Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
11. Hukuk Dairesi
Yargıtay Kararı
2021/5436
2023/290
16 Ocak 2023
MAHKEMESİ: ... Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi
HÜKÜM: Yeniden esas hakkında hüküm kurulması
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne, icra inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili ve davalı ... vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kısmen kabulüne ve icra inkar tazminatına karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacı şirketin davalıların oluşturduğu adi ortaklığa satıp teslim ettiği mal bedelinin ödenmemesi üzerine başlattığı icra takibine davalıların itirazının haksız olduğunu, kendisine yapılmış herhangi bir mal iadesi olmadığını ileri sürerek itirazın iptaline ve icra inkar tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; davalıların davacıya borçlarının olmadığını, davacı tarafından gönderilmiş 27.10.2015 tarihli hesap kaydında belirtilen miktara konu malın bir kısmının davacıya iade edilmek, kalan kısmının da davacıya çek vermek suretiyle kapatıldığını savunarak davanın reddini istemiştir.
2.Davalı ..., davaya cevap vermemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalılar arasında adi ortaklık ilişkisi bulunduğu, davalı ...'ün duruşmada verdiği beyanında dava ve icra takibine konu ürünleri teslim aldıklarını, ancak sipariş veren müşteri ile olan sorunları nedeniyle kendilerine teslim edilen ürünleri satamadıklarını, ürünü satamamaları nedeniyle davacı tarafla iadeye yönelik görüşmeler yaptıklarını, bu görüşmeler neticesinde satılmayan ürünleri davacı tarafa iade ettiklerini, davacı tarafça iade olunan ürünlerden 43.878,00 TL tutarında satış yapıldığını, davacı tarafa hiç bir şekilde para ödemesi yapmadıklarını, toplamda 90.000,00 TL'lik mal iadesi yaptıklarını, geri kalan borcu ise müşteri çeki senediyle ödediklerini beyan ettiği, tarafların ticari defterlerinde yapılan incelemeye göre icra takibine konu faturaların davacı defterlerine kayıt edildiği, davalıların sahip olduğu adi ortaklığın ticari defterlerine kayıt edilmediği, bu duruma göre davacının davalılardan 160.768,57 TL alacaklı olduğu, takip işlemi sonrasında 15.08.2016 tarihinde davalı tarafından davacıya yapılan 43.877,99 TL tutarındaki mal iadesi sonrasında davacının davalılardan olan alacak bakiyesinin 116.890,58 TL tutarında olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, davacının icra inkar tazminatı isteminin reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ve davalı ... vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
1.Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; icra inkar tazminatına hükmedilmesi gerektiğini, alacağın 160.768,57 TL olduğunu, davalılarca ödenen paranın dava sırasında ödendiğini, davalı lehine reddedilen kısım yönünden vekâlet ücretine hükmedilmemesi gerektiğini belirterek Mahkeme kararının kaldırılmasını istemiştir.
- Davalı ... vekili istinaf dilekçesinde özetle; bilirkişi raporunun yetersiz olduğunu, borcu kabul etmediklerini, asıl alacaktan düşülen miktarın davacı tarafından tek taraflı belirlendiğini belirterek Mahkeme kararının kaldırılmasını istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile adi ortaklardan ...'ün takibe konu malları teslim aldıklarını, ancak malları satamayınca malları iade ettiklerini beyan ettiği, bu durumda davalının ne kadar mal iade ettiğini yazılı delille ispatlaması gerektiği, davacı tarafın ticari defterlerinde davalı tarafın iade ettiği kadar ürünün bedeli olan 43.877,99 TL'nin toplam alacaktan düşülerek alacağın 116.890,58 TL olarak bulunduğu, davalı taraf iade edilen ürünlerin satış bedelinin daha fazla olduğu yönünde itirazda bulunmuş ise de, davacı tarafın iade edilen fatura bedeli kadar miktarın hesapta dikkate alınmasının doğru olduğu, davacı tarafın istinaf itirazlarına gelince, davalı tarafın takipten sonra yapmış olduğu iade miktarının davacının ticari defterlerine yansıtıldığı ve alacak miktarının buna göre hesaplandığı, dolayısıyla davacı tarafın reddedilen kısım yönünden davalı lehine vekâlet ücretine hükmedilmemesi gerektiği yönündeki istinaf itirazının yerinde görülmediği, ancak takip dayanağı fatura olduğundan alacağın likit olduğu gözetilerek icra inkar tazminatına hükmedilmesi gerekirken aksi yönde karar verilmesinin doğru olmadığı gerekçesiyle davacı tarafın istinaf itirazlarının kısmen kabulü ile Mahkeme kararının kaldırılarak yeniden hüküm kurulmasına, buna göre davanın ksımen kabulüne, davalıların Düzce 5. İcra Müdürlüğünün 2015/37058 E. sayılı dosyasında takibe vaki itirazının iptali ile takibin 116.890,58 TL asıl alacak üzerinden devamına, fazlaya ilişkin istemin reddine, asıl alacak miktarı olan 116.890,58 TL'nin %20'si oranında (23.379,00 TL) icra inkâr tazminatının davalılardan tahsili ile davacıya ödenmesine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde özetle; davacının icra takibinde talep ettiği miktar ile davacıya iade edilen malların davacı tarafından nakde dönüştürüldüğü fiyat arasında büyük fark olduğunu, takipten önce davacı tarafından gönderilen cari hesap ekstresi dikkate alınıp dava konusu malların piyasadaki satış bedeli belirlenerek bu miktarın hesap ektresindeki toplam miktardan mahsubu ile miktar belirlenmesi gerekirken, bilirkişi raporuna itirazları dikkate alınmaksızın davacının malları özensiz bir şekilde sattığı miktara itibar edilerek karar verildiğini, davacıya iade edilmeyen kısım için davacıya verilen müşteri senetlerinin olduğunu, icra takibine konu alacağın likit olmadığını belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
- Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, davacı tarafından davalılara verilen mal karşılığı ödeme yapılmadığından bahisle başlatılan icra takibine davalıların itirazının iptali istemine ilişkindir.
-
İlgili Hukuk
-
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
-
2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 67 nci maddesi.
-
Değerlendirme
-
Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
-
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı ... vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
16.01.2023 tarihinde oy çokluğuyla karar verildi.
KARŞI OY
Uyuşmazlık, Bölge Adliye Mahkemesince davalının istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi, bu kararında temyiz incelemesi sonucunda onanması durumunda Bölge Adliye Mahkemesince hükmedilecek istinaf red harcı ile Yargıtayca hükmedilecek onama harcının maktu mu yoksa nisbi mi olacağına ilişkindir.
T.C. Anayasasının 73/3 maddesinde "Vergi, resim, harç vb. mali yükümlülüklerin Kanunla konulacağı, değiştirileceği veya kaldırılacağı",
492 sayılı Harçlar Yasası'nın 2. maddesinde "Yargı işlemlerinden bu kanuna bağlı (1) sayılı tarifede yazılı olanların yargı harçlarına tabi olacağı",
(1) sayılı Tarifenin III karar ve ilam harcı başlıklı 1/a madddesinde "Konusu belli bir değerle ilgili bulunan davalarda esas hakkında karar verilmesi halinde hüküm altına alınan anlaşmazlık konusu değer üzerinden binde 68.31 oranında nisbi harç alınacağı",
1/e maddesinde "yukarıdaki nisbetlerin Bölge Adliye Mahkemeleri, Bölge İdare Mahkemeleri, Danıştay, ve Yargıtay'ın tasdik veya işin esasını hüküm altına aldığı kararları içinde aynen uygulanacağı"
2.a maddesinde de "1. fıkra dışında kalan davalarla, taraf teşkiline imkan bulunmayan davalarda verilen esas hakkındaki kararlarla, davanın reddi kararı ve icra tetkik merciilerinin 1. fıkra dışında kalan kararlarında" maktu harç alınacağı düzenlenmiştir.
Bölge Adliye Mahkemelerinde işin esasını hüküm altına aldığı kararlar, ilk derece mahkemesinin yerine geçerek verdiği ve icrai kabiliyeti söz konusu olan kararlardır. Bu kararlar ise, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak 6100 sayılı HMK 353/1 b 2,3 maddelerine göre davanın kabulü veya reddi yönünde verilen kararlardır. İlk Derece Mahkemesi Kararının İstinaf incelemesi sonucunda doğru bulunarak verilen "istinaf başvurusunun esastan reddi" kararı davanın esası hakkında verilen ve işin esasına bölge adliye mahkemesince girilip verilmiş ve icra edilecek bir karar değildir. İlk Derece mahkemesi kararı geçerliliğini sürdürmektedir. Bu itibarla konusu belli bir değere ilişkin davada, davalının istinaf başvurusunun reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararı 1 sayılı Tarifenin III 1 a maddesinde ifade edilen "esas hakkında" karar niteliğinde bulunmadığından Bölge Adliye mahkemesince nisbi değil, maktu karar ve ilam harcının alınması gerekmektedir.
Başvurunun esastan reddinde, aslında davanın esasına girilmemekte, ilk derece mahkemesi kararı doğru bulunduğundan dava hakkında ayrıca karar verilmemektedir. Kanun koyucunun buradaki "esastan" ifadesini, istinaf başvurusu sırasında dilekçeye, harca, süreye vb. şekli hususlara ilişkin bir eksiklik olmaması, istinaf sebeplerinin incelenerek ilk derece kararında usul veya esas yönünden hukuka aykırılık bulunmamasıdır. (Pekcanıtez Usul Medeni Usul Hukukun Sh. 2270 vd)
Keza İstinaf başvurusunun reddine ilişkin karar temyiz incelemesi olmadığı için onama kararı niteliğinde de değildir. (Pekcanıtez Atalay Özekes Sh. 583, Konuralp, Uluslararası Toplantı Sh. 260, Özekes 100 soruda İstinaf ve Temyiz sh. 99)
- Sayılı Tarifenin III 1 e maddesi tasdik (onama) edilen kararlar için nisbi karar ve ilam harcı alınacağını düzenlemiş olduğundan Bölge Adliye Mahkemesinin kararı niteliğine göre nisbi karar ve ilam harcına hükmedilmesi mümkün olmayıp bu nedenle de maktu harç alınmalıdır.
Aksi düşüncenin kabulü T.C. Anayasası'nın 73/3 maddesindeki "Vergi, resim, harç ve benzeri mali yükümlülüklerin kanunla konulacağı, değiştirileceği veya kaldırılacağına" ilişkin temel hükme de aykırılık teşkil edecektir ki vergi ve harç yükümlülüğü konusunda kıyas veya yorum yoluyla yükümlülük getirilmesi mümkün değildir.
Somut uyuşmazlıkta, nisbi değere tabi bulunan davada, davanın kabulüne ilişkin ilk derece mahkemesi kararı aleyhinde davalı tarafça istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, Bölge Adliye Mahkemesince davalının istinaf başvurusunun esastan reddine ve nisbi karar ve ilam harcının davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı hükmedilen karar ve ilam harcı yönünden yukarıda açıklanan yasal düzenlemelere aykırılık teşkil etmektedir.
Diğer taraftan davalı, istinaf başvurusunun esastan reddi kararını temyiz etmiş olup, red kararının temyiz incelemesi sonucunda alınması gereken onama harcı (1) sayılı Tarifenin 2.a maddesi gereğince Bölge Adliye Mahkemesi Kararının, niteliğine göre maktu olmalıdır.
Bu halde, Bölge Adliye Mahkemesi kararındaki nisbi karar ve ilam harcının maktu karar ve ilam harcı olarak düzeltilmesi suretiyle HMK 370/1. maddesi gereğince kararın onanması, Daire onama ilamında da nisbi yerine maktu onama harcına hükmedilmesi gerekirken karar ve ilam harçları konusunda yanılgılı değerlendirme sonucu yazılı şekilde karar verilmesine ilişkin sayın çoğunluk görüşüne katılamıyorum.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 17:45:11