Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

11. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

Yargıtay Kararı

Esas No

2021/8219

Karar No

2023/2567

Karar Tarihi

2 Mayıs 2023

MAHKEMESİ: İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi

SAYISI: 2019/1892 Esas, 2021/1162 Karar

HÜKÜM: Esastan ret

İLK DERECE MAHKEMESİ: Bakırköy 5. Asliye Ticaret Mahkemesi

SAYISI: 2015/1176 E., 2019/793 K.

Taraflar arasındaki saklama sözleşmesinden kaynaklı tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.

Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin mevzuatın izin verdiği mercilerden izin almak koşulu ile av silahı ve malzemelerin ticaretini yaptığını, dava dışı MYWAY GMBH isimli firmanın müvekkilinden sipariş ettiği 100 adet Safir marka yarı otomatik av tüfeğini 45.000,00 USD bedelle satışının kararlaştırıldığını, buna göre satışa konu tüfeklerin Almanya'ya ihraç edilip varma yerinde bedelinin alıcı tarafından ödeneceğini, müvekkilinin gümrük ve ihracat işlemleri için av tüfeklerini kolileyip serbest depo işleten davalının çalışanı ...'a belge karşılığı 23.12.2014 tarihinde teslim ettiğini ancak ürünlerin Almaya yerine Sudan'a gönderildiğinin belirlendiğini, 28.02.2014 tarihli ihtarla, 3 iş günü içerisinde ürünlerin veya bedeli olan 45.000,00 USD'nin iadesinin talep edildiğini, 24 gün sonra verilen cevabi ihtarla taraflar arasında yazılı sözleşme bulunmadığı ürünlerin 34 ... 07 plakalı araca teslim edilerek iade edildiğinin bildirildiğini, bu durumda ürünlerin teslim alındığı kabul edilmesine rağmen iade edildiğinin kanıtlanmadığını, saklayanın kendisine bırakılan taşınırı iade ile yükümlü olduğunu ileri sürerek 45.000,00 USD'nin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin olayla doğrudan bağlantısının olmadığını, müşteriden tahsil edilemeyen bedelin müvekkilinden tahsil edilmeye çalışıldığını, dava konusu olayda birden fazla kişi bulunmasına rağmen müvekkilinin bu kişiler ile bağlantısının bulunmadığını, emtiayı satanın davacı, alanın MYWAY GMBH olduğunu, ihraç edenin dava dışı Edge şirketi, satışın aracısının ise ... olduğunu, 23.12.2013 tarihli faturaya dayalı olarak alacak talep edilmesine rağmen malın satılmış olması nedeniyle davacının aktif dava ehliyetinin bulunmadığını, davacının emtia karşılığı 6.000,00 USD tahsil ettiğine ilişkin makbuz bulunduğunu müvekkili ile davacı arasında sözleşme ilişkisi bulunmadığını, davacının serbest depoya mal teslimine ilişkin talep ve beyanı bulunmadığını, emtianın depoya Edge .. Ltd. Şti. tarafından teslim edilmek istendiğini, ancak teslim edilmeye çalışılan emtianın silah niteliğinde olması nedeniyle gönderen firmanın temin ettiği 34... 07 plakalı araca emtianın iade edildiğini, bu nedenle müvekkilinin saklama yükümlülüğü altına girmediğini, müvekkilinin davacı ile dava dışı Edge Ltd. Şti. ve ... arasındaki sözleşmenin tarafı olmadığını, faturaya konu emtianın Edge Ltd. Şti. tarafından ihraç edilerek davacıya 6.000,00 USD ödendiğine ilişkin ... tarafından savcılığa verilen beyan bulunduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile taraflar arasında doğrudan kurulmuş bir saklatma sözleşme ilişkisi kurulmadığı, ürünlerin ihracat işlemine aracılık yapan ... tarafından davalıya ait antrepoya getirildiği ancak davalı tarafından silah cinsinden olması sebebiyle teslim alınmayarak ...'a iade edildiği ve adı geçen kişi tarafından yurt dışına satıldığı, ayrıca satış faturasının davacı tarafın ticari defterlerinde kayıtlı olmadığı, belirtilen hususlar gözetildiğinde taraflar arasında doğrudan bir ticari ilişki bulunmadığının kabulü gerektiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri

Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkilinin dava konusu ürünleri davalı çalışanına imza karşılığında teslim ettiğini, davalının da cevabi ihtarnamesinde, malları teslim aldığını ikrar ettiğini, saklama sözleşmesinin kurulması herhangi bir şekil şartına tabi olmadığından bu suretle sözleşmenin kurulduğunu, dosya kapsamından, davalının müvekkilinden teslim aldığı ürünleri müvekkilinin talimatı olmaksızın dava dışı Edge firmasına teslim ettiğinin sabit olduğunu, davalı, iddia ettiği şekilde ürünleri sehven teslim almış olsa dahi sorumluluktan kurtulabilmesi için ürünleri ya müvekkiline ya da bir tevdi mahalline iade etmesi gerektiğini, Mahkemenin, davalının teslim aldığı ürünleri ...'a teslim ettiğine ilişkin saptamasının da gerçeği yansıtmadığını zira adı geçenin ceza soruşturmasındaki ifadesinde, ürünlerin dava dışı Edge firmasına teslim edildiğini belirttiğini, ihracat gerçekleşmediğinden faturanın ticari defterlere kaydedilmemesinin olağan olduğunu nitekim bu hususun bilirkişi raporunda da belirtildiğini, Mahkemece, bilirkişi raporuna hangi gerekçeyle itibar edilmediğinin belirtilmediğini, müvekkilinden teslim aldığı ürünleri müvekkilinin talimatı olmaksızın üçüncü bir kişiye teslim eden davalının meydana gelen zarardan sorumlu olduğunu belirterek belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davaya konu tüfeklerin davacı tarafça fatura karşılığında Almanya'da mukim bir firmaya satıldığı, davacının düzenlediği faturada satışın FOB olduğu, faturaya göre, davacının söz konusu malları fatura karşılığında gümrük işlemlerinin yapılması ve ihraç edilmek üzere alıcıya veya onun görevlendirdiği kişiye teslim ettiği, bu kişinin de malları gümrük ve ihraç işlemlerinin tamamlanması için geçecek sürede muhafazası için davalıya ait depoya teslim ettiği, davacının düzenlediği faturada, davalı şirket çalışanının malların depoya konulmak üzere teslim alındığına dair imzası bulunduğu, davacı yanca malların bedeli talep edilmiş ise de faturada satış şekli FOB oluğundan satıcının gönderme yerine malı teslim etmekle mal üzerindeki mülkiyetini alıcıya devrettiği, davaya konu malların davalı deposuna teslim edilmesiyle beraber mal üzerindeki mülkiyet ve tasarruf haklarının alıcıya geçtiği, davacının davalıyla kendisi arasında saklama sözleşmesi kurulduğunu ispatlayamadığı, satıcı olan davacı ile davalı saklayan arasında doğrudan bir saklama sözleşmesi bulunmadığından, davalıdan malları veya bedelini talep etme hakkının alıcı olan firmaya ait olduğu, taraflar arasında saklama sözleşmesi kurulduğunun ispatlanamadığına dair mahkeme gerekçesinin isabetli olduğu gerekçesiyle başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Davacılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde belirtilen hususları tekrar etmiş, bunun yanında somut olayda, malın alıcıya teslim edildiğini kabule imkan bulunmadığını zira malın gümrükleme işlemi tamamlanamadan davalı tarafından üçüncü bir kişiye teslim edildiğini, zilyetlik devredilemediğinden malın mülkiyetinin halen müvekkilinde olduğunu, Bölge Adliye Mahkemesi gerekçesinin doğru olmadığını belirterek kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe

  1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Uyuşmazlık, saklama sözleşmesine aykırılıktan kaynaklanan tazminat istemine ilişkindir.

  1. İlgili Hukuk

  2. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri ve aynı Kanun'un 353 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin birinci ve ikinci alt bentleri.

  3. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun saklama sözleşmelerine ilişkin 561 inci v.d maddeleri.

  4. Değerlendirme

1.6100 sayılı Kanun'un "Duruşma Yapmadan Verilecek Kararlar" başlığını taşıyan 353 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin birinci alt bendiyle, Bölge Adliye Mahkemesince, incelenen mahkeme kararının usul veya esas yönünden hukuka uygun olduğunun anlaşılması halinde başvurunun esastan reddine karar verileceği düzenleme altına alınmış, aynı Yasa hükmünün ikinci alt bendinde ise, Bölge adliye mahkemesince, yargılamada eksiklik bulunmamakla beraber, kanunun olaya uygulanmasında hata edilip de yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmadığı takdirde veya kararın gerekçesinde hata edilmiş ise düzelterek yeniden esas hakkında karar verileceği belirtilmiştir.

  1. Anılan Yasa hükümlerinden açıkça anlaşıldığı üzere, Bölge Adliye Mahkemesince, başvurunun esastan reddine karar verilebilmesi ancak ilk derece yargılamasında usul ve yasaya hiçbir aykırılık bulunmayan hallerde söz konusu olabilecek olup İlk Derece Mahkemesi kararını eksik ya da hatalı bulan veyahut davanın esası hakkında farklı gerekçelerle bir karar verilmesi gerektiğine hükmeden Bölge Adliye Mahkemesinin, İlk Derece Mahkemesi kararını kaldırıp, esas hakkında yeniden hüküm kurması gerekmektedir. Aksi hal 6100 sayılı Kanun ile benimsenen istinaf sistemine aykırılık oluşturacağı gibi, İlk Derece ve Bölge Adliye Mahkemesi gerekçeleri arasında ve Bölge Adliye Mahkemesinin gerekçesi ve hükmü arasında çelişki oluşmasına da sebebiyet verebilecektir.

  2. Somut olayda, İlk Derece Mahkemesince, yazılı şekilde taraflar arasında saklama sözleşmesi kurulmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Karara karşı davacı yanca yapılan istinaf başvurusunu inceleyen Bölge Adliye Mahkemesince ise davacı tarafından düzenlenen faturada satım şeklinin "FOB" olarak belirtildiği, bu satım şeklinde, satıcının, malı gönderme yerine teslim etmesiyle birlikte malın mülkiyeti ile hasar ve yararı alıcıya geçtiği, somut olayda, davacı malı gönderme yerine teslim ettiğinden hasarı talep yetkisinin alıcı firmada olduğu gerekçesiyle başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Yukarıda yapılan özetten de anlaşıldığı üzere Bölge Adliye Mahkemesince, davanın esası hakkında İlk Derece Mahkemesinden tamamen farklı bir gerekçe ortaya konulmuş ve neticeten davanın ortaya konulan bu yeni gerekçe sebebiyle haksız olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Bu hale göre, Bölge Adliye Mahkemesince, İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılıp davanın esası hakkında ortaya konulan bu yeni gerekçe kapsamında yeniden hüküm tesis edilmesi gerekirken yazılı şekilde başvurunun esastan reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, Bölge Adliye Mahkemesi kararının resen bozulması gerekmiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle;

  1. Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının resen BOZULMASINA,

  2. Bozma sebep ve şekline göre davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik YER OLMADIĞINA,

Peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde ilgiliye iadesine,

Dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

02.05.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

cevapistinafkarartemyizvı.kararımahkemesiolmadığınamywayderece"fob"bozulmasına

Kaynak: karar_yargitay

Taranan Tarih: 25.01.2026 17:12:07

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim