Yapılması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname'nin (674 sayılı KHK) 19 uncu maddesi uyarınca kayyım atanmasına karar verildiğini, kayyım olarak atanan Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu (TMSF) tarafından şirketin satılmasına karar verildiğini, söz konusu uyuşmazlıkta adli yargının görevli olduğunu, söz konusu şirketin TMSF tarafından devralınmadığını, TMSF’nin idare kayyımı olduğunu, satış kararı alamayacağını, şirketin satışına ilişkin ihalenin usulsüz ve hukuka aykırı olduğunu ileri sürerek davalı şirketin satışına ilişkin ihalenin iptaline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı vekiline dava dilekçesi tebliğ edilmemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İzmir 4. Sulh Ceza Hakimliğinin 29.09.2016 tarihli ve 2016/3664 D. İş sayılı kararı ile davacıların ortağı oldukları davalı şirkete dava dışı TMSF'nin yönetim kayyımı atandığı, davalı şirkete yönetim kayyımı olarak atanan dava dışı TMSF kararı ile davalı şirketin ticari ve iktisadi bütünlüğünün oluşturulmasına ve satışına karar verildiği, söz konusu bütünlüğün 6758 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Bazı Düzenlemeler Yapılması Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin Değiştirilerek Kabul Edilmesine Dair Kanun'un 19 ve 20 nci maddeleri ile 5411 sayılı Bankacılık Kanunu'nun 134 üncü maddesi ve Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu tarafından Ticari ve İktisadi Bütünlük Oluşturan Mahcuzların Satışına İlişkin Yönetmelik kapsamında kapalı zarf ve açık arttırma usullerinin birlikte uygulanması suretiyle satışa çıkartıldığı, TMSF "Yeşildağ Hayvancılık Ticari ve İktisadi Bütünlüğü" Satış Komisyonu Başkanlığı tarafından ilan edildiği, iptali istenen ihaleyi TMSF'nin düzenlediği, ihale kararının da yine TMSF tarafından alındığı, dolayısıyla iptali istenen kararın davalı şirket tarafından alınmış bir karar olmadığı, anılan karar TMSF tarafından alındığından davanın TMSF'ye karşı yöneltilmesi gerekeceği, diğer yandan kamu hizmetinin yürütülmesi amacıyla kamu gücü kullanılarak tek yanlı irade beyanıyla kurulan idari işlemler, idari eylemler ve idari sözleşmelerden doğan uyuşmazlıklar sebebiyle açılan davalar idari yargının görev alanına girdiği, davalının davada pasif husumet ehliyetinin bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri

Davacılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; davada talep konusunun ihalenin iptali olmadığını, ihale sonucunda davalı şirketin yapacağı devir işlemlerinin iptali olduğunu, devir işlemlerini yapmaya davalının yetkili olduğunu, bu nedenle davalının davada husumet ehliyetinin bulunduğunu, TMSF'nin 5271 sayılı Kanunu'nun 133 üncü maddesi ve 674 sayılı KHK’nın 19 uncu maddesi kapsamında, kayyım atanmasına karar verildiğini, TMSF tarafından alınan satış kararı alındığını, 5271 sayılı Kanun'un 133 üncü maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca kayyımın işlemlerine karşı görevli mahkemeye 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu ve 6762 sayılı Türk Ticaret Kanunu hükümlerine göre başvurulması gerektiğinden, bu maddeler uyarınca davanın adli yargının görev alanında olduğunu ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı şirketin satışına ilişkin ihale ilanının TMSF tarafından verildiğini, başka bir ifadeyle satış kararının şirketin yönetim kurulu kararı olmadığı, genel kurul yetkilerinin kullanılması kapsamında TMSF tarafından gerçekleştirildiği, dolayısıyla TMSF'nin taraf olmadığı davada, davalı şirkete husumetin düşmediği ayrıca davalı şirkette tarafından alınmış bir karar bulunmadığı gerekçesiyle davacılar vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Davacılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürülen gerekçeler ve re’sen dikkate alınacak nedenlerle Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulması talep edilmiştir.

C. Gerekçe

  1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Uyuşmazlık, taraflar arasındaki uyuşmazlıkta davalının pasif husumet ehliyeti olup olmadığı noktasında toplanmaktadır.

  1. İlgili Hukuk

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.

  1. Değerlendirme

1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacılar vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeple;

Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı peşin harcın istek halinde ilgiliye iadesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

11.05.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

kararistinafcevaptemyizvı.kararımahkemesionanmasınaderece

Kaynak: karar_yargitay

Taranan Tarih: 25.01.2026 17:06:27

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim