Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
11. Hukuk Dairesi
Yargıtay Kararı
2021/8187
2023/2260
12 Nisan 2023
MAHKEMESİ: Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi
SAYISI: 2019/913 E., 2021/1313 K.
HÜKÜM: Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ: Ankara 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI: 2014/441 E., 2019/107 K.
Taraflar arasındaki menfi tespit davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, duruşma istemli olarak davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Duruşma için belirlenen 11.04.2023 günü günü başkaca gelen olmadığı yoklama ile anlaşılıp hazır bulunan davacı vekili Av. ... ile davalı ... vekili Av. ..... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü.
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalılardan...’nün 8.000.000,00 TL bedelli çeke dayanarak 3.000.000,00 TL’lik kısım için müvekkili aleyhine ihtiyati haciz kararı alıp takip başlattığını, ...’nün çeki kötü niyetle elinde bulundurduğunu, hakkında Sermaye Piyasası Kuruluna suç duyurusunda bulunulduğunu, çekin gerçek bir borcu yansıtmadığını, ...’nün mal ya da para vermediğini, müvekkili davacı şirketin ...’e borçlanması ve davalı Çelik İplik A.Ş.’nin borcuna aval vermesi için bir sebebin bulunmadığını, mevzuatta izin verilenler dışında kimsenin ödünç para veremeyeceğini, çek lehtarı ve çeki davalı Çelik İplik A.Ş. adına imzalayan ...’ün aynı zamanda avalist olarak çeki imzaladığını, böyle olunca alacaklı ve borçlu sıfatlarının birleşip borcu sona erdirdiğini, müvekkilinin yetkilisinin müvekkili ile ilgisi bulunmayan bir çekten dolayı avalist sıfatıyla çeki imzalayıp müvekkili şirketi sorumluluk altına soktuğunu, gerçekte olmayan bir borcun var gösterilip müvekkilinin de buna ortak edildiğini ileri sürerek müvekkilinin Bakırköy 10. İcra Müdürlüğünün 2014/6561 E. sayılı dosyasında takibe konu edilen 30.04.2014 ibraz tarihli çek için icra takibi miktarı olan 3.000.000,00 TL borçlu olmadığının tespitini, ödenen tutarın istirdadını talep etmiştir.
II. CEVAP
-
Davalı ... ... vekili cevap dilekçesinde; dava dilekçesinde belirtilen maddi olaylarla müvekkilinin hiçbir ilgisinin bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
-
Diğer davalılar davaya cevap vermemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının avalist sıfatıyla çeki imzaladığı, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun (6102 sayılı Kanun) 702 nci maddesinin ikinci fıkrasındaki “aval veren kişinin teminat altına aldığı borç şekle ait noksandan başka bir sebepten dolayı batıl olsa da, aval verenin taahhüdü geçerlidir.” hükmü gereğince, aval veren davacının şekle ait noksanlık dışında borçlu bulunmadığı yönünde herhangi bir itirazda bulunamayacağı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; mahkemece uygulanan maddenin somut olayda uygulama yeri bulunmadığını, zira çekin gerçek irade ile düzenlenmediği gibi gerçek bir avalin de bulunmadığını, sonunda avalistin içinin boşaltılarak paranın imzayı atanda toplanmasının amaçlandığını, organize bir suçun bulunduğunu, keşidecinin davacıya borçlu olduğunu, hiçbir şirketin alacaklı olduğu bir şirketin çekine aval vermeyeceğini, soruşturmadaki beyanlardan çekin teminat çeki olduğunun ve ciro silsilesinin koptuğunun anlaşıldığını, davalının alacak kaydının iflas idaresince reddedildiğini, sıra cetvelinin kesinleştiğini, icra dosyasındaki tüm işlemlerin müvekkiline karşı yapıldığını, diğer borçlular hakkında hiçbir haciz talebinde bulunulmadığını, çekte planlı ve organize hareket edenlerin güveni kötüye kullanma suçundan ceza aldıklarını, çekte alacaklı ve borçlu sıfatının iki kez birleştiğini ileri sürerek kararın kaldırılmasını istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davaya konu çeke ilişkin olarak Sermaye Piyasası Kurulu tarafından Çelik İplik A.Ş.’nin hisse değerini düşürmek için davaya konu çekin keşide edildiği iddiası ile davalılar hakkında suç duyurusunda bulunulduğu, sanıklar hakkında yargılamanın halen devam ettiği, senet metninden anlaşılan mutlak olarak herkese karşı ileri sürülebilecek defilerin olmadığı gözetildiğinde davacı şirketin aval veren olarak sorumluluğunun devamının kabulünün gerektiği, ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkeme kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırılığın olmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; ortada usulünce düzenlenmiş bir çek bulunmadığından aval için anlatılanların somut olaya uygulanamayacağını, çekin şirketin içinin boşaltılmasını amaçladığını, ciro silsilesinin koptuğunu, alacaklı ve borçlu sıfatının iki kez birleştiğini, mahkemenin bunlara değinmediğini, müvekkilinin aval vermesi için hiçbir sebebin bulunmadığını, bilakis keşideciden alacaklı olduğunu, davalılar ... ile ... arasında CLK Holding’in el değiştirmesinden kaynaklanan bir borç alacak ilişkisinin bulunduğunu, ...’in aslında Çelik İplik A.Ş.’yi borçlandırma amacı gütmediğini, o tarihte davalı ...’ün davacının yöneticiliğini yaptığını, bu alacağı da ödeyecek kişinin Ayhan olduğunu, halkın parası üzerinden şahsi borcun ödenmeye çalışıldığını, davalı ...’in savcılıkta çekin teminat çeki olduğunu ifade ettiğini, tahsil edilen paranın faizinin davalı Murat tarafından davalı ...’ten alındığını, davalının alacak kaydının iflas idaresince reddedildiğini, davalı ...'in bu karara karşı dava açmadığını ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
- Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, çek nedeniyle borcu olmadığının tespiti talebine ilişkindir.
-
İlgili Hukuk
-
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
-
6102 sayılı Kanun'un 702 nci maddesinin ikinci fıkrası.
-
6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (6098 sayılı Kanun) 74 üncü maddesi
-
Değerlendirme
1.Davacı şirketin de katılan sıfatının bulunduğu Bakırköy 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 2020/418 E., 2021/498 K. sayılı kararı ile davacı şirketin zarara uğratıldığı, davalılar..., ..., ..., ... ve işbu dava için dava dışı olup davaya konu çek üzerine davacı şirket adına aval imzasını atan ...'in birlikte ortak hareket ederek davacı şirketin 8.000.000,00 TL gibi büyük bir rakamda yükümlülük altına sokulduğu, 3.000.000,00 TL tutarında taşınır ve taşınmaz mallarının ihtiyaten haczedilmesi ile sermayesini temsil eden payların tamamı halka açık olan bağlı CLK Holding'in paylarının değerinin düşürüldüğü, bu şekilde kayıt dışı çek düzenlemesinin yasal olmadığı, bir kısım sanıklar tarafından yüklenilmesi gereken yükümlülüğün davacı şirket tarafından yüklenilip bu sanıklara menfaat temin edildiği gerekçesiyle hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçundan cezalandırılmalarına karar verilmiş olup kararın kesinleşip kesinleşmediği dosya kapsamında anlaşılamamaktadır.
2.Bu durumda 6098 sayılı Kanun'un 74 üncü maddesi uyarınca ceza mahkemesince tespit edilen maddi vakıaların hukuk hakimini bağlayıcı nitelikte olduğu gözetilerek mahkemece, ceza davası kararının akıbetinin araştırılması, işbu davaya etkisinin değerlendirilmesi ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yalnızca kambiyo hukuku bağlamında yapılan değerlendirme ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
-
Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
-
İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Takdir olunan 8.400,00 TL duruşma vekalet ücretinin davalılardan alınarak davacıya verilmesine,
Bozma sebebine göre davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına,
Peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde ilgiliye iadesine,
Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
12.04.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 17:16:23