Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
11. Hukuk Dairesi
Yargıtay Kararı
2021/7798
2023/2115
5 Nisan 2023
MAHKEMESİ: Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi
SAYISI: 2021/1300 Esas, 2021/1159 Karar
HÜKÜM: Kabul
İLK DERECE MAHKEMESİ: Denizli Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI: 2017/36 E., 2018/928 K.
Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen itirazın iptali davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir
Bölge Adliye Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne karar verilmiştir.
Mahkeme kararı, Yargıtayca duruşma istemli olarak davalılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Duruşma için belirlenen 04.04.2023 günü hazır bulunan davalılar vekili Avukat Sena Özkan dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü.
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili şirketin alacağını tahsil amacıyla önce ihtiyati haciz kararı aldığını, ardından borçlular hakkında ilamsız icra yoluyla senet ve protokole dayalı tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla takip başlattığını, para alacağı için müvekkilinin ikametgâhı olan Denizli’de icra takibi yapılabileceğinden ayrıca senet ve protokolde Denizli Mahkemelerinin yetkisi kabul edildiğinden davalıların yetkiye itirazlarının hukuka aykırılık taşıdığını, davalıların protokolü ve borçlarını kabul ettiklerini ileri sürerek itirazın iptali ile icra inkar tazminatının tahsilini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalılar vekili cevap dilekçesinde; takibe ve davaya dayanak senedin 23.05.2016 tarihli protokolün teminatı olarak verildiğini, protokolün ise her iki müvekkili açısından geçersiz olduğunu, böylece teminat niteliğindeki senedin de geçerliliğinden söz edilemeyeceğini, nitekim davacının da kambiyo senetlerine mahsus takip yapmadığını, sözleşmenin serbest iradeyle kurulmadığını, satışa konu malların müvekkiline teslim edilmediğini, teminat adı altında davacıda kaldığını, bu süreçte kumaşların satış özelliğini ve piyasasını kaybettiğini, davacının kendi edimini ifa etmediğini, ihtiyati haciz kararının infazı esnasında kendi şirketindeki kendi mallarını haczettiğini, kendi çalışanına yediemin olarak teslim ettiğini, haciz zaptında hacze konu ürünlerin borçlunun teslim almadığı mallar olduğunu söyleyip ürünlerin halen kendi elinde olduğunu tescil ettiğini, kaldı bu emtianın müvekkiline teslimi gereken ürünler olmadığını, davacının 22.12.2016 tarihinde haksız ihtiyati tedbir kararı aldıktan sonra 23.12.2016 tarihinde alelacele bir fatura düzenlediğini, bu faturadaki malların da müvekkiline teslimi kararlaştırılan mallar olmadığını, müvekkilinin faturaya itiraz ettiğini, davacının 462.500,00 USD üzerinden ihtiyati haciz kararı aldığı halde ihtiyati hacze ve takibe itirazdan sonra gönderdiği yazıda 116.000,00 USD’nin ödenmesini istediğini, bu yazının davacının haksız kazanç amaçladığını gösterdiğini, yine ihtiyati haciz talebinden iki gün önceki yazışmalarda davacının muhasebecisinin 5.051,54 USD alacaklı olduğunu belirttiğini, kabul anlamına gelmemekle birlikte davacının artık müvekkilinin sözleşmeden cayması sebebiyle sadece zararının tazminini isteyebileceğini, kefaletin 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun (6098 sayılı Kanun) 583 üncü maddesindeki şartları taşımadığından geçerli kabul edilemeyeceğini, eş rızasının da alınmadığını, asıl sözleşme ve bononun geçersizliği sebebiyle kefaletin de müvekkili yönünden hüküm ifade etmediğini savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 20.06.2018 tarih, 2017/36 E. ve 2018/928 K. sayılı kararıyla; davalıların protokol altındaki imzaya itiraz etmedikleri, protokolün geçersizliğini ispatlayamadıkları, kendilerini yüksek meblağlı bir borç altına sokacak bir sözleşmeyi imzalamadan önce basiretli bir tacir gibi hareket etmeleri gerektiği, protokolün geçerli olduğu, davalı ...'ın müteselsil kefil olarak sorumluluğun bulunduğu gerekçesiyle davanın kabulüne, itirazın iptaline, davacı alacağı tahsil ettiğinde masraflar davalı ... Kumaş San. ve Tic. Ltd. Şti. tarafından karşılanmak suretiyle dava konusu malların Akdaş Kumaş San. ve Tic. Ltd. Şti.'ne teslimine, %20 oranında icra inkar tazminatının davalılardan tahsiline karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin 06.05.2019 tarih, 2018/1856 E. ve 2019/958 K. sayılı kararıyla; davacının deposundaki kumaşların sözleşmeye konu özel üretim kumaşlar olduğunu ispat edemediğine dair davalılar vekilinin istinaf isteğinin davacıya ait depoda tekstil mühendisi bilirkişi ile yapılan tespit sonrasında 23 farklı tipte 910 top ve 106.590,70 metre uzunluğunda bulunan kumaş toplarının üst kısmında ve naylon kaplamanın alt kısmında müşteri ismi olarak davalı şirket adının yazılı olduğu, davalıların imzayı inkar etmediği, taraflar arasındaki protokolün geçerli olduğu, davalılar vekilinin bu yöne ilişkin istinaf isteğinin yerinde görülmediği, teslim edilecek kumaşlara ilişkin açıklama içermediğinden kararın infazda tereddüte sebebiyet verebileceği, kefalet sözleşmesindeki kefalet miktarının, tarihinin, türünün davalı kefil ... eli ürünü olmadığından kefalet sözleşmesinin geçerliliğinin bulunmadığı gerekçesiyle bu hususlardaki davalı istinaf isteğinin kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, davalı ... yönünden davanın reddine, davalı ... Kumaş San. Tic. Ltd. Şti. yönünden davanın kabulüne, takibin devamına, davacı tarafça alacaklar tahsil edildiğinde masraflar davalı ... Kumaş San. ve Tic. Ltd. Şti. tarafından karşılanmak suretiyle davacının deposunda bulunan 23 tip farklı kumaştan oluşan, 910 adet 106.590,70 metre top kumaşın davalı şirkete teslimine karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
- Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2.Dairemizin 17.03.2021 tarih, 2020/4958 E. ve 2021/2548 K. sayılı kararıyla kefaletin 6098 sayılı Kanun hükümleri çerçevesinde yapılmamış olmasına yönelik değerlendirmede isabetsizlik görülmemişse de kambiyo senedi ve aval hükümleri açısından davalı ...'ın hukuki durumunun değerlendirilmediği gerekçesiyle Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı ...'ın kefaleti hukuken geçersiz ise de, davalının aynı anda bonoda avalist olduğu, bononun arkasındaki temel ilişkiden bağımsız borç ikrarı içerdiği, davalının bonodaki imzaya itiraz etmediği, bonodan avalist sıfatıyla sorumlu olduğundan davalılar vekilinin istinaf sebeplerinin yerinde görülmediği gerekçesiyle, davalılar vekilinin İlk Derece Mahkemesi kararına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddine, davanın kabulüne, davalıların takibe itirazlarının iptaliyle takibin 462.500,00 USD asıl alacak, 400,00 TL ihtiyati haciz vekâlet ücreti ve 82,35 TL ihtiyati haciz masrafı olmak üzere takibin devamına, 462.500,00 USD asıl alacağa takip tarihinden itibaren 3095 sayılı Kanuni Faiz ve Temerrüt Faizine İlişkin Kanun’un (3095 sayılı Kanun) 4 üncü maddesinin (a) bendi uyarınca Devlet bankalarının dolar cinsinden açılmış bir yıl vadeli mevduat hesaplarına ödediği faiz oranı uygulanmak suretiyle ve fiili ödeme günündeki TL karşılığının tahsili amacıyla devamına, davacı tarafça alacaklar tahsil edildiğinde masraflar davalı ... Kumaş San. ve Tic. Ltd. Şti. tarafından karşılanmak suretiyle davacının deposunda bulunan 23 tip farklı kumaştan oluşan, 910 adet 106.590,70 metre top kumaşın davalı ... Kumaş San. ve Tic. Ltd. Şti.’ne teslimine karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; dayanak bononun kambiyo senedi vasfı taşımadığını, kefil bakımından aval hükümlerinin uygulanamayacağını, mahkemece bononun incelenmediğini, ön yüzünde iki farklı yerde teminat ibaresinin yazıldığını, arka yüzünde ise atıf yapılan temel ilişkiye dair tanzim edilmiş sözleşme bilgisine yer verildiğini, anılan sözleşme ile illiyet bağının kurulduğunu, hangi sözleşmenin teminatını teşkil edeceğinin açıkça gösterildiğini, sözleşmenin de davaya dayanak yapıldığını, takibin kambiyo senetlerine mahsus değil ilamsız takip suretinde yapıldığını, senedin kambiyo vasfını taşıması için kayıtsız şartsız borç ikrarını içermesi gerektiğini, bir temel ilişkiye bağlanması halinde illetten mücerret bono niteliği taşımayacağını, böylece aval hükümlerinden yararlanamayacağını, uygulanması gereken 6098 sayılı Kanun’un 583 üncü maddesindeki koşulları taşımadığını, kumaşların davacı uhdesinde tutulduğunu, müvekkilinin temerrüde düşürülmediğini, teslim için tevdi mahalli tayin edilmediğini, bilirkişi tarafından sözleşmeye konu malların kesin bir şekilde belirlenmediğini, kendi edimini ifa etmeyen karşı edimi isteyemeyeceğini ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
- Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, itirazın iptali istemine ilişkindir.
- İlgili Hukuk
1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
-
2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’nun (2004 sayılı Kanun) 67 nci maddesi
-
6098 sayılı Kanun’un 583 üncü ve 584 üncü maddesi,
-
6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun (6102 sayılı Kanun) 700 vd. maddeleri.
-
Değerlendirme
-
Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
-
Temyizen incelenen Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VII. KARAR
Açıklanan sebeple;
Davalılar vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edenlere yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
05.04.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 17:18:39