Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
11. Hukuk Dairesi
Yargıtay Kararı
2021/8586
2023/2556
2 Mayıs 2023
MAHKEMESİ: Adana Bölge Adliye Mahkemesi 9.Hukuk Dairesi
Taraflar arasındaki ticaret unvanının terkini davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, Yargıtayca duruşma istemli olarak davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne, dava, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin ikinci fıkrası gereğince miktar veya değer söz konusu olmaksızın duruşmalı olarak incelenmesi gereken dava ve işlerin dışında bulunduğundan duruşma isteğinin reddine karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacılar vekili dava dilekçesinde; davalının 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) 52 nci ve 55 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) dört bendine aykırı faaliyette bulunduğunu, CEHA ibaresinin müvekkilinin isim ve unvanı olduğunu, davalının hiç bir şekilde mantıklı açıklama olmadan bu ibareyi kullandığını, bu durumu örtmek için gümrükleme ve gemi acenteliği ibarelerini kullandığını ileri sürerek davalının davacıların ortak unvanı olan ''CEHA'' ibaresini haksız kullandığının tespiti, haksız kullanımının yasaklanarak bu ibarenin unvandan çıkarılması ve Ticaret Sicil Gazetesi'nde ilanına karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; dürüstlüğe aykırılığın bulunmadığını, haksız kullanımın olmadığını, unvanın müvekkili şirketin sahibi olan Cengizhan'ın ''CE'' ve ''HA''sından oluştuğunu, müvekkili firma ile davacı firma arasındaki faaliyet konusunun ve niteliğinin de ayrı olduğunu ve müvekkilinin isim benzerliği olmaması adına şirket isminin başına Mersin ibaresini eklediğini savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı ...Ş. ile davalının iş alanı, çalışma, amaç ve konularının farklı olduğundan davacı ...Ş. yönünden davanın aktif husumet yokluğu nedeniyle davanın reddine, diğer davacı yönünden ise; davacı ... Lojistik ile davalı şirketin ticaret unvanının ayırt edici kısmının "CEHA" ibaresi olduğu, davacı ... Lojistik San. ve Tic. Ltd. Şti.'nin '' CEHA'' ünvanını ilk defa 14.12.2012 yılında sicile kayıt ettirdiği, davalı tarafın ise, aynı ibareli ticaret unvanını 27.09.2017 günü ticaret sicile kayıt ettirdiği, çalışma, amaç ve konularının benzer olduğu, rekabet içerisinde oldukları gözetildiğinde; davalının ticaret unvanında ''CEHA'' ibaresini haksız olarak kullandığının tespiti ile bu haksız kullanımın yasaklanmasına, ''CEHA'' ibaresinin davalının ticaret ünvanından çıkartılması ile ticaret sicilinden silinmesine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacının 6102 sayılı Kanun'un 52 inci maddesine göre ticari dürüstlüğe aykırı kullanıma dayalı olarak dava açtığını ancak hiç bir delil olmadan ve ispatlanamadığı halde davanın kabul edildiğini, müvekkili firmanın eyleminin ne 6102 sayılı Kanun'un 52 nci maddesine ne de aynı Kanun 55 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) dört bendini ihlal eder nitelikte olmadığı halde, Mahkemenin kabul kararının yerinde olmadığını, kabul kararının ortadan kaldırılması gerektiğini, amaç ve konuların benzer olduğunun belirtildiği ancak benzer olmadığını, müvekkili firmanın unvanına dikkat edildiğinde ikinci kelimesinin farklılık gösterdiğini, unvan benzerliği veya iki firmanın birbirleri ile karşılaştırılmasının söz konusu olmadığını, davacının müvekkilinin aykırı kullanımını ispat etmediğini, aykırı kullanımın da söz konusu olmadığını, müvekkili firmanın unvanının "CEHA" olarak tespit etmesinin amacının davacı firmanın unvanı ile benzerlik yaratma amacını taşımadığını, firmanın sahibinin adının Cengiz Han Polat olduğunu, şirketin adını da Cengiz'in CE ve ikinci ismi Han'ın HA ibaresinden alarak CEHA olarak belirlendiğini, unvana Mersin ibaresinin eklendiğini, müvekkilinin kusurunun bulunmadığını belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile somut olayda her iki şirketin ticaret unvanında ayırt edici unsurun "CEHA" ibaresi olduğu, davalı şirketin ticaret unvanına bu ayırt edici unsurun yanına ek unsur olarak aldığı kabul edilen diğer ibarelerin esasen ticaret unvanının ayırt edici eki niteliğinde olmayıp, faaliyet konusuyla ilgili ek niteliğinde bulunduğundan ve iltibasa yol açtığından İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmesinin yerinde olduğu gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı temsilcisi temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü hususları tekrar ederek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
- Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, ticaret unvanın terkini istemine ilişkin olup, unvan terkini koşullarının oluşup oluşmadığı uyuşmazlık konusudur.
- İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 114 üncü maddenin birinci fıkrasının h bendi, 115 inci maddesi, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) 52 nci maddesi ve aynı Kanun'un 55 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) dört bendi.
- Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve Kanuna uygun olması ve temyiz edenin sıfatına göre davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
02.05.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 17:12:07