Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
11. Hukuk Dairesi
Yargıtay Kararı
2022/3080
2023/2487
26 Nisan 2023
MAHKEMESİ: Ticaret Mahkemesi
SAYISI: 2015/2 Esas, 2018/13 Karar
HÜKÜM: Davanın kısmen kabulü
Taraflar arasındaki alacak davasının bozma ilamına uyularak yapılan yargılaması sonucunda Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Mahkeme kararı, bir kısım davalılar vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; 2000 2003 yıllarında şahsi ve şirket kredi kartlarıyla eski yönetim kurulu üyeleri, denetim kurulu üyeleri ile eski yöneticiler tarafından yapılan harcamaların şirket hesaplarından ödendiğini, 2003 yılında yapılan ve bugüne kadar avans kapamaları yapılmayan toplam 1.128.273.259.263,00 TL'lik kredi kartı harcamalarının ilgili kişilerden iadesi ve tahsili yönünde işlem yapılmadığını, davalılar ..., ... ,... 'ın davacı şirkette çalışmadıkları halde şirket kredi kartlarından harcamalarda bulunduklarını, harcamaların şirket hesaplarından ödendiğini, şirket yöneticilerinin, çalışanlarının ve üçüncü şahısların şahsi kredi kartı harcamalarının davacı şirket hesaplarından usulsüz olarak ödenmesi nedeniyle, harcama yapan şahısların ve banka ödeme talimatlarını veren şirket üst düzey yöneticileri, icra kurulu üyesi davalı ..., finans koordinatörü ...,... Pilav ve... İşgördü'nün ilgili dönemler itibariyle yönetim ve denetim kurulu üyelerinin müştereken ve müteselsilen mali sorumluluklarının bulunduğunu ileri sürerek davacı şirketin uğramış olduğu 11.009.966,00 TL zarar bedelinin zararın oluştuğu tarihten itibaren işleyecek temerrüt faizi ile birlikte davalılardan mali sorumlulukları oranında tespiti ile müştereken ve müteselsilen tahsilini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalılar vekilleri cevap dilekçelerinde; davanın reddini istemişlerdir.
III. MAHKEME KARARLARI, BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Mahkemece Verilen İlk Karar
Mahkemece 07.05.2012 tarih, 2005/474 E. ve 2012/109 K. sayılı kararı ile her bir davalıdan talep edilen tutarın gerekçesi ve dayanaklarına ilişkin davacı tarafça kayıt ve belge sunulmadığı, kredi kartı ekstreleri ve harcama dökümlerinden, söz konusu harcamaların şahıs harcamaları olduğuna ilişkin herhangi bir kayıt ve belgeye rastlanmadığı, TTK'nın 36 ncı maddesi gereğince ya da haksız fiile istinaden davalıların sorumluluğuna gidilebilmesi için zararın varlığının ve miktarının kesin olarak kanıtlanması gerektiği, sorumluluğa esas şirket zararının dahi kanıtlanamadığı gerekçesiyle; davalı ... ...hakkında açılan davanın feragat nedeniyle reddine, davalılar ... ile ... hakkında açılan davanın 01.11.2005 tarihinden itibaren işlemsiz bırakılarak takip edilmediği anlaşıldığından 02.02.2006 tarihi itibariyle açılmamış sayılmasına, diğer davalılar hakkında açılan ve kanıtlanamayan davanın reddine karar verilmiş, davacı TMSF vekili ile davalı ... vekili ve davalılar ..., ..., ... ... vekili temyiz etmiştir.
B. Bozma Kararı
Dairemizin 12.03.2014 tarih, 2012/17811 E. ve 2014/4734 K. sayılı kararıyla şirket yönetim kurulu üyelerinin kararıyla bir kısım davalılara şirket kaynağından harcama yapılması için kredi kartları verilmişse bu harcamalardan harcama yapan kişilerin değil, bu zarara neden olan yönetim kurulu üyeleri, denetim kurulu üyeleri ve şirket çalışanlarının sorumlu olacağı, şirket adına harcama yapılması için verilen kartlardan şahsi harcama yapılması halinde ise bu zarardan harcamayı yapan kişiyle birlikte şirket yetkililerinin sorumlu olması gerektiği ve bu harcamaların şahsi değil, şirket adına yapıldığını da şirkete karşı hesap verme yükümlülüğü olan ilgililerin kanıtlaması gerektiği, ayrıca tüm harcama kalemleri bakımından şirket aleyhine bir zarar doğmuşsa yönetim kurulu ve denetim kurulu üyelerinin bu zarardan sorumsuzluklarını kanıtlayamamaları halinde 6762 sayılı Türk Ticaret Kanunu (6762 sayılı Kanun)'nun 338 ve 359 uncu maddeleri gereğince sorumlulukları, şirket çalışanlarının ise 818 Sayılı Borçlar Kanunu (818 sayılı Kanun)'nun 41 inci maddesi uyarınca sorumlu olmaları söz konusu olacağı, dolayısıyla mahkemece kapsamda davacı taraftan açıklama istenerek değerlendirme yapılması gerekirken, davanın tüm davalılar yönünden reddine karar verilmesinin doğru görülmediğine işaret edilerek bozulmuştur.
C. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile bir kısım davalılara şirket kaynağından harcama yapılması için kredi kartları verildiği ve bu kredi kartları kullanılmak suretiyle harcamalar yapıldığı, kredi kartı harcamalarının tamamının şahsi nitelik taşıyıp şirket için yapılmadığı, şirket hesaplarından usulsüz olarak ödenen kredi kartı harcamaları ile ilgili olarak ekstrelerin taranıp yabancı para ve TL cinsinden ayrı ayrı kişi bazında bakiyelerin tespit edildiği, harcama kalemlerinin neredeyse tamamının mücevher, takı, süs, parfüm, lüks giyim, fahiş ve aşırı harcamalardan oluşması karşısında bu harcamaların hiçbirinin davacı temlik eden şirket tarafından yapılmamış olduğu, şirket sahibi aile fertleri ile aile çevresi tarafından gerçekleştirildiği, dava konusu harcama kalemlerinin bu nedenle şirket için zarar oluşturduğu ve yönetim kurulu üyelerinin de 6762 sayılı Kanun'un 338 ve 359 uncu maddeleri gereğince bu zarardan sorumsuzluklarını kanıtlayamamış olmaları karşısında ve yine şirket çalışanlarının ise 818 sayılı Kanun'un 41 inci maddesi uyarınca harcamaların şirket adına yapıldığı ve şahsi harcamalar olmadığının kanıtlanamamış olması karşısında davalıların zarardan sorumlu oldukları gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile alacağın bir kısım davalılardan faiziyle birlikte tahsiline, davalı ... hakkında açılan davanın feragat nedeniyle reddine, davalılar ..., ... için 01.11.2005 tarihinde, ... için 15.06.2017 tarihinde, ... için 30.07.2009 tarihinde haklarında açılan davanın işlemsiz bırakılıp süresi içinde de yenilenmediğinden açılmamış sayılmasına karar verilmiştir.
IV. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar ..., ..., ..., ..., ..., ... ..., ..., ... , ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... , ..., ..., ..., ... vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
- Davalılar ... ve ... vekili; temlik eden davacı şirketin yönetim ve denetim kurulu üyeleri olarak 2000 2003 yılları arasında görev yapan müvekkillerinin genel kurul kararları ile ibra edildiklerini ve dava tarihinde henüz doğmamış olan bir zarar nedeniyle sorumlututulamayacaklarını belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
2.Davalılar ... ve ... vekili; davacının iddiasını ispatlayamadığını, alacağa ilişkin belge sunulmadığını, teftiş kurulu raporuna göre hüküm kurulmasının hatalı olduğunu, 2000 2003 yılları arasındaki işlemler için 2006 yılında dava açıldığını, zaman aşımı süresinin geçmiş olduğunu, kredi kartı ile oluşan borçların şirket ya da şirket sahiplerince ödenmiş olmasının yapılan harcamaların şirket ya da şirket sahipleri adına yapıldığını gösterdiğini, temlik eden şirkette çalılan olan müvekkilleri yönünden davanın ayrılması gerektiğini, müvekkili ... yönünden yetki itirazında bulunduklarını belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
3 Davalı ... vekili; müvekkilinin temlik eden şirkette icra kurulu başkanının asistanı olarak görev yaptığını ve kredi kartı ile yapılan hiçbir harcamanın şahsi olmadığını, talimat ile hareket ettiğini, davanın 1 yıllık zaman aşımı süresi içinde açılmadığını, müvekkili hakkında 350.958,54 TL ile sınırlı olmak üzere hüküm kurulmuş olmasına rağmen harcın yanlış hesaplandığını belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
4.Davalı ... vekili; müvekkilinin temlik eden şirkette maaşlı çalışan olduğunu ve 2003 yılında iş akdinin feshedildiğini, davacının harcamaları denetim yükümlülüğünü yerine getirmediğini, davanın 1 yıllık zaman aşımı süresinde açılmadığını, davacının zararını ispat edemediği, müvekkilinin temlik eden şirkette işçi alacakları bulunduğunu belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
5.Davalı ... vekili; bozma gereğinin yapılmadığını, zira davacı yanın belge sunmadığını, kesin tespitler içermeyen rapora göre hüküm kurulduğunu, zararın varlığının kesin olmadığını ve ekstreler ile karşılaştırmalı sayısal ilişki kurulamadığını belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
6.Davalı ... vekili; temyize konu kararda davanın müvekkil yönünden kısmen dahi kabul edildiğine yer verilmemiş olmasına rağmen davanın müvekkili yönünden reddedildiğinin de belirtilmemiş olduğunu, bu hali ile karardaki belirsizliğin usul ve yasaya aykırı olduğunu, kaldı ki müvekkili yönünden kabul kararı içermeyen hükümde, müvekkilinin harçlardan sorumlu tutulmasının da hukuka aykırı olduğunu, müvekkilinin davalı ...'ın talimatıyla otel, restaurant ödemeleri, gerekli ve lüks alışveriş ödemeleri gibi davalının günlük hayattaki tüm ödemelerini, şirket tarafından verilen talimat ile çıkarılan kredi kartlarından ve şirketten verilen nakit avanstan ödediğini, yapılan ödemeler fahiş görünmekle birlikte müvekkilinin o dönem patronu olan davalı ...’ın yaşam tarzı dikkate alındığında bu bedellerin normal olduğunu, müvekkilinin TSMF tarafından şirkete el konulduktan sonra şirket tarafından çıkarılan kredi kartlarını kullanmadığını, her bir davalıdan talep edilen tutar gerekçesi dayanaklarına ilişkin davacı tarafça kayıt ve belge sunulamadığını belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
7.Davalılar ... ve ... vekili; dosyada alınan raporlarda dosyada bulunan bilgi ve belgeler uyarınca davacının iddia ettiği şekilde bir sorumluluk tespiti yapılamadığını, 27.07.2009 tarihli kök raporda davacı yanın her bir davalı için ayrı ayrı tüm iddialarını açıkça ve somut olarak ispat etmesi gerektiğinin belirtildiğini, 14.11.2011 tarihli ek raporda da dava konusu iddia ve sunulan belge ve kayıtlarla sınırlı olarak, harcama sahiplerinin sorumluluğuna gidilebilecek bir şirket zararının varlığından söz edilemeyeceğinin bildirildiğini, herhangi bir somut bilgi ve belgeye dayanmaksızın teftiş kurulu raporu dayanak yapılarak hatalı karar verildiğini, her iki müvekkiline de kredi kartı tahsis edildiğine dair herhangi bir bilgi ve belge yer almadığını, ayrıca müvekkillerinin dava konusu harcamaların yapıldığı yıllarda sadece 14 16 yaşlarında lise öğrencileri olup kendilerine herhangi bir banka tarafından kredi kartı tahsis edilmiş olmasının mümkün olmadığını, yapılan bir harcamanın ancak babaları ...'ın ek kartı niteliğinde olabileceğini, bozma ilamında da şirket yönetim kurulu üyelerinin kararıyla bir kısım davalılara şirket kaynağından harcama yapılması için kredi kartları verilmişse bu harcamalardan harcama yapan kişiler değil, bu zarara neden olan yönetim kurulu üyeleri, denetim kurulu üyeleri ve şirket çalışanlarının sorumlu olacağının belirtildiğini, müvekkillerinin yaşı itibariyle zaten şirket adına harcama yapılmak üzere kendilerine bir kredi kartı tahsis edilemeyeceğini, peşin harç giderinden müvekkillerinin müşterek ve müteselsilen sorumlu tutulmalarının hukuka aykırı olduğunu belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
8.Davalı ... vekili; sadece TMSF tarafından hazırlanan denetçi rapora göre hüküm kurulduğunu, ancak bu raporun tartışmasız doğru kabul edilemeyeceğini, alınan raporların müvekkilinin aleyhine olmadığını, davacının zararını ispatlayamadığını, müvekkilinin bazı şirketlerin ortağı olması nedeniyle temlik eden şirkette yönetim kurulu üyesi olarak bulunduğunu, ortağın temsilcisinin temlik eden şirketin yöneticisi olarak sorumlu tutulamayacağını belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
9.Davalı ... vekili; müvekkilinin temlik eden şirketin yöneticisi ya da çalışanı olmadığını, farklı bir şirket olan Rumeli Telekom A.Ş.'de finans müdürü olarak çalışltığını, husumet itirazlarının değerlendirilmediğini, dosya kapsamında alınan raporlarda davanın ispat edilemediği belirtilmiş olmasına rağmen TMSF'nin sunduğu geçersiz bir teftiş kurulu raporu ile hüküm kurulmasının hukuka aykırı olduğunu, mahkemenin her bir davalı için ayrı ayrı değerlendirme yapmak yerine TMSF'nin husumet yönelttiği davalılar hakkında kül halinde hüküm kurma yoluna gittiğini, müvekkilinin kendi adına çıkartılan kredi kartını hiçbir zaman kullanmadığını, teftiş kurulu raporu ekindeki listede dahi yer almadığını, kaldı ki kendisine yalnız kredi kartı verilenlerin sorumluluğuna gidilemeyeceğini, somut olay bakımından müvekkiline atfedilecek tek bir eylem dahi bulunmadığını, raporların aksine karar verilmesine rağmen gerekçesinin açıklanmadığını, müvekkilinin sorumluluğuna başvurulacak kişilerden olmadığından teselsüle tabi olmadığını, kararda farklılaşmış teselsül ilkesinin dikkate alınmadığını, kimin hangi zarardan sorumlu olduğunun açıklanmadığını, her bir davalı için ayrı ayrı değerlendirme yapılması gerektiğini, davacının bir davalı hakkındaki feragati ve diğer dört davalı hakkındaki davayı takip etmemesinin ibra etmesinden kaynaklandığını, alacağından vazgeçen TMSF'nin artık diğer davalılara da hükmetmesinin olanaksız olduğunu, TSMF'nin davalı ... ...hakkındaki davadan feragatinin diğer tüm davalılar yönünden maddi hukuka etki edecek şekilde sonuç doğurduğunu ve iddia olunan alacağı tümüyle ortadan kaldırdığını belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
10.Davalı ... vekili; davacı ile müvekkili arasındaki ilişkinin işçi işveren olduğunu ve görevli mahkemenin iş mahkemesi olduğunu, alacak talebinin zaman aşımına uğradığını, davacının iddialarını ispata yarar belge sunmadığını, işçi konumundaki müvekkili için avans faizi uygulanamayacağını, koşulların oluşması hakinde faiz başlangıcının dava tarihi olması gerektiğini, davacıya 13 yıldır davanı ispatla diye süre verilirken davanın sürüncemede kaldığını, mahkemece harç hesabında hata yapıldığını, davacının davadan vazgeçtiği bir kısım davalılardan talep edilen meblağ düşülmeden hüküm kurulduğunu, şirketin maaşlı çalışanı olan müvekkilinin yalnız yemek bedeli olarak harcama yaptığını, harcamaları yapanların değil talimat verenlerin sorumlu olduğunu, kredi kartı harcama tutarlarının toplamı kadar şirketin zarara uğradığını iddia etmenin yanlış bir değerlendirme olacağını, harcamaların ne kadarının şirket için yapıldığı ve ve kartları kullanan kişiler adına avans düzenlemesinin yapılıp yapılmadığının ve varsa avans hesaplarının kapatılıp kapatılmadığının araştırılması gerektiğini, müvekkilinin adına çıkartılan kredi kartı ile yaptığı herhangi bir harcama bulunmadığını, tek bir yemek bedelinin şirketi zarara uğrattığı kabul edilse bile sorumlunun talimatı veren şirket yönetimi olduğunu belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
11.Davalı ... ve ... vekili; adli yardım talebinde bulunarak, davacının iddialarını dayandırdığı teftiş kurulu raporuna göre karar verildiğini, bozma sonrası davacı tarafça herhangi bir belge sunulmadığını, esasen davacının zararını ispat edemediğini belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
12.Davalılar ..., ..., ..., ... ve ... vekili; davacı yanın zararını ispat edecek bilgi ve belge sunmadığını, her bir davalı yönünden ayrı ayrı hesaplama yapılarak ödemelerin şirket kasasından yapılıp yapılmadığı ve oluşan zararın varlığını ispat yükü davacıda olmasına rağmen ispatlayamadığını, harcama sahibi davalıların sorumlu oldukları tutarlar ile örnek ekstreler arasındaki tutarlar arasında sayısal ilişki kurulamadığının bozma öncesi kök ve ek raporda belirtildiğini, bozma sonrası alınan raporda da mahkemenin davanın reddine dair ilk kararına dayanak olan kök ve ek rapordaki tespitlerin öz itibariyle değişmediğinin bildirildiğini, yine bozma sonrası alınan raporda yapılan harcamaların şirket yönetim kurulu kararı ile uygulanan ücret prim vd. uygulamalara dayanıp dayanmadığı ya da kar paylarına mahsuben yapılmış harcamalar olup olmadığının sunulu belgeler bazında belirlenemediğini, kesin sonuçlar içermeyen bilirkişi raporu karşısında davanın kabulüne karar verilmesinin hatalı olduğunu, ayrıca müvekkili ...'in Telsim çalışanı ve yönetim kurulu üyesi olmadığı gibi evlilik birliği içerisinde kendisine verilen kredi kartı harcamalarından sorumlu tutulmasının hukuki dayanağının bulunmadığını belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
- Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, şirket kaynaklarından harcama yaptıklarından bahisle şirket yönetim kurulu üyeleri, denetim kurulu üyeleri, şirket çalışanları ve şirketle ilgilisi olmayan diğer davalılara karşı, verilen kredi kartlarından şahsi harcamalar yaptıkları iddiasıyla alacak istemine ilişkindir.
- İlgili Hukuk
6762 sayılı Kanun'un 338 ve 358 inci maddeleri, 818 sayılı Kanun'un 41 inci maddesi.
- Değerlendirme
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, bir kısım davalılar vekillerinin bütün temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
V. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Bir kısım davalılar vekillerinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edenlere müştereken ve müteselsilen yükletilmesine,
Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,
26.04.2023 tarihinde oy çokluğuyla karar verildi.
KARŞI OY
Uyuşmazlıkta uygulanması gereken mülga 1086 sayılı HUMK 434/3 maddesinde "Temyiz dilekçesi verilirken gerekli harç ve giderlerin tamamının ödeneceği, bunların eksik ödenmiş olduğunun sonradan anlaşılması durumunda kararı veren hakim veya mahkeme başkanı tarafından verilecek yedi günlük kesin süre içinde tamamlanması, aksi halde temyizden vazgeçmiş sayılacağı hususunun temyiz edene yazılı olarak bildirileceği, verilen süre içinde harç ve giderlerin tamamlanması durumunda mahkemece, kararın temyiz edilmemiş sayılacağına karar verileceği, bu kararın da temyiz edilmesi halinde 432 nci maddenin son fıkrası hükmünün kıyasen uygulanacağı" düzenlenmiştir.
Somut uyuşmazlıkta, yerel mahkemece 718.692,69 TL karar ve ilam harcına davalıların sorumlulukları nisbetinde hükmedilmiş olup HUMK 434/3 maddesi gereğince mümeyyiz davalılardan alınması gerekli temyiz peşin harcı, toplam harçtan her bir davalının sorumluluğuna isabet eden harcın ¼ üdür (10.05.1965 gün ve 1/1 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı).
Mümeyyiz davalılardan temyiz peşin harcının hiç alınmaksızın veya eksik alınarak dosyanın esasının incelenmesi ve yazılı şekilde hüküm tesisi 1086 sayılı HUMK 434/3 maddesine açıkça aykırılık teşkil ettiğinden doğru değildir.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 17:14:08