Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

11. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

Yargıtay Kararı

Esas No

2022/5883

Karar No

2023/2292

Karar Tarihi

13 Nisan 2023

MAHKEMESİ: Asliye Hukuk Mahkemesi

SAYISI: 2018/259 Esas, 2022/522 Karar

HÜKÜM: Kısmen kabul

Taraflar arasındaki alacak davasının bozma ilamına uyularak yapılan yargılaması sonucunda Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Mahkeme kararı, taraf vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; 18.05.2012 tarihinde davacının davalı bankadaki hesabından internet bankacılığı şifre ve kullanıcı bilgileri ele geçirilmek suretiyle dava dışı ... isimli kişinin hesabına 47.839,00 TL EFT yapıldığını, konuyla ilgili savcılığa şikayet dilekçesi verildiğini, soruşturmada, işlemin yapıldığı bilgisayarın Tarsus Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakfına ait IP numarasını kullandığının tespit edildiğini, mudinin mevduatını korumak için gerekli önlemleri almayan bankanın sorumlu olduğunu ileri sürerek 47.839,00 TL'nin 18.05.2012 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte tahsilini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde; davalı bankanın sistemine herhangi bir saldırının tespit edilemediğini, şifre ve parola bilgileri ile sim kartın korunmamasından davacının sorumlu olduğunu, davalının tüm güvenlik önlemlerini aldığını, davacının internet bankacılığı işlemlerini yetkilisine verilen OTP cihazı ile gerçekleştirdiğini savunarak davanın reddini istemiştir.

III. MAHKEME KARARLARI, BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ

A. Bozma Kararı

Dairemizin 26.02.2018 tarih, 2018/493 E. ve 2018/1392 K. sayılı kararıyla dava konusu EFT tarihi itibariyle OTP cihazının ürettiği şifre bertaraf edilip bu cihazın ürettiği şifreye ihtiyaç duyulmadan EFT işleminin yapılıp yapılamayacağı, dolayısıyla davacının bir kusurunun bulunup bulunmadığı, varsa oranı tespit edilmek suretiyle bozma ilamının gereğinin yerine getirilmesi, usulsüz işlemle çekilen paraların aslında doğrudan doğruya bankanın zararı niteliğinde olduğu, mevduat sahibinin bankaya karşı alacağının aynen devam ettiği, usulsüz işlemlerin gerçekleşmesinde ispatlandığı takdirde mevduat sahibinin müterafik kusurundan söz edilebileceği ve bankanın bu kusur oranı üzerinden hesap sahibinin alacağından mahsup talebinde bulunabileceği de nazara alınarak ulaşılacak sonuç çerçevesinde bir karar verilmesi gereğine işaret edilerek bozulmuştur.

B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar

Mahkemece yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile somut olayda OTP cihazıyla sisteme girildiği, olay tarihinde davalı bankanın internet sistemine giriş yapılarak davacının hesabından para çekilmiş olduğu, aynı gün davacının birden fazla kez OTP cihazıyla sisteme giriş yaparak işlem yaptığını, davalı bankanın üç aşamalı güvenlik imkanı sağladığı ancak internet bankacılığı yoluyla yapılan işlemlerde gerekli önlemleri almayan bankanın, kural olarak özen yükümlülüğünü ihlal etmekte asıl kusurlu olduğu, müşterinin ise, bu tür bankacılıkta internet şifresini korumak dışında bir sorumluluğu bulunmadığı, bunun ihlalinin ancak müterafık kusur teşkil edeceği, internet bankacılığı işlemi sırasında davacının kullanıcı adı ve şifresi kullanılmış bulunması ve bu bilgilerin davalı bankanın bilgisayar sisteminden öğrenilmediğinin belirlenmiş olması halinde, müşterinin şifrenin kötü niyetli üçüncü kişiler elinde geçmemesi için gerekli önlemleri almamış olduğunun banka tarafından ispatlanma şartına bağlı olacağı, davalı bankanın gerekli ve yeterli önlemleri almadığı olayda kusurlu olduğu, davacının şifreyi korumak yönündeki sorumluluğunu yerine getirmediği ve bu halde müterafik kusurunun bulunduğuna kanaat getirilmiş ancak kusur oranı noktasında bozma öncesi alınan 29.03.2013 tarihli bilirkişi raporunda yer alan orana itibar edilerek müterafik kusur nedeniyle davanın kısmen kabulüne karar verildiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, 23.919,50 TL'nin 18.05.2012 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle davalıdan tahsiline karar verilmiştir.

IV. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

  1. Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; davalı bankanın internet bankacılığı sistemi üzerinde yerinde inceleme yapılmadan bilirkişi raporlarının düzenlendiğini, 09.05.2022 tarihli bilirkişi raporunun dosya üzerinden ve diğer bilirkişi raporlarındaki bazı tespitler alıntılanarak hazırlandığını, emekli banka şube müdürü olan bilirkişinin, hangi teknik özellikleri ile dosyaya bilirkişi olarak atandığı ve bilirkişi raporu hazırladığının da anlaşılamadığını, davaya konu işleminin, profesyonel düzeyde bir siber saldırı neticesinde gerçekleştiğinin ceza davasının dosyasına yansıyan deliller, ifadelerle sabit olduğunu, davacı şirket yetkililerinin kusuru veya ihmali ile şifre ve parolaların, kötü niyetli üçüncü kişilerin eline geçtiğinin davalı banka tarafından ispatı gerektiğini, ancak davalı bankanın ispat külfetini yerine getirdiğinden bahsedilemeyeceğine göre davacıya varsayıma dayalı olarak kusur atfının dayanağı da bulunmadığını, Mahkemece OTP cihazını kullanmakta gereken özeni göstermeyerek bunların 3 üncü kişilerin ele geçirilmesine sebebiyet verildiği gerekçesiyle davacının müterafık kusurlu olduğu tespiti yapılmasına rağmen davacı şirket yetkilisinin, bunu ne şekilde gerçekleştirdiğinin belirtilmediğini, davacıya atfedilen kusurun, varsayım ve tahmine dayandığını, davalı banka, dava konusu işlemin gerçekleşmesini tamamen engelleyebilecek konumda olmasına rağmen bu hususta etkisiz kaldığını, davalı bankanın 31.08.2015 tarihli yazısında: "Müşterimiz Bankamızın tek seferlik işlem limiti olan 10.000,00 TL'yi geçmemek koşuluyla istediği limiti belirleme olanağına sahip..." olduğu belirtilmesine rağmen dava konusu 47.839,00 TL tutarlı EFT işleminin nasıl yapıldığı izah edilemediğini, bu durumda davalı bankanın limiti aşan EFT nedeniyle sorumluluğunun bulunduğunun da kabulü gerektiğini belirterek Mahkeme kararının bozulmasını istemiştir.

  2. Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; Yargıtay bozma ilamlarında 29.03.2013 tarihli bilirkişi raporunun yeterli olmadığı açık bir şekilde kabul edildiğini, Mahkemece yeniden 29.03.2013 tarihli bilirkişi raporu hükme esas alınarak sonuca gidilmesinin doğru olmadığını, hükme esas alman 29.03.2013 tarihli bilirkişi raporunda davalı bankaya kusur atfedilmesinin temel nedeni olarak EFT işleminde davacı tarafa SMS yoluyla işlemin doğruluğunu teyit amaçlı bilgi verilmediği hususunun gösterildiğini, davalı banka müşterilerinin talebi doğrultusunda belirledikleri limit veya işlemler için bilgilendirme mesajı gönderdiğini, dava konusu olayda EFT işlemi için bankacılık internet sistemine yüksek güvenlikli OTP cihazı kullanılarak giriş yapıldığını, internet bankacılığı güvenliğini sağlamlaştırmak için düzenlenmiş olan OTP cihazları kullanıldığında SMS yoluyla işlemin bilgilendirilmesi yoluna gidilmesinin yersiz olduğunu, davalı banka üzerine düşen tüm yükümlülükleri eksiksiz bir şekilde yerine getidiğini, davalı bankanın bahse konu olayda ihmal derecesinde dahi kusurunun bulunmadığı davacı şirkete tahsis edilen OTP cihazının kullanımı ile yine davacı şirketin belirlediği şifre ile davalı bankanın sistemine girildiğini, davaya konu EFT işlemi yapıldığını, OTP cihazları yüksek güvenlikli şifre sağlayıcıları olduğundan banka tarafından müşterilere tahsis edildikten sonra cihazın kaybolma çalınma, şifrenin başkası ile paylaşılması ve benzeri sebeplerle başkası tarafından kullanılma ihtimaline binaen gerekli önlemleri alma yükümlülüğünün müşterilere ait olduğunu, bozmadan sonra alınan bilirkişi raporlarında davalı bankanın OTP şifresinin bertaraf edilmediği, davalı bankanın sistemlerinden kaynaklı bir hatanın bulunmadığı, sorumluluğunun bulunmadığı tespiti yapılmasına karşın davanın reddi gerekirken kısmen kabulüne karar verilmesinin bozmayı gerektirdiği belirterek Mahkeme kararının bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe

  1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Uyuşmazlık, dava konusu EFT tarihi itibariyle OTP cihazının ürettiği şifre bertaraf edilip bu cihazın ürettiği şifreye ihtiyaç duyulmadan EFT işleminin yapılıp yapılamayacağı noktasında toplanmaktadır.

  1. İlgili Hukuk

6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 52 nci maddesi.

  1. Değerlendirme

  2. Dairemizin 22.01.2014 tarihli, 2013/11722 E., 2014/1360 K. sayılı ilk bozma ilamıyla, alınan bilirkişi raporuna göre tarafların eşit oranda kusurlu olduğuna ilişkin değerlendirmenin esas alındığı Mahkeme kararı bozulmuş, Mahkemece bozma ilamına uyulduktan sonra alınan bilirkişi raporlarında bozma ilamında belirtilen inceleme yapılmamasına karşın Dairemizce yeterli kabul edilmeyen bozma öncesi bilirkişi raporundaki kusur oranlarına itibar edilerek davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Dairemizin 26.02.2018 tarihli ve 2018/493 E., ve 2018/1392 K. sayılı bozma ilamında bilirkişilere davalı bankanın internet bankacılığı sistemi üzerinde yerinde inceleme yetkisi verilerek dava konusu EFT tarihi itibariyle OTP cihazının ürettiği şifrenin bertaraf edilip bu cihazın ürettiği şifreye ihtiyaç duyulmadan EFT yapılıp yapılamayacağının dolayısıyla davacının bir kusurunun bulunup bulunmadığı, varsa oranı tespit edilerek bozma ilamının gereğinin yerine getirilmesine işaret edilmiş, Mahkemece bozmaya uyulduktan sonra alınan bilirkişi raporlarında davacının OTP cihazı kullanıcısının, OTP cihazı ürettiği şifreyi paylaşıp paylaşmadığının tespitinin, olayın gerçekleştiği tarihteki telefon görüşmesi kayıtları ve bu kişilerin banka hareketleri dikkate alınarak incelenmesi gerektiği belirtilerek eksikliklere değinilmiştir. Buna rağmen Mahkemece uyulan bozma ilamında Dairemizce yeterli kabul edilmeyen bozma öncesi bilirkişi raporu üzerinden dava kısmen kabul edilmiştir. Alınan bilirkişi raporlarına rağmen bozma öncesi alınan bilirkişi raporuna dönülerek tarafların %50 kusur oranına göre karar verilmesi doğru olmamıştır. Bu durumda uyulan bozma ilamında belirtildiği üzere davalı bankanın internet bankacılığı üzerinde yerinde inceleme yetkisi verilerek ve internet bankacılığı sisteminin bulunduğu yer belirlenerek, 2 bilgisayar mühendisi ve konusunda uzman 1 bankacıdan oluşan bilirkişi heyetinden rapor alınarak varsa davalı bankanın kusurlu olup olmadığı ve varsa kusur oranı belirlenerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.

  3. Kabule göre de davalı banka harçtan muaf olmamasına rağmen harca hükmedilmemesi doğru olmamıştır.

  4. Bozma sebep ve şekline göre taraf vekillerinin sair temyiz itirazlarının incelenmesine bu aşamada gerek görülmemiştir.

V. KARAR

Açıklanan sebeplerle;

Mahkeme kararının BOZULMASINA,

Bozma sebebine göre taraf vekillerinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına,

Peşin alınan temyiz karar harcının istekleri hâlinde taraflara iadesine,

Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine, 13.04.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

bozmadansürecikararcevapyargılamatemyizmahkemev.bozulmasınasonrakikararlarıbozma

Kaynak: karar_yargitay

Taranan Tarih: 25.01.2026 17:15:57

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim