Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
11. Hukuk Dairesi
Yargıtay Kararı
2022/3048
2023/2639
3 Mayıs 2023
MAHKEMESİ: Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI: 2020/536 Esas, 2022/21 Karar
HÜKÜM: Kısmen kabul
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının bozma ilamına uyularak yapılan yargılaması sonucunda Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Mahkeme kararı, davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; genel kredi sözleşmesi gereğince dava dışı asıl borçlu İlsu Cam Ltd. Şti.'ne kullandırılan kredi borcunun tahsili için başlattığı takibin davalının itirazı üzerine durduğunu, genel kredi sözleşmesinde davalının da imzasının bulunduğunu, kötü niyetle itiraz edildiğini ileri sürerek itirazın iptali ile takibin devamına ve icra inkar tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davaya konu kredi sözleşmesinin kendilerine tebliğine kadar cevap haklarını saklı tuttuklarını savunarak davanın reddi ile davacı aleyhine tazminata hükmedilmesini istemiştir.
III. MAHKEME KARARLARI, BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Mahkemece Verilen Karar
Mahkemece 05.05.2017 tarih, 2016/916 E. ve 2017/214 K. sayılı kararı ile davalının 30.03.2007 tarihli ilk genel kredi sözleşmesini müşterek borçlu ve müteselsil kefil sıfatı ile imzaladığını, dava dışı asıl borçlu şirketin ortaklık yapısının 06.02.2008 tarihinde değiştiği, bu tarihten sonra da firmanın temsil yetkisinde değişiklik olduğu bankanın bu değişiklikten sonra ikinci bir genel kredi taahhütnamesini dava dışı şirket yetkililerine imzalattığı, imzalanan yeni genel kredi sözleşmesinden davalı ...'nun imzası yani müteselsil kefaleti olmaması nedeniyle 06.02.2008 tarihinden sonra kullandırılan 125.000,00 TL ve 21.000,00 TL kredilerden müteselsil kefil olarak sorumlu tutulamayacağı, 30.03.2007 tarihinde 20.000,00 TL limit ile kullandırılan kredinin türünün borçlu cari şekilde çalışan ticari artı para kredisi olması nedeniyle ve firmanın 06.02.2008 tarihi itibariyle şirket yetkilisi, ortaklık yapısı değiştiği ve alacağı temlik eden bankanın bu tarihten itibaren imzalanan genel kredi sözleşmesinde davalının imzasını almaması nedeniyle davalının sorumlu tutulamayacağı gerekçesiyle davanın reddi ile %20 kötü niyet tazminatına karar verilmiş, hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
B. Bozma Kararı
Yargıtay (Kapatılan) 19. Hukuk Dairesi 11.12.2018 tarih, 2018/2231 E. ve 2018/6498 K. sayılı kararıyla önceki bozma kararlarında işaret edilen yönde inceleme yaptırılmadığı, davacı banka ile dava dışı kredi müşterisi arasında üç adet kredi ilişkisi kurulduğu bunlardan ikisinin davalının imzası bulunmayan 2008 yılında şirketin yeni yöneticileri tarafından imzalandığı anlaşılan genel kredi sözleşmesinden kullandırıldığı, bundan davalı kefilin sorumlu olmadığı anlaşılmış ise de davacı banka ile kredi müşterisi arasında borçlu cari hesap kredisinin davalının imzası bulunan 30.03.2007 tarihli genel kredi sözleşmesinden kullandırıldığı, mahkemece 30.03.2007 tarihli genel kredi sözleşmesinden açılan borçlu cari hesap kredisinden dolayı dava dışı şirketin kullandığı kredi ve ödemeler gözetilerek bu krediden dolayı takip tarihi itibariyle bir borç olup olmadığı saptanıp borç varsa davalının bundan sorumlu olacağı ayrıca 08.06.2012 tarihli mahkeme kararı davacı tarafından temyiz edilmediği gözetilip borç miktarı yönünden davalı lehine kazanılmış hak oluştuğu gözetilerek bir karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle bozulmuştur.
C. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile banka ile dava dışı kredi müşterisi arasında üç adet kredi ilişkisi kurulduğu, bunlardan ikisinin davalının imzası bulunmayan 2008 yılında şirketin yeni yöneticileri tarafından imzalanan genel kredi sözleşmesine ilişkin olup bu sözleşmeler bakımından davalı kefilin sorumlu olmadığı, banka ile kredi müşterisi arasındaki borçlu cari hesap kredisinin davalının imzası bulunan 30.03.2007 tarihli genel kredi sözleşmesine dayandığı, 30.03.2007 tarihli genel kredi sözleşmesinden açılan borçlu cari hesap kredisinden dolayı dava dışı şirketin kullandığı kredi ve ödemeler gözetilerek bu krediden dolayı davalının takip tarihi itibariyle borcu olup olmadığı hususunda aldırılan bilirkişi ek raporunun hükme esas alınmaya elverişli olduğu ve davalının sorumluluğunun Afyonkarahisar 5. İcra Dairesinin 2008/4286 takip numaralı dosyası bakımından 16.716,06 TL asıl alacak ile sınırlı olduğu, davacının alacaklı olduğu tutarın belirlenmesi yargılamaya muhtaç olup alacak likit kabul edilemeyeceği, davacının kötü niyetle icra takibi başlattığı sabit olmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, Afyonkarahisar 5. İcra Dairesinin 2008/4286 takip numaralı icra takibine davalı tarafından yöneltilen itirazın kısmen iptali ile 16.716,06 TL asıl alacağın davalıdan tahsili için takibin devamına, takibe konu edilen fazlaya ilişkin taleplerin ve tarafların tazminat taleplerinin reddine karar verilmiştir.
IV. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; kötü niyet tazminatının reddinin doğru olmadığını, davacının müvekkilinin imzası olmayan sözleşmelere ilişkin takip yaptığını, yargılama boyunca uzun süre belge ve bilgi vermediğini, müvekkiline ihtarname göndermediğini, dava tarihi nedeniyle %40 oranında kötü niyet tazminatına hükmedilmesi gerektiğini, sorumluluk tarihlerinin sona ermesinden sonra hesabın artı bakiye verdiğinin bilirkişi tarafından tespit edildiğini, müvekkilinin sorumluluğunun 06.02.2008 tarihi itibariyle sona erdiğini, müvekkilinin takipten önce temerrüde düşmediğinin bozma ilamı ile de belirtildiğini, müktesep hakların gözetilmediğini belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
- Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili amacıyla başlatılan takibe itirazın iptali istemine ilişkindir.
- İlgili Hukuk
2004 sayılı İcra İflas Kanunu'nun (2004 sayılı Kanun) 67 nci maddesi
- Değerlendirme
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
V. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davalı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,
03.05.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 17:11:26