Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

11. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

Yargıtay Kararı

Esas No

2021/8760

Karar No

2023/2537

Karar Tarihi

27 Nisan 2023

MAHKEMESİ: Ticaret Mahkemesi

SAYISI: 2021/582 E., 2021/770 K.

HÜKÜM: Usulden reddine

Taraflar arasındaki menfi tespit davasının bozma ilamına uyularak yapılan yargılaması sonucunda Mahkemece davanın usulden reddine karar verilmiştir.

Mahkeme kararı Yargıtayca duruşma istemli olarak davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Duruşma için belirlenen 25.04.2023 günü hazır bulunan bir kısım davacılar ... , ..., ..., Teknotel vekili Av. ... ile davalı vekili Av. ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü.

I. DAVA

Davacılar vekili dava dilekçesinde, davalı TMSF'nin ülkenin tüm bankalarına, tapu sicil müdürlüklerine ve davacıların varlıklarının bulunabileceği yerlere 27.11.2015 günü, 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsili Usulü Hakkındaki Kanun'un 13, 62 ve 79 uncu maddeleri uyarınca ihtiyati haciz uygulandığını belirten yazılar gönderdiğini, davacıların tamamının Fona devredilmiş herhangi bir bankanın hissedarı ya da hakim ortağı olmadığı gibi yine yönetimi Fona devredilmiş herhangi bir bankadan kredi de kullanmadıklarını, davacı gerçek kişilerin kurmuş oldukları Kablonet A.Ş. hisselerinin %44'ünün Avrupa Amerika Holding A.Ş. tarafından satın alınması karşılığında davacıların para edindiğini, davacı şirketin Kablonet A.Ş.'ne sözleşme karşılığında verdiği hizmet ve işler için Kablonet A.Ş.'nden bedeller tahsil ettiğini, bankadan kredi kullanan ticari şirketlerin yaptırdığı iş ve hizmetin karşılığını ödemesinin hileli bir davranış olmadığı gibi kredi müşterisi olan ticari şirketle iş yapan gerçek ve tüzel kişilerin Fon alacağı borçlusu sayılamayacağını, borcun kaynağı ve doğumu açısından da davacılardan dava konusu tutarın talep edilmesinin hukuka uygun olmadığını ileri sürerek; davalı tarafından 6183 sayılı Kanun’un 13, 62 ve 79 uncu maddeleri gereğince uygulanan ihtiyati haciz nedeniyle davacı gerçek kişilerin her birinin 17.255.567,00 TL, davacı tüzel kişinin 51.977.462,00 TL davalıya borçlu olmadığının ve davalının, davacılardan talep edebileceği fon alacağının bulunmadığının tespitine karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde, davacı Teknotel A.Ş. (Eski Unvanı Ere Enerji)’nin Türk Telekom A.Ş. ile imzaladığı 24.04.1997 ve 18.02.1998 tarihli sözleşmelerden doğan haklarını sözleşmeden hemen sonra kurulan ve davacı şirket ile aynı ortaklık yapısına sahip dava dışı Kablonet A.Ş.'ne aralarında yaptıkları taşeronluk sözleşmesi ile devrettiğini, daha sonra Kablonet A.Ş. tarafından İktisat Bankası T.A.Ş.'den çeşitli krediler kullanılarak davacı şirketin hesabına aktarıldığını, Kablonet A.Ş.’ne kullandırıldıktan sonra davacı şirkete aktarılan bu kredilere ilişkin davacı şirket ile ortakları davacı gerçek kişilerin şahsi kefaletleri dahi alınmadığı, kredilerin teminatsız ve kefilsiz olarak kullandırıldığı, bu nedenle davacı şirkete aktarılan bu kredilerin daha sonra fon alacağına dönüştüğünü, bu kredilerden, mülga 4389 sayılı Bankalar Yasası'nın 15 inci maddesinin yedinci fıkrasının (b) bendi ve 5411 sayılı Bankacılık Yasası'nın 134 üncü maddesi gereğince davacı şirketin "edinen" sıfatıyla sorumlu olduğunu, davacı gerçek kişiler yönünden ise dava dışı Kablonet A.Ş.'nin ortakları davacı gerçek kişilerin, şirketteki %44'lük paylarını, krediyi veren banka hâkim ortağı Avrupa Amerika Holding A.Ş. ile aralarında yaptıkları 14.07.2000 tarihli sözleşme ile adı geçen şirkete sattıklarını, adı geçen şirketin Trade Deposit Bank Ltd'den kullandığı 22.500.000,00 USD kredinin ise davacı gerçek kişilerin hesabına aktarıldığını, söz konusu bankanın Fona devri nedeniyle kullandırılan bu kredinin de Fon alacağına dönüşmesi nedeniyle davacı gerçek kişilerin de anılan yasa gereği "edinen" sıfatıyla sorumlu olduklarını, davacıların sorumluluğuna ilişkin TMSF Fon Kurulu'nun 26.11.2015 tarih ve 2015/280 karar sayılı kararının alındığını, fon alacağının amme alacağı olması nedeniyle davacılar hakkında 6183 sayılı Yasa gereği takip başlatıldığını savunarak davanın reddini istemiştir.

III. MAHKEME KARARLARI, BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ

A. Mahkemece Verilen (İlk) Karar

Mahkemece 24.01.2019 tarih, 2016/1199 E. ve 2019/23 K. sayılı kararı ile davanın kabulüne karar verilmiş, davalı vekilince temyiz edilmiştir.

B. (Birinci) Bozma Kararı

Dairemizin 20.05.2021 tarih, 2020/5284 E. ve 2021/4287 K. sayılı kararıyla uyuşmazlık bakımından idari yargının görevli olduğuna işaret edilerek bozulmuştur.

C. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar

Mahkemenin 21.10.2021 tarih, 2021/582 E. ve 2021/770 K. sayılı kararı ile somut uyuşmazlığın görüm ve çözüm yerinin idari yargı mercileri olduğu anlaşıldığından davanın yargı yolu dava şartı yokluğu nedeni ile usulden reddine karar verilmiştir.

VI. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Davacılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; davanın menfi tespit davası olduğunu, adli argının görevli olduğunu, bir önceki bozma ile usulü müktesep hak oluştuğunu, belirterek kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe

  1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Uyuşmazlık,TMSF Fon Kurulu'nun 26.11.2015 tarih ve 2015/280 karar sayılı kararının sonuçlarının ortadan kaldırılması istemine ilişkindir.

  1. İlgili Hukuk

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 114 üncü maddesi ve 6183 sayılı Kanun’un 13, 62 ve 79 uncu maddeleri.

  1. Değerlendirme

Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına göre, davacılar vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

V. KARAR

Açıklanan sebeplerle;

Davacılar vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,

Takdir olunan 8.400,00 TL duruşma vekalet ücretinin davacılardan alınarak davalıya verilmesine,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,

Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,

27.04.2023

tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

sürecibozmadancevapkarartemyizyargılamamahkemev.onanmasınasonrakikararlarıbozma

Kaynak: karar_yargitay

Taranan Tarih: 25.01.2026 17:12:44

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim