Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

11. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

Yargıtay Kararı

Esas No

2021/8683

Karar No

2023/2672

Karar Tarihi

3 Mayıs 2023

MAHKEMESİ: Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20.Hukuk Dairesi

SAYISI: 2019/1777 Esas, 2021/1037 Karar

HÜKÜM: Esastan ret

İLK DERECE MAHKEMESİ: Ankara 1.Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi

SAYISI: 2017/103 E., 2019/90 K.

Taraflar arasındaki TPMK Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (YİDK) kararının iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.

Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı, Yargıtayca duruşma istemli olarak davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne, dava, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin ikinci fıkrası gereğince miktar veya değer söz konusu olmaksızın duruşmalı olarak incelenmesi gereken dava ve işlerin dışında bulunduğundan duruşma isteğinin reddine karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin 2015/75774 sayılı "SARAYHAN" ibareli marka başvurusunun, davalı şirketin “saray muhallebicisi”, “saray”, “saray manhattan pizza”, “saray lahmacun” ibareli markalarına dayanarak yaptığı itirazının YİDK tarafından nihai olarak kısmen kabulüne karar verilerek başvurularının 43. sınıfta yer alan "Yiyecek ve içecek sağlanması hizmetleri, Geçici konaklama hizmetleri” yönünden kısmen reddine karar verildiğini, oysa markalar arasında görsel, sescil, biçimsel ve anlamsal olarak ortalama tüketicileri iltibasa düşürecek derecede benzerlik bulunmadığını, markaların farklı olduğunun derhal ve hiç düşünmeden anlaşılabildiğini, başvuruya konu markadaki “han” ekinin ayırt edici olduğunu, itiraza dayanak markaların sadece yiyecek ve içecek yönünden tüketicilere hitap ettiğini, davalı şirketin 43. sınıftaki geçici konaklama hizmetlerine yönelik bir faaliyette bulunmadığını, başvuruya konu “sarayhan” markasının ise sadece termal otel ve devremülk talebinde bulunabilecek tüketicilere hitap ettiğini, dolayısıyla taraf markalarının ilgili olduğu emtiaların/hizmetlerin aynı/benzer/ikame edilebilir nitelikte bulunmadığını, öte yandan “saray” ibaresinin anonim bir sözcük olduğunu ileri sürerek TPMK YİDK'nın 23.01.2017 tarihli ve 2016 M 11109 sayılı kararının iptaline ve davacıya ait “Sarayhan” markasının 43. sınıfta yer alan “Yiyecek ve içecek sağlanması hizmetleri, Geçici konaklama hizmetleri” yönünden tesciline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı TPMK vekili cevap dilekçesinde; taraf markaları arasında çekişme konusu hizmetler bakımından iltibas tehlikesinin bulunduğunu, Kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.

Diğer davalı vekili cevap dilekçesinde; dava konusu "SARAYHAN" markası ile müvekkiline ait "SARAY" ibareli seri markaların iltibas oluşacak derecede benzer olduğunu, dava konusu markanın müvekkilinin seri markalarının kök ibaresinden türetildiğini, "HAN" ibaresinin ayırt edici niteliği bulunmadığını, daha önce “hs hansaray” ibareli bir markanın tescili için üçüncü kişi tarafından yapılan başvuruya itirazlarının davalı kurum tarafından haklı görüldüğünü ve başvurunun reddedildiğini, çekişme konusu hizmetlerin itirazlarına mesnet markaların tescil kapsamında yer aldığını, itirazlarına mesnet "SARAY MUHALLEBİCİSİ" markasının tanınmış olduğunu, davacı yanın bu tanınmışlıktan yararlanmak istediğini, iyiniyetli olmadığını, başvurunun 43. sınıfta yer alan çekişmeli hizmetlerde tescilinin 556 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin (556 sayılı KHK) 8 inci maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca da reddi gerektiğini savunarak davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının “sarayhan” ibareli marka başvurusunun kapsamındaki çekişmeli tüm hizmetlerin redde mesnet davalı markalarının koruma kapsamındaki hizmetlerle aynı/aynı tür olduğu, davacı başvurusu ile davalı markalarının benzer olduğu ve aralarında 556 sayılı KHK'nın 8 inci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi anlamında iltibas tehlikesi bulunduğu, dava konusu başvurunun kapsamındaki çekişmeli tüm hizmetler bakımından taraf markaları arasında 556 sayılı KHK'nın 8 inci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi anlamında iltibas tehlikesi oluştuğu kabul edildiğinden 556 sayılı KHK'nın 8 inci maddesinin dördüncü fıkrasının uygulanmasına gerek olmadığı, öte yandan YİDK kararında davalı markasının tanınmışlığına dayalı bir karar verilmediği, aynı veya benzer mallar/hizmetlerle ilgili düzenleme getiren 556 sayılı KHK'nın 8 inci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca davacı başvurusunun kısmen reddedildiği, bununla birlikte davalı şirketin davalı Kurum nezdindeki itirazlarında “saray muhallebicisi” markasının tanınmışlığın tespitine dair kurum kararını sunduğu nazara alındığında, redde mesnet davalı markasının tanınmışlığının iltibas tehlikesini arttıran bir etken olarak dikkate alınabileceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri

Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; taraf markaları arasında iltibasa neden olacak düzeyde benzerlik bulunduğunun kabul edilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, zira tarafların farklı sektörlerde hizmet verdiğini ve markaların farklı bölgelerde kullanıldığını, "saray" ve "sarayhan" ibarelerinin kelime anlamlarının farklı olduğunu, dava konusu başvuruda yer alan "HAN" ibaresinin ayırt ediciliği sağladığını, "saray" ibaresinin otelcilik ve diğer sektörlerde yaygın olarak kullanıldığını, "saray" ibaresinin davalıya ait tanınmış marka olmadığını, tarafların marklarında kullandıkları logoların, yazı karakterleri ve şekillerinin farklı olduğunu ileri sürerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "SARAYHAN" ibareli başvuru ile redde mesnet "SARAY" asıl unsurlu markalar arasında 556 sayılı KHK'nın 8 inci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi anlamında ortalama alıcılar nezdinde görsel, işitsel ve anlamsal olarak bıraktıkları genel izlenim itibariyle ilişkilendirilme ihtimalini de içerecek şekilde iltibas tehlikesinin bulunduğu, zira redde mesnet markanın asli unsurunu oluşturan "SARAY" ibaresinin dava konusu başvuruda da aynen yer aldığı ve başvuruda yer alan "HAN" ibaresinin başvuru markasına yeterli düzeyde ayırt edicilik katmadığı, çekişmeli hizmetlerin redde mesnet markaların tescil kapsamlarında yer aldığı, iltibas değerlendirmesinde marka kapsamları esas olduğundan, tarafların fiilen farklı sektörlerde faaliyet göstermelerinin sonuca bir etkisinin olmadığı, dolayısıyla mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; tarafların farklı sektörlerde faaliyette bulunduğunu, davalı şirketin konaklama sektöründe hizmet sunmadığını, müvekkilinin ise sadece konaklama sektöründe hizmet sunduğunu, müvekkilinin markayı kullanacağı otel projesi sadece Niğde ilinde iken davalının ise şehir merkezlerinde, hava alanlarında ve alışveriş merkezlerinde hizmet verdiğini, Saray ve Sarayhan sözcüklerinin kelime anlamının farklı olduğunu, Han ibaresinin görsel, işitsel ve anlamsal olarak ayırt edici bir kavram olduğunu, müvekkilinin devremülk ve termal otel projesinin büyüklüğü ve ihtişamının, mimari çizgilerinin sarayları andırması ve projenin bulunduğu Çiftehan kasabasının adındaki, konaklama yeri anlamına gelen HAN sözcüğünden esinlenerek SARAYHAN markasını oluşturduğunu, davalı markasından yararlanma kastı ve kötü niyetinin bulunmadığını, SARAY ibaresinin otelcilik ve diğer sektörlerde yaygın olarak kullanıldığını, "SARAY" ibaresinin tanınmış marka olarak "SARAY BİSKÜVİ GIDA SAN. VE TİC. A.Ş." adına tescilli olduğunu, davalı şirketin ise sadece "SARAY MUHALLEBİCİSİ" markasını kendi adına tescil ettirdiğini, davalı şirketin Saray ve Sarayhan markaları üzerinde üstün ve öncelikli bir hakkı olduğunu kanıtlayamadığını, taraf markalarında kullanılan logoların, yazı karakterlerinin ve şekillerin farklı olduğunu belirterek kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe

  1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Uyuşmazlık, 2015/75774 sayılı "SARAYHAN" ibareli marka başvurusuna karşı, davalının “saray muhallebicisi”, “saray”, “saray manhattan pizza”, “saray lahmacun” ibareli markalarını mesnet göstererek yaptığı itirazın kısmen kabulüne ilişkin TPMK YİDK'nın 23.01.2017 tarih ve 2016 M 11109 sayılı kararının iptali ile davacıya ait “SARAYHAN” markasının 43. sınıfta yer alan “Yiyecek ve içecek sağlanması hizmetleri, Geçici konaklama hizmetleri” yönünden tescili istemine ilişkindir.

  1. İlgili Hukuk

  2. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.

  3. 556 sayılı KHK'nın 8 inci maddesi.

  4. Değerlendirme

1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle;

Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

03.05.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

cevapistinafsaraykarartemyizbisküvimuhallebicisi""saray"sarayhan"vı.kararımahkemesi"han"onanmasına“sarayhan”sarayhanderece"saray"

Kaynak: karar_yargitay

Taranan Tarih: 25.01.2026 17:11:26

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim