Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

11. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

Yargıtay Kararı

Esas No

2021/8411

Karar No

2023/2280

Karar Tarihi

12 Nisan 2023

MAHKEMESİ: İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi

SAYISI: 2019/1928 Esas, 2021/1263 Karar

HÜKÜM: Ret

İLK DERECE MAHKEMESİ: İstanbul 15. Asliye Ticaret Mahkemesi

SAYISI: 2017/49 E., 2019/446 K.

Taraflar arasındaki alacak davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.

Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; taraflar arasında akaryakıt bayilik sözleşmesi akdedildiğini ve müvekkili şirket lehine taşınmaz üzerine intifa hakkı tesis edildiğini, ancak davalı şirketin iş yeri açma ruhsatı alamadığını ve Enerji Piyasası Düzenleme Kurulu (EPDK)'na bayilik sözleşmesi başvurusunda bulunulmadığını, taşınmazın atıl durumda kaldığını, davalı tarafın bu suretle sözleşmeyi ihlal ettiğini, yapılan yatırımlar gereği müvekkilinin zarara uğradığını, müvekkili şirketin yapmış olduğu yatırım bedellerinin ve nakdi ödemelerin tazmini gerektiğini ileri sürerek kurumsal kimlik ekipmanı ile ariyet, demirbaş ve tesisatlardan oluşan ayni yatırım bedellerinin şimdilik 10.000,00 TL'sinin ve istasyonun işletilmemesinden kaynaklı olarak müvekkili şirketin mahrum kaldığı kar kaybının tazminine ilişkin alacağın şimdilik 10.000,00 TL'sinin ihtarnamenin tebliğ tarihinden itibaren işleyecek bayilik sözleşmesinde yer alan aylık %3 akdi faizi ile birlikte tahsilini, ayrıca akdi yatırım olarak davalıya ödenen toplam 300.000,00 TL intifa bedelinin 150.000,00 TL'sinin fiili ödeme tarihi olan 10.11.2010 tarihinden itibaren, 150.000,00 TL'sinin de fiili ödeme günü olan 20.01.2011 tarihinden itibaren işleyecek bayilik sözleşmesinde yer alan aylık %3 akdi faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkili şirketin iş yeri açmak için İzmir Büyükşehir Belediyesine başvurduğunu, uygun imar planı bulunmadığından arazinin akaryakıt ve Sıvılaştırılmış Petrol Gazı (LPG) satış istasyonu olarak belirlenemediğini, ruhsat başvurusunun iptaline karar verildiğini, açılan davanın ise Belediye lehine sonuçlandığını, müvekkilinin iş yer açma ruhsatı alma konusunda her türlü yasal hakkını kullandığını, sözleşmenin yürürlüğe girmesi ve bayilik lisansının yayınlanabilmesi için usulüne uygun bir şekilde iş yer açma ruhsatının alınması gerektiğini, Belediyenin müvekkiline ruhsat vermediğinden müvekkilinin kusurundan söz edilemeyeceğini, kâr mahrumiyeti talep edilemeyeceğini, zira akaryakıt bayilik sözleşmesinin henüz yürürlüğe girmediğini, müvekkili şirkete ait akaryakıt istasyonuna kurumsal kimlik malzeme ve ekipmanları kurulduğu iddiasının ihtilafsız olduğunu, ancak davacı şirketin söz konusu malzeme ve ekipmanları yatırım gibi göstermesinin hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu'nun (EPDK) bu hususta kurul kararı olduğunu, ayrıca davacının müvekkiline 500.000,00 TL intifa bedeli ödemesi gerekirken eksik ödediğini, davacı lehine tapuda intifa şerhinin devam ettiğini, bu durumda davacının intifa bedelini isteyemeyeceğini savunarak davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı tarafından intifa bedelinin kullanılmayan kısmının istenebilmesi için taşınmaz kaydına konulan intifa hakkının terkininin aranacağı, ancak taşınmaz üzerindeki intifa hakkı dava tarihi itibariyle devam ettiği, bu nedenle davacının ödediği bakiye intifa bedelini isteyemeyeceği, yine sözleşmenin bağıtlandığı 19.10.2010 tarihinden sözleşmenin süresinin dolduğu 19.10.2015 tarihine kadar davacının davalı şirkete işyeri açma ruhsatı alması konusunda ihtarda bulunmadığı, ayrıca davalının yükümlülüğünü yerine getirmemesi üzerine makul süre olarak kabul edilebilecek dönemin sonunda davacının sözleşmenin 25 inci maddesi gereğince gidebileceği yollara başvurmadığı, tek taraflı fesih hakkını kullanmadığı, mahrum kaldığı zararı isteyebilmek için davacının, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (6098 sayılı Kanun) 117 ve 123 üncü maddeleri gereğince yasal koşulları yerine getirmediği, davalıyı temerrüde düşürmediği, dolayısıyla davacının mahrum kaldığı karı davalıdan isteyebilmesi için sözleşme ve yasa koşullarının oluşmadığı, yine önprotokolün 3 maddesi gereğince davacının 3 adet pompa jeneratör kompresör, hava+su saati, yıkama tonozu, tank ve pompa otomasyonu ile market raflarını ariyet sözleşmesi ile davalı bayiye verdiği, bayilik sözleşmesi ile birlikte eki olan ariyet sözleşmesinin de sona erdiği, ariyet sözleşmesinin sona ermesinden sonra davacının teçhizat ve ekipmanların kendisine iadesi için davalıyı temerrüde düşürmediği, teçhizat ve ekipmanların zarar görmediği, halen kullanım amacına uygun olarak bakımlı şekilde muhafaza edildiği, davacının ariyet olarak verilen teçhizat ve ekipmanların bedelini isteyebilmesi için sözleşme ve 6098 sayılı Kanun'un 379 uncu ve devamı maddeleri koşullarının oluşmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri

Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava dilekçesinde belirttiği hususlara ilave olarak, müvekkili şirketin hakları dar yorumlanarak, dosyadaki mevcut deliller ve iddiaların yeterince incelenmeden karar tesis edildiğini, müvekkili şirket tarafından yapılan 300.000,00 TL’lik ödemenin, akaryakıt ve LPG istasyonunun kurulması ve faaliyete geçirilmesi için davalıya finansal destek sağlamak amacıyla yapılan bir nakdi yatırım bedeli olduğunu, banka dekontlarında bu ödemelerin açıklamasının “iş avansı” olarak geçtiğini, ancak davalının yükümlülüğünde olan işyeri açma ve çalışma ruhsatının alınmaması sebebiyle müvekkilinin zarara uğradığını, 19.09.2010 tarihli 5 yıl süreli bayilik sözleşmesinin müvekkili şirket tarafından özel olarak bir fesih ihtarnamesi ile feshedilmediğini, davalı şirketin işyeri açma ve çalışma ruhsatı almaması ve EPDK’ya bayilik lisansı başvurusu yapmaması nedeniyle sözleşmenin uygulanamaz ve süre sonunda kendiliğinden“münfesih” hale geldiğini, dava konusu olayın 2010 yılında akaryakıt sektörüne Rekabet Kurumunun intifa süreleri yönünden uyguladığı ilke kararları doğrultusunda, Türkiye genelinde açılan genel intifa davalarının (sebepsiz zenginleşme davaları) kapsamı olarak değerlendirmemesi gerektiğini, davaya konu istasyona uygulanan kurumsal kimlik ve tüm ariyet ve demirbaşların ilk defa o istasyona uygulandığını ve yeni bir vaziyette monte edildiğini, dava konusu edilen tüm taleplerin davalıya ihtarname ile bildirildiğini, bu nedenle davalının temerrüde düşürülmediğini söylemenin uygun olmadığını, keşif sonucu alınan raporda hava su saatinin mevcut bulunmadığının tespit edildiğini, bu durumun dahi ariyetler konusundaki mahkeme karar gerekçesini haklı kılmadığını, bilirkişice belirlenen hava su saati bedelinin oldukça düşük olduğunu belirterek kararın kaldırılmasını istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının davalının akaryakıt satın almaması ve satın almayacak olmasına rağmen sözleşmeyi süre sonuna kadar ayakta tuttuğu, sözleşme yükümlülüklerine uyması konusunda davalıya ihtar göndermediği, bu durumda kar kaybı alacağı talep etmesine olanak bulunmadığı, ayrıca dava tarihi itibarıyla davacının intifa hakkını halen kullandığı, bu nedenle kullanamadığı süreye ilişkin olarak fazla ödenen intifa bedelini talep edemeyeceği, ayrıca protokolde yazılı ve davalıya teslim tutanağı ile teslim edilen ekipmanlardan hava su saati ünitesi dışındakilerin davalıya ait taşınmazda bulunduğu, davalının ariyetleri teslime hazır olduğunu bildirdiği, ancak davacı ihtarnameye rağmen ariyetleri teslim almadığından bedellerini talep etmesine olanak bulunmadığı, davalının ihtarnamesinin gönderildiği tarihte hava su saati ünitesinin davaya konu akaryakıt istasyonunda bulunmadığının iddia ve ispat edilemediği, dolayısıyla ilk derece mahkemesi kararında usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; taraflar arasındaki ticari ve fiili durum dikkate alınmadan ve hiçbir zaman uygulama alanı bulmayan sözleşme hükümlerine bağlı kalınarak değerlendirme yapılmasının hatalı olduğunu, gerek bayilik sözleşmesi gerekse intifa hakkına dayalı olarak müvekkilinin haklarının dar yorumlandığını, akaryakıt istasyonunun 5 yıl boyunca atıl vaziyette kaldığını ve sözleşme hükümlerinin hiçbir zaman uygulanmadığını, davalının ruhsat alamamasında müvekkilinin bir sorumluluğu bulunmadığını, müvekkilince davalıya ödenen nakdi yatırımların iadesini talep etmesi için intifanın terkin edilmesinin dava şartı olmadığını ve hiçbir hukuki değeri bulunmadığını, İzmir Büyükşehir Belediyesi ve Selçuk Belediyesi arasındaki yetki sorunu nedeniyle taşınmazın imar durumunun tarla olarak kaldığı ve bu haliyle zaten artık akaryakıt istasyonu olarak faaliyet gösteremeyeceği , dolayısıyla intifa hakkından beklenen hukuki yararın ortadan kalktığı, mahkemece kar kaybına yönelik talebin reddinin hukuki dayanağı bulunmadığını, müvekkili şirketin ürün satışının yerine getirileceğine olan güven nedeniyle davalı yararına ayni ve nakdi yatırımlarda bulunduğunu, mahrum kalınan kara ilişkin civardaki emsal istasyonlardaki yıllık satış miktarı üzerinden dağıtım şirketine kalan kar üzerinden hesaplama yapılması gerektiğini, bu anlamda herhangi bir satış taahhüdünün aranmayacağını, bayilik sözleşmesinin 25 inci maddesinde de sözleşmeye aykırılık halinde müvekkili şirketin zarar ve ziyan talep edebileceğinin kararlaştırıldığını, müvekkilinin basiretli bir tacir olarak ve sözleşmeye güven ilkesi gereğince ciddi yatırım yaptığı akaryakıt istasyonunun işletme ruhsatı alabilmesi için sözleşmeyi sürekli ayakta tuttuğunu, istasyona yapılan yatırımlar nazara alındığında müvekkilinin ciddi maddi zarara uğradığını, bu nedenle davanın tümden kabulü gerektiğini belirterek kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe

  1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Uyuşmazlık, taraflar arasında imzalanan akaryakıt bayilik sözleşmesi ve ön protokol gereğince davalıya verilen intifa bedelinin ve ariyetlerin bedellerinin tazmini ile kâr kaybı alacağı istemine ilişkindir.

  1. İlgili Hukuk

  2. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.

  3. 6098 sayılı Kanun'un 117, 123 ve 379 uncu maddeleri.

  4. Değerlendirme

1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle;

Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderlerinin temyiz edene yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

12.04.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

cevapistinafkarartemyizvı.kararımahkemesionanmasınaderece

Kaynak: karar_yargitay

Taranan Tarih: 25.01.2026 17:16:23

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim