Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

11. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

Yargıtay Kararı

Esas No

2021/8096

Karar No

2023/2206

Karar Tarihi

11 Nisan 2023

MAHKEMESİ: Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi

SAYISI: 2021/955 Esas, 2021/1040 Karar

HÜKÜM: Esastan ret

İLK DERECE MAHKEMESİ: Erbaa 2. Asliye Hukuk Mahkemesi

SAYISI: 2019/182 E., 2021/88 K.

Taraflar arasındaki alacak davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.

Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının davalı bankadaki hesaplarından defalarca kez para çektiği ve çekilen paraların çektiği meblağlardan çok fazla olduğunu fark ettiğini, bu durumun davalıya ait Erbaa Şubesinden çekilen paraların dekontlarının getirtilmesi ve imza incelmesi yapılması sonucunda da ortaya çıkacağını, ne kadar surette paranın davacının haberi olmaksızın çekildiği tam olarak belirlenemediğinden davanın belirsiz alacak davası şeklinde açıldığını, davacının haberi olmaksızın hesabından defalarca kez para çekildiği için davalı tarafından zarara uğratıldığını, davalı bankanın basiretli bir iş adamının kendisine yüklediği sorumlulukları bilerek hareket etmesi gerektiği, arabuluculuk bürosuna başvuru yapılmış olup anlaşamama tutanağı düzenlendiğini ileri sürerek uzman bilirkişiler tarafından hesaplandığında fazla çıkması halinde arttırılmak üzere 01.01.2013 31.12.2018 tarihleri davacının hesabından bilgisi dışında çekilen 10.000,00 TL alacağın dava tarihinden tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde; taraflar arasında 01.05.2009 tarihinde "Bankacılık Hizmetleri Sözleşmesi" imzalandığını, sözleşme uyarınca davacıya banka hesabı kullandırıldığını, davanın belirsiz alacak olarak açılmasının hukuken mümkün olmadığını, bu nedenle davanın usulden reddine karar verilmesi gerektiğini, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (6098 sayılı Kanun) 72 nci maddesine göre zamanaşımı süresinin 2 yıl olup dolduğunu, davacının hem hesabı kullanıp hem de tüm bu 6 yıllık süre içerisinde olduğunu iddia ettiği hukuka aykırı kullanımını dava konusu etmesinin hukuken mümkün olmadığını, tüm işlemlerin davacının bilgisi ve rızası dışında hukuka aykırı olarak kullanıldığının saptanması gerektiğini, hayatın olağan akışına göre bir kimsenin bir hesapta bir işlem yapıp da hesabında bir anormallik olduğunu farketmemiş olmasının beklenemeyeceğini, davacının tüm işlemlerini bizzat kendisinin yaptığını ve dekontlara imzasının kendisinin attığını, banka kayıtlarında yapılacak inceleme ile davanın haksız olduğunun ortaya çıkacağını savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk derece mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının imza örnekleri ve davacının belirttiği tarih aralığındaki tüm banka dekontları toplanarak Adli Tıp Kurumu Başkanlığında imza incelemesi yapıldığı, söz konusu imzaların davacının eli ürünü olduğunun tespit edildiği, davacının haberinin olmaksızın bankadan para çekildiğine ilişkin iddiasına yönelik savcılığa suç duyurusunda bulunulduğuna dair de herhangi bir delilin bulunmayıp dosyaya sunulmadığı, davacının davasını ispatlayamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri

Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; tüm dekont ve belgelerin dosya içerisine alınmadığını, eksik dekontlar üzerinde bilirkişilere yerinde inceleme yetkisi verilmesi gerektiğini, bu nedenle mahkemece verilen kararın hatalı olduğunu ileri sürerek kararın kaldırılması talep etmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile taraf delillerinin usulüne uygun olarak toplanarak değerlendirilip tartışıldığı, davacıya ait dosyaya sunulan hesap hareketlerinin incelenmesinde davacı tarafından yapılan bir kısım para çekimlerinin bankamatikten, bir kısmının karekod okuma sistemi ile para çekme olarak, bir kısım para çekme işlemlerinin ise şubeden yapıldığı, şubeden yapılan tüm para çekme işlemlerindeki imzaların davacının eli ürünü olduğunun anlaşılması karşısında, mahkemece verilen kararın dosyada mevcut deliller kapsamında usul ve kanuna uygun olduğu gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle, istinaf sebepleriyle temyiz başvurusunda bulunmuştur.

C. Gerekçe ve Sonuç

  1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Uyuşmazlık; davacının davalı banka hesaplarından kendisinden habersiz para çekilmesi sureti ile zarara uğradığı iddiası ile açılan alacak istemine ilişkindir.

  1. İlgili Hukuk

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.

  1. Değerlendirme

1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Davanın belirsiz alacak davası olarak açılması mümkün değil ise de temyiz edenin sıfatına göre bu husus bozma nedeni olarak görülmemiştir.

3.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle;

Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

11.04.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

cevapistinafkarartemyizvı.kararımahkemesionanmasınaderece

Kaynak: karar_yargitay

Taranan Tarih: 25.01.2026 17:17:17

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim