Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
11. Hukuk Dairesi
Yargıtay Kararı
2021/8200
2023/2257
12 Nisan 2023
MAHKEMESİ: İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi
SAYISI: 2020/425 Esas, 2021/739 Karar
HÜKÜM: Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ: Bursa 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI: 2016/1600 E., 2017/683 K.
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü.
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı şirketin Bucak Belediye Başkanlığının temizlik ihalesini aldığını, Bucak ilçesinde temizlik ve çok çöp toplama işlerini yürüttüğünü, bu süre zarfında kullandığı araçların akaryakıt ihtiyacını davacı firmadan karşıladığını, ancak akaryakıt bedellerinin ödenmediğini bunun üzerine Bursa 3. İcra Müdürlüğü'nün 2015/13940 sayılı dosyası ile takip yaptıklarını, davalı tarafın takibe haksız biçimde itiraz ettiğini, itiraz dilekçesinde dayanak gösterilen mutabakat başlıklı belgede imzası bulunan A. B.'nin sulh ve ibra yetkisi bulunmadığını ileri sürerek itirazın iptaline, davalının icra inkar tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde, davanın reddi gerektiğini, alacağın 2008 ve 2009 yıllarına dayanan ilişkilerden kaynaklandığını, bu sebeple alacağın zamanaşımına uğradığını, takibin mükerrer olarak açıldığını, başlangıçta davalı aleyhine Bucak İcra Müdürlüğü'nün 2011/1110 sayılı dosyası ile takip başlatıldığını, bu takibe itiraz ettiklerini, daha sonra davacı tarafın aynı alacak için Bucak İcra Müdürlüğü'nün 2015/1875 sayılı dosyası ile takip başlattığını bu takibe de itiraz ettiklerini, nihayet davacının eldeki davaya konu Bursa 3. İcra Müdürlüğü'nün 2015 /13940 sayılı dosyası ile takip başlattığını, bir yıl içinde açılması gereken itirazın iptali davasının süre geçtikten sonra açıldığını, davalı tarafın dayandığı muavin defter günlük satış bordrolarında davalı şirket yetkililerinin imzasının bulunmadığını, bir kısım akaryakıt bedellerinin perakende satış fişleri alınarak peşin ödendiğini bu sebeple borçları kalmadığını, Bucak İcra Dairesinin 2011/1110 sayılı dosyası ile başlatılan takipten sonra taraflar arasında mutabakat neticesinde sulh yapılarak 169.389,09 TL ödeme yapıldığını, tüm borcun bu şekilde kapatıldığını, A. B.'nin Belediye Başkanlığı'nı temsilen attığı imzanın iyi niyetli davalı için bağlayıcı olduğunu, davacı şirketin Belediye'nin yan kuruluşu olduğunu, istenen faiz talebinin haksız olduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini ve davacının kötü niyet tazminatına mahkum edilmesini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile önceki takiplerin takipsiz bırakıldığı, derdestliğe konu olmayacağı, ilk takibin 2011 yılında yapıldığı, takipten önce zamanaşımı gerçekleştiğine ilişkin itirazın bulunmadığı, 10 yıllık genel zamanaşımı süresinin dolmadığı, ödeme ispat yükün üzerinde olan davalının mutabakata dayalı ödeme yaptığı, anılan mutabakatın dava konusu borca ilişkin olduğu, davacının itirazının ise mutabakatta imzası bulunan kişinin yetkisine ilişkin olduğu, mutabakatta davacı adına imzası bulunan kişinin 07.11.2011 tarihli vekaletname gereği şirketi temsilen hareket yetkisi bulunduğu, iyiniyetli üçüncü kişilere karşı şirket temsilcisi gibi hareket ettiği, bu vekaletnamede sulh ve ibra yetkisi bulunmasa da davacının bu mutabakat gereği yapılan ödemeyi kabul edip ilgili takibi takipsiz bıraktığı, davacının dava dışı temsilci ile davalının birlikte hareket ettiği iddiası da bulunmadığı, kaldı ki takip bedelinden daha az bir meblağda anlaşılmış olmasının kötüniyet olmadığını gösterdiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Belpaş şirket müdürü A. B.'ye şirket alacaklarını ibra yetkisi verilmediğini, alacak borç ilişkisini sonlandırma yetkisi bulunmadığını, ayrıca A. B.'nin Belediye adına da hiçbir yetkisi yada görevi bulunmadığını, taraflar arasındaki alacak borç ilişkisinin sona erdirildiğine dair 20.12.2011 tarihli sulh mutabakat metninde müvekkili şirketin kaşesi bulunmadığını, sadece A. B.'nin şahsi imzası bulunduğunu, davalının sulh sözleşmesini yaparken başta A. B.'nin yetki belgesini incelemesini ve sulh olunduğuna dair şirket kararı istemesi gerektiğini, borç ilişkisinin sonlandırıldığına dair şirket karar defterinde de herhangi bir karar görünmediğini ve muhasebe kayıtlarında davalıların müvekkiline borcu göründüğünü, sulh ve ibra yetkisinin ayrıcalıklı ve özel bir yetki olduğunu, şirketin mali durumunu doğrudan doğruya etkileyecek özel bir yetki olması nedeniyle şirket müdürüne özellikle bu yetki verilmediğini, müvekkili şirketin sulh ve ibra yetkisini yönetim kurulu kararı ile kullanmakta ve kendisinde saklı tuttuğunu, şirket müdürüne vekaletname ile birçok yetkiler vermenin sulh ve ibra yetkisine haiz olduğu anlamına gelmediğini, şirket müdürü ve temsilcilerinin vekaletnamedeki yetkilerle bağlı olduklarını, usul ve kanuna aykırı mahkeme kararının bozularak kaldırılmasını ve davalarının kabulüne karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile A. B.'nin, davacı şirkette müdür olarak görev yaptığı ve A. B.'nin ticari mümessil olduğu, yaptığı işlemin ticari mümessilin yapabileceği işlemlerden olduğu gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde, istinaf dilekçesindeki itirazlarını tekrar ederek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
- Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, itirazın iptali istemine ilişkindir.
-
İlgili Hukuk
-
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
-
6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 367 ve 375 inci maddeleri
-
6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 547 ve 548 inci maddeleri
-
Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve yasaya uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeple;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
12.04.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 17:16:23