Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
11. Hukuk Dairesi
Yargıtay Kararı
2021/8601
2023/2503
27 Nisan 2023
MAHKEMESİ: İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi
SAYISI: 2019/1060 Esas, 2021/1717 Karar
HÜKÜM: Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ: İstanbul 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI: 2015/758 E., 2018/679 K.
Taraflar arasındaki menfi tespit davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Mahkeme kararı, Yargıtayca duruşma istemli olarak davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Duruşma için belirlenen 18.04.2023 günü hazır bulunan davacılar vekili Av. ... ile davalı vekili Av. ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü.
I. DAVA
1.Davacı ... vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin 2014 yılının Kasım ve Aralık aylarında KKTC'de bulunan bir otelde kumar oynarken kuponunun bitmesi üzerine yeni kupon alımı amacıyla kredi kartından para çekilememesi sebebiyle boş senetler üzerine imza atarak kupon aldığını, takip eden gün içerisinde internet bankacılığı kanalı ile kupon bedellerini ödediğini ancak senetleri iade almayı unutarak Türkiye'ye döndüğünü, müvekkili aleyhine hiç tanımadığı davalı tarafından 500.000,00 usd bedelli iki adet senet alacağından dolayı icra takibi başlatıldığını, senetlerin kumar borcu için verildiğini ileri sürerek müvekkilinin borçlu olmadığının tespitine, dava konusu miktarın %20'sinden aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
- Davacı ..., 03.07.2020 tarihinde vefat etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin KKTC vatandaşı ve avukat olduğunu, 2013 yılında tavsiye üzerine gelen davacı ile müvekkilinin ofisinde görüşmeler yapıldığını, davacının KKTC'de büyük bir yatırım yapmak için danışmanlık hizmeti almak istediğini söylemesi üzerine davacı ile 1.000.000 USD meblağ karşılığında anlaştıklarını, süreçten vazgeçmesi halinde dahi kararlaştırılan bu tutarın ödeneceğinin kararlaştırıldığını, davalının yaşadığı sağlık sorunları nedeniyle yazılı sözleşmenin yapılamadığını, müvekkilinin ödeme konusunda kaygısı olduğunu paylaşması üzerine davaya konu senetlerin davacı tarafından düzenlenerek verildiğini, daha sonra davacının bu yatırımdan ve ortaklıktan vazgeçtiğini, davacının dayandığı olayların tümünün gerçek dışı olduğunu savunarak davanın reddine, müvekkili lehine alacağın %20'si oranında tazminatın davacıdan alınarak davalıya verilmesine karar verilmesini istemiştir.
2.Davalı vekili 11.04.2018 tarihli tamamen ıslah edilmiş cevap dilekçesinde; davacının kumar borcu iddiası ile açtığı menfi tespit davasındaki iddiaları kabul etmediklerini, davacının gerçek borcunu inkâr için bu davayı açtığını, kumar borcu iddiasına dayalı davada ispat yükünün davacıya düştüğünü savunarak davanın reddine ve müvekkili lehine alacağın %20'si oranında tazminata karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davada ispat yükünün kural olarak senedin bedelsiz olduğunu iddia eden tarafa ait olduğu, davalının bonoların ihdas nedenini tâlil ettiği, ispat yükünün dava konusu bonoların proje sürecinin sonuna kadar üstlendiği masraflar ve sürecin bütününe dair vereceği danışmanlık hizmetine karşılık düzenlendiğini savunan davalıya ait olduğu, savunmasını yazılı deliller ile kanıtlanması gerektiği, yazılı delil sunamadığı, delilleri arasında ayrıca ve açıkça yemin deliline de başvurmadığından yemin teklif etme hakkının da hatırlatılmadığı, savunmasını ispatlayamadığı, davalının icra takibine girişmekte kötüniyetli olduğunun ispat edilemediği gerekçesiyle davanın kabulüne, takibe konu bono nedeni ile davacının davalıya borçlu olmadığının tespitine, davacının kötü niyet tazminat talebinin reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
1.Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkilinin tanık dinletme talebinin reddinin hatalı olduğunu, davada gerekmediği halde bilirkişi incelemesi yapıldığını ve bilirkişi raporunun tamamen hukuki yorum içerdiğini, itiraza rağmen mahkemece hükme esas alındığını, tahkikatın bittiği oturumda sözlü yargılamaya geçilip sözlü yargılama için ayrı bir duruşma günü verilmeyerek sözlü yargılama usulüne aykırı davranıldığını ileri sürerek, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.
2.Davacı vekili katılma yoluyla istinaf dilekçesinde özetle; kötü niyet tazminatının reddine dair kararının hatalı olduğunu ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararı ile davada ispat yükünün kural olarak davacı tarafa ait olduğu, ancak dava konusu bonoların davacının Kıbrıs'a yapacağı yatırıma ilişkin verilecek danışmanlık hizmetine karşılık alındığı yönündeki davalı savunması karşısında bonoların ihdas nedeni tâlil edilmiş olduğundan ispat yükünün yer değiştirerek davalı tarafa ait olduğu, davalının belirtilen savunmasını kesin delillerle kanıtlaması gerektiği, ancak dosyaya bu yönde delil sunulmadığı gerekçesiyle davanın kabulü ve davalının kötü niyetle icra takibi başlattığı ispat edilemediğinden davacının kötü niyet tazminatı talebinin reddi kararının isabetli olduğu ile taraf vekillerinin istinaf talebinin esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf aşamasında davacının vefat ettiğini, bu hususun istinaf incelemesini yapan mahkemeye mirasçılarca bildirilmediğini, mirasın ret ya da kabul edilip edilmediği, mirasçıların davayı takip edip etmediğinin belirlenmediğini, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 55 nci hükmünün uygulanmadığını, davanın esasına etki edecek önemde olan tanık delilinin İlk Derece Mahkemesince reddedildiğini, kumar borcu iddiası ile açılan menfi tespit davalarında davacının tanık dinletmesinin yasak olduğunu, müvekkilinin dinletebileceğini, savunma hakkının ihlal edildiğini, taraflar arasındaki hukuki ilişkinin nitelendirilmesi amaçlı olarak bilirkişi incelemesine karar verildiğini, rapora itirazlarının değerlendirilmediğini ileri sürerek arz edilen ve re'sen gözetilecek sebeplerle kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
- Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, bonoya dayalı menfi tespit istemine ilişkindir.
- İlgili Hukuk
2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 72 nci maddesi, 4072 sayılı Türk Medeni Kanunu (4072 sayılı Kanun) 28 inci maddesinin birinci fıkrası
- Değerlendirme
1.Dava devam ederken taraflardan birinin ölmesi halinde, 4072 sayılı Kanun'un 28 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ölen kişinin taraf ehliyeti son bulur ise de mirasçıları da ilgilendiren, mirasçıların malvarlığı haklarını etkileyen davalar tarafın ölümü ile konusuz kalmaz. Bu durumda ölen tarafın mirasını reddetmeyen mirasçılarının davayı mecburi dava arkadaşı olarak hep birlikte takip etmeleri gerekir.
2.Taraf teşkili dava şartı olup, davanın her aşamasında mahkemece kendiliğinden dikkate alınması gerekmektedir.
3.Somut olayda, davacının istinaf yargılaması aşamasında, 03.07.2020 tarihinde vefat ettiği, Bölge Adliye Mahkemesince davacının mirasçıları davaya dahil edilmeden, ölü kişi hakkında hüküm kurulduğu görülmektedir.
- O halde, Bölge Adliye Mahkemesince davacının mirasçıları davaya dahil edilerek taraf teşkili sağlandıktan sonra istinaf nedenleri ve kamu düzenine ilişkin hususlar değerlendirilerek bir karar verilmesi gerekirken, taraf teşkili sağlanmaksızın ve ölü kişi hakkında yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz olup Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulması gerekir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
-
Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
-
İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Bozma sebebine göre davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına,
Takdir olunan 8.400,00 TL duruşma vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
Peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde ilgiliye iadesine,
Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı verene Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
27.04.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 17:12:44