Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

11. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

Yargıtay Kararı

Esas No

2022/2547

Karar No

2023/2446

Karar Tarihi

26 Nisan 2023

MAHKEMESİ: Ticaret Mahkemesi

SAYISI: 2017/654 Esas, 2021/1189 Karar

BİRLEŞEN DAVA: Bakırköy 5. Asliye Ticaret Mahkemesi 2017/193 E., 2017/884 K.

HÜKÜM: Asıl davanın kabulü, birleşen davanın reddi

Taraflar arasındaki asıl davada itirazın iptali, birleşen davada yöneticinin sorumluluğu davasının bozma ilamına uyularak yapılan yargılaması sonucunda Mahkemece davanın asıl davanın kabulüne, birleşen davanın reddine karar verilmiştir.

Mahkeme kararı, asıl davada davalı birleşen davada davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

1.Asıl davada davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili ile davalı şirket arasında imzalanan istihdam sözleşmesi ile davacının 01.02.2008 tarihinde yönetici müdür olarak davalı şirkette çalışmaya başladığını, taraflar arasında düzenlenen mutabakat sözleşmesi ile 31.12.2014 tarihi itibari ile müvekkilinin davalı şirketteki görevinin son bulduğunu, sözleşmenin 16 ncı maddesine göre davacının görevinin sona erdiği tarihi takip eden 1 yıl boyunca rekabet yasağına tabi olduğunu, davacının 1 yıl süre ile hiçbir işyerinde çalışmadığını, davacının rekabet yasağına uyması nedeniyle sözleşmede hüküm altına alınan alacağa hak kazandığını, davalı şirkete gönderilen ihtarnamenin sonuçsuz kalması üzerine icra takibi başlatıldığını, davalının haksız olarak takibe itirazda bulunduğunu ileri sürerek itirazın iptali ile takibin devamına, alacağın %20’sinden az olmamak kaydı ile icra inkar tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.

2.Birleşen davada davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili şirketin LSG Sky Chefs'in Türkiye iştiraki olarak faaliyetine devam ettiğini, 02.01.2008 tarihli karar ile davalının müdür olarak atandığını, LSG Türkiye'nin şubesi olarak kurulan LSG Sky Chefs Kazakistan'ın operasyonlarına ilişkin tüm kararların müdür tarafından verildiğini, 01.03.2015 tarihinde LSG Türkiye'nin yönetiminin değişmesi üzerine tesadüf eseri bulunan ve miktarları ile şüphe uyandıran bir kısım danışmanlık sözleşmelerinden önemli miktarlarda ödeme yapıldığı ve menfaat sağlandığının ortaya çıktığını, Kazakistan bünyesinde çalışan bir kısım personele araç ve ev kiralandığını, bu işlemlerin davalının onayı ile yapıldığını ve şirketi zarara uğrattığını ve davalının bu zararlardan sorumlu olduğunu ileri sürerek şimdilik 10.000,00 TL nin davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.

II. CEVAP

1.Asıl davada davalı vekili cevap dilekçesinde; taraflar arasında imzalanan iş sözleşmesinin 16.2 inci maddesine göre Atilla Mustafa ...’in ön talep gerekmeksizin her üç ayın sonunda müvekkil şirkete bildirimde bulunması gerektiğini, söz konusu tazminatın ödenmesinin bu şarta bağlandığını, davalı şirketin ...’in başka yerden elde etmiş olduğu kazancı sözleşme uyarınca mahsup ederek ödenecek meblağı hesaplayarak bir yılın sonunda rekabet edilmeme yasağına uyulmuş olması şartıyla ...’e tazminat ödeyeceğini, sözleşmeye göre davacının ilgili dönem boyunca başka bir iş yerinden elde ettiği kazancı veya kendi isteğiyle kazanç elde etmeyi ihmal ettiği miktarı müvekkil şirket tarafından ödenmesi gereken tazminat ile takas edilmesi gerektiğini, davacının rekabet yasağına ilişkin bildirim yükümlülüğüne uymaması nedeniyle şarta bağlı alacağın doğmadığını, davacının 2015 yılı Temmuz ayında itibaren...s isimli şirkette CEO olarak görev yapmaya başladığını, davacının talebinin haksız olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.

2.Birleşen davada davalı vekili cevap dilekçesinde; davacı iddialarının asılsız olduğunu, müvekkilinin faaliyette bulunduğu dönemde yaptığı işlemler için ibra edildiğini, davanın zamanaşımına uğradığını, müvekkili aleyhine dava açılması için genel kurulda alınmış bir karar bulunmadığından dava şartının yerine getirilmediğini, dürüstlük kuralına aykırı olarak dava ikame edildiğini savunarak davanın reddini istemiştir.

III. MAHKEME KARARLARI, BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ

A. Mahkemece Verilen Karar

Mahkemece 19.02.2016 tarih, 2016/160 E. ve 2016/133 K. sayılı kararı ile davanın iş sözleşmesinden kaynaklandığı gerekçesiyle davanın görev yönünden reddine karar verilmiş, hüküm davalı vekilince temyiz edilmiştir.

B. Bozma Kararı

Dairemizin 06.06.2017 tarih, 2016/15100 E. ve 2017/3424 K. sayılı kararıyla davanın 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun (6098 sayılı Kanun) 444 ve devamı maddelerinde düzenlenen rekabet yasağı sözleşmesinden kaynaklanan tazminat istemine ilişkin olduğu, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun (6102 sayılı kanun) 4 üncü maddesi uyarınca rekabet yasağına ilişkin uyuşmazlıkların mutlak ticari dava olması nedeniyle görevli mahkemenin ticaret mahkemeleri olduğu gerekçesiyle bozulmuştur.

C. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar

Mahkemenin 24.12.2021 tarih, 2017/654 E ve 2021/1189 karar sayılı kararı ile taraflar arasında imzalanan sözleşmede belirlenen rekabet yasağına ilişkin hükmin süre, coğrafi bölge ve konu itibariyle 6098 sayılı Kanun'a aykırılık taşımadığı, hüküm gereğince davacının üç aylık periyotlarda başka bir yerden kazancı olup olmadığını davalıya bildirmek durumunda olduğu, davacının bu bildirimleri yapmadığı, ancak sözleşmenin anılan maddesinde ödemenin bildirime bağlandığı anlamı çıkmadığından bildirimde bulunmamanın tazminata engel hal olarak görülmediği, davacının davalı şirketten ayrıldıktan sonra çalıştığı... isimli şirkette 28.7.2015 tarihinde işe girdiği bu şirketin Kazakistan'da faaliyet gösterdiği, rekabet yasağı hükmünde Kazakistan yer almadığından davacının rekabet yasağı hükmüne aykırı davranmadığı, davacının 31.12.2014 28.07.2015 dönemleri arasında başka bir yerde çalışmadığı, anılan tarihler arasında sözleşmeden kaynaklanan tazminat taleplerini talep edebileceği, 28.07.2015 tarihinden sonra ise davacının yeni başlamış olduğu işten elde etmiş olduğu faydanın sözleşmede kararlaştırılan tazminat alacağının altında kalması halinde aradaki farkı da talep edebileceği, davacının tazminat ödemesinin yapılmaması nedeniyle davalıya 13.05.2015 tarihli ihtarnameyi gönderdiği ve tazminat talebinde bulunduğu, bu nedenle tazminat talebinin zamanında istenmediği yönündeki davalı iddiasının yerinde görülmediği, bilirkişi heyeti tarafından davacının 2014 yılı Ocak Aralık 12 aylık bordroları üzerinden yapılan ödemelerin sözleşme hükmü uyarınca yarısının hesaplandığını, birleşen dava yönünden yapılan incelemede; yönetim kurulu üyesi olmayan davalının 6102 sayılı Kanun'un 553 üncü maddesi uyarınca anonim şirketlere özgü sorumluluk hükümlerine tabi olduğu, davalı genel müdürün yürüttüğü iş ve işlemlerde yönetim kurulunu bilgilendirildiği, bu sebeple 2013 yılına kadar yapılan toplantılarda ibra edildiği, davalıya yüklenecek bir kusurun tespit edilemediği, açıkça davalının şirketi zarara uğrattığının davacı tarafından ispatlanamadığı gerekçesiyle asıl davanın kabulü ile itirazın iptaline ve icra takibinin devamına, birleşen davanın reddine karar verilmiştir.

IV. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde asıl davada davalı birleşen davada davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Asıl davada davalı birleşen davada davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; asıl davada davacının taraflar arasında akdedilen ikale sözleşmesi’ne aykırı davrandığını, bu nedenle alacak talebinin tümüyle reddi gerektiğini, davacı tarafın sözleşmede öngörülen bir yıllık süre içinde başka bir şirket nezdinde çalışarak gelir elde ettiğini, buna rağmen davacının dava dışı şirketten 2015 yılında elde ettiği kazancın talep edilen tazminattan tenzil edilmediğini, davacının 28.07.2015 tarihinde başka işveren nezdinde işe başladığından bahisle tazminatın dönemsel bazda (31.12.2014 28.07.2015 tarihi arası için) hesaplandığını, oysa söz konusu tazminatın 2015 yılı içinde belirli dönemlerde taksitlerle ödeneceğine dair hiçbir hüküm olmadığını, aksine bu tazminatın tek seferde ve davacının rekabet yasağı borcuna riayet etmesi halinde tek seferde ödeneceğinin kararlaştırıldığını, bilirkişilerce hesaplamanın hatalı yapıldığını, icra inkar tazminatına hükmedilmesinin hukuka aykırı olduğunu; birleşen dava yönünden ileri sürdükleri hususların mahkemece incelenmediğini ve gerekçe gösterilmeksizin reddedildiğini, davalının eylemleri ile müvekkili şirketi zarara uğrattığını, mahkemece alınan bilirkişi raporunda da zararın tespit edildiğini ancak hukuki mesnetten uzak bir çıkarımla söz konusu zararların müvekkil şirketin cirosuna oranla düşük tutarlar olması gerekçesiyle tazminine gerek olmadığı sonucuna varıldığının mütala edildiğini, davalının kasta varan kusurla hareket ederek bu zararlara sebebiyet verdiğini, genel kurulda davaya konu işlemler ile akdedilen sözleşmeler açıkça ortaya konulmaksızın ve tartışılmaksızın genel kurul bu sözleşmeler ve işlemler hakkında bilgilendirilmeksizin verilmiş olan ibra kararının davalı nezdinde kazanılmış bir hak ihtiva etmeyeceğini, bu işlemler ve sözleşmeler bakımından geçerli bir ibra kararının sonuçlarını doğurmayacağını, 2014 yılına ait ibra kararında genel müdür ve şube müdürlerinin hariç tutulduğunu belirterek kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe

  1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Uyuşmazlık, asıl davada rekabet yasağı sözleşmesi kapsamında alacağın tahsili için başlatılan icra takibine itirazın iptali, birleşen davada yönetici müdür olan davalının sorumluluğundan kaynaklanan tazminat istemine ilişkindir.

  1. İlgili Hukuk

2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun (2004 sayılı Kanun) 67 nci maddesi, 6098 sayılı Kanun'un 444 üncü maddesi.

  1. Değerlendirme

Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, asıl davada davalı birleşen davada davacı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

V. KARAR

Açıklanan sebeple;

Asıl davada davalı birleşen davada davacı vekili vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,

Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,

26.04.2023 tarihinde oy çokluğuyla karar verildi.

(Karşı Oy)

K A R Ş I O Y

Asıl dava, taraflar arasında düzenlenen iş (rekabet yasağı) sözleşmesinden kaynaklanan maddi tazminat istemine ilişkindir.

Sözleşmenin 16/1 maddesi ile davacı, sözleşmenin feshinden sonra ki 1 yıl süre ile davalı veya davalı ile bağlantılı şirketlerde hükümde kararlaştırılan şekilde çalışmamayı taahhüt etmiş, 16/2 maddesi ile de davalı şirket yasak süresince davacının hak etmiş olduğu bir yıllık ödemenin yarısı miktarında davacıya sözleşmeye uygun davranması halinde ödemeyi kabul etmiştir.

Davacı, Kadıköy 5. Noterliği'nin 08.01.2016 tarih 00244 no.lu ihtarnamesi ile davalı şirketteki görevinin 31.12.2014 tarihinde sonlandığı, sözleşmenin 16/1 maddesindeki sorumluluğunun 31.12.2015 tarihinde sona erdiğini bildirerek sözleşme gereğince 1 yıllık tazminatının ödenmesini istemiş, Küçükçekmece İcra Müdürlüğünün 2016/1232 Esas sayılı dosyasında, sözleşmedeki 1 yıllık süre için 336.506,28 TL tazminat alacağın ödenmesi istemi ile icra takibi yapmış, davalının vaki itirazı üzerine eldeki itirazın iptali davası açılmıştır.

Mahkemece hükme esas alınan 10.08.2021 tarihli bilirkişi kurulu raporu ile davacının 31.12.2014 28.07.2015 tarihleri arasındaki dönem için tazminat talep edebileceği mütalaa edilmiş, yerel mahkemece de davacının 31.12.2014 28.07.2015 dönemi tazminat isteminde haklı olduğu kabul edilerek, davanın kabulü ile itirazın iptaline karar verilmiştir.

Bilindiği üzere yargılamaya hâkim ilkelerden olan taleple bağlılık ilkesi HMK m. 26 hükmü ile düzenlenmiştir. Bu hükme göre, aksine bir kanun hükmü yoksa hâkim tarafların talep sonuçlarıyla bağlı olup talepten fazlasına veya talepten başka bir şeye karar veremez. Bu hüküm gereği kural hâkimin taleple bağlı olmasıdır. İstisnanın ise ancak bir kanun hükmüyle getirilmesi söz konusudur. Örneğin, TTK m. 56/1 e, c. 2; m. 531 ve m. 636/3 ile TBK m. 615/2 hükümleri anılan kurala istisna getiren hükümlerdir.

Dairemizin istikrar kazanmış kararlarında açıkça belirtildiği üzere gizli talep aşımı da taleple bağlılık ilkesi kapsamındadır (bkz. Yargıtay 11. HD, T. 09.10.2019, S. 2018 4648/6331; T. 24.12.2018, S. 2017 263/8152; T. 10.09.2018, S. 2016 14241/5097; T. 11.12.2018, S. 2017 2519/7831; T. 13.11.2018, S. 2017 1705/7027; T. 17.04.2019, S. 2018 758/3101;T. 08.01.2019, S. 2017 2654/108; T. 03.06.2021, S. 2020 1185/4737; T. 09.06.2021, S. 2019 3869/4943; T. 14.04.2009, S. 2008 575/4603……)

Açıklamalardan sonra somut uyuşmazlığa gelindiğinde;

Davacı 31.12.2014 31.12.2015 dönemini kapsar şekilde 1 yıllık süre için tazminat talebinde bulunmuş, bu süre için icra takibi yapmış ve vaki itiraz üzerine bu süre için itirazın iptalini dava etmiştir.

Yerel Mahkemenin de kabulünde olduğu üzere davacı ancak 31.12.2014 28.07.2015 dönemi için tazminat talep edebilecektir.

Bu halde mahkemece icra takibinde 1 yıllık süre için istenen tazminatın 31.12.2014 28.07.2015 hak kazanılan süre için hangi miktara tekabül ettiğinin hesaplanarak bu miktar üzerinden davanın kısmen kabulü ile itirazın kısmen iptaline karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi gizli talep aşımına neden olmuştur.

Bu durumun benimsenmesi, sonradan açılacak ek davanın fonksiyonunu sağlayacak ve dolayısıyla zarardan sorumlu olanın zamanaşımı vs. def'ilerinden mahrum bırakılması sonucunu doğuracak ve böylece hak ihlaline sebep olabilecektir.

Açıklanan nedenlerle gizli talep aşımı ile verilen yerel mahkeme kararının bozulması görüşünde olduğumdan aksi yönde tezahür eden çoğunluk görüşüne karşıyım.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

sürecibozmadancevapkarartemyizyargılamav.mahkemeonanmasınasonrakikararlarıbozma

Kaynak: karar_yargitay

Taranan Tarih: 25.01.2026 17:14:08

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim