Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

11. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

Yargıtay Kararı

Esas No

2021/8354

Karar No

2023/2279

Karar Tarihi

12 Nisan 2023

MAHKEMESİ: Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi

SAYISI: 2019/1770 Esas, 2021/1029 Karar

HÜKÜM: Esastan ret

İLK DERECE MAHKEMESİ: Ankara 3. Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi

SAYISI: 2019/9 E., 2019/423 K.

Taraflar arasındaki Türk Patent ve Marka Kurumu (TPMK) Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (YİDK) kararının iptali ve hükümsüzlük davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davalılar vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalılar vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili şirketin 206511, 172191 sayılı "SADIA", "Sadia" ibareli tanınmış markanın sahibi olduğunu, davalı şirketin, bu marka ile karıştırma ihtimali bulunacak derecede benzer nitelikteki “SAİDE GROUP+şekil” ibaresini marka olarak tescil ettirmek üzere başvuruda bulunduğunu, 2017/106049 kod numarasını alan başvurunun, Resmi Marka Bülteninde ilanı üzerine müvekkili tarafından Markalar Dairesi Başkanlığına itirazda bulunulduğunu, ancak itirazın yerinde görülmeyerek reddedildiğini, bu kararın yeniden incelenmesi talebinin de nihai olarak YİDK tarafından kısmen kabul edilerek başvuru kapsamıdan 29. sınıftaki bir kısım emtianın reddine, kalan emtia bakımından tescil işlemlerinin devamına karar verildiğini, oysa müvekkilinin 29. sınıfın tamamında öncelik hakkı bulunduğunu, müvekkilinin Brezilya menşeili bir firma olduğunu ve 150’den fazla ülkede faaliyet gösterdiğini, dünyanın en büyük üçüncü küçükbaş hayvancılık şirketi olduğunu, tanınmış SADIA markası altında 29. sınıfta yer alan birçok ürünü üretip sattığını, kurum nezdinde de 1996 ve 1999 tarihli olmak üzere 29. sınıfta tescilli SADIA markası bulunduğunu, dünyanın birçok ülkesinde de markasının tescilli olduğunu, müvekkilinin markasını 29, 30, 35. sınıflarda fiilen kullandığını, davacı markası ile davalının dava konusu SAİDE işaretinin benzer olduğunu ve karıştırılma ihtimali bulunduğunu, dava konusu malların gıda emtiası olmalarının da burada dikkate alınması gerektiğini, davalı markasının tescili halinde davacı markasının sulanmasının söz konusu olacağını, haksız rekabet doğacağını ileri sürerek TPMK YİDK'nın 24.10.2018 tarih ve 2018 M 9039 sayılı kararının müvekkilinin aleyhine olan kısmı bakımından kısmen iptaline ve itiraz kapsamındaki sınıflar bakımından markanın hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

1.Davalı TPMK vekili cevap dilekçesinde; kurum tarafından yapılan inceleme sırasında çıkarılan mal ve hizmetler sonrasında başvurunun kapsamında kalan mal/hizmetler bakımından karıştırılma ihtimali bulunmadığını, kalan emtianın ortalama tüketicilerce ilişkilendirilebilecek nitelikte olmadığını, markaların aynı olmadığını aralarında farklılıklar bulunduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

2.Davalı şirket vekili cevap dilekçesinde; davacının dünya çapında tanınmışlığı iddiası bakımından yeterli kanıtların sunulmadığını, yine markanın Türkiye sınırları dahilindeki tanınmışlığının da araştırılması gerektiğini, davacı sitesinden alınan URL adresinin davacının yıllık raporunu kapsadığını, dava konusu markaların benzer olmadığını ve aralarında karıştırılma ihtimali bulunmadığını savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalının markası kapsamında yer alan 35.05. sınıf "Müşterilerin malları elverişli bir şekilde görmesi ve satın alması için Kurutulmuş, konservelenmiş, dondurulmuş, pişirilmiş, tütsülenmiş, salamura edilmiş her türlü meyve ve sebzeler, salçalar mallarının bir araya getirilmesi hizmetleri; (belirtilen hizmetler perakende, toptan satış mağazaları, elektronik ortamlar, katalog ve benzeri diğer yöntemler ile sağlanabilir.)" emtiası ile davacının 206511 sayılı markası kapsamında bulunan 29. sınıf "konserve edilmiş, kurutulmuş, pişirilmiş sebze ve meyveler, jöleler, reçeller, meyve sosları" mallarının toptan satışına ilişkin olup aralarında benzerlik ilişkisi bulunduğu, davalının markasının kapsamındaki diğer malların ise davacı markaları kapsamında yer almadığı, diğer yandan davalının markası kapsamında yer alan 29. sınıf, "Kuru yemişler. Fındık ve fıstık ezmeleri, tahin. Patates cipsleri ile 30. sınıf: Kahve, kakao; kahve veya kakao esaslı içecekler, çikolata esaslı içecekler. Şekerlemeler, çikolatalar, bisküviler, krakerler, gofretler. Sakızlar. Hububattan (tahıl) imal edilmiş çerezler, patlamış mısır, yulaf ezmeleri, mısır cipsleri, kahvaltılık hububat ürünleri, işlemden geçirilmiş buğday, arpa, yulaf, çavdar, pirinç" mallarının davacı markaları kapsamında yer almadığı, davacının SADIA markalarının yüksek ayırt edici gücü / tanınmışlığının ispat edilemediği, dava konusu markalar arasında davalı markası kapsamında yer alan 35.05. sınıf: Müşterilerin malları elverişli bir şekilde görmesi ve satın alması için Kurutulmuş, konservelenmiş, dondurulmuş, pişirilmiş, tütsülenmiş, salamura edilmiş her türlü meyve ve sebzeler, salçalar mallarının bir araya getirilmesi hizmetleri; (belirtilen hizmetler perakende, toptan satış mağazaları, elektronik ortamlar, katalog ve benzeri diğer yöntemler ile sağlanabilir.) emtiası bakımından 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (6769 sayılı Kanun) 6 ncı maddesinin birinci fıkrası anlamında benzerlik ve karıştırılma ihtimali bulunduğu, kalan emtia bakımından 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin birinci fıkrası koşullarının oluşmadığı, dosya içeriği itibari ile 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin beşinci fıkrasında yer alan koşulların bulunmadığı, davalı şirketin kötü niyetli olmadığı gerekçesi ile davanın kısmen kabulüne, YİDK'nın 2018 M 9039 sayılı davacının itirazının reddine ilişkin kararının 35. sınıf “Müşterilerin malları elverişli bir şekilde görmesi ve satın alması için Kurutulmuş, konservelenmiş, dondurulmuş, pişirilmiş, tütsülenmiş, salamura edilmiş her türlü meyve ve sebzeler, salçalar. mallarının bir araya getirilmesi hizmetleri; (belirtilen hizmetler perakende, toptan satış mağazaları, elektronik ortamlar, katalog ve benzeri diğer yöntemler ile sağlanabilir.).” malları ile sınırlı olarak kısmen iptaline, davalı adına kayıtlı 2017/106049 nolu markasının tescil kapsamında 35. sınıf "müşterilerin malları elverişli bir şekilde görmesi ve satın alması için kurutulmuş, konservelenmiş, dondurulmuş, pişirilmiş, tütsülenmiş, salamura edilmiş her türlü meyve ve sebzeler, salçalar. mallarının bir araya getirilmesi hizmetleri; (belirtilen hizmetler perakende, toptan satış mağazaları, elektronik ortamlar, katalog ve benzeri diğer yöntemler ile sağlanabilir.)” malları ile sınırlı olarak kısmen hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri

1.Davalı TPMK vekili istinaf dilekçesinde özetle; başvuru kapsamında kalan mal ve hizmetler bakımından ilişkilendirme ihtimalinin doğmasının mümkün olmayacağını, 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin birinci fıkrası kapsamında bulunmadığını ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

2.Davalı şirket vekili istinaf dilekçesinde özetle; İlk Derece Mahkemesinin kararının hukuken hatalı değerlendirmeler içeren bilirkişi raporunu kopyalamak suretiyle oluşturulduğunu, davacıya ait “sadıa” markasının Brezilya’da tanınmış olduğuna ilişkin belgeler ve markanın yurtdışında kullanımına ilişkin görsellerin İlk Derece Mahkemesi nezdinde görülen uyuşmazlık bakımından bir anlam ifade etmediğini, ilk derece mahkemesinin kanaat getirdiği üzere davacının iddialarını kesinlikle kanıtlamadığını, gerekçeli kararda yer alan 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin birinci fıkrası kapsamında yapılan değerlendirmelerin çelişkili olduğunu, aynı zamanda hukuken izaha muhtaç olduğunu, markalar arasında karıştırılma ihtimali bulunmadığını, markalar arasından görsel ve işitsel olarak hiçbir ayniyet veya benzerlik bulunmadığını ileri sürerek İlk Derece Mahkemesinin kısmen kabul kararının kaldırılmasını, davanın tümünün reddine karar verilmesini istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalının başvurusunun kapsamında bulunan 35.05. sınıf "Müşterilerin malları elverişli bir şekilde görmesi ve satın alması için Kurutulmuş, konservelenmiş, dondurulmuş, pişirilmiş, tütsülenmiş, salamura edilmiş her türlü meyve ve sebzeler, salçalar mallarının bir araya getirilmesi hizmetleri; (belirtilen hizmetler perakende, toptan satış mağazaları, elektronik ortamlar, katalog ve benzeri diğer yöntemler ile sağlanabilir.)" emtiası ile davacının 206511 sayılı markası kapsamında bulunan 29. sınıf "konserve edilmiş, kurutulmuş, pişirilmiş sebze ve meyveler, jöleler, reçeller, meyve sosları" mallarının toptan satışına ilişkin olup aralarında benzerlik ilişkisi bulunduğu, davalının markasının kapsamındaki diğer malların ise davacı markaları kapsamında olmadığı, davalının başvurusuna konu ibare ile davacının itirazına mesnet markası arasında 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin birinci fıkrası anlamında benzerlik ve karıştırılma ihtimalinin bulunduğu, dolayısıyla mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davalılar vekillerinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

1.Davalı TPMK vekili temyiz dilekçesinde özetle; taraf markalarının benzemediğini, aralarında farklılık bulunduğunu, başvuru kapsamında kalan mal/hizmetler bakımından ilişkilendirilme ihtimali bulunmadığını, 6769 sayılı Kanun kapsamındaki kümülatif şartların gerçekleşmediğini, markalar arasında çifte benzerlik ihtimalinin söz konusu olmadığını, YİDK kararının yerinde olduğunu belirterek kararın bozulmasını istemiştir.

2.Davalı şirket vekili temyiz dilekçesinde özetle; eksik incelemeye dayana raporun kararda esas alındığını, müvekkilinin SAİDE ibareli markası ile davacının SADIA ibareli markalarının ayırt edilemeyecek derecede benzer olmadığını, markalardaki görsellerin konumlandırılması ve algılanmasının tüketiciler nezdinde farklılık göstereceği, bütünsel olarak bakıldığında farklı unsurlar içeren markaların benzerliğinden bahsedilemeyeceğini, ilk derece mahkemesince gerekçeli kararda markalar arasında benzerlik olmadığı görüşü açıkça kabul edilmişken sınıfsal benzerlik değerlendirilmesi yapılması ve bu değerlendirmenin sonucunda karıştırılma ihtimali olduğu sonucuna varılmasının hukuken sakat olduğunu belirterek kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe

  1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Uyuşmazlık, davalının 2017/106049 sayılı SAİDE GROUP ibareli marka tescil başvurusuna karşı, davacının SADIA ibareli markalarını mesnet göstererek yaptığı itirazın reddine ilişkin TPMK YİDK'nın 24.10.2018 tarih ve 2018 M 9039 sayılı kararın aleyhine olan kısmı bakımından kısmen iptali ile itiraz kapsamındaki sınıflar bakımından markanın hükümsüzlüğü istemine ilişkindir.

  1. İlgili Hukuk

  2. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.

  3. 6769 sayılı Kanun'un 6 nci maddesi.

  4. Değerlendirme

1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve yasaya uygun olup davalılar vekillerince temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle;

Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edenlere yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

12.04.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

cevapistinafkarartemyizsadıa“saide"sadıa"groupvı.kararımahkemesionanmasınaderecesaide

Kaynak: karar_yargitay

Taranan Tarih: 25.01.2026 17:16:23

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim