Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
11. Hukuk Dairesi
Yargıtay Kararı
2022/2242
2023/2085
5 Nisan 2023
MAHKEMESİ: Ticaret Mahkemesi
HÜKÜM: Davanın reddi
Taraflar arasındaki sorumluluk tazminat davasının bozma ilamına uyularak yapılan yargılaması sonucunda Mahkemece davanın reddine karar verilmiştir.
Mahkeme kararı, davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalılar tarafından davacı bankanın ...Şubesi'nden dava dışı Sungur Tekstil A.Ş. firmasına usulsüz krediler tahsis edilmek ve kullandırılmak suretiyle banka zararına sebebiyet verildiğini, bu kredilerden kaynaklanan ve teminatsız olması nedeniyle tahsil kabiliyetinin bulunmadığı tespit edilen 4.093.683,00 TL alacağın 08.11.2001 tarihinden itibaren tasfiye olunacak alacaklar hesabına alındığını ileri sürerek anılan meblağın 08.11.2001 tarihinden tahsil edileceği tarihe kadar bankaca bu tür kredilere uygulanan değişen oranlarda temerrüt faiziyle birlikte, dava tarihinden önce yapılan yaklaşık 1.730.000,00 euro tahsilatın, tahsil tarihi gözetilerek hesaplanacak faiz alacağı ve masraflar da eklenerek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak ve tahsilde tekerrür olmamak kaydı ile kararlara iştirakleri oranında davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalılar vekilleri cevap dilekçelerinde; ayrı ayrı davanın usulden ve esastan reddini istemişlerdir.
III. MAHKEME KARARLARI, BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Mahkemece Verilen İlk Karar
Mahkemece 20.04.2011 tarih, 2006/488 E. ve 2011/205 K. sayılı kararı ile davacı bankanın dava dışı Sungur Tekstil A.Ş.'ye usulsüz kullandırılan krediler nedeniyle 14.09.2006 dava tarihi itibariyle, davalılardan 34.950.705,25 TL banka zararını talepte haklı olduğu, bu meblağın dava dışı kredi borçlusu ve kefillerle birlikte tahsilde tekerrür olmamak koşulu ile dava tarihinde davalılardan müteselsilen ve her bir davalıdan sorumluluğu oranında istenebileceği, ancak dava açıldıktan sonra davacı bankanın asıl borçlu ve kefillerle imzaladığı protokol gereği, ifa yerine geçen edimle 31.12.2008 tarihinden borcu tasfiye ettiğinden davanın konusunun kalmadığı gerekçesiyle konusu kalmayan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiş, taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
B. Birinci Bozma Kararı
1.Dairemizin 04.03.2013 tarih, 2012/399 E. ve 2013/3982 K. sayılı kararıyla davacı banka ile asıl kredi borçlusu arasında borçların yeniden yapılandırılması hususunda 30.12.2008 tarihinde protokol düzenlendiği, davalıların bu protokolün tarafı olmasalarda 5411 sayılı Bankacılık Kanunu'nun 132 nci ve geçici 11 inci maddeleri uyarınca bankanın talep etmesi halinde sorumluluk davalarının da durdurulmasına karar verilebileceğinin öngörüldüğü, somut davada davacı bankanın bu yönde bir talebinin bulunmadığı, asıl borçlu ve kefillerle borcun yeniden yapılandırılması hususunda protokol düzenlenmesinin sorumluluk davalarında, sorumlulara husumet yöneltilmemesi ve dava açılmışsa sorumluluklarının sona erdirilmesi sonucunu doğurmayacağı, protokolün davayı sonuçsuz bırakmayacağına işaret edilerek karar bozulmuş, davalılar Uğur Kınay, ..., Yavuz Gürsel ve Musafa Pişkin vekilleri karar düzeltme isteminde bulunmuşlardır.
- Dairemizin 24.09.2013 tarih, 2013/11440 E. ve 2013/16423 K. sayılı kararıyla davalılar aleyhine açılan işbu davanın usulsüz kredi kullandırıldığı iddiasına dayalı tazminat davası niteliğinde olduğu, davalıların protokolün tarafı olmadığı, yapılan protokol, davalıların sorumluluğunu etkileyebilecek nitelikte ise de anılan protokolün yapılmış olmasının eldeki davanın konusuz kalması sonucunu doğurmayacağı, uyuşmazlığın esasa girilerek çözümlenmesi gerektiği, bozma ilamında davacı bankayla ilgili 5411 sayılı Kanun'un 132 ve geçici 11 inci maddeleri çerçevesinde yapılan değerlendirmelerin yerinde olmadığı, davacı bankanın fona devredilen bankalar arasında yer almadığı, bozma ilamında davacı bankanın fona devredilen veya tasfiyesi tamamlanmış veya tasfiye aşamasında bir banka gibi kabul edilerek 5411 sayılı Kanun'un 132 ve geçici 11 inci maddeleri bakımından davayı durdurma yetkisi olduğu yönündeki açıklamaların yerinde olmadığı ve salt yukarıdaki gerekçelerle kararın bozulması gerektiği sebebiyle karar düzeltme istemlerinin kabulü ile Dairemizin 04.03.2013 tarih, 2012/399 E. ve 2013/3982 K. sayılı bozma kararının (1) numaralı bendinin tamamen kaldırılarak hükmün yukarıda açıklanan değişik gerekçeyle bozulmasına karar verilmiştir.
C. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemece yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava dışı şirkete kullandırılan krediler için alınan teminatların kredi limitinin üzerinde olduğu, teminatların kredi tutarının %144 fazlasından hiç bir aşamada aşağıda oluşmadığı, yeterli teminat alındığından davalıların sorumluluğundan söz edilemeyeceği, bankanın 3 üncü kişilerden tahsil edilemeyen faiz alacağının olmadığı, ana para ve faiz alacakların tahsil edildiği, davacının asıl alacak ve faiz zararının bulunmadığı, davalıların sorumluluklarını gerektirecek şartların oluşmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; bilirkişi raporunun haksız ve hukuki dayanaktan yoksun olduğu, müvekkili bankanın kredi borçlusu şirketle protokol imzalamasının zaruretten kaynaklandığını, kredi borcunun tahsili için protokol yapmak dışında başka bir imkanının kalmadığını, indirimli faiz oranı üzerinden alacağın tahsil edildiğini, davalılar tarafından usulsüz kredi kullandırılarak bankanın zararına sebep olduklarını, bu nedenle kredi verilme sürecinde alınan kararlara iştirakleri oranında davalıların kusurlu ve sorumlu olduklarını, kredi kullandırımının bankacılık mevzuatı, banka iç mevzuatı ve bankacılık ilke ve teamüllerine aykırı olduğunu, davalıların eylemlerinin ceza mahkemesinde alınan raporda da belirtildiği üzere görevi kötüye kullanma niteliğinde olduğunu, davanın açılmasına sebebiyet veren davalı taraf olduğundan davacı müvekkili aleyhine vekâlet ücretine hükmedilmemesi gerektiğini, kabul anlamına gelmemekle beraber mahkeme davalılar lehine vekâlet ücretine hükmedecekse ancak maktu vekâlet ücretine hükmedilmesi gerektiğini belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
- Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, usulsüz kredi kullandırıldığı iddiasına dayalı tazminat istemine ilişkindir.
- İlgili Hukuk
6762 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6762 sayılı Kanun) 336 ncı ve devamı maddeleri.
- Değerlendirme
1.Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazları yerinde değildir.
- Dava, davacı bankanın eski yönetici ve çalışanlarına yönelik maddi tazminat istemine ilişkin sorumluluk davası olup, mahkemece davanın reddine karar verilmiş ve kendini vekil ile temsil ettiren davalılar yararına 129.561,83 TL vekâlet ücretine hükmedilmiştir. Dairemizin 07.11.2022 tarih, 2021/6661 E. ve 2022/7860 K. sayılı kararında da belirtildiği üzere, karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi’nin 13/4 maddesinde, “4) Maddi tazminat istemli davaların tamamının reddi durumunda avukatlık ücreti, bu Tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümüne göre hükmolunur.” düzenlemesine yer verilmiş olup davanın tümüyle reddine karar verilmiş olduğu ve karar tarihindeki tarife hükümleri dikkate alındığında davalılar lehine nisbi vekâlet ücretine hükmedilmesi doğru olmayıp bozmayı gerektirir.
Ne var ki bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun geçici 3 üncü maddesi ve 5236 sayılı Kanun’un geçici 2 nci maddesi yollamasıyla 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 5236 sayılı Kanun’un 16 ncı maddesi ile değiştirilmeden önceki 438 inci maddesinin yedinci fıkrası gereğince mahkeme kararının düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.
V. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
-
Davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE,
-
Davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının hüküm fıkrasının (3) numaralı bendinde yer alan “AAÜT uyarınca belirlenen 129.561,83 TL vekâlet ücretinin” ibaresinin çıkartılarak yerine “AAÜT’nin 13/4 üncü maddesi uyarınca 4.080,00 TL maktu vekâlet ücretinin” ibaresinin yazılması suretiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde ilgiliye iadesine,
Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,
05.04.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 17:18:39