Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
11. Hukuk Dairesi
Yargıtay Kararı
2021/5518
2023/2496
26 Nisan 2023
MAHKEMESİ: Ticaret Mahkemesi
SAYISI: 2019/399 Esas, 2020/48 Karar
HÜKÜM: Ret
Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen itirazın iptali davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın reddine karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararı Yargıtayca duruşma istemli olarak davacı vekili tarafından ve duruşma istemi olmadan davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Duruşma için belirlenen 18.04.2023 günü tebliğata rağmen gelen olmadığı yoklama ile anlaşıldı, duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü.
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; dava dışı Arya Zeytincilik Yemekçilik Gıda İç. Tik. İrt. M.T.P.S. ve Tic. Ltd. Şti.’nin kullandığı ve kullanacağı kredilere teminat olmak üzere davalı adına tescilli taşınmazlar üzerine 15.11.2011 tarihinde ipotek konulduğunu, davalının resmi senet akit tablosunun 5 inci maddesi uyarınca davalının tesis edilen ipoteğe ilaveten ipotek tutarı kadar müteselsil kefil sıfatıyla da ayrıca sorumlu olmayı kabul ve taahhüt ettiğini, böylece davalının sözleşme serbestisi ilkesi çerçevesinde müştereken ve müteselsilen kefil olduğunu, kredi borcu ödenmeyince başlatılan icra takibine davalının haksız itiraz ettiğini ileri sürerek itirazın iptalini ve icra inkar tazminatının tahsilini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin genel kredi sözleşmesine taraf olmadığını, ancak taşınmazlarını ipotek verdiğini, davacının başlattığı takipte müvekkilini kefil olarak nitelendirdiğini, ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla değil genel takip yapıldığını, müvekkilinin 150.000,00 TL tutarındaki ipotek bedelini ödediğini, ipoteğin 15.11.2013 tarihli olmasına karşılık davacının takip dayanağı genel kredi sözleşmesinin 13.12.2013 tarihli olduğunu, bu kredi sözleşmesinin müvekkilinin bağlamadığını, tarafların ipotek vermek için bir araya geldiğini, resmi senette iki sözcüğün araya sıkıştırıldığını, davacının kötüniyetle hareket ettiğini, Korkuteli Şubesine ait kredi borcu kapandığı için esasen kefalet ilişkisinin de sona erdiğini, nitekim ipoteğin de kaldırıldığını, yeni Borçlar Kanunu uyarınca şekil şartlarını taşımadığını, eş rızasının bulunmadığını savunarak davanın reddini, kötüniyet tazminatının tahsilini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 23.02.2017 tarih ve 2016/111 E., 2017/109 K. sayılı ilamı ile, davanın kabulü ile davalının takibe itirazının iptaline, % 20 tazminat tutarı 30.000,00 TL’nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin 22.06.2017 tarih ve 2017/584 E., 2017/637 K. sayılı ilamı ile davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
-
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
-
Yargıtay (Kapatılan) 19. Hukuk Dairesinin 20.06.2019 tarih ve 2017/5220 E., 2019/3929 K. sayılı ilamı ile, davanın reddi gerekirken kabulüne karar verilmesi yerinde görülmeyerek karar bozulmuştur.
B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile bozma ilamına uyulduğu, takibin de kötü niyet taşımadığı gerekçesiyle davanın ve davalının kötüniyet tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
-
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; dava dışı kredi borçlusunun Korkuteli Şubesi müşterisi iken firma ve kredilerinin teminatları ile birlikte Antalya Şubesine devredildiğini, banka alacağının bir kısmını oluşturan 120.000,00 TL tutarındaki teminat mektubunun bir suretinin rapora itiraz dilekçesine eklendiğini, 15.11.2011 tarihli teminat mektubunun süresinin 10.11.2016 tarihine kadar uzatıldığını, kefalet tarihinde kredi/ borç ilişkisinin bulunduğunu, resmi senet akit tablosunun birinci maddesinde kredi borçlusunun tüm şubelere karşı doğmuş/ doğacak tüm borçların güvencesi oluşturduğunun belirtildiğini, resmi akit tablosunun başlı başına bir sözleşme niteliği taşıdığını ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.
-
Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle;
davacının, kredi borçlusunun tüm borçlarına müvekkiline yüklemeye çalıştığını, bu yönde ihtarname gönderdiğini, ipotek bedeli ödendiği halde tarafı olmadığı bir sözleşme için müvekkili aleyhine takip başlattığını, taşkın haciz yaptığını, belgeleri mahkemeyi yanıltacak şekilde sunduğunu ileri sürerek kötüniyet tazminatı taleplerinin reddi yönünden karara itiraz edip düzeltilerek onama istemiştir.
C. Gerekçe
- Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, davalının takibe itirazında haklı olup olmadığı, davalının kötüniyet tazminatı isteyip isteyemeyeceği noktalarında toplanmaktadır.
-
İlgili Hukuk
-
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
-
818 sayılı Borçlar Kanunun (818 sayılı Kanun) 483 vd. maddeleri, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanununun (2004 sayılı Kanun) 67 inci maddesinin ikinci fıkrası.
-
Değerlendirme
-
Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
-
Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VII. KARAR
Açıklanan sebeple;
Taraf vekillerinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edenlere ayrı ayrı yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
26.04.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 17:14:08