Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

11. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

Yargıtay Kararı

Esas No

2021/8008

Karar No

2023/2419

Karar Tarihi

25 Nisan 2023

MAHKEMESİ: Adana Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi

SAYISI: 2019/1339 Esas, 2021/511 Karar

HÜKÜM: Esas hakkında yeniden hüküm kurulması

İLK DERECE MAHKEMESİ: Adana 1. Asliye Ticaret Mahkemesi

SAYISI: 2017/125 E., 2019/237 K.

Taraflar arasındaki menfi tespit davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.

Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili şirket ile davalı şirket arasında hiçbir ticari alış veriş ve hukuki ilişkisi olmadığını, müvekkili şirket adına düzenlenmiş fatura sevk irsaliyesinin olmadığını, takip konusu senedin ... tarafından resmi evrakta sahtecilik ve dolandırıcılık amacı ile müvekkili şirketten habersiz olarak düzenlendiğini, ...'in müvekkili şirketteki mevcut hisselerini 12.12.2014 tarihli hisse devir sözleşmesi ile ...'a devrettiğini, ...'in imza yetkisinin iptal edildiği hususunun 24.12.2014 tarihinde Ticaret Sicil Gazetesi'nde ilan edildiğini, ...'in ortaklıktan ayrıldıktan ve yetkili temsilci sıfatı sona erdikten sonra haksız menfaat elde etmek amacı ile davalı şirket adına 5.370.614,40.TL'lik bonoyu düzenleyerek davalıya teslim ettiğini, dava konusu senedin normalde 05.11.2014 tarihinde tanzim edilmeyip, senede ...'in yetkili olduğu bir zamanda düzenlendiği izlenimi verilmek istendiğini ileri sürerek Adana 8. İcra Müdürlüğü'nün 2016/6290 E. sayılı icra takip dosyasında 05.11.2014 tanzim tarihli 15.01.2015 vade tarihli bakiye 3.170.614,40.TL alacak olduğu iddia edilerek icra takibine konu edilmiş bono ve icra takibinden dolayı müvekkilinin davalıya borçlu olmadığının tespiti ile borç senedinin iptaline, haksız ve kötü niyetli davalının %20 kötü niyet tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde; bonoya konu borcun 3.170.614,40 TL'lik kısmının ödenmediğini, müvekkilinin dava dışı Ce Agro şirketi ile ticari ilişkisinin olduğunu, Yeşil Tarım şirketi tarafından Ce Agro şirketine verilen ve Ce Agro şirketi tarafından müvekkiline ciro edilen muhtelif çeklerden dolayı şirketten alacaklı olduğunu, davacı şirketin 05.11.2014 tarihli protokol ile borcu ödemeyi kabul ettiğini, müvekkilinin, çeklerin ödenmesini beklendiğini, çeklerle ilgili Yeşil Tarım ve Ce Agro şirketi hakkında ilk icra takibinin 17.11.2014 tarihinde yapıldığını, ancak tahsilat yapılamadığından senedin icra takibine konu edildiğini, bono için ödememe protestosu çekme zorunluluğu olmadığını, davacı şirketin borcu ödememek için taşınmazları düşük bedelle sattığını, söz konusu bononun ...'in ortaklık sıfatı sona ermeden düzenlenip müvekkiline verildiğini, davacı tarafın iddia ettiği tüm hususların hukuki gerekçeden yoksun olduğunu savunarak davanın reddine ve davacının %20 kötü niyet tazminatına karar verilmesini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu bononun, davacı ile davalı şirket arasında 05.11.2014 tarihinde düzenlenen protokole istinaden düzenlendiği, davacı ortaklarının ... ve ..., temsilcisinin ise ... olduğu dava dışı Yeşil Tarım Ltd. Şti nin ortaklarının ..., ... ve ..., temsilcilerinin ise münferiden ... ve ... olduğu, davaya konu bononun düzenlendiği tarihte ... ve ...'in her iki şirketin de ortağı olduğu, aynı zamanda ...'in her iki şirketi de münferiden temsile yetkili müdürü konumunda bulunduğu, 05.11.2014 tarihli protokolde dava dışı Yeşil Tarım Ltd. Şirketi tarafından Ce Agro Şirketine verilen ve ciro edilerek davalı şirkete geçen 11 adet çekin karşılığının çıkmaması, icra yolu ile de tahsil edilememesi halinde, 11 adet çekin toplam tutarı olan 5.370.614,40 TL'nin davalı şirkete davacı şirket tarafından ödeneceğinin kararlaştırıldığı, davaya konu bononun düzenlendiği tarihte çekleri keşide eden Yeşil Tarım Ltd. Şti. ile çeklerin karşılığının çıkmaması ihtimaline karşılık bonoyu düzenleyen davacı Ceynar Ltd. Şti.'nin ortakları ve temsilcileri dikkate alındığında, davaya konu bononun Yeşil Tarım Ltd. Şti. tarafından keşide edilerek dava dışı Ce Agro Ltd. Şti ne verilen ve Ce Agro Ltd. Şti. tarafından ciro edilerek davalı şirkete geçen ve karşılıksız çıkan toplam 5.370.614,40 TL'lik 11 adet çekin karşılığının ödenmesinin temini için verilmiş olduğu gerekçesi ile davanın reddine, davalı vekilinin tazminat talebinin, 2004 sayılı İcra İflas Kanunu'nun (2004 sayılı Kanun) 72 nci maddesinin beşinci fıkrasında belirtili koşullar gerçekleşmediğinden reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri

Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava konusu bononun, davacı şirketin eski yetkilisi olan ...'ın, ortaklıktan hissesini devrederek ayrılmasından sonra ...'in hissesini devralan ve şirketin %70 ortağı ve yeni temsilcisi olan ... tarafından, şirkete ait taşınmazın 04.03.2016 tarihinde satılması sonucu, tasarrufun iptali davası açıp, taşınmaza haciz konulmak istenmesi olduğu, bunun gerçekleşmesi için, davalı Konak Ay şirketi ile muvazaalı olarak dava konusu bonoyu düzenleyip, davalı tarafında Adana 2. Asliye Hukuk Mahkemesi'ne ait 2016/384 E. sayılı dosyada 03.06.2016 tarihinde tasarrufun iptali davası açıldığını, bononun vadesinin 15.01.2015 tarihi olup, davalı tarafından 02.05.2016 tarihinde icraya konulduğunu, bononun tanzim tarihinde davalının elinde bulunmadığını, bulunsaydı 1,5 yıl beklenmeyip derhal icraya konulucağını, tasarrufun iptali davasına konu olan taşınmaza hacizin de konulabileceğini, davalı tarafından her ne kadar dava konusu bononun teminat bonosu olup, 05.11.2014 tarihli protokol gereğince, ...'in ortağı ve yetkilisi olduğu Yeşil Tarım...Ltd. Şti.'nin keşidecisi, dava dışı Ce Agro Ltd. Şti.'nın lehtarı olan ve davalı şirkete cirolanan 11 adet çekin, Yeşil Tarım ve Ce Agro şirketi tarafından ödenmediği takdirde, teminat bonosunun icraya konulacağının kararlaştırıldığı savunulsa da, bononun her zaman geriye doğru düzenlenebileceğini, protokolde yer olan şirketlerle ticari ilişki bulunmadığını, çeklerin alındığı tarihin 30.10.2014, bononun ise 05.11.2014 tarihinde düzenlenmiş olduğu, bu hususun hayatın olağan akışına aykırı olduğu, şirket öz varlığının çok üzerinde bir bedel ile bono düzenlenmiş olmasının mantığa aykırı olduğunu, Yeşil Tarım şirketinin çekleri ciro yolu ile Ce Agro şirketinden alan davalıya kefil olmasının her iki şirket arasında ticari ilişkinin bulunmayışı dikkate alındığında bu hususunda mantık kurallarına aykırı olduğunu, davalının icra takibi başlattığı çeklere ilişkin geçersiz taahhüt aldığını, bazı çekler yönünden de icra takibi başlatılmadığını, bononun taraf defterlerinde kayıtlı olmadığını, şirketin yeni ortağı ...'ın böyle bir borç altındaki şirketten hisse alamayacağını tüm bu hususların hayatın olağan akışına aykırılığın ispatı olduğunu, kaldı ki ... ve davalı şirket temsilcisi hakkında soruşturma bulunduğunu belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu bononun alacaklısının davalı şirket, borçlusunun davacı şirket, keşide tarihinin 05.11.2014, vade tarihinin 15.01.2015 ve bedelinin 5.370.614,40 TL olduğu, bono üzerinde malen ya da nakden kaydı bulunmadığı, taraflar arasında aynı tarihte düzenlenen protokol başlıklı belge de ise, Yeşil Tarım şirketi tarafından verilen ve Ce Agro şirketi tarafından cirolanan çeklerin davalı Konak Ay şirketi tarafından tahsile konulduğu, bu çeklerin karşılığı çıkmadığı ve bu çekler borçlulardan icra yolu ile tahsil edilemediği takdirde toplam 5.370,614,40 TL tutarındaki borcun Konak Ay şirketine davacı şirket tarafından ödeneceği, Yeşil Tarım ve Ce Agro şirketleri tarafından çekler ödenmediği takdirde bononun icraya konulacağının kararlaştırıldığı, dava konusu bononun düzenlendiği 05.11.2014 tarihinde davacı şirket ile, 11 adet çekin keşidecisi olan Yeşil Tarım şirketinin ortaklık yapısı incelendiğinde ...'in her iki şirketin de ortağı ve münferiden temsilen yetkili müdürü konumunda olduğu, bononun düzenlendiği tarihte davacı şirket temsilcisi olarak görülen ...'in, davacı şirketteki hissesini 12.12.2014 tarihinde ...'a devrettiği ve bu işlemin 24.12.2014 tarihli Ticaret Sicil Gazetesinde ilan edildiği, dava konusu bononun davalı tarafından vade tarihinden 1,5 yıl sonra 02.05.2016 tarihinde icra takibine konu edilmiş olduğu, Adana 2. Asliye Hukuk Mahkemesi'ne ait 2016/384 E. sayılı dosyada ise davalı tarafından, davacı şirket aleyhine 03.06.2016 tarihinde açılmış tasarrufun iptali davası olup, konusunun ise, ...'den şirket hissesini devralan ... tarafından davacı şirkete ait taşınmazın satılması olduğu, davacı şirketin bononun düzenlendiği tarihte öz varlığının 521.000,00 TL olmasına rağmen bononun 5.375.000,00 TL olarak düzenlendiği, davacı şirket ile çeklerin keşidecisi olan Yeşil şirketi, lehtarı Ce Agro şirketi ve cirantası davalı şirketin hiçbir ticari ilişkisi bulunmadığı, dava konusu bononun taraf defterlerinde de yer almadığı, bono tarihinde şirket temsilcisi olarak görülen ...'in, şirketi borçlandırmasına ilişkin ortaklar kurulu tarafından alınmış bir karar da olmadığı, bu hususun 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) 395 inci maddesine aykırılık teşkil ettiği, davacı şirketin taraflarla hiçbir ticari ilişkisi bulunmaması nedeniyle, protokolde belirtilen çeklerin teminat altına alınmasını ve davacı şirketin borçlanmasını gerektirecek hiçbir menfaatinin bulunmadığı, çekler için teminatın Ce Agro şirketi tarafından verilmesi gerektiği, teminat alınmak istenmesi halinde davacının çeklerde aval olmasının mümkünken böyle bir işleminde yapılmadığı, kaldı ki, davalı şirket tarafından dava dışı Ce Agro şirketine malların satıldığı ve çeklerin alındığı tarihin 30.10.2014 olmasına rağmen bononun bu tarihten sonra alınmış olduğu, uygulamada asıl borç ile teminatın aynı anda alındığı, davalı tarafından protokolde belirtilen çeklerin tamamı hakkında icra takibi yapılıp tahsil edilmeye çalışılmadığı, tüm bu hususların bononun, eski şirket temsilcisi tarafından, davacı şirkete ait taşınmazın satışına ilişkin davalı tarafından açılan tasarrufun iptali davasında, taşınmaza haciz koydurmak amacıyla, davalı ile anlaşarak, muvazaa yapmak suretiyle geçmiş tarihli olarak düzenlendiğini gösterdiği, davalının aksi yöndeki iddiaların hayatın olağan akışına (genel hayat tecrübelerine) aykırı olduğu, hayatın olağan akışına dayanan kişinin, artık iddiasını ispatla yükümlü olmadığı, davalı şirket tarafından, dava konusu bononun, dava dışı Ce Agro şirketi ile olan ticari ilişki çerçevesinde kendisine verilen çeklerin teminatı olarak düzenlendiği ve bonodan dolayı alacaklı olduğu hususun ispatlanamadığı, davalının cevap dilekçesinde yemin deliline de dayanmadığı İlk Derece Mahkemesince davanın kabulü yerine reddine karar verilmesi doğru görülmediği, kötü niyet tazminatı yönünden ise, davalı alacaklı şirket tarafından dava konusu bononun, Ce Agro şirketi tarafından kendisine ciro edilen çeklerin teminatı olarak alındığının savunulduğu, ancak bu savunmanın ispat edilemediği, davalı şirketin icra takibi başlatmakta haksız olsa da kötü niyetli olduğu ispatlanamadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın kabulü ile Adana 8. İcra Müdürlüğüne ait 2016/6290 E. sayılı icra takibine esas teşkil eden 05.11.2014 düzenleme tarihli 15.01.2015 vadeli, bakiye 3.170.614,40 TL alacak yönünden davacının davalıya borçlu olmadığının tespitine, davacının yasal koşullar oluşmadığından davalı aleyhine kötü niyet tazminatına hükmedilmesi talebinin reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

1.Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; Bölge Adliye Mahkemesi'nin hayatın olağan akışı kavramı üzerinde durularak yargılamaya konu borcun ve yaşanılan sürecin hayatın olağan akışına aykırı olduğunu kabul ederek karar verdiğini, müvekkilinin alacağını ispat konusunda herhangi bir problemi bulunmamakla birlikte, Mahkemece hayatın olağan akışına dayanan tarafın ispat külfetinden kurtulduğunu ve ispat külfetinin davalı müvekkiline geçtiğini kabul edilmek suretiyle karar verdiğini, söz konusu ispat külfeti değerlendirmesinin hatalı olduğunu, protokole konu çeklere ilişkin olarak, borcun 2.200.000,00 TL kısmının müvekkili şirkete ödendiğini, ödenmeyen ve bankada karşılığı bulunmayan 6 adet çekle ilgili alacağın icra takibi yapılmasına rağmen tahsil edilemediğini, bu nedenle alacağını tahsil edemediği için bonoyu takibe koyduğunu ödenmeyen borcun 3.170.614,40 TL olduğunu, müvekkili şirketin davacı şirketle herhangi bir ticari ilişkisinin bulunmadığını, müvekkili şirketin Ce Agro şirketine mal sattığından bu şirketten alacaklı olduğunu, Ce Agro şirketininde Yeşiller Tarım şirketiyle olan ticari ilişkisi karşılığında Yeşil Tarımdan almış olduğu 11 adet çeki cirolayarak müvekkili şirkete verdiğini, bononun tanzim edildiği tarihte davacı Ceynar Şirketi ile Yeşiller Tarım şirketini münferiden temsile yetkili kişisinin ... olduğunu, Yeşiller Tarım tarafından verilen çekler dolayısıyla oluşan borca karşılık diğer şirketi olan davacı Ceynar Tarımı da bir nevi kefil gösterdiğini, ...'in iki şirketinden birinin (Yeşiller Tarımın) borcuna karşılık, diğer şiketine (Ceynar Tarıma) ait bonoyuda teminat olarak verdiğini ve protokol imzalandığını, bahsi geçen Adana 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2016/384 E. sayılı dosyası ile ilgili olarak keşideci Yeşiller Tarım ile Lehtar Ce Agro aleyhine ilk takibin 17.11.2014 yılında yapıldığını, daha sonrada vadesi gelip geçmesine rağmen ödenmeyen 5 adet diğer çekler içinde çeşitli tarihlerde takip yapıldığını, bu takiplerden Adana 4. İcra Müdürlüğü'nün 2014/18998 E. sayılı dosyasında 16.01.2015 tarihinde ... tarafından dosya borcunun 16.05.2015 tarihinde ödeneceğine dair ödeme taahhüdünde bulunulduğundan, bu taahhütlere istinaden bononun takibe konulmadığını, bu süreçte ...'in Ceynar Tarımdaki hissesini bedelsiz olarak ...'a devrettiğini öğrendikten tasarrufun iptali davasını açtığını, hayatın olağan akışına aykırı olarak Ceynar Tarımdaki hisselerini bononun tanziminden bir ay sonra apar topar tek kuruş almaksızın ...'a devrettiğini, 6102 sayılı Kanun'un 395'inci maddesinin ikinci fıkrasına göre pay sahibi olmayan yönetim kurulu üyelerinin şirket için kefalet, garanti ve teminat veremeyeceğinin düzenlendiğini, oysa işlemlerin yapıldığı tarihte ...'in Ceynar Tarım şirketinin %70 hissedarı ve tek başına temsilcisi olduğunu, otarihte iki şirketinde bir aile şirketi olup şirket ortaklarının aynı kişiler olduğunu, bononun düzenlenmesinde muvafakatının bulunmadığını ve bononun geçersi olduğunu ileri sürebilecek tek kişinin Ceynar Tarımın o tarihteki diğer ortağı olan ...'in olduğu onunda hiçbir itirazının bulunmadığını, davaya konu edilen 05.11.2014 tarihli protokolün ve senedin düzenlenmesinden yaklaşık bir ay sonra 12.12.2014 tarihinde, ...'in müvekkili şirkete olan borcunu ödememek ve müvekkilinden mal kaçırmak kastıyla Ceynar Tarımdaki tüm hisselerini hiç bir bedel almaksızın ...'a devretmesi ve aynı gün ...'in imza yetkisinin de iptal edilmesinin hayatın olağan akışına aykırı olduğunu belirterek kararın bozulmasını istemiştir.

2.Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; davalı şirketin davaya konu icra takibini haksız olarak başlatmış olduğunu, davacı müvekkil şirketin davalı şirkete borçlu olmadığının tespit edilmesi suretiyle karar verildiğini, dava konusu bono davacı şirketin eski ortağı ve yetkilisi ... tarafından geçmiş tarihli olarak davalı adına, davalı ile menfaat birlikteliği amacı ile düzenlendiğini, bunun yapılmasının sebebi ise davacı şirket adına kayıtlı ve oldukça değerli olan kayıtlı taşınmazın davacı müvekkil şirketin %70 ortağı ve yeni temsilcisi ... tarafından 04.03.2016 tarihinde satılması olduğunu, ... davacı şirketteki ortaklıktan ayrıldığında babası ... %30 hisse sahibi olarak şirkette kaldığını, ... ile ... bu taşınmaz satıldıktan sonra davalı Konak Ay şirketi ile anlaşarak muvazaa yapmak, akabinde tasarrufun iptali davası açarak taşınmaza haciz koydurmayı amaçladıklarını, bu sebeple de, taşınmaz satıldıktan sonra geçmiş tanzim tarihli dava konusu bono düzenlenmiş ve davalı Konak Ay şirketi'ne verildiğini, davalı Konak Ay şirketi de bu bonoya dayanarak Adana 2. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2016/384 E. sayılı dosyası ile 03.06.2016 tarihinde tasarrufun iptali davası açtığını, davalının, haksız ve kötü niyetli icra takibi açtığını gösteren bir başka hususun da, davalının vade tarihi 15.01.2015 olan bir bono hakkındaki icra takibini 02.05.2016 tarihinde açması olduğunu, gerçekten söz konusu bono davalının elinde tanzim tarihinde bulunsaydı, davalı beş milyonluk" vadesi 15.01.2015 tarihi olan bonoyu icra takibine koymak için bir buçuk yıl sonrasını beklemeyeceğini, davalı Konak Ay ile dava konusu muvazaalı bonoda imzası bulunan şirket eski ortağı ... ve babası ...'in birlikte hareket ettiklerini ve dolayısıyla söz konusu icra takibinin haksız ve kötü niyetli olarak açıldığını belirterek kötü niyet tazminatına yönelik verilen ret kararı yönünden bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe

  1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Uyuşmazlık, menfi tespit istemine ilişkindir.

  1. İlgili Hukuk

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu (6102 sayılı Kanun) 395'inci maddesi, 2004 sayılı İcra İflas Kanunu(2004 sayılı Kanun) 72'nci maddesi.

  1. Değerlendirme

Dava, takibe konu bono nedeniyle borçlu olunmadığının tespiti istemine ilişkindir. İlk Derece Mahkemesince uyuşmazlık konusu bononun, davacı ile davalı şirket arasında 05.11.2014 tarihinde düzenlenen protokole istinaden düzenlendiği, dava konusu bononun düzenlendiği tarihte çekleri keşide eden Yeşil Tarım Ltd. Şti. ile çeklerin karşılığının çıkmaması ihtimaline karşılık bonoyu düzenleyen davacı Ceynar Ltd. Şti.' nin ortakları ve temsilcileri birlikte değerlendirildiğinde, davaya konu bononun Yeşil Tarım Ltd. Şti. tarafından keşide edilerek dava dışı Ce Agro Ltd. Şti.'ne verilen ve Ce Agro Ltd. Şti. tarafından ciro edilerek davalı şirkete geçen ve karşılıksız çıkan toplam 5.370.614,40 TL'lik 11 adet çekin karşılığının ödenmesinin temini için verilmiş olduğu gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş, davacı vekilinin istinaf başvurusu üzerine Bölge Adliye Mahkemesince dava konusu bononun davalı tarafından vade tarihi 15.01.2015 tarihinden 1,5 yıl sonra 02.05.2016 tarihinde icra takibine konu edildiği, davacı şirketin bononun düzenlendiği tarihte öz varlığının 521.000,00 TL olmasına rağmen bononun 5.375.000,00 TL olarak düzenlendiği, bono tarihinde şirket temsilcisi olarak görülen ...'in, şirketi borçlandırmasına ilişkin ortaklar kurulu tarafından alınmış bir karar da olmadığı, bu hususun 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) 395 inci maddesine aykırılık teşkil ettiği, davacı şirketin taraflarla hiçbir ticari ilişkisi bulunmaması nedeniyle protokolde belirtilen çeklerin teminat altına alınmasını ve davacı şirketin borçlanmasını gerektirecek hiçbir menfaatinin bulunmadığı, teminat alınmak istenmesi halinde davacının çeklerde aval olmasının mümkünken böyle bir işleminde yapılmadığı, davalı şirket tarafından dava dışı Ce Agro şirketine malların satıldığı ve çeklerin alındığı tarihin 30.10.2014 olmasına rağmen bononun bu tarihten sonra alınmış olduğu, uygulamada asıl borç ile teminatın aynı anda alındığı, davalı tarafından protokolde belirtilen çeklerin tamamı hakkında icra takibi yapılıp tahsil edilmeye çalışılmadığı, tüm bu hususların bononun, eski şirket temsilcisi tarafından, davacı şirkete ait taşınmazın satışına ilişkin davalı tarafından açılan tasarrufun iptali davasında, taşınmaza haciz koydurmak amacıyla, davalı ile anlaşarak, muvazaa yapmak suretiyle geçmiş tarihli olarak düzenlendiğini gösterdiği, davalının aksi yöndeki iddiaların hayatın olağan akışına (genel hayat tecrübelerine) aykırı olduğu, hayatın olağan akışına dayanan kişinin, artık iddiasını ispatla yükümlü olmadığı, davalı şirket tarafından, dava konusu bononun, dava dışı Ce Agro şirketi ile olan ticari ilişki çerçevesinde kendisine verilen çeklerin teminatı olarak düzenlendiği ve bonodan dolayı alacaklı olduğu hususun ispatlanamadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf isteminin kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın kabulüne karar verilmiştir. 6100 sayılı Kanun'un 190 ıncı maddesi uarınca "İspat yükü, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir.", 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun (4721 sayılı Kanun) 6 ncı maddesi gereğince de "Kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her biri, hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlüdür." Öte yandan kural olarak menfi tespit davalarında ispat külfeti davalı alacaklıya aittir. Ancak dosyadaki 05.11.2014 tarihli protokol üzerinde yapılan incelemede, dava dışı Yeşil Tarım Ltd. Şti. tarafından keşide edilen ve davadışı Ce Agro.. Ltd. Şti tarafından cirolanan 11 adet çekin karşılığı çıkmaması üzerine davacı şirket tarafından bu borcu teminen senet düzenlenip verileceğinin kararlaştırıldığı, dava konusu bononun düzenleme tarihinin protokol tarihiyle aynı olduğu, ayrıca bono bedeli ile protokol gereği davacı şirketin borçlandığı miktarında aynı olduğu görülmüştür. Ayrıca dava dışı Yeşil Tarım .. Ltd. Şti. temsilcisi ile davacı şirketin temsilcisinin aynı kişi olduğu, Mahkemece alınan 23.10.2018 tarihli bilirkişi raporuna göre de davalı şirketin ticari defterleri üzerinde yapılan incelemede çekleri davalı şirkete cirolayan davadışı Ce Agro şirketinden ticari ilişki nedeniyle alacaklı olduğu, davalının da savunmasında 05.11.2014 tarihli protokol gereği davacı şirketten ödenmeyen çekler nedeniyle düzenlenen bonodan kaynaklı alacaklı olduğu hususları birlikte değerlendirildiğinde, davalının bono nedeniyle borçlu olunmadığına ilişkin ispat külfetinin davacı üzerinde olduğu, davacının da borçlu olmadığını yazılı delillerle ispat etme külfetinde olmasına rağmen, Bölge Adliye Mahkemesince yanılgılı değerlendirme ile ispat külfetinin yer değiştirilerek davalı şirket üzerinde olduğunu ve davalı tarafından alacaklı olunduğu ispat edilemediğinden davanın reddine karar verilmesi doğru olmamış, bozulmasına karar vermek gerekmiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle;

Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA,

Bozma sebebine göre davacı vekilinin tüm, davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına,

Peşin alınan temyiz karar harcının istekleri hâlinde taraflara iadesine, Dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

25.04.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

kararcevapistinaftemyizvı.kararımahkemesiderecebozulmasına

Kaynak: karar_yargitay

Taranan Tarih: 25.01.2026 17:14:38

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim