Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
11. Hukuk Dairesi
Yargıtay Kararı
2021/8828
2023/2509
27 Nisan 2023
MAHKEMESİ: Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi
SAYISI: 2020/1882 Esas, 2021/1427 Karar
HÜKÜM: Ret
İLK DERECE MAHKEMESİ: Gebze Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI: 2018/491 E., 2020/22 K.
Taraflar arasındaki genel kurul kararının yoklukla malul olduğunun tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, Yargıtayca duruşma istemli olarak davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Duruşma için belirlenen 25.04.2023 günü hazır bulunan davacılar vekili Av. ..., davalı vekilleri Av. ... ile Av...... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü.
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkillerinin davalı şirkette pay sahibi olduklarını, 12.01.2015 tarihli çağrısız olağanüstü genel kurul toplantısına katılmadıklarını, şirketin genel kurul karar defterinde aynı tarihli ve birbirinden farklı iki genel kurul toplantı tutanağının bulunmasının hayatın olağan akışına uygun olmadığını ileri sürerek anılan genel kurul toplantısının ve bu toplantıda alınan kararların yoklukla malul olduğundan bahis ile hükümsüzlüğüne ve geçersizliğinin tespitine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacıların imzalarının hazır bulunanlar listesinde yer aldığını, davacıların genel kurula katıldıklarını, davacıların yokluklarını ileri sürdükleri genel kurul toplantısı sırasında davacılardan ...'ın yönetim kurulu üyesi, ...'ın ise icra kurulu başkanı ve teknik genel müdür olmasına ve yokluklarını ileri sürdükleri genel kurul kararında hükme bağlanan sermaye artırımı doğrultusunda sermaye taahhüdünde bulunup bu taahhüdü ödeme yaparak yerine getirmelerine rağmen huzurdaki davayı ikame etmek bağlamında hiçbir hukuki menfaate sahip olmadıklarını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacıların genel kurul toplantısına katıldıkları ve hazirun cetvelini imzaladıkları, toplanacak delillerden davacıların toplantıya katılmadıkları ve toplantıya katılmadıkları halde sonradan tutanağı imzaladıklarının sabit olması halinde dahi yokluk gerektiren hususun öğrenilmesinden sonra uzun süre sessiz kalıp dava açmayan ilgililer yönünden davacıların iyi niyetli olup olmadıklarının değerlendirilmesi gerektiği, davacıların toplantıda alınan kararlara sonradan imza atarak onayladıkları ayrıca davacı ...'ın genel kurulda alınan karar doğrultusunda sermaye artışına ilişkin ödemeyi de yaptığı, yani yok hükmünde olduğu belirtilen genel kurulda alınan kararı da yerine getirdiği, davacıların genel kurul toplantısından 3 yıl sonra dava açtıkları hususları birlikte nazara alındığında, davacıların yokluğu ileri süremeyecekleri gerekçesi ile sübut bulmayan davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkillerinin hazirun cetvelindeki imzalarına ilişkin dosyada mevcut bilirkişi raporunun eksik inceleme ürünü olduğunu, bilirkişi raporunun Adli Tıp Kurumundan (ATK) alınmış ve heyetçe düzenlenmiş olmasının ona üstünlük sağlamayacağını, çünkü Adli Tıp Kurumu Fizik İhtisas Dairesinin imza incelemesinde son merci olarak kabulü hususunda yasal bir düzenleme bulunmadığını, imza incelemesi dışındaki hiçbir delili değerlendirmediğini, bilirkişi ücretinin davacılar tarafından ödenmesine ara karar ile hükmedildiğini ileri sürerek yerel Mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile çağrısız genel kurul kararının 05.03.2015 tarihli Ticaret Sicil Gazetesi'nde yayımlandığını, davacılardan ...'ın genel kurulda alınan karar doğrultusunda sermaye artışına ilişkin ödemeyi yapmış olmasına, hazirun cetvelindeki imzaların davacıların elinin ürünü olduğunun tespit edilmesine, eldeki davanın ise 27.06.2018 tarihinde, genel kurul toplantısı tarihinden 3 yıldan fazla bir süre geçtikten sonra açılmış olmasına göre; davacıların dava açma hakkının düştüğü, İlk Derece Mahkemesince verilen kararın usul ve yasaya uygun olduğu, davacılar vekilinin ileri sürdüğü istinaf nedenlerinin yerinde olmadığı, kabule göre de; davanın 11.02.2019 tarihli duruşmasında; “2 1 Nolu ara karar yerine geldikten sonra dosyanın İstanbul ATK Fizik İhtisas Dairesine gönderilerek davaya konu 12.01.2015 tarihli olanüstü genel kurul toplantı tutanağı ve hazirun cetvelindeki imzaların davacılara ait olup olmadığının tespitinin istenilmesine, masrafın davacı tarafça karşılanmasına,” karar verilmiş olup, davacılar vekilinin 06.03.2019 tarihinde dosyaya 1.000,00 TL gider avansı yatırdığı, 24.09.2020 tarihli reddiyat banka ödeme makbuzuna göre ATK faturasının 1.000,00 TL tutarlı gider avansından ödendiği halde incelenen kararın hüküm fıkrasının 4 nolu bendinde "Dosya içinde bulunan 18.10.2019 tarihli 835,00 TL tutarlı ATK faturasının suçüstü ödeneğinden ödenmesine," denildikten sonra 5 nolu bendinde; "Suçüstü ödeneğinden ödenmesine karar verilen 835,00 TL'nin davacılardan müştereken ve müteselsilen alınarak Hazineye irat kaydına," şeklinde hüküm verilmesi doğru değil ise de; bu yanılgılı uygulamanın giderilmesinin yargılamanın yenilenmesini gerektirmediği, hüküm fıkrasındaki bu eksikliğin istinaf aşamasında yeniden esas hakkında karar verilerek giderilebileceği gerekçesiyle davacı tarafın istinaf talebinin kabulüne, kararın kaldırılmasına, davanın reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesindeki sebeplerle kararı temyiz etmiştir.
C. Gerekçe
- Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, genel kurul kararının yoklukla malul olduğunun tespiti istemine ilişkindir.
- İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
- Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacılar vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Takdir olunan 8.400,00 TL duruşma vekalet ücretinin davacılardan alınarak davalıya verilmesine,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
27.04.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 17:12:44