Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
11. Hukuk Dairesi
Yargıtay Kararı
2021/8353
2023/2297
13 Nisan 2023
MAHKEMESİ: Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
SAYISI: 2019/1762 Esas, 2021/1034 Karar
HÜKÜM: Kabul
İLK DERECE MAHKEMESİ: Ankara 3. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
SAYISI: 2018/466 E., 2019/336 K.
Taraflar arasındaki Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (YİDK) kararının iptali ve markanın hükümsüzlüğü davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalılar vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne
karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının "YAYLA" esas unsurlu yirmiye yakın tanınmış markanın sahibi olduğunu, davalının, bu markalar ile karıştırma ihtimali bulunacak derecede benzer nitelikteki “yayla+şekil” ibareli marka başvurusuna yaptıkları itirazlarının kısmen kabul edilerek başvuru kapsamından 30. sınıfta yer alan “kahve, kakao; kahve veya kakao esaslı içecekler, çikolata esaslı içecekler, bal, arı sütü, propolis. Pekmez." ve 43. sınıfta yer alan " Gündüz bakım (kreş) hizmetleri. Hayvanlar için geçici barınma sağlanması hizmetleri.” mal ve hizmetlerinin çıkarılmasına karar verildiğini, bu kararın yeniden incelenmesi talebinin de nihai olarak YİDK tarafından reddine karar verildiğini, itiraza mesnet markaların kapsamında yer alan 29, 30, 32 ve 43. sınıfların davalının marka başvurusunun kapsamında yer alan mal ve hizmetler ile aynı ve benzer sınıflar olduğunu, dava konusu başvurunun davalı şirketin önceki tarihli marklarının serisi niyetiyle değil davacının markalarına yanaşma kastı ile yapıldığını, davalı şirketin kötüniyetli olduğunu ileri sürerek YİDK’nın 25.09.2018 tarih ve 2018 M 8116 sayılı kararının iptalini ve 2017/24459 sayılı davalı marka başvurusunun tescil edilmesi halinde markanın hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı Yayla Agro Gıda San. ve Nak. A.Ş. vekili cevap dilekçesinde; davacı tarafından davalı aleyhine daha önce açılmış olan davaların, davalının müktesep hakkı nedeni ile reddine karar verildiğini, davalı şirketin kendi adına tescilli markalarının sersini oluşturma amacı ile marka tescil başvurularında bulunduğunu, ortalama tüketicinin davalının dava konusu marka başvurusunun davalının markalarının bir serisi olduğunu anlayabileceğini, davalı şirketin bakliyat sektöründe Türkiye’nin önde gelen firmalarından olduğunu, davalının adına tescilli pek çok yayla markası bulunduğunu ve bunların 29, 30, 32, 35 ve 43. sınıflarda olduğunu, taraf markaları arasında benzerlik bulunmadığını, davacının markalarına yanaşma durumunun olmadığını davalının kazanılmış hakkı bulunduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
- Davalı TPMK vekili cevap dilekçesinde; davalı Kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu başvuru kapsamındaki çekişmeli 29, 30, 32, 43. sınıftaki mal ve hizmetlerin itiraza dayanak markaların kapsamındaki mal ve hizmetlerle aynı/aynı tür/benzer bulundukları, davacının itirazına mesnet markalarının esaslı unsuru ile davalının dava konusu marka başvurusunun esaslı unsurunun "YAYLA" ibaresinden oluştuğu ancak davalı şirketin önceki tarihli markaları nedeniyle müktesep hakkının bulunduğu, somut olay yönünden 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (6769 sayılı Kanun) 6 ncı maddesinin beşinci fıkrasındaki koşulların oluşmadığını ve kötüniyet iddialarının ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; bilirkişi heyeti raporuna yönelik itirazlarının karşılanmadığını, markaların aynı veya ayırt edilemeyecek kadar benzer oldukları ve mal ve hizmetler
açısından da aynı/aynı tür/benzer oldukları konusunda bir tereddüt bulunmadığını, müktesep hakkın varlığına sığınıp bir başkasının markasına yanaşma amacının bulunduğunu, herhangi bir zorunluluk bulunmadığı halde "yayla" sözcüğünün önceki markalardaki yazı karakterinin ve renk kompozisyonunun değiştirilmesi ve müvekkili markalarındakine benzer kesik oval şekiller eklenmesi tüketiciyi aldatmaya yönelik davranışlar olduğunu, müktesep hakkın oluşması ve sonraki tarihli marka başvurularına dayanak teşkil edebilmesi için markanın aynen yeni marka başvurularında da kullanılması ve markaların mal veya hizmetler itibariyle farklılaşmaması gerektiği, YİDK kararında zikredilen davalı şirkete ait markaların hiçbirinin 43. sınıfta tescili yokken dava konusu marka başvurusunda 43. sınıfta da tescil talebinin olduğunu ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu başvuruya konu markanın, birinin ucunda başak figürü bulunan iki yay şekli içerisine kırmızı harflerle yazılmış olan "yayla" ibaresinden oluştuğu, davacının itirazına mesnet markalarının asli, baskın ve ayırt edici unsurunun da "yayla" ibaresi olduğu, taraf markalarının asli, baskın ve ayırt edici unsur olarak müştereken "yayla" ibaresini içermesi karşısında, görsel, işitsel ve kavramsal olarak benzerlik taşıdıkları, davalının başvurusuna konu markada, "yayla" kelimesinin, birinin ucunda başak figürü bulunan iki adet yay şekli ile çerçevelenmesi ve ucunda başak figürü bulunan bu yay figürleri için lacivert rengin seçilmesinin, markayı davacının markalarına yakınlaştırdığı ve görsel benzerliği artırdığı dava konusu markada müktesep hak iddia edilen tescilli markanın asli unsuru olan "yayla" kelimesinin muhafaza edildiği ancak marka örneğinin davacı markalarına yakınlaşma çabası ve iltibas tehlikesi içerdiği için davalının müktesep hak müessesesinden faydalanamayacağı kanaatine ulaşıldığı, nitekim taraflar arasında görülen bir başka davada, davalı şirketin yine birinin ucunda başak figürü bulunan lacivert renkli iki yay şekli içerisine kırmızı harflerle yazılmış olan "yayla" asıl unsurlu başka bir marka başvurusunun konu edildiği benzer bir uyuşmazlıkta da aynı gerekçelerle davalının müktesep hak müessesesinden faydalanamayacağı kabulüyle verilen kararın Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 2020/1793 Esas, 2021/1644 Karar sayılı kararı ile onandığını gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın kabulüne, YİDK'in 2018 M 8116 sayılı kararının iptaline, markanın hükümsüzlüğüne karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
1.Davalı Yayla Agro Gıda San. ve Nak. A.Ş. vekili temyiz dilekçesinde özetle; davalının uzun yıllardır aynı markaya aynı sınıflarda ve aynı ürün grubunda sahip olduğunu, davacı markaları ile davalı markaları yıllarca aralarında herhangi bir uyuşmazlık bulunmaksızın piyasada bulunduğunu, davalının "yayla + şekil" markası 2001 yılından beri tescilli olarak piyasada olduğunu, ayrıca markanın sektörde tanınmış bir marka olduğuna bu durumun yargı kararlarında da tespit edildiğini, davalı markasının asli unsuru muhafaza edilerek, işletme ile bağlantısı ve tüketici nezdinde yarattığı izlenim korunmak suretiyle oluşturulmuş olması bakımından da kazanılmış hakkın söz konusu olduğunu, davalının markasının asli unsurunun "Yayla" ibaresi olduğunu, müktesep hak sağlayan markaların esaslı unsurundan uzaklaşılmadığını, ürün sınıflarında geçmişten bu yana değiştirilen, geliştirilen bir sınır olmadığını, 29., 30., 32., 43. sınıflarda markaları bulunduğunu, aynı emtiaları içerdiğini, davalının dava konusu marka başvurusunun kapsamında yer alan sınıf emtialar, aynen önceki tarihli markalarının kapsamında da yer aldığını, bu itibarla dava konusu marka başvurusunda emtia kapsamının genişletilmesi de söz konusu olmadığını, marka görselleri üzerinde yapılacak objektif bütüncül incelemede bu markaların görsel olarak birbirine benzemediğinin anlaşılacağını, iltibas koşullarının oluştuğu kanaatine varılması durumunda ise
yukarıda açıklanan şekilde müktesep hakkın varlığı sebebiyle davanın reddi kararının yerinde olduğunu, davalı adına tescilli markadan kaynaklı müktesep hak koşulları oluştuğundan davacının markası ile davalı markası arasında iltibas tehlikesinin oluşmadığını, davalının 1994 yılından başlayarak bugüne kadar adına tescilli birçok Yayla ve seri markaları bulunduğunu hükümsüzlük davası açılması için öngörülen 5 yıllık süre dolduğunu ileri sürerek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.
2.TPMK vekili temyiz dilekçesinde özetle; somut olayda davalının “yayla” markasının uzun yıllardır kullanıldığı, başvuru markasında asli unsurun muhafaza edilmiş olduğu ve dava konusu marka kapsamında yer alan 29, 30, 32 ve 43. sınıfta yer alan emtiaların aynen davalının önceki markalarında yer aldığını, Bölge Adliye Mahkemesi gerekçeli kararında, başvuru markasının davacı markalarına yaklaşma çabası olduğunu belirtmiş ise de, başvuru markası incelendiğinde, davacı markalarına yaklaşma çabası olmadığı görüldüğünü ileri sürerek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
- Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, davalı şirketin 2017/24459 sayılı ve “yayla+şekil” ibareli başvurusu yönünden davalı lehine müktesep hak olup olmadığı, 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin birinci, beşinci ve dokuzuncu fıkrası hükümleri sebebiyle tescil engeli olup olmadığı ve YİDK kararının hukuka uygun olup olmadığı noktasında toplanmaktadır.
-
İlgili Hukuk
-
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
-
6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin birinci, beşinci ve dokuzuncu fıkra hükümleri.
-
Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve yasaya uygun olup davalılar vekillerince temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderlerinin temyiz edenlere yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 13.04.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 17:15:57