Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
11. Hukuk Dairesi
Yargıtay Kararı
2021/8943
2023/2714
4 Mayıs 2023
MAHKEMESİ: Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi
SAYISI: 2021/1067 Esas, 2021/1569 Karar
HÜKÜM: Kabul
İLK DERECE MAHKEMESİ: Zonguldak 1. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI: 2014/341 Esas 2017/171 Karar
Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen menfi tespit davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir
Bölge Adliye Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı Yargıtayca duruşma istemli olarak davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Duruşma için belirlenen 02.05.2023 günü hazır bulunan davacı vekili Av. ..., asli müdahil vekili Av. ... ile davalı vekili Av. ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü.
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı tarafça müvekkili aleyhine başlatılan icra takibine konu 4 adet bononun müvekkilinin rızası hilafınca kasadan alınıp davalıya ciro yoluyla geçtiğini, bonoların müvekkilinin rızası hilafına doldurulduğunu, müvekkilinin davalıya herhangi bir borcunun olmadığını belirterek takibe konu bonolardan dolayı müvekkilinin borçlu olmadığının tespitini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının iddialarına ilişkin olarak savcılıkça yapılan soruşturma sonucunda kovuşturmaya yer olmadığına ilişkin karar verildiğini, davacı tarafın bu iddialarını yazılı delillerle kanıtlaması gerektiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, davacı şirketin dava konusu bonoların şirket kasasından rızası dışında çıktığı ve davalı yanca tarafların herhangi bir borç alacak ilişkisi bulunmamasına rağmen doldurularak takibe konulduğunu ileri sürmek suretiyle borcun varlığını inkâr ettiği sabit olduğundan ispat yükünün davalı üzerinde olduğu, davaya konu senetlerin düzenlendiği tarihin tanzim tarihlerinin şirket hisse devir tarihinden sonra olması değerlendirildiğinde, davalının temel ilişkiyi ispat etmesi gerektiği, soruşturma dosyasındaki 20.01.2014 tarihli bilirkişi raporunda senetlerdeki imzaların dava dışı ...'ye ait olduğunun bildirildiği, ispat yükü üzerinde olan davalıca ...'nin şirketi borç altına sokacak kambiyo senedi düzenleme yetkisi olduğuna ilişkin bir delil ileri sürülemediği, davacı şirketin ticari defterlerinde yapılan bilirkişi incelemesinde de davacı şirketin defterlerinin usulüne uygun tutulduğu ve ticari defterlerinde davaya konu bonolara ilişkin kayıt olmadığı, gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile ...'nin vekâletnamede kambiyo senedi düzenlemeye yetkisi olmadığı gibi, davalı tarafça daha önce bu konuda ...'nin başkaca kambiyo senetleri düzenlediği ve bu durumun davacı tarafça kabul edildiği hususunda delilde sunamadığı, bu durumda tanzim tarihi itibariyle yetkili olmayan kişi tarafından söz konusu bonolar tanzim edildiği gerekçesiyle davalı başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
-
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
-
Dairemizin 10.06.2021 tarih, 2020/5070 E. ve 2021/4974 K. sayılı kararıyla; kararın gerekçesinde yargılama eksikliğine ve bunun giderildiğine değinilirken, bir yandan da ancak ilk derece yargılamasında usul ve yasaya hiçbir aykırılık bulunmayan hallerde verilmesi gereken istinaf başvurusunun esastan reddi biçimindeki hüküm fıkrası arasında çelişki oluştuğu gerekçesiyle Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesinin kararı kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle, ...'nin şirketin gerçek sahibi olduğunu, ticari temsilcisinin olduğunu, davacının dava dilekçesinde bunu ikrar ettiğini, ...'nin de şirketin tümünün kendisine ait olduğunu ve bonoları şirket adına imzaladığını belirttiğini, davacının ...'nin bono düzenleme yetkisi olmadığına dair itirazının bulunmadığını, soruşturma dosyasında bonoların davacının elinden rızası hilafına çıktığının tespit edilemediğini, davacının iddiasını yazılı delille kanıtlaması gerektiğini, ispat yükünün davacıda olduğunu, hisse devri nedeniyle davalıya verildiğinin dosyadaki delillerle ortaya konulduğunu, mahkemece ve Bölge Adliye Mahkemesince hatalı gerekçe ile hüküm kurulduğunu belirterek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozularak ortadan kaldırılması istemi ile temyiz yoluna başvurmuştur.
C. Gerekçe
- Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, bonolar nedeniyle borçlu olmadığının tespiti istemine ilişkindir.
- İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 25 inci maddesi, 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
- Değerlendirme
6100 sayılı Kanun’un 25 inci maddesinde “Kanunda öngörülen istisnalar dışında, hâkim, iki taraftan birinin söylemediği şeyi veya vakıaları kendiliğinden dikkate alamaz ve onları hatırlatabilecek davranışlarda dahi bulunamaz.” hükmü yer almaktadır. Davacı taraf dava dilekçesinde, şirketin 2010 yılında ... tarafından davalıdan satın alındığı, şirket yetkilisi ...’nin imzası bulunan, üst kısımları boş olan bonoların dava dışı ...tarafından çalındığı iddiasında bulunarak ...’nin bonoların düzenleme tarihinde şirket yetkilisi olduğunu açıkça beyan etmiştir.
Davacı şirket adına ...’nin 11.03.2011 tarihinde dava dışı ... vekil tayin edilmiş, işbu vekâletnamede ...’ye taşınmaz satımı, araç satımı, kredi kullanımı, avukata vekâlet verme, gibi ticari mümessile yakın geniş yetkiler verilmiş, ayrıca şirketi temsilen kambiyo taahhüdünde bulunma yetkisi de verilmiştir. Bu hususlar dikkate alındığında Bölge Adliye Mahkemesince taraflarca getirilme ilkesine aykırı ve ispat yükünde hataya düşülerek ...’nin kambiyo senedi düzenleme yetkisi olmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Takdir olunan 8.400,00 TL duruşma vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine
Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde davalıya iadesine,
Dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
04.05.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 17:10:03