Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

11. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

Yargıtay Kararı

Esas No

2021/4971

Karar No

2023/2228

Karar Tarihi

11 Nisan 2023

MAHKEMESİ: Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi

SAYISI: 2020/201 Esas, 2021/475 Karar

HÜKÜM: Esastan ret Kabul

İLK DERECE MAHKEMESİ: Mersin 1. Asliye Ticaret Mahkemesi

SAYISI: 2018/123 E., 2019/672 K.

Taraflar arasındaki menfi tespit ve teminat mektubunun iadesi davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.

Kararın taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davacı vekilinin istinaf başvurusunun reddine, davalı vekilinin vekalet ücreti ve yargılama masraflarına yönelik istinaf başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı, Yargıtayca duruşma istemli olarak davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Duruşma için belirlenen 11.04.2023 günü başkaca gelen olmadığı yoklama ile anlaşılıp hazır bulunan davalı vekili Av. ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü.

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı tarafından düzenlenen 02.03.2015 tarih ve A 029358 seri nolu 52.081,00 TL bedelli faturada belirtilen malların müvekkiline teslim edilmediğini, müvekkili ile davalı arasında alacak borç ilişkisi bulunmadığını ileri sürerek, anılan fatura nedeniyle müvekkilinin davalıya borçlu olmadığının tespitini ve ... Mersin Şubesince düzenlenen 134 TM 117744 sayılı 10.10.2013 tarihli 150.000,00 TL tutarındaki teminat mektubunun iadesini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde; menfi tespit davasında, eda hükmü niteliğinde teminat mektubu iadesinin de talep edilemeyeceğini, bu talebin tefrik edilerek ayrı harç alınması gerektiğini, müvekkili davalı şirket ile davacı şirket arasında 19.10.2012 tarihli "Münhasır Dağıtım Sözleşmesi" imzalandığını, sözleşmenin 5.9 maddesinde, sözleşmeye konu ürünlerin muhafazası için gereken derin dondurucu dolaplarla ilgili hükümlerin yer aldığını, dava konusu faturanın, işbu sözleşmenin 5.9 maddesi gereğince müvekkili tarafından davacıya teslim edilmiş olan dolapların iade edilmemesi nedeniyle düzenlendiğini, taraflar arasında sözleşme bulunmasına rağmen davacının faturaya konu ticari ilişkiyi ve malların teslim alındığını açıkça inkar ettiğini, tarafların ticari defterleri incelendiğinde ticari ilişkinin varlığının ortaya çıkacağını, ayrıca fatura konusu dolapların teslim edildiğine dair tutanakların mevcut olduğunu, öte yandan faturanın düzenlendiği 02.03.2015 tarihinde müvekkili şirkete bir kısım ödemeler yapıldığını, müvekkilinin davacıdan 21.085,56 TL tutarında alacaklı olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu faturanın her iki tarafın defter ve kayıtlarında yer almadığı, fatura münderecatındaki emtianın teslimine dair herhangi bir belge ve kaydın bulunmadığı, bu fatura dışında cari hesaptan kaynaklı 21.085,56 TL alacak hususunda bir ihtilaf bulunmadığı, bu alacağın ödendiği ve bu hususun dava konusu olmadığı, dava konusu A 029358 seri numaralı 02.03.2015 tarihli 52.081,02 TL bedelli faturadan dolayı davacının borçlu olmadığı, davalı tarafın herhangi bir alacağı ve riski kalmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne, teminat mektubunun davacıya iadesine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri

  1. Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; mahkemenin 09.11.2016 tarihli 1 nolu ara kararı gereğince 52.081,02 TL'lik kısım için eksik harcın ikmali amacıyla süre verildiğini, bu ara karar gereğince harcın taraflarınca ikmal edildiğini, sonuç olarak dava değerinin 150.000,00 TL +52.081,02 TL=202.081,02 TL olup bu değer üzerinden vekalet ücreti hesaplanarak taraflarına 18.074,86 TL vekalet ücreti hükmedilmesi gerektiğini ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve hükmün vekalet ücreti yönünden düzeltilerek davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.

  2. Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; derin dondurucu dolapların davacı tarafça teslim alındığına karine olarak kabul edilip edilmeyeceğinin tartışılmadığını, oysa sözleşme ile birlikte değerlendirildiğinde dolapların teslim edildiğinin karine olduğunun açık olduğunu, dolapların iade edilmediğinde düzenlenecek faturaya davacının itiraz etmeyeceğini, ürünlerin muhafazası amacıyla derin dondurucu dolapların mülkiyeti müvekkilinde kalmak üzere ariyet olarak müvekkilinden davacının temin ettiğini ve kendi müşterilerinin adreslerine bıraktırdığını, dolapları iade edilmesinden davacının sorumlu olduğunun sözleşme de yer aldığını, dolap bedellerini de içeren alacak riskine karşı alınmış olan teminat mektubunun nakde çevrileceğinin davacıya ihtar edildiğini, yargılama gideri ve vekalet ücretinin hatalı hesaplandığını, bilirkişi raporlarının yetersiz olduğunu ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı vekilinin tüm davalı vekilinin ise vekalet ücreti ve yargılama masraflarına yönelik istinaf gerekçeleri dışında kalan sair istinaf itirazlarının İlk Derece Mahkemesi kararında tartışılıp değerlendirilen ve usul ve yasaya uygun bulunan gerekçeler nedeniyle reddine karar verilmiştir. Dava konusu teminat mektubunun dava tarihi itibari ile iade edilmemesinde davalının haklı olduğu gerekçesiyle davalı vekilinin bu yöne ilişkin istinaf itirazlarında kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına davanın kabulü ile 02.03.2015 tarih ve A 029358 Seri nolu düzenleyeni Kerevitaş Gıda Sanayi ve Ticaret A.Ş, borçlusunun davacı olduğu faturadan dolayı davacının borçlu olmadığının tespitine, davacı tarafından davalıya verilen ...A.Ş Mersin Şubesi tarafından düzenlenen 134 TM KE 11744 nolu 150.000,00 TL bedelli teminat mektubunun davacıya iadesine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü hususları tekrar ederek kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe

  1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Dava, faturaya dayalı menfi tespit ve teminat mektubunun iadesi istemine ilişkindir.

  1. Değerlendirme

1.Dava, faturaya dayalı menfi tespit ve teminat mektubunun iadesi talebine ilişkin olup davacı ve davalı şirket arasında 19.10.2012 tarihli münhasır dağıtım sözleşmesinin imzalandığı, bu sözleşme kapsamında sözleşme tarihinden dava tarihine kadar taraflar arasında ticari ilişkinin mevcut olduğu, dava tarihi itibariyle uyuşmazlık konusu fatura dışında davalı şirketin davacı şirketten cari hesaptan kaynaklanan 21.085,56 TL tutarında alacağının bulunduğu, davacı şirketin cari hesap borcunu dava tarihi 21.04.2015 tarihinden sonra 22.09.2016 tarihinde davalı şirkete ödeyerek kapattığı uyuşmazlık konusu değildir. Uyuşmazlık 02.03.2015 tarihli A 029358 seri nolu 52.081,02 TL bedelli faturaya konu mısır arabası ve derin dondurucu dolapların sözleşme kapsamında ariyeten davalı tarafından davacıya teslim edilip edilmediği hususudur.

  1. Davacı taraf, 19.10.2012 tarihli münhasır dağıtım sözleşmesinin faturaya konu malların teslim alındığını göstermeyeceğini, faturada belirtilen malların taraflarına teslim edilmediğini, dolayısıyla fatura nedeniyle borçlu olmadıklarını iddia etmektedir. Davalı taraf ise, 19.10.2012 tarihli münhasır dağıtım sözleşmesinin 5.9. maddesi gereğince, sözleşmeye konu dondurulmuş gıda ürünlerinin muhafazası için gereken derin dondurucu dolapların davacıya teslim edildiğini, dolapların iade edilmemesi nedeniyle dolap bedellerine ilişkin söz konusu faturanın düzenlendiğini, taraflar arasındaki ticari ilişkinin niteliği ve kapsamına göre derin dondurucu dolapların davacı tarafından teslim alındığının karine olarak kabulünün gerektiğini, zira davacının derin dondurucu dolapları teslim almadan "süper fresh" marka ürünlerin satışını gerçekleştirmesinin mümkün olmadığını savunmaktadır.

3.Yapılan bu açıklamalar ışığında, mahkemece davalı yandan dava edilen faturaya konu malların davacıya teslimine ilişkin bilgi ve belgelerin sunmasının istenmesi, davalı yana ispat hakkı tanınması gerekirken eksik değerlendirme ile sonuca gidilmesi doğru olmamış bozmayı gerektirmiştir.

4.Kabule göre de, taraflar arasındaki 19.10.2012 tarihli münhasır dağıtım sözleşme hükümlerinin değerlendirilmesinde dava edilen faturaya konu malların iade yükümlülüğü davacı tarafta olup mahkemece bu hususun kararda tartışılmaması da doğru olmamış bozmayı gerektirmiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle;

Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA,

Bozma sebebine göre davalı vekilinin yargılama masrafları ve vekalet ücretine yönelik temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına,

Takdir olunan 8.400,00 TL duruşma vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,

Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine,

Dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

11.04.2023 tarihinde oy çokluğuyla karar verildi.

(Karşı Oy)

KARŞI OY

Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve yasaya uygun olup davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenlerin kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte olmadığı ve temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca onanması kanaatinde olduğumdan sayın çoğunluk görüşüne katılmamaktayım.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

cevapistinafkarartemyizvı.kararımahkemesiderecebozulmasınakarşı

Kaynak: karar_yargitay

Taranan Tarih: 25.01.2026 17:17:17

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim