Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
11. Hukuk Dairesi
Yargıtay Kararı
2022/3440
2023/2584
2 Mayıs 2023
MAHKEMESİ: Ticaret Mahkemesi
SAYISI: 2020/771 Esas, 2020/139 Karar
HÜKÜM: Davanın kabulü
Taraflar arasındaki istirdat davasından dolayı yapılan yargılaması sonucunda Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Mahkeme kararı, davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının davalı bankaya üç taksitte ödenmek üzere 34.426,52 TL borçlandığını, 21.03.2012 tarihinde 11.801,40 TL ve 25.03.2013 tarihinde 10.800,00 TL olarak öncekine mahsup edilmek üzere eksiksiz yatırdığını, borçlarını zamanında ödemesine rağmen 3 üncü taksit muaccel hale getirilerek müvekkili hakkında taşınır rehnin paraya çevrilmesi yolu ile takip başlatıldığını ve rehnin 22.500,00 TL bedelle satılarak nakde çevrildiğini, toplam hasılat nedeniyle oluşan gelirin borcu fazlasıyla karşıladığı ve borcu ödediği halde yeniden taleple icra takibinin devam ettirildiğini, müvekkilinin haksız icra takibi nedeniyle mağdur olduğunu belirterek fazlaya ait dava ve talep hakları saklı kalmak kaydıyla, İstanbul Anadolu 20. İcra Müdürlüğünün 2013/2076 E. sayılı dosyasından 9.942,66 TL'lik kısmı için borçlu olmadıklarının tespiti ile takibin iptali ile %20 tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II.CEVAP
Davalı davaya cevap vermemiştir.
III. MAHKEME KARARI
- İstanbul Anadolu 4. Tüketici Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiş, karar davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 13. Hukuk Dairesinin 08.04.2019 tarih, 2016/27891 E. ve 2019/4667 K. sayılı kararı ile mahkemece, öncelikle takibe konu kredi sözleşmelerinin niteliğinin tüketici kredisi mi yoksa genel kredi mi olduğu tespit edilerek, ardından tüketici işlemi olduğu kanaatine varılması halinde davanın esasına girilmesi aksi takdirde görevsizlik kararı verilmesi gerekirken, bu husus göz ardı edilerek eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olduğu gerekçesiyle karar bozulmuştur. Mahkemece görevsizlik kararı verilerek görevli Asliye Ticaret Mahkemesinde yargılamaya devam olunmuştur.
2.Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı banka tarafından davacı aleyhine rehnin paraya çevrilmesi yoluyla icra takibi başlatıldığı, rehnin paraya çevrildiği ve takibin bakiye üzerinden devam ettirildiği, davacının sorumlu olduğu borç miktarında fazla ödeme yaptığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, 10.493,93 TL'nin (9942,66 TL'sine dava tarihinden, 551,27 TL'sine ıslah tarihi olan 12.04.2016 tarihinden itibaren işleyecek) avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, davacının tazminat talebinin reddine karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen karara karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; ilk derece mahkemesince verilen kararın hüküm kısmında hataya düşüldüğünü, 10.493,93 TL'nin avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine şeklinde hüküm kurulmuşsa da hatalı şekilde karar verildiğini, davacıdan alınarak davalıya verilmesi şeklinde hüküm kurulması gerektiğini, son alınan bilirkişi raporunda davacının davalı bankaya 10.493,93 TL borcunun olduğunun tespit edilmesine rağmen hatalı karar verildiğini ileri sürerek kararın bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.
C. Gerekçe
- Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, davacı hakkında davalı banka tarafından başlatılan icra takibinde davacıdan fazla tahsilat yapıldığı talebine dayalı menfi tespit ve istirdat talebine ilişkindir.
- İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 2004 sayılı İcra İflas Kanun'nun 72 nci maddesinin yedinci fıkrası
- Değerlendirme
Mahkemece, öğretim görevlisi bilirkişiden alınan 04.06.2015 tarihli bilirkişi raporu ile davalı banka tarafından davacı aleyhinde başlatılan icra takibi nedeniyle davacının davalı bankaya borcunun kalmadığı tespiti yapılmış, 12.04.2021 tarihli bankacı bilirkişi tarafından hazırlanan ikinci bilirkişi raporunda ise davalı banka vekilince icra dairesinden rehin açığı belgesi talep edildiği ve 20.11.2013 tarihinde alacaklı banka vekiline 9.442,66 TL'lik rehin açığı belgesi verildiği, davacı ve davalı banka arasında imzalanan genel kredi sözleşmesi nedeniyle başlatılan icra takibinde davacıdan fazla tahsilat yapılmadığı tespit edilmiştir. Her iki rapordaki çelişkileri giderici mahiyette olan bankacı bilirkişi tarafından düzenlenen üçüncü bilirkişi raporunda ise davacı tarafından icra dosyasına ödenen 25.11.2014 tarihli tahsilat tarihinden sonra davacının davalı bankaya olan borç tutarının 10.493,93 TL olduğu belirlenmiştir. Bu durumda davacının, davalı bankaya borçlu olduğu sabit iken Mahkemece davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş, hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir.
V. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Mahkeme kararının BOZULMASINA,
Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine, Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,
02.05.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 17:12:07