Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
11. Hukuk Dairesi
Yargıtay Kararı
2021/8673
2023/2497
26 Nisan 2023
MAHKEMESİ: Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
SAYISI: 2021/261 Esas, 2021/1151 Karar
HÜKÜM: Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ: Ankara 14. Tüketici Mahkemesi
SAYISI: 2019/24 E., 2020/357 K.
Taraflar arasındaki tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, Yargıtayca duruşma istemli olarak davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Duruşma için belirlenen 25.04.2023 günü hazır bulunan davacılar vekili Av. ... ile davalı vekili Av. ... ve ihbar olunan Mapre Sigorta vekili Av. ..... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü.
I. DAVA
Davacılar vekili dava dilekçesinde; 13.12.2018 tarihinde meydana gelen yüksek hızlı tren kazasında trende yolcu olarak bulunan müvekkillerinin murisinin vefat ettiğini, basına yansıyan haberlere göre kazanın sinyalizasyon sisteminin bulunmamasından kaynaklandığını, mirasçıların destekten yoksun kaldığını, mirasçılardan ...’in Tıp Fakültesi 1 inci sınıf öğrencisi olduğunu, 25 yaşına kadar destekten istifade edeceğini, ...’nin özel kolej öğrencisi olduğunu, ileride üniversite eğitimi alacağının, dolayısıyla 25 yaşına kadar destekten istifade edeceğinin kabulünün gerektiğini, uzman doktor olarak çalışan murisin özel hastaneden aldığı ücretin sıra işyeri hekimliğinden de kazanç elde ettiğini, toplamda aylık 22.000,00 TL net gelirinin bulunduğunu ileri sürerek şimdilik her bir davacı için 10,00’ar TL destekten yoksun kalma tazminatının, 10,00 TL cenaze ve taziye giderinin, davacı eş için 200.000,00 TL, davacı çocuklar için 150.000,00’er TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte tahsilini talep etmiştir. Davacı vekili, bedel artırım dilekçesi ile müvekkili Döndü için 1.244.211,65 TL’nin, ... için 275.129,29 TL’nin, ... için 153.479,31 TL’nin, cenaze gideri olarak 700,00 TL’nin 13.12.2018 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte tahsilini istemiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; kazada müvekkilinin ve çalışanlarının kusurunun bulunmadığını, davanın idari yargı yerinde açılması gerektiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile taşıyıcının kazanın kendisinin veya yardımcılarının en yüksek özeni göstermelerine rağmen, kaçınamayacakları ve sonuçlarını önleyemeyecekleri bir sebepten ileri geldiğini ispat edebilirse sorumluluktan kurtulabildiği, kusurun tamamen başka birinde olmasının sonucu değiştirmediği, davalının zararı tazminden sonra kimi sorumlu buluyorsa ona rücu edebileceği, murisin davalının işlettiği trende yolcu olup murise atfı kabil bir kusurun bulunmadığı, bu haliyle her ne kadar davalı tarafından kusur raporu alınması talep edilmiş ise de; davalının 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) 914 üncü maddesi gereğince meydana gelen kaza nedeniyle kusursuz sorumlu olması gerektiği sonuç ve vicdani kanaatine ulaşılmakla davalının kusur raporu alınması yönündeki talebinin kabul edilmediği gerekçesiyle davanın kabulüne, davacılardan ... için 1.244.211,65 TL maddi tazminatın 200.000,00 TL manevi tazminatın 13.12.2018 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, 700,00 TL cenaze giderinin dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacı ...'a ödenmesine, davacılardan ... için 275.129,29 TL maddi tazminatın 150.000,00 TL manevi tazminatın 13.12.2018 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, davacılardan ... için 153.479,31 TL maddi tazminatın 150.000,00 TL manevi tazminatın 13.12.2018 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; mahkemenin kusur raporu alınması talebini reddetmekle tazminattan kurtulmaya imkan sağlayan delile ulaşılmasını engellediğini, müvekkilinin sadece yük ve yolcu taşımacılığı yapmak üzere kurulduğunu, Türkiye Cumhuriyeti Devlet Demiryolları İşletmesi Genel Müdürlüğünün (TCDD İşletmesi Genel Müdürlüğü) demiryolu altyapısını kullandığını, soruşturma dosyasına ve başka dava dosyalarına sunulan bilirkişi raporlarında kazanın altyapı işletmesinden kaynaklandığının belirtildiğini, altyapı işletmesinden de TCDD İşletmesi Genel Müdürlüğünün sorumlu olduğunu, kazanın müvekkilinin ve çalışanlarının en yüksek özeni göstermelerine rağmen kaçınamadıkları ve sonuçlarını önleyemedikleri kök nedenlerden doğduğunu, makas tanziminin TCDD İşletmesi Genel Müdürlüğü çalışanları olan tren teşkil memurlarınca yapılması gerektiğini, bordrodaki resmî ücret üzerinden hesaplama yapılabileceğini, banka hesap dökümlerinin incelenerek maaşın tespit edilmediğini, kamu hastanesi çalışanının maaşının esas alınamayacağını, aktif çalışma hayatının 60 yaşına kadar olan süre şeklinde tanımlandığını, 65 yaşın hitamına kadar sürdüğü kabul edilerek yapılan hesaplamanın doğru olmadığını, lise öğrencisi davacının yüksek öğrenim göreceğinin ağırlıklı ihtimal olarak kabul edilemeyeceğini, fahiş miktarda manevi tazminata hükmedildiğini ileri sürerek kararın kaldırılmasını istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalının taşıma faaliyetini yürütürken demiryolu altyapısını kullandığı TCDD İşletmesi Genel Müdürlüğü'nün, demiryolu tren işletmecisi konumundaki davalının yardımcısı olduğu, dolayısıyla davalının tüzel kişilik kazandığı 17.06.2016 tarihinden sonraki olaylarda, ister demiryolu altyapısı ister taşıma hizmeti kusurundan meydana gelsin, yolcuların taşıma nedeniyle uğradığı zararlarda, yolculara karşı davalının sorumlu olacağı, şartları var ise TCCD Genel Müdürlüğüne rücu edebileceği, murisin Konya İlinde çalıştığı nazara alınarak Konya İl Sağlık Müdürlüğü tarafından bildirilen emsal ücretin esas alınması suretiyle destek hesabı yapılmasında bir isabetsizlik görülmediği, Türk Tabipler Birliğinin dosyaya sunulan 13.02.2019 tarihli yazısında davacı konumundaki bir kişinin aktif olarak 72 yaşına kadar çalışabileceğinin bildirildiği, desteğin aktif çalışma yaşının ne olacağının belirlenmesi bakımından yapılan araştırmanın sonucuna göre somut uyuşmazlıkta 65 yaş sınırının esas alınacağı, davacı ...’nin yüksek öğrenim görmesinin ağırlıklı ihtimal dahilinde olduğu kabul edilerek, 25 yaşına kadar destek alacağı dikkate alınmak suretiyle destek tazminatı hesaplanması gerektiği, manevi tazminat miktarlarının da olay tarihindeki paranın satın alma gücü, tarafların sosyal ve ekonomik durumları, murisin kusursuz oluşu nazara alındığında uygun görüldüğü gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; geçmişe yürümezlik ilkesinin ihlal edildiğini, Bölge Adliye Mahkemesinin kaza tarihinde yürürlükte olmayan yönetmeliği uyuşmazlığa uyguladığını, yönetmelik kapsamında 6102 sayılı Kanun’a aykırı düzenlemeler bulunduğunu, bilirkişi incelemesi yapılmayarak hukuki dinlenilme hakkının ihlal edildiğini, taşıyıcının sorumluluğunun kusursuz sorumluluk hali olmayıp bir kusur sorumluluğu niteliği taşıdığını, müvekkilinin sorumsuzluğunu ispatlamak için ihtiyaç duyduğu delile erişim hakkının engellendiğini, TCDD İşletmesi Genel Müdürlüğünün ayrı bir tüzel kişiliğinin bulunduğunu, müvekkili ile farklı görev tanımlarına sahip olduğunu, müvekkilinin yardımcı kişisi olarak adlandırılamayacağını, taşıyıcının kusuru ile TCDD İşletmesi Genel Müdürlüğünün faaliyet alanına ilişkin kusurların belirlenmesinin gerektiğini, bordrodaki resmî ücret üzerinden hesaplama yapılabileceğini, banka hesap dökümlerinin incelenerek maaşın tespit edilmediğini, kamu hastanesi çalışanının maaşının esas alınamayacağını, aktif çalışma hayatının 60 yaşına kadar olan süre şeklinde tanımlandığını, murisin yaptığı iş gözetildiğinde 65 yaşına kadar sürdüğü kabul edilerek yapılan hesaplamanın doğru olmadığını, lise öğrencisi davacının yüksek öğrenim göreceğinin ağırlıklı ihtimal olarak kabul edilemeyeceğini, kusur tespiti yapılmadan manevi tazminata hükmedilemeyeceğini, manevi tazminatın fahiş tutarda belirlendiğini, Bölge Adliye Mahkemesinin gerekçeyi değiştirdiği halde esastan ret kararı vermesinin usul ve yasaya aykırılık taşıdığını ileri sürerek kararın kaldırılmasını istemiştir.
C. Gerekçe
- Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.
-
İlgili Hukuk
-
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
-
6102 sayılı Kanun'un 914 üncü maddesi.
-
Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
- Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Takdir olunan 8.400,00 TL duruşma vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacılara verilmesine,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
26.04.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 17:14:08