Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

11. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

Yargıtay Kararı

Esas No

2021/7902

Karar No

2023/2201

Karar Tarihi

10 Nisan 2023

MAHKEMESİ: İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 11 Hukuk Dairesi

SAYISI: 2018/1148 Esas 2021/947 Karar

Taraflar arasındaki şirketin feshi davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın davalı şirket yönünden kabulüne, diğer davalı yönünden pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmiştir.

Kararın davalı şirket vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı şirket vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü.

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin 13.10.2008 tarihinde ... Ltd. Şti.nin %50 ortağı olduğunu, diğer ortağının %50 hisseli ... olduğunu, şirketin gayri faal durumda olduğunu, en son 01.03.2006 tarihinde genel kurul toplantısı yapıldığını, müvekkilinin ... ile uzun zamandır görüşmediklerini, şirkete ait kayıtların davalı ...'de kalması nedeniyle bu evrakların kötüye kullanıldığını ve bir takım irsaliye ve faturalar kesildiğini öğrendiklerini, ...'in Konya 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 2013/158 E. sayılı dosyasında nitelikli dolandırıcılık ve resmi belgede sahtecilik suçlarından kamu davası açılıp yargılandığını, şirketin cezai, maddi ve manevi olarak zarara uğratıldığını ileri sürerek 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) 636 ncı maddesinin ikinci fıkrası uyarınca davalı ... Rulman Ltd. Şti.nin feshine ve tasfiye memuru olarak müvekkilinin atanmasını karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalılar vekili cevap dilekçesinde; müvekkili ...'e karşı açılan davanın husumet yönünden reddi gerektiğini, müvekkili şirketin zarara uğramasına sebebiyet verenin davacı olduğunu, 6102 sayılı Kanun'un 636 ncı maddesinin üçüncü fıkrasına göre davacının şirket ortaklığından çıkarılmasını istediklerini, Konya 1. Ağır Ceza Mahkemesinde görülen davanın müvekkilinin şirketteki faaliyetleri ile ilgili olmadığını, davalı şirketin eski ortaklarının tutumları sebebi ile haksız icra takiplerine maruz kaldığını, bununla ilgili ceza ve hukuki davaların bulunduğunu, şirketin SGK'ya borcunun olmadığını, vergi borçlarının yapılandırıldığını savunarak davanın reddine, davacının payının ödenerek ortaklıktan çıkarılmasına karar verilmesini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı ... ile davalı ...'in ortak olduğu, ... Rulman Ltd Şti.nin %50'şer hisse değerine sahip olması ile birlikte şirketin birlikte yürütülme iradesinin bulunmadığı, her iki tarafın beyanından da şirketin kâr elde etme amacının ortadan kalktığı, faaliyet göstermediği, bu halde şirketin faaliyetine devam etmesinde hukuken bir yarar bulunmadığı, ortaklık sıfatının ve ortaklığın beklediği amacın gerektirdiği el ve ... birliğinin ortadan kalktığı, taraflar arasındaki ilişkinin niteliği ve şirketin devamına hukuken imkan kalmadığının anlaşıldığı, bu kapsamda 6102 sayılı Kanun'un 636 ncı maddesinin ikinci fıkrası uyarınca şirketin feshine karar vermenin gerekli ve zorunlu olduğu, aynı maddenin üçüncü fıkrası gereği diğer çözüm yollarının somut olayda uygulanmasının mümkün olmadığı, husumetin sadece davalı şirkete yöneltilmesi gerektiği gerekçeleriyle davanın kısmen kabulüne, ... Rulman Ticaret ve San Ltd. Şti.nin fesih ve tasfiyesine, tasfiye memuru olarak şirket ortağı kayyım ...'in atanmasına karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı şirket vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri

Davalı şirket vekili istinaf dilekçesinde özetle; Mahkemenin, 25.10.2017 tarihli ara kararında taraflar sözlü yargılamaya davet edilirken 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun)186 ncı maddesi kapsamında yasal ihtarın davacı yönünden yapıldığını, davalı şirket yönünden yapılmadığını, davacı ile birlikte hareket eden müvekkili şirketin eski ortaklarının müvekkilini aldatmasına rağmen ...'in şirkete ait tüm borçları ödediğini, müvekkilinin adını taşıyan şirketin yeniden faaliyete geçmesini istediğini, bilirkişi raporunda şirketin borca batık olduğu ve şirketin mevcut hali ile faaliyetine devam etmesinin mümkün olmadığı belirtilmişse de davalı şirketin eski ortaklarının davalı müvekkilinin imzasını taşımayan sahte senetlere dayanarak çektikleri kredilerden dolayı icraya intikal eden davada davalılar lehine hükmedilen kötü niyet tazminatı alacağının nazara alınması gerektiği itirazı üzerine düzenlenen ek raporda bu alacak üzerinde muhtelif hacizlerin olduğunun belirtildiği ancak bahse konu bu hacizlerin akıbeti araştırılmaksızın eksik inceleme ile hüküm verildiğini, 6102 sayılı Kanun'un 636 ncı maddesinin üçüncü fıkrasının olaya uygulanmasının daha hakkaniyetli olacağını belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; Mahkemece alınan bilirkişi kök raporunda şirketin 31.12.2012 tarihi itibariyle Çakabey Vergi Dairesi kaydının re'sen terk işleminin yapıldığı, işyerinin faal olmadığı, rayiç değerlere göre şirketin ( ) menfi 723.593,89 TL öz kaynağı bulunduğunun belirtildiği, davalılar vekilinin itirazı üzerine bilirkişilerce İzmir 7. İcra Müdürlüğünün 2013/7747 sayılı, alacaklısının davalılar, borçlusunun Asya Katılım A.Ş. olduğu fer'ileriyle birlikte 1.402.737,65 TL kötü niyet tazminatı konulu takip dosyasının incelendiği, ek raporda borçlu bankanın 36 çek nedeniyle 1.644.935,53 TL alacağının takas mahsubuyla bakiye borcunun bulunmadığını bildirildiği gibi anılan icra dosyasına üçüncü kişiler tarafından toplam 22 takip dosyasıyla ilgili olarak 3.302.444,62 TL haciz konulduğu, konulan bu hacizler ve menfi öz sermaye davalıların alacağından mahsup edildiğinde davalı şirketin reel özvarlığının ( ) menfi 2.661.789,91 TL olduğunun rapor edildiği, her ne kadar davalılar vekili kötü niyet tazminatı alacağıyla ilgili üçüncü kişilerce konulan haciz dosyalarının tek tek incelenmesi gerektiğini istinaf nedeni olarak ileri sürmüş ise de hacze konu borçların ödendiği iddia ve ispat edilmeyip sadece hacizlerin devam edip etmediğinin tespiti istediği gözetildiğinde ve yine borç miktarının yüksekliği dikkate alındığında bu dosyaların incelenmesinin sonuca etkili görülmediği, 2008 yılından itibaren önemli ölçüde zarar eden ve en son 2012 yılında vergi kaydı re'sen silinen şirketin feshi için haklı sebeplerin oluştuğu, ortada faal ve kâr eden bir şirket bulunmadığı için davacının ortaklıktan çıkarılması gibi alternatif çözüm yollarına da gerek bulunmadığı, davalılar vekilinin istinaf dilekçesinde belirttiği davacı ortağın kötü niyetli olduğu yönündeki iddianın da soyut kaldığı, Mahkemece verilen kararda bir isabetsizlik görülmediği gerekçesiyle davalılar vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı şirket vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Davalı şirket vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesindeki itirazlarını yineleyerek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe

  1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Uyuşmazlık, tarafların ortağı oldukları şirketin 6102 sayılı Kanun'un 636 ncı maddesi nin ikinci fıkrası uyarınca davacı tarafından feshi talebine ilişkindir.

  1. İlgili Hukuk

  2. 6100 sayılı Kanun'un, 198 inci maddesi, 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.

  3. 6102 sayılı Kanun'un 636 ncı maddesi.

  4. Değerlendirme

  5. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalı şirket vekilinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

2.Davacı, dava dilekçesinde belirttiği sebeplerden dolayı davalı şirketin feshine ve kendisinin tasfiye memuru olarak atanmasına karar verilmesini talep etmiş, davalı ise davacı iddialarını reddederek, davacının şirket ortaklığından çıkarılmasını istemiştir. İlk Derece Mahkemesince, ortaklık sıfatının ve ortaklığın beklediği amacın gerektirdiği el ve ... birliğinin ortadan kalkması sebebiyle şirketin devamında hukuken yarar kalmadığı gerekçesiyle davalı şirketin feshine karar verilmiş ve Bölge Adliye Mahkemesince, "... ortada faal ve kâr eden bir şirket bulunmadığından davacının ortaklıktan çıkarılması gibi alternatf çözüm yollarına gerek olmadığı" gerekçesiyle davalı şirket vekilinin istinaf başvurusu reddedilmişse de, 6102 sayılı Kanun'un 636 ncı maddesinin üçüncü fıkrasında yer alan "Haklı sebeplerin varlığında, her ortak mahkemeden şirketin feshini isteyebilir. Mahkeme, istem yerine, davacı ortağa payının gerçek değerinin ödenmesine ve davacı ortağın şirketten çıkarılmasına veya duruma uygun düşen ve kabul edilebilir diğer bir çözüme hükmedebilir." düzenlemesi dikkate alınarak, her ne kadar davacı talebi şirketin feshine yönelik ise de şirket ortağının ortaklıktan çıkarılmasının, fesihten önceki çözüm yolu olduğu ve davalı şirket vekilinin de bu hususta kabulünün bulunduğu dikkate alınarak mevzuatta yer alan hükümler mucibi davacının şirket ortaklığından çıkarılmasına karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile davalı şirketin feshine karar verilmesi doğru olmamış hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle;

  1. Davalı şirket vekilinin bozma kapsamı dışındaki temyiz itirazlarının REDDİNE,

  2. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,

  3. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,

Peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde ilgiliye iadesine,

Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

10.04.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

cevapistinafkarartemyizkaldırılmasınavı.kararımahkemesireddinederecebozulmasınaortadan

Kaynak: karar_yargitay

Taranan Tarih: 25.01.2026 17:17:44

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim