Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

11. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

Yargıtay Kararı

Esas No

2021/8621

Karar No

2023/2808

Karar Tarihi

1 Ocak 2023

MAHKEMESİ: İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi

SAYISI: 2018/1872 Esas, 2021/1177 Karar

HÜKÜM: Esastan ret

İLK DERECE MAHKEMESİ: Milas 1. Asliye Hukuk Mahkemesi

SAYISI: 2017/1509 E., 2018/351 K.

Taraflar arasındaki şirket müdürünün azli davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın husumet yokluğu sebebiyle reddine karar verilmiştir.

Kararın davacı tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davacının başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı şirkete müdür olarak atanan davalının kanundan ve şirket ana sözleşmesinden doğan yükümlülüklerini ağır bir şekilde ihmal ettiğini, ruhsat hukukunu tehlikeye düşürecek şekilde orman yerine tecavüz ederek sözleşme hükümlerine uymadığını, 12.01.2017 tarihinde şirket müdürüne ihtarname gönderilerek 2.250,00 TL yatırım yapmasının ve ruhsat çıkarmış olduğu alüminyum boksit madeninin yurt dışına satışıyla ilgili satış parasının şirkette kalması gerekirken 800.000,00 TL'nin kendi şahsi çeklerine kullandığının ihtar edildiğini, taraflar arasında düzenlenen ek protokole göre madenin yurt dışına satışıyla ilgili rödevansın %15 ruhsat sahibi diğer ortak Mühendis Kerdiğe'ye verileceğini, kalan paranın şirket borçlarına ödeneceğini, tarafların bu yükümlülüğüne uymadığı taktirde 15.000,00 TL cezai şart ödeneceğinin kararlaştırıldığını, davalı şirket müdürü tarafından protokolün yerine getirilmediğini, bu konuda müdüre iki ihtar çekildiğini, kimseden onay almadan maden kırma makinesi aldığını, müdürün şirkete verdiği zararlardan dolayı tazminat davası açma hakkını saklı tuttuğunu, dava dışı ek company şirketiyle süreli iş yapma vaadi olması ve ihracat hususlarının tehlikeye düşecek olması nedeniyle ivedilikle karar alınması gerektiğini, protokolde kararlaştırılan şirkete getirmeyi vaad ettiği nakdi sermayeyi getirmediğini, şirketin karar defterini diğer müdür ortağa vermediği gibi şirketin faaliyetlerinin durmasına sebebiyet verdiğini, bu hususlarda Milas C.Başsavcılığına suç duyurusunda bulunulması üzerine soruşturmaların ve derdest kamu davasının devam ettiğini ileri sürerek haklı sebeplerin varlığı nedeniyle davalı şirketin müdür ortağı ... ...'ın yönetim ve temsil hakkının kaldırılmasına ve şirketin yeni karar defterinin tasdiklenmesine karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı şirket vekili cevap dilekçesinde, davalı şirketin ortaklarının davacı, Mühendis Kerdiğe ve ... ... olduğunu, ortaklardan Mühendis Kerdiğe'ye ait maden işletme sahasında rödevans ile madencilik faaliyetinde bulunan bir firma olup, ortaklar kurulunun 17.05.2017 tarihinde aldığı karar ile davalı şirketi yönetim ve temsili olarak ... ...'ın oy birliğiyle seçilmesine karar verildiğini, davadaki temel amacın maden sahasının çalışabilir hale gelmesi için finansör olarak kullanılan temsilci ... ...'ı etkisiz hale getirerek hazır hale gelen maden sahasını ... ... tarafından bulunan müşteri bağlantıları ile şirketi ele geçirmek olduğunu, iş makinesinin çalındığı yönündeki suç duyurusu üzerine takipsizlik kararı verildiğini, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) 630 uncu maddesi gereğince müdürün azli istenildiğinden husumetin azli istenen müdür ... ...'a yönetilerek davanın açılması gerektiğini, şirkete husumet yöneltilerek açılan davanın husumet yönünden reddine karar verilmesi gerektiğini, dava dilekçesinde husumetin şirkete yöneltildiğini ve müdür olarak Mühendis Kerdiğe'nin belirtildiğini, bu kişinin müdür olduğuna dair karar olmadığını, Mühendis Kerdiğe'nin şirketi yönetim ve temsili hususunda herhangi bir yetkisinin bulunmadığını, dava dilekçesindeki iddiaların gerçeği yansıtmadığını, şirketin işletmesel giderlerinin tamamen ... ... tarafından karşılandığını, bu sebeple şirketten önemli ölçüde alacağı bulunduğunu, şirket ortağı olan Mühendis Kerdiğe'nin rödevans sahasının teslimi hususunda şahsi kamu borçlarından dolayı maden sahasını genişletme işlemlerini yapmadığını, şahsi vergi borçlarının dahi şirkete ve ... ...'a ödetmek istediklerini, gerekli izin genişletme alanı belgesi konusunda talebin uygun bulunduğunu ancak diğer ortak tarafından borcun bulunmadığına dair belgenin sunulamadığını, ihtarların hukuki dayanaktan yoksun olarak keşide edildiklerini, sermaye arttırım kararı gereğince halen Mühendis Kerdiğe'nin sermaye koyma borcunu ödemediğini, sermaye koyma borcunun ödenmemesinin şirket açısından doğurduğu zararlara yönelik davaların açılmasının önüne geçmek için bu davanın araç olarak kullanılmaya çalışıldığını, bu nedenle 6102 sayılı Kanun'un 630 uncu maddesi gereği payın sağladığı hakkın kullanılmasının davacının 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 2 nci maddesi gereği hakkın kötüye kullanılması niteliğinde olduğu, davacı ve kardeşi olan diğer ortağın rödevans verilen alana ilişkin yaşattığı sorunlar nedeni ile şirketin sözleşmesel yükümlülüklerini yerine getiremez hale geldiğini savunarak davanın öncelikle husumetten, aksi taktirde esastan reddine karar verilmesini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla;limited şirket müdürünün azli davasında husumetin azli istenen müdüre yöneltilmesinin gerekli ve yeterli olduğu, somut davada davanın limited şirkete yöneltildiği, davacının cevaba cevap dilekçesinde azli istenen ortağı davalı göstererek tarafı değiştirdiği ancak usulüne uygun taraf değişikliği dilekçesi sunulmadığı, taraf değişikliğinin yasal şartlarının oluşmadığı, davalı şirket vekilinin de ikinci cevap dilekçesiyle taraf değişikliğine muvafakatlarının olmadıklarını belirtttiği, taraf değişikliğinin 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 124 üncü maddesi kapsamında da değerlendirilemeyeceği, davanın limited şirkete yöneltilmiş olması sebebiyle davanın husumet yokluğu sebebiyle usulden reddi gerektiği gerekçesiyle husumet yokluğu sebebiyle davanın reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri

Davacı istinaf dilekçesinde özetle; red kararının usul ve hukuka aykırı olduğunu, husumet hususunun düzeltilmesi için mahkemece 6100 sayılı Kanun'a göre 2 haftalık süre verilmesi gerektiğini, ancak mahkemenin süre vermeden davayı reddettiğini, mahkemenin gereğini yapıp şirket müdürlüğünü düşürmüş olsaydı müdürün şirkete zarar veremeyeceğini, şirket müdürünün usulsüz ve muvazaalı işlemler yaptığını, kendisinden bilgi istenmesine rağmen şirketle ilgili bilgilendirmeyi yapmadığını, şirketin mali tablolarını gerçeğe aykırı bir şekilde düzenlediğini, belgelerde tahrifat ve faturalarda gerçeğe aykırı düzenlemeler yaparak şirketin esas sermayesini ve içini boşalttığını, satışlardan gelen yaklaşık 9.000.000,00 TL parayı şirket hesabından çalıp kendi zimmetine geçirdiğini, dolayısıyla şirketi ve ortaklarını dolandırarak zarara uğrattığını, müdürün 2.250.000,00 TL taahhüt ederek işe rödevans sözleşmesiyle başladığını, bu yatırımını bu güne kadar yapmayarak ihracattan gelen paraları da kendi şahsi çeklerine kullanarak sermaye yapmış gibi göstermeye çalıştığını, ihtarların akabinde yaklaşık 10 ton hurdayı da çalarak eski saha şefiyle beraber sattıklarını, müdürle yapılan 08.05.2017 tarihli protokolde müdür ... ...'ın 1.500.000,00 TL'nin kendisi ve kardeşi ortağın sermaye attırımı ile ilgili şirket hesabına yatırılacağının kararlaştırıldığını ancak müdürün kötü niyetli olarak bu yatırımı da yapmadığını, rezervin satışından gelen paranın şirket hesabında kalması gerekirken müdürün bu parayı da şirket hesabında bırakmadığını, ana sözleşmeye göre her kararın oy birliğiyle alınması gerekirken kendilerine hiç sormadan ve hiçbir yerden teklif almadan 280.000,00 TL faturayı şirkete sunarak kırma eleme makinesi aldığını, bu makinenin akıbetinin ne olduğunun da belli olmadığını, bu makineyle ilgili bilyelerin fiyatlarını da şişirerek 57.000,00 TL gibi asılsız rakamla şirkete faturalandırdığını, kendi özel çeklerini de şirkete faturalandırdığını, hazır madeni söküp götürerek 30 tonluk hidromek marka ekskavatör makineyi çalıp götürdüğünü, bu makinenin taksitlerinin şirket tarafından ödendiğini, kötü niyetli olarak şantiyenin elektriklerini keserek elektrik faturalarını ödemediğini, 3 yıldan beri satışlardan doğan %2 devlet hakkını, orman harçlarını ve rödevans bedelini ödemediğini, tüm bu hususlarla ilgili C.Savcılığına suç duyurusunda bulunduklarını, halen soruşturmaların devam ettiğini, kötü niyetli olarak şirketi dolandırıp zarar verdiğini, dava dışı ek company şirketine yurt dışı ihracat yapılması nedeniyle süreli iş yapma vaadi sözleşmesi bulunması sebebiyle mahkemeden ivedilikle karar alınması gerektiğini, mahkemenin eksik gördüğü husumet yokluğunun düzeltildiğini, şirketin vergi borçları ve devlet alacaklarının, çalışan personellerin alacaklarının ödenemediğini istinaf nedenleri olarak ileri sürmekle kararın kaldırılmasını, 6102 sayılı Kanun'un 630 uncu maddesine göre ... ...'ın haklı sebeplerden dolayı yönetim hakkı ve temsil yetkisinin kaldırılması suretiyle müdürlüğünün iptal edilmesine ve şirket ortaklığından çıkarılmasına karar verilmesini istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla davanın limited şirket müdürünün azli istemine ilişkin olduğu, bu tür davalarda husumetin azli istenen müdüre yöneltilmesi gerektiği, Mahkemece davalı şirkete yönelik açılan davanın husumet yokluğu sebebiyle reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmediği gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Davacı temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar ederek Mahkemece husumet hususunun ve dava şartlarının 6100 sayılı Kanun'un 114 üncü maddesi gereği tahkikat işlemlerine başlamadan önce değerlendirilmesi gerektiğini, tahkikata geçildikten sonra husumet yokluğu sebebiyle red kararı verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek ve resen dikkate alınacak sebeplerle Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmesini istemiştir.

C. Gerekçe

  1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Dava, şirket müdürünün azli istemine ilişkindir.

  1. İlgili Hukuk

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri

  1. Değerlendirme

Davacı, ortağı olduğu limited şirket müdürünün haklı sebeple azlini talep etmektedir. Uyuşmazlık, Limited ortaklıkta müdürün haklı sebeple azli istemi ile açılan davada, husumetin şirkete de yöneltilmesinin gerekip gerekmediğine ilişkindir.

6102 sayılı Kanun'un 4 üncü bölümde Limited Şirketin organları düzenlenmiş olup, 616 622 maddeleri arasında Genel Kurula, 623 630 maddeleri arasında Yönetim ve temsil ile görevli kılınan müdürlere ilişkin düzenlemelere yer verilmiştir.

6102 sayılı Kanun'un 623 maddesinde "şirketin yönetimi ve temsilinin şirket sözleşmesi ile düzenleneceği, şirketin sözleşmesi ile yönetimi ve temsilinin, müdür sıfatını taşıyan bir veya birden fazla ortağa veya tüm ortaklara ya da üçüncü kişilere verilebileceği" öngörülmüştür.

Görüldüğü üzere azli istenen limited şirket müdürü, ortaklığın zorunlu yasal organı statüsünde olup, 6102 sayılı Kanun'un 630 uncu maddesinin ikinci fıkrasındaki hükme dayanılarak mahkemenin müdahale ettiği ilişki, şirketle müdür arasındaki 6102 sayılı Kanun'un 623 üncü maddesinde düzenlenen akdi ilişkidir. Dava sonunda verilecek karar şirketin hukuki durumunu ve menfaatinide ilgilendirdiğinden bu akdi ilişkiye müdahale edilmiş bulunmasına göre akdi ilişkinin bir tarafı olan müdür ile birlikte akdi ilişkinin diğer tarafı olan şirketin de, açılan azil davasında birlikte hasım olması gerektiği halde davada şirkete husumet yöneltilemeyeceği gerekçesiyle Mahkemece yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, hükmün bu nedenle bozulmasına karar vermek gerekmiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle;

1.Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,

2.İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,

Peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde ilgiliye iadesine,

Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

08.05.2023 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.

MUHALEFET ŞERHİ

Dava, limited şirket müdürünün azli istemine ilişkin olup şirket hasım gösterilmek suretiyle açılmıştır.

İlk derece mahkemesi (İDM)’nce davanın husumetten reddine, bölge adliye mahkemesi (BAM) hukuk dairesi (HD)’nce de davacının istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

Türk Ticaret Kanunu (TTK) m. 630/2 (eski TTK m. 543) hükmü ile haklı nedenlerin varlığı halinde müdürün azlinin mahkemeden her ortak tarafından istenebileceği düzenlenmiştir. Bu hüküm kapsamında açılacak dava şirkete karşı değil, azli istenen limited şirket müdürüne karşı açılması gerekmektedir.

Nitekim hem eTTK döneminde, hem de yürürlükte ki TTK döneminde Dairemizin uygulaması (11 HD, T. 04.03.2002, S. 9420/1762; T. 25.03.2002, S. 10398/2664; T. 04.03.2016, S. 2015/9911 4747; T. 03.03.2029, S. 2018/2 2616) ve doktrindeki görüşlerde bu yöndedir (bkz ŞENOCAK, .../ARAS. Ç. Doğu, Şirketler Hukuku Şerhi, Cilt: 4, Seçkin, Ankara, 2022, 4810; PORAY, Reha/TEKİNALP, Ünal/ÇAMOĞLU, Ersin, Ortaklıkla Hukuku II, 14. Bası, İstanbul, 2019, s. 522, Paragraf, 1718n).

Bu durumda usul ve yasaya uygun olan temyiz konusu kararın ONANMASI gerektiği görüşünde olduğumdan sayın çoğunluğun BOZMA yönündeki görüşüne katılmamaktayım.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

cevapistinafkararonanmasıkaldırılmasınaşerhimuhalefetvı.kararımahkemesiderecebozulmasınaortadanbozma

Kaynak: karar_yargitay

Taranan Tarih: 25.01.2026 17:47:50

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim