Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
11. Hukuk Dairesi
Yargıtay Kararı
2021/8738
2023/2887
10 Mayıs 2023
MAHKEMESİ: Adana Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi
SAYISI: 2019/1018 Esas, 2021/361 Karar
HÜKÜM: Kısmen kabul
İLK DERECE MAHKEMESİ: Hatay 3. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI: 2017/11 E., 2019/217 K.
Taraflar arasındaki tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, ancak resen İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı Yargıtayca duruşma istemli olarak davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Duruşma için belirlenen 09.05.2023 günü hazır bulunan davacı vekili Av. ... ile davalı vekili Av. ...... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü.
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkiline ait taşınmaz üzerine hizmet binası yapımı için ihaleye çıkıldığını, üstlenici firma tarafından inşaata başlandıktan sonra meydana gelen sel felaketi sebebiyle inşaatın yan yattığını, davalının inşaatı all risk poliçesi ile sigortaladığını, mahkeme kanalı ile tespit edilen 715.000,00 TL+KDV’nin yükleniciye müvekkilince ödendiğini, davalının hasar bedelinin %80’inden ve %5 indirim oranı ile sorumlu olduğunu, bu tutara KDV ve yine teminat kapsamındaki enkaz kaldırma masrafı eklendiğinde 725.582,00 TL’ye ulaşıldığını, davalının zararı ödemekten imtina ettiğini ileri sürerek 725.582,00 TL maddi tazminatın temerrüt tarihinden itibaren işleyecek ticari faiziyle birlikte tahsilini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; yapılan değerlendirmeler ışığında hadisenin kök nedeninin sel veya doğal afet olarak nitelendirilemeyeceğini, çevre altyapısının yetersiz ve hasarlı oluşuna bağlı olarak öngörülenden çok daha fazla su girdiğini, inşaat alanının doğal su toplama çukuruna dönüştüğünü, inşaat yüzdürme hesapları ve gereğinin hatalı yapıldığını, sel suları ve yağışların doğrudan hasar sebebi olmayıp dolaylı olarak netice zarara yol açtığını, riskin ani ve beklenmedik şekilde gerçekleşmediğini, poliçenin 110 klozunda öngörülen sel, seylap hasarlarında gerekli önlemlerin alınmaması, gerekli ve yeterli drenaj sisteminin bulunmaması, drenaj sisteminin kırılarak suların temele dolmasına yol açması sebebiyle hasarın sigortalının kusurundan kaynaklandığını, özellikle temel kazısı esnasında temelin içinden geçen drenaj hattının kırıldığını, yağmur sularının kırılan kısımdan temel kazısı içine dolduğunu, poliçede hatalı plan ve/veya proje hasarlarının teminat dışı bırakıldığını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile hizmet binası için ihaleyi alan müteahhit firmanın ihale şartnamesi gereğince inşaatı davalı ... şirketine sigorta ettirdiği, tespit dosyası ve keşif neticesinde alınan teknik bilirkişi heyeti raporu ile yapıdaki hareketin zemin sıvılaşmasından kaynaklanmadığı, yoğun yağış sonucu oluşan sel sularının kazı alanını doldurduğu, bunun neticesinde suyun kaldırma kuvveti etkisiyle yapının yukarı yönde hareket ederek yüzmeye başladığının belirlendiği, yapıdaki hasarın söz konusu bu yüzmeden kaynaklandığı, aşırı yağışın doğal afet olarak değerlendirilebileceği, önceden bilinmeyen ve ani bir sebeple bir ziyan ve hasara uğraması halini kapsadığı, inşaatta meydana gelen zararın sigorta poliçesi kapsamında kaldığı, teminat dışı kaldığına ya da projenin çizimi ve gerçekleştirilmesi sırasında gerekli emniyet önlemlerinin alınmaması sebebiyle zararın oluştuğu yönünde kanaat olmadığı yönündeki tespit ve değerlendirmelerin uygun bulunduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 527.984,67 TL maddi tazminatın davalı ... şirketinin temerrüt tarihinden itibaren işleyecek ticari faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; keşfin yokluklarında ve sadece inşaat bilirkişileri eşliğinde yapılmasının yerinde olmadığını, poliçedeki MR 110 Klozundaki şartların yerine getirilmediğini, ortada bir selin bulunmadığını, cadde ve yollarda toplanan Belediyeye ait atık su borularından gelen tüm suların inşaatın temelini doldurduğunu, temelin içinden geçen borunun kırıldığını, buna rağmen onarılmadığını, çevre alt yapısının yetersiz ve hasarlı olduğunu, hasarın bunlardan kaynaklandığını, çevrede başka bir yapının zarar görmediğini, drenajın yeterli olması halinde hadisenin meydana gelmeyeceğini, olayın poliçede teminat verilen ani ve beklemedik risklerle örtüşmediğini, gerçek zararın usulünce tespit edilmediğini belirterek kararın kaldırılmasını istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile gerek tespit raporu gerekse keşif sonucu düzenlenen bilirkişi heyeti rapor ve ek raporu ile Meteoroloji Genel Müdürlüğünden ve 112 Acil Çağrı Merkezi Müdürlüğünden gelen yazı cevaplarından, olayın meydana geldiği tarihte doğal afet olarak değerlendirilebilecek nitelikte yoğun yağış meydana geldiği, bu yağış sonucu oluşan sel sularının kazı alanını doldurması ve bunun neticesinde suyun kaldırma kuvveti etkisiyle yapının yukarı yönde hareket ederek yüzmeye başlaması sonucu hasarın meydana geldiği, Hatay Büyükşehir Belediyesinin 30.06.2017 tarihli yazı cevabından, dava konusu yapının temelinden yağmur suyu kanalının geçmediğinin anlaşıldığı, yine tespit raporu, bilirkişi heyeti rapor ve ek raporu, zemin etüdü raporu ve Geoteknik Değerlendirme Raporundan, yapıda yeterli drenajın bulunduğu, zemin etüdünde belirtilen bohçalama sisteminin uygulandığı, olay günü ölçülen yağış miktarının son 20 yıllık ortama yağış miktarının üstünde olduğu, projede zemin etüt raporu verilerinin esas alındığı, projenin ilgili standart ve yönetmeliklere uygun şekilde hazırlandığı hususlarının anlaşıldığı, ekspertiz raporunda, inşaatın %20'lik kısmının tamamlandığı, bu zamana kadar yapılan işler için sigortalı işletme tarafından toplamda 715.000,00 TL maliyete katlanıldığının tespit edildiği, yapılan araştırmalarda hakedişe giren tüm maliyetlerin piyasa rayiçlerine uygun olduğu, davalının hasarın sigorta teminatı dışında kaldığını dayandığı delillerle ispatlayamadığı, temerrüt tarihinin ne olduğunun kararda gösterilmediği, bu haliyle ilamın infaz kabiliyeti bulunmadığı, anılan hususun re'sen dikkate alındığı gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın kısmen kabulüne, 527.984,67 TL maddi tazminatın davalı ... şirketinin temerrüt tarihi olan 26.12.2016 tarihinden itibaren işleyecek değişen oranda avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; keşif yokluklarında ve sadece inşaat bilirkişileri eşliğinde yapılmasının yerinde olmadığını, aralarında sigorta hukukçusu olmayan bilirkişi heyeti ile keşif yapılarak bilirkişi raporu düzenlendiğini, bilirkişi raporunda ve ek raporlarında belirtilen hususlara yargılama boyunca yaptıkları itirazların göz ardı edildiğini, MR 110 Klozunda tarafların sigortalı kıymetlerde yağış, sel veya selyap sonucunda meydana gelecek kayıp ve zararların ancak söz konusu projenin çizimi ve gerçekleştirilmesi sırasında emniyet önlemlerinin alınmış olması ön koşuluyla teminata dahil olacağının kararlaştırdıklarını, bilirkişilerin alınması gerekli tedbirlerin alınıp alınmadığını, olayın bir sel hadisesi mi yoksa hasara yol açma olasılığı olmayan yağmur sularının inşaatın yapımı sırasında yağmur suyu ızgaralarına ve yağmur suyu hatlarına verilen zarar neticesinde bu suların inşaat alanına toplanması ve göllenme olması mı olduğunu tespit etmelerinin gerektiğini, ortada bir selin değil, cadde ve yollarda toplanan Belediyeye ait atık su borularından gelen tüm suların inşaat temelini doldurması durumu bulunduğunu, olayın temelde inşaat temelinin açılması ve inşaat işlemlerinin yapımı esnasında temelin içinden geçmekte olan Belediyeye ait ve şehrin yağmur suyu kanalı olan borunun kırılması, kırık vaziyette olduğu görüldüğü halde onarılmaması, yani çevre alt yapısının yetersiz ve hasarlı oluşundan kaynaklandığını, bu tedbirsiz davranış sonucu şehrin tüm giderlerinden gelen suyun inşaat alanında toplanıp göllenme oluştuğunu, çevrede herhangi bir şekilde zarar görmüş başka bir yapı ya da inşaat bulunmadığını, drenaj yeterli olsa idi hadisenin oluşmayacağını, aslında yağmur sularının hasara yol açmayacağını, boruların yetersiz olduğunu, poliçe konusu ve kapsamının incelenmesinde, hadisenin poliçede teminat verilen ani ve beklenmedik risklerden herhangi birisiyle örtüşmediğini, Hatay Su Kanalizasyon İdaresi Genel Müdürlüğünün 30.06.2017 tarihli yazı cevabı ekinin iddialarını doğruladığını, kabul anlamına gelmemek kaydıyla biran için zararın olduğu ve zararın poliçe kapsamı dahilinde olduğu düşünülse dahi gerekli araştırma ve inceleme yapılmadan rapor düzenlendiğini, gerçek zararın belirlenmediğini, davacının defter ve kayıtları ile hak ediş tutanaklarının incelenmesi gerektiğini, hasarın ani ve beklenmedik riskten kaynaklanmadığını, istinaf merciince savunmaların dikkate alınıp irdelenmeden davanın kısmen kabulü kararı verildiğini belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
- Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, sigorta tazminatının tahsili istemine ilişkindir.
-
İlgili Hukuk
-
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2.6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) 1409 uncu maddesi.
- Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Takdir olunan 8.400,00 TL duruşma vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
10.05.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 17:07:10