Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
11. Hukuk Dairesi
Yargıtay Kararı
2021/8144
2023/2404
25 Nisan 2023
MAHKEMESİ: İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi
SAYISI: 2019/1091 Esas, 2021/1339 Karar
HÜKÜM: Ret
İLK DERECE MAHKEMESİ: İstanbul 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI: 2018/424 E., 2019/54 K.
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacı banka ile davalı asıl borçlu Seramar Gıda Tük. Mal. Dağ. Paz. Ltd. Şti. arasında 26.03.2013 tarihli genel kredi sözleşmesi akdedildiğini, davalı ...'ın sözleşmeyi müşterek borçlu ve müteselsil kefil sıfatıyla imzaladığını, kredi sözleşmesi uyarınca kullandırılan kredi borcunun ödenmemesi üzerine davalı borçlular hakkında İstanbul 36. İcra Müdürlüğünün 2018/7579 E. sayılı dosyası ile başlatılan icra takibine davalıların itiraz ettiğini ileri sürerek itirazın iptali, takibin devamı ile davalılar aleyhine tazminata karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalılar vekili cevap dilekçesinde; icra takibindeki asıl alacak, faiz oranı ve işlemiş faizlere ilişkin taleplerin fahiş ve haksız olduğunu, alacağın likit olmadığını savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile toplanan deliller ve aldırılan bilirkişi raporuna dayanılarak davanın kısmen kabulüne, davalı Seramar Gıda Tük. Mal. Dağ. Paz. Ltd. Şti.'nin İstanbul 36. İcra Müdürlüğünün 2018/7579 E. sayılı takip dosyasına yapmış olduğu itirazın 240.798,08 TL asıl alacak, 17.337,43 TL işlemiş faiz, 866,87 TL %5 BSMV, 232,51 TL masraf ve 485,00 TL ihtiyati haciz vekâlet ücreti, 7,06 TL asıl alacak (çek kredisi), 0,35 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 259.727,30 TL üzerinden iptaline, takibin takip tarihinden itibaren asıl alacağa işleyecek %40,80 temerrüt faizi ve bu faiz üzerinden işletilecek %5 gider vergisi ile devamına, davalı şirket aleyhine tazminata hükmedilmesine, davalı ...'ın imzalamış olduğu kefalet sözleşmesine ilişkin eş muvafakatının bulunmaması nedeniyle kefaletin geçerlilik koşulları oluşmadığından bu davalı yönünden davanın reddine verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davalı tarafından icra dairesine sunulan itiraz dilekçesinde ve davaya cevap dilekçesinde kefalete ve kefaletin geçerlilik koşullarına ilişkin bir itirazın söz konusu olmadığını, bu nedenle davanın bu yönden reddinin hatalı olduğunu, davalı ...'ın şirket ortağı olması sebebiyle kefalet için eş rızasının aranmayacağını, müvekkili aleyhine hükmedilen vekâlet ücretinin de kaldırılması gerektiğini, alacak taleplerinin tümü yönünden davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken kısmen kabulüne karar verilmesinin hatalı olduğunu, temerrüt faiz oranı olarak sözleşme ile belirlenen ve kat ihtarında geçen %44,40 oranında faiz uygulanması gerektiğini belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı ...'ın kefalet tarihi itibariyle davalı şirketin ortağı, temsilcisi ve aynı zamanda evli olduğu, şirket ortakları ve temsilcileri için eş rızasının gerek olmadığına dair Gümrük Kanunu İle Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair 6455 sayılı Kanun'un (6455 sayılı Kanun) 77 nci maddesi, kefalet tarihi olan 26.03.2013 tarihinden sonra 11.04.2013 tarihinde yürürlüğe girdiğinden somut olayda geçerli bir kefaletten söz edilebilmesi için davalı ...'ın eşinin rızasının bulunması gerektiği, sözleşmenin ve eki belgelerin incelenmesinde davalı ...'ın eşinin kefalete ilişkin bir rızasının bulunmadığı anlaşıldığından mahkemece bu davalı yönünden davanın reddine karar verilmesinde ve davacı aleyhinde vekâlet ücretine hükmedilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı, davalı şirket yönünden davanın reddedilen kısmı 1.396,78 TL olup, istinafa ilişkin hükmün kesinlik sınırı içinde bulunduğu gerekçesiyle davalı şirket yönünden davacı vekilinin istinaf başvurusunun usulden reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; davalı tarafca ne icra dairesine sunulan itiraz dilekçesinde ne de yerel mahkemeye sunulan davaya cevap dilekçesinde kefalete, kefaletin geçerlilik koşullarına dair bir itiraz mevcut olmadığından davanın kefil bakımından reddi yönünde hüküm tesisinin hatalı olduğu, kefil sözleşmenin akdedildiği tarihte şirket ortağı olduğundan eş muvafakatının alınmasına gerek olmadığını belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
- Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan kredi alacağının tahsili talebiyle başlatılan icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir.
- İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun (2004 sayılı Kanun) 67 nci maddesi, 6455 sayılı Kanun'un 77 nci maddesi.
- Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeple;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
25.04.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 17:14:38