Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
11. Hukuk Dairesi
Yargıtay Kararı
2021/8524
2023/2281
12 Nisan 2023
MAHKEMESİ: İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi
SAYISI: 2019/1097 Esas, 2021/1330 Karar
HÜKÜM: Esastan ret
İLK DERECE
MAHKEMESİ: Kocaeli 2.Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI: 2017/122 E., 2017/438 K.
Taraflar arasındaki sözleşmenin iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili ile davalı ...'ün amca çocukları olduğunu, Kocaeli İletişim Radyo Televizyon Yayın Yapım A.Ş.'nin, aile şirketi olan Sarraf Tüysüzler Altın ve Mücevherat Ltd. Şti.'nin imkanları kullanılarak devralındığını, Sarraf Tüysüzler ...Ltd. Şti.'nin ekonomik sıkıntıya girdiğini, davalı ... tarafından Kocaeli İletişim ...A.Ş.'deki müvekkiline ait hisselerin kendisine devredilmesi halinde, şirketi yayın frekansı ile birlikte yüksek bir meblağa satabileceğini teklif etmesi üzerine, hisselerin davalı ...'a ve diğer davalı ...'a bedel olmaksızın devredildiğini, Sarraf Tüysüzler unvanlı şirketin kuyumculuk faaliyeti nedeniyle dolandırıcılık emniyeti suistimal ve 5411 sayılı Bankacılık Kanunu'na (5411 sayılı Kanun) muhalefet suçlaması ile açılmış olan Kocaeli 3.Ağır Ceza Mahkemesinin 2014/306 E. sayılı davalı ...'ın ve müvekkilinin yargılandığını, Kocaeli İletişim ...A.Ş.'nin satılması halinde tüm alacakların ödenebileceğini, fakat davalının bu yönde hareket etmediğini, oysa müvekkilinin hisselerinin 130.000 adedinin davalı ...'a, 5.000 adedinin davalı ...'e devredilmesine rağmen herhangi bir bedel ödenmediğini, hisse devrinin yapılmasının amacının olası hacizlerden korunarak bu hisselerin gerçek değerine satılmasının olduğunu ileri sürerek 28.02.2015 tanzim tarihli 5000 adet, ve 130000 adetlik pay devri senetlerinin iptaline, davalının şirketteki hisselerinin bu miktarla sınırlı olmak üzere müvekkili adına tesciline, olmadığı takdirde bedelinin faiziyle birlikte davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; dava dışı Sarraf Tüysüzler ...Ltd. Şti. ile Kocaeli İletişim ...A.Ş.'nin bir grup şirketi olduğunun ima edildiğini, ancak mezkur şirketler arasında hissedarların benzerliğinden başka bir ilişki bulunmadığını, her iki şirketin farklı yönetim şemaları ile vücut bulduğunu, davacının muvazaa iddialarının yerinde olmadığını, hisse bedellerinin davacıya elden ödendiğini, davacının muvazaa iddiasını yazılı delil ile kanıtlaması gerektiğini savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı tarafın davalı tarafından hisse devrine ilişkin sunulan belgelere karşı imza inkarında bulunmuş ise de dava dilekçesinde davalılarla imzalanan hisse devri sözleşmesinin bedel alınmadan muvazaalı olarak yapıldığını belirtmesi nedeniyle imzaya ilişkin itirazının yerinde olmadığı, davalı ... ile davacı arasındaki hisse devrine ilişkin sözleşme ibraz edilemese de davanın muvazaalı yapılan hisse devrinin iptali olduğu, davalı tarafça sözleşmenin yapılmadığına dair bir itirazda bulunulmadığı, davacının hisse devrine ilişkin sözleşmede taraf olduğu ve kendi muvazaasına dayandığı, yazılı sözleşmeye karşı muvazaa iddiasının, ancak yazılı delille kanıtlanabileceği, 05.02.1947 tarih 20/6 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararının da bu yönde olduğu gerekçesiyle ispatlanamayan davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; devir sözleşmesinin usulsüz olduğunu, bu husustaki yapılan itirazların mahkemece incelenmediğini, ...'ya yapılan hisse devrine ilişkin sözleşmede müvekkilinin imzasının bulunmadığını, işlemin sahte imza ile gerçekleştirildiğini, ortada geçerli bir işlem olmadığını, davalı tarafça dosyaya pay devir sözleşmesinin de sunulmadığını, devir işleminin varlığının ve hukuka uygun olup olmadığının araştırılmadığını, imza incelemesi yapılmadan karar verilmesinin de yerinde olmadığını ileri sürerek yerel mahkeme kararının kaldırılmasını istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının, hisselerin davalılara devredilirken davalılar tarafından hisselerin üçüncü kişilere gerçek değeri üzerinden satılarak elde edilecek satış bedeli ile şirket borçların ödenmesi inancıyla hareket ettiğini ileri sürmesi karşısında inanç sözleşmesine dayandığını, inançlı işlemin ya da inanç sözleşmesinin varlığının mutlaka davacının inançlı işleme yönelik iddiasını tarafların imzasını içeren ve en geç işlem tarihinde düzenlenmiş yazılı delil ile ispat edilmesi gerektiği, davacı iddiasına yönelik inanç sözleşmesinin ispat edilemediğinden mahkemece davanın reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; müvekkili ile davalı ...'ın amca çocukları olduğunu, bir aile şirketi olan Sarraf Tüysüzler Altın ve Mücevherat Ltd. Şti.'nin Kocaeli ili yerel televizyonunu satın aldığını ancak sonra ekonomik sıkıntıya girmesi üzerine davalı ...'ın babasının intihar ettiğini ve Turgay'ın da mirası reddettiğini, ardından davalı ...'ın dava konusu şirketin hisselerinin kendisine devredilmesini ve şirketin yayın frekansı ile birlikte milyon dolara satabileceğini müvekkile ve ailesine teklif ettiğini, bu nedenle davalılara bedelsiz devir yapıldığını, ancak devir sözleşmesinin geçersiz olduğunu, müvekkilin davalı ...'ya hisse devri yaptığı iddia olunan 28.05.2015 tarihli evrakta müvekkilin imzası bulunmadığını, dava dilekçesinde devir iradesinden bahsedilmediğini, devir iradesi (emanetçi) söz konusu olsa dahi yapılan işlemin şekil şartları açısından eksik yapılması veyahut müvekkilden işlemin özü saklanmak suretiyle sahte imza ile işlem gerçekleştirilmiş olmasının hukuken geçerli bir işlem olmadığını, davalı tarafça pay devir sözleşmesinin sunulmadığını, iddia edilen devrin zilyetliğin devri ile sonuçlanmayacağını, resmi şekil şartlarına tabi olduğunu, bu açıdan işlemin hukuka uygun yapılıp yapılmadığının araştırılması gerektiğini, 15.08.2014 tarihli evrakın sahte olduğu ve müvekkili tarafından imzalanmadığını, imza incelemesi yapılmadan verilen kararın hukuka aykırı olduğunu belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
- Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, anonim şirket hisse devir sözleşmesinin iptali istemine ilişkindir.
- İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
- Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden ilgiliye yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
12.04.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 17:16:23