Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

11. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

Yargıtay Kararı

Esas No

2022/2624

Karar No

2023/2461

Karar Tarihi

26 Nisan 2023

MAHKEMESİ: Ticaret Mahkemesi

SAYISI: 2021/377 Esas, 2021/823 Karar

HÜKÜM: Kısmen kabul

Taraflar arasındaki sözleşmenin feshi ve tazminat davasının bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Mahkeme kararı, davacı vekili ve davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; davalılardan ... Gıda Paz. Ltd. Şti.’nden satın aldığı ve bedelini ödediği malları davalılardan ...’la akdedilen ve diğer davalılar ... ve ...'ın da kefil oldukları finansal kiralama sözleşmesi ile teslim ettiğini ancak davalı şirketin satışa konu malların bedelini tahsil ettiği halde davalı ... kiracı ...’da olmadığını öğrendiğini bunun üzerine finansal kiralama sözleşmesini feshettiğini ileri sürerek sözleşmenin feshine, sözleşmeye konu makinaların iadesine, teslim edilmediği takdirde bedelinin ve Katma Değer Vergisi (KDV) farkının faiziyle davalılardan müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

1.Davalı ... Gıda Paz. Ltd. Şti vekili cevap dilekçesinde, mahkemenin yetkisine itiraz ettiğini, davacının söz konusu edimlerini yerine getirmediğini, dava konusu alet ya da alet bedelinin kendilerine verilmediğini, ıslah yoluyla zamanaşımı itirazında bulunduklarını savunarak davanın reddini istemiştir.

2.Davalı ... ve ... cevap sunmamıştır.

3.Davalı ... cevap dilekçesinde, finansal kiralama sözleşmesinin konusu olan malları davacıdan kiralamadığını, makinaları teslim almadığını, davalı şirket ortaklarının kendisini kandırdığını, anılan sözleşme ilişkisine binaen kendisine 80.000,00 TL değerinde çek verdiklerini savunarak davanın reddini istemiştir.

III. MAHKEME KARARLARI, BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ

A. Mahkemece Verilen İlk Karar

Mahkemece 27.01.2016 tarih, 2014/329 E. ve 2016/37 K. sayılı kararı ile finansal kiralama sözleşmesine konu malların bedelinin satıcı davalı şirkete ödendiği ancak mal bedelini alan satıcı davalı şirketin diğer davalı ... kiracıya malları teslim etmediği, davalı ... kiracı ...’ın satıcıdan malı teslim almadığı halde teslim aldığını gösterir yazılı tesellüm belgesi vermek suretiyle davacıyı yanılttığından bu davalıların davacının uğradığı zararlardan sorumlu olacağı, mal teslimi gerçekleşmemiş olmakla asıl borç doğmadığından davalı kefillerin kefalet borcunun da doğmayacağı, kefillerin de kandırılmış olduğu gerekçesiyle davacının talep ettiği alacak tutarından müterafik kusur indirimiyle davanın davalı şirket ve davalı ... yönünden kısmen kabulüne diğer kefil davalılar yönünden reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili ve davalı ... tarafından temyiz edilmiştir.

B. Bozma Kararı

Dairemizin 24.10.2019 tarih, 2019/251 E. ve 2019/4920 K. sayılı kararıyla davalı ... finansal kiralama sözleşmesini imzalasa bile davacı, davalı kiracıya malı teslim etmediği için bu sözleşmeye dayalı olarak taşınırların bedeli konusunda bir talepte bulunamayacağından mahkemece yanılgılı gerekçe ile davalı ... yönünden davanın reddi gerekirken kısmen kabulüne karar verilmesinin doğru olmadığı, davalı kefiller yönünden mahkemenin verdiği ret kararı her ne kadar davalı ... hakkında verilen kararla çelişkili olsa da sonucu itibariyle doğru olduğundan davacının bu yöndeki temyiz itirazlarının reddi gerektiği, davacının davalı şirketten satın aldığı malın parasını ödediği halde satıcı olan davalı şirketin mal teslimini yapmadığı bu nedenle edimini yerine getirmediği anlaşıldığından davalı şirketin malların bedelinin tamamını iadesi gerekirken mahkemece davacının müterafik kusuru nedeniyle indirim yapılması konusunda görüş bildiren bilirkişi raporu esas alınarak davacının ödediği satım bedelinden kusur indirimi yapılarak malın bedelinden daha azına hükmedilmesinin doğru olmadığı gerekçesiyle bozulmuş, karara karşı davacı vekili karar düzeltme isteminde bulunmuşur.

C. Karar Düzeltme Kararı

Dairemizin 25.02.2021 tarih, 2020/4271 E. ve 2021/1749 K. sayılı kararı ile davacının sair karar düzeltme istemleri reddedilmiş ve önceki bozma ilamı kaldırılarak yeniden kurulan bozma hükmü ile davalı ...'ın temyiz itirazları reddedilmiş, davacı davalı şirketten satın aldığı malın parasını ödediği halde satıcı olan davalı şirketin mal teslimini yapmadığı bu nedenle edimini yerine getirmediği, davalı şirketin malların bedelinin tamamının iadesi gerekirken mahkemece davacının müterafik kusuru nedeniyle indirim yapılması konusunda görüş bildiren bilirkişi raporu esas alınarak davacının ödediği satım bedelinden kusur indirimi yapılarak malın bedelinden daha azına hükmedilmesinin doğru olmadığı gerekçesiyle mahkeme kararı bozulmuştur.

D. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar

Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalılardan kiracı finansal kiralama konusu malı talep ettiği, davalı satıcıya müracaatla bu mala ilişkin faturaları temin ettikten sonra makineleri teslim aldığına dair bir tesellüm makbuzunu kefilleriyle birlikte imzalayarak davacı şirkete gönderdiği, davacı ... şirketi, düzenlenen bu fatura bedellerini satıcıya ödemek suretiyle, üzerine düşen edimini yerine getirdiği ancak fiilen bu malların alınmadığı, satım akdinin hayali olduğu ve mal tesliminin gerçekleşmediği, akdin gerçekleşmesinin imkansız hale geldiği ve davacının sözleşmeyi feshetmekte haklı olduğu, davalılardan satıcının mal bedelini tahsil ettiği halde mal tesliminde bulunmadığından davacının uğradığı zararlardan sorumlu olduğu, kiracının da satıcıdan malı teslim almadığı halde, teslim aldığını gösterir yazılı bir tesellüm belgesi vermek suretiyle davacıyı yanıltmış olması nedeniyle davacının uğradığı zararlardan sorumlu bulunduğu, mal teslim edilmiş gibi yapılarak kefillerin de kandırılmış olmaları nedeniyle kefillerin sorumluluklarının olmadığı, malın teslimi söz konusu olmadığından, malın iadesinin de mümkün olmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne 49.295,12 euronun dava tarihinden itibaren 3095 sayılı Kanun'un 4/a maddesi uyarınca euro faizi ile birlikte, 27.590,77 TL KDV'nin dava tarihinden itibaren avans faizi ile birlikte davalılar ... Gıda Pazarlama Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi ve ...'dan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, davalılar ... ve ... yönünden davanın reddine, malın iadesi talebinin reddine karar verilmiştir.

IV. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ve davalı ... vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

  1. Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; sözleşmeden dönme halinde sözleşme ilişkisinin bir tasfiye ilişkisine dönüşeceğini bu nedenle kefillerin de sorumlu olduğunu, malın teslim edildiğinin yazılı belge ile kabul edildiğinden aksinin ispatının yapılması gerektiğini, malın tesliminin gerçekleştiği kabulü üzerinden iade talebinin de kabulü gerektiğini, davalı kefillerin aynı satıcı şirket ile başka makinalar üzerinden kiracılık ilişkisi olduğunu, kefilleri sorumlu tutan emsal mahkeme kararı bulunduğunu belirterek kararın bozulmasını istemiştir.

  2. Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde özetle; davalı şirketin kendisini de mağdur ettiğini, birlikte hareket etmediğini, mal teslimi olmadığını davacı şirketin de bildiğini, mal teslim yükümlülüğünün davacıda olduğunu, kefillerin de teslim tutanağında imzalarının olduğunu, bu nedenle kefillerden ayrı bir statüde tutulmasının doğru olmadığını, müvekkilinin usuli müktesep haklarının değerlendirilmesi gerektiğini belirterek kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe

  1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Dava, finansal kiralama sözleşmesinden kaynaklanan fesih ve tazminat davasıdır.

  1. İlgili Hukuk

818 sayılı Borçlar Kanunu'nun 490 ıncı maddesi ve devam hükümleri

  1. Değerlendirme

Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı ... vekili ve davacı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

V. KARAR

Açıklanan sebeple;

Davalı ... vekili ve davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderlerinin temyiz eden davalı ... ve davacıya yükletilmesine,Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,

26.04.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

sürecibozmadancevapkararyargılamatemyizv.mahkemeonanmasınasonrakikararlarıbozma

Kaynak: karar_yargitay

Taranan Tarih: 25.01.2026 17:14:08

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim