Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

11. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

Yargıtay Kararı

Esas No

2022/3252

Karar No

2023/2858

Karar Tarihi

10 Mayıs 2023

MAHKEMESİ: Asliye Hukuk Mahkemesi (Asliye Ticaret Mahkemesi sıfatıyla)

SAYISI: 2021/264 Esas, 2022/148 Karar

HÜKÜM: Kısmen kabul

Taraflar arasındaki alacak davasının bozma ilamına uyularak yapılan yargılaması sonucunda Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Mahkeme kararı, davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; davacı ile davalı arasında imzalanan tek satıcılık sözleşmesi uyarınca, davacının, davalının ürettiği malları İsviçre'de satmayı, elde edilen gelirden davacıya pay verilmesini kararlaştırdıklarını, davacının edimini yerine getirdiğini, İsviçre'de ticaret hacmi bulunmayan davalının davacının faaliyetleri neticesinde büyük gelir elde etmesine rağmen sözleşmeden doğan %20'lik payı ödemediğini ileri sürerek şimdilik 20.000 euronun 20.06.2013 tarihinden itibaren kamu bankalarınca döviz mevduat hesaplarına uygulanan en yüksek banka mevduat faiz oranında işlemiş faizi ile davalıdan tahsiline, bilahare ıslah ile de 56.875 euronun davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının sözleşme kurulan dava dışı Bruker firmasının depo elemanı olduğu bilgisini davalıdan saklayarak davalının iradesini fesada uğrattığını, sadece o firmanın satınalma müdürünün elektronik posta adresini yolladığını, sözleşmeyi müvekkilinin yaptığını, sözleşme başlığında ''tek satıcılık sözleşmesi'' yazıyor olsa da taraf iradelerin aslında iş görme sözleşmesi olarak değerlendirilebileceğini, sözleşmedeki edimler dengesinin davacı yararına aşıldığını, %20'lik oran fahiş olup ticari teamüllere ve yasalara uymadığını, davacının üç yıl boyunca sadece bir sözleşmeye aracılık ettiğini ve davacının kuzenine elden ödeme yapıldığını, diğer satışların davalının çabası ve girişimi ile gerçekleştiğini, davacının bu satışlardan herhangi bir ücret alacağının doğmadığını, bu durumun aksini iddia eden davacının sözleşmelerin kurulmasındaki yararını kanıtlamak zorunda olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.

III. MAHKEME KARARLARI, BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ

A. Mahkemece Verilen Karar

Mahkemece 18.04.2019 tarih, 2018/196 E. ve 2019/196 K. sayılı kararı ile taraflar arasındaki sözleşmenin tek satıcılık sözleşmesi mahiyetinde olmadığı, dava dışı Bruker Firması ile davalı firmanın doğrudan iletişime geçerek sipariş ve ödemeye ilişkin tüm karşılıklı edimlerini yerine getirdiği, davacının davalı şirket ile İsviçreli dava dışı Bruker firması arasında ticari ilişkilerin gelişmesi için girişimde bulunduğu, fiyatlandırmada yardım ettiği, Bruker firmasının ithal etmek istediği ürünlerin teknik resimlerini paylaştığı ancak bütün bu yardım ve yazışmaların sözleşme tarihinden önce yapıldığı, davalı ile dava dışı Bruker şirketi arasında 24 adet satım sözleşmesi yapıldığı varsayılsa bile bu sözleşmelerde davacının ne ölçüde katkısının olduğu, davacının pazarlama faaliyetlerinin bu sözleşmelerin kurulmasında ne gibi etkisi olduğu konusunda davacı tarafça delil ve belge ibraz edilmediği, bu nedenle davacının sözleşme edimlerini ifa etmediğinin anlaşıldığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, taraf vekillerince temyiz edilmiştir.

B. Bozma Kararı

Dairemizin 31.03.2021 tarih, 2020/3757 E. ve 2021/3153 K. sayılı kararıyla anılan sözleşme kapsamında İşviçre’deki satışlar için taraflar arasında bir takım e posta yazışmaları olduğu, 17.05.2013 tarihine kadar davacının edimini yerine getirmediği hususunda davalı tarafından çekilmiş bir ihtar bulunmadığı, ihtarın çekildiği 17.05.2013 tarihine kadar olan satışlarla ilgili davacının sözleşmenin 4.1. maddesinde sıralanan yükümlülüklerini yerine getirip getirmediği hususundaki ispat yükünün davalıda olduğu gözetilerek yazılı şekilde hüküm kurulmasının doğru olmadığı, davalının sözleşme gereği davacının dava dışı kuzenine yaptığını iddia ettiği ödeme kalemini davacının talimatı doğrultusunda gerçekleştirdiğini ispatlamadığı sürece o miktar üzerinden sözleşmede belirtilen komisyon oranına hükmedilmesi gerektiği gerekçesiyle bozulmuştur.

C. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar

Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile Dairemiz bozma kararı gerekçesi benimsenerek, davalı şirket tarafından İsviçre firması olan Bruker Şirketi'ne 13.06.2011 ile 17.05.2013 tarihleri arasında toplam 274.755,65 euro tutarında ihracat yapıldığı, 17.05.2013 tarihine kadar yapılan ihracat tutarı olan 274.775,65 euronun sözleşme gereği %20'sinin 54.955,13 euro olarak hesaplandığı, bu durumda davacının talep edebileceği alacağın 54.955,13 euro olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, davaya konu 20.000,00 euronun 20.06.2013 tarihinden itibaren, 34.995,13 euronun ıslah tarihi olan 02.09.2014 tarihinden itibaren işleyecek kamu bankalarınca döviz tevdiat hesaplarına uygulanmakta olan en yüksek banka mevduat faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.

IV. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; dosya kapsamındaki bozma kararları arasında çelişki bulunduğu, ilk bozma kararı gereği davacının edimini yerine getiremediğinin ispatlandığını, davalının kuzenine yapılan ödemelerin tespitinin yapılmadığını, mahkemenin gerekçesiz karar oluşturduğunu, tüm ticari kayıtların hükme esas alınmasının doğru olmadığını, davacının tek satıcı olmadığını davacının Bruker firması ile yapılan yazışmalardan haberdar olduğunu, buna rağmen davacının edimlerini yerine getirmediğini, bu durumun 01.03.2019 tarihli rapor ile de saptandığını, satışların tamamının müvekkili tarafından bizzat alıcı şirkete ulaştırılıp faturalandırıldığını, davacının tek satıcı olduğunu ispat eder hiçbir belge sunmadığını, nihai karardaki harç hükmünün önceden verilen karardaki harç hükmü dikkate alınmaksızın oluşturulduğunu belirterek kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe

  1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Dava, taraflar arasında yapılan sözleşmeden kaynaklanan alacak talebine ilişkindir.

  1. İlgili Hukuk

6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 23 üncü maddesi

  1. Değerlendirme

Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

V. KARAR

Açıklanan sebeple;

Davalı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,

10.05.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

sürecibozmadankararcevapyargılamatemyizmahkemev.onanmasınasonrakikararlarıbozma

Kaynak: karar_yargitay

Taranan Tarih: 25.01.2026 17:07:10

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim