Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
11. Hukuk Dairesi
Yargıtay Kararı
2021/8023
2023/2081
5 Nisan 2023
MAHKEMESİ: Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi
SAYISI: 2018/1972 E., 2021/833 K.
HÜKÜM: Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ: Ankara 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI: 2011/557 E., 2017/814 K.
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü.
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili ile davalı arasında düzenlenen satım sözleşmesi gereği, müvekkilinin davalıya inşaat malzemesi ve hazır beton sattığını, bununla ilgili olarak toplam 152.320,14 TL değerinde on altı adet fatura kestiğini ve sözleşme gereği teslim etmeyi taahhüt ettiği tüm malları davalıya fatura karşılığı teslim ettiğini, davalının takip tarihine kadar fatura bedellerini ödemediğini, alacağın tahsili amacıyla Ankara 10. İcra Müdürlüğünün 2011/8942 E. sayılı takip dosyası kapsamında genel haciz ile toplam 340.674,13 TL üzerinden takibe geçildiğini, davalının borca haksız olarak itiraz ettiğini ileri sürerek itirazın iptali ile takibin devamına, %40 icra inkar tazminatının davacıya ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde, öncelikle zamanaşımı itirazında bulunduklarını, ayrıca takip dayanağı faturalardaki alacağa ve ferilerine itiraz ettiklerini, herhangi bir temerrüt ihtarı olmadan fatura tarihlerinden itibaren faiz yürütülmesinin de yasaya aykırı olduğunu, davacının daha önce Ankara 4. İcra Müdürlüğünün 2006/11269 E. sayılı dosyası üzerinden takip başlattığını ve bu takip neticesinde borcun ödendiğini, 2006 yılına ve geçmiş yıllara ait herhangi bir borcun kalmaması üzerine davacının 19.09.2006 tarihli ibraname ile müvekkilinin ibra ettiğini, ibra tarihi itibariyle takip borçlusunun şirketten hiçbir hak ve alacağın kalmadığının ibranamede açıkça yazıldığını, tahsil edilmiş faturaların yeniden tahsile konulmasının kötü niyetli olduğunu, sevk irsaliyelerini de kabul etmediklerini, irsaliyelerin bir çoğunda yetkisiz kişilerin imzalarının bulunduğunu, kendilerine gönderilen kopyaların bazılarında da imza bulunmadığını, ayrıca 2006 yılında takip yaptığı faturalardan takibe koyduğu faturaları ayırarak takip yapılması ve bu faturalar için yaklaşık olarak 5 yıl bekledikten sonra takip yapmasının hayatın olağan akışına aykırı olduğunu savunarak davanın reddine, alacaklısının kötü niyetle takip başlattığı göz önüne alınarak kötü niyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu alacağın 10 yıllık zamanaşımına tabi olduğunu, takibin belirtilen süreyi kestiğini, davanın hak düşürücü süre içerisinde açıldığını, davalı vekili tarafından sunulan ibranamelerin ve Ankara 4. İcra Müdürlüğünün takip dosyasının davaya konu faturalarla ve takiple ilgili olmadığı, davalının defterlerini ibrazdan kaçındığı, davacı defterlerinde yapılan incelemede alınan bilirkişi raporundan taraflar arasında inşaat malzemesi alım satımı konusunda sözleşme yapıldığı, sözleşme kapsamında takip dayanağı 14 adet fatura ile toplam 136.687,50 TL bedelli mal teslimi yapıldığı, faturalardaki imzalar konusunda davalının isticvap edildiği ve davalı cevap vermediğinden bunları ikrar etmiş sayıldığı, buna karşılık davalı tarafça 92.250,00 TL ödeme yapıldığı, takip tarihi itibari ile bakiye davacı alacağının 44.437,50 TL olduğu, davacının davalıyı takipten önce temerrüde düşürdüğünü ispatlayamadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile davalı borçlunun asıl alacak tutarı 44.437,50 TL'ye yaptığı itirazının iptaline, 17.775,00 TL icra inkar tazminatının tahsiline, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davalının defterlerinin incelenmediğini, kendi defterlerinin kapanış tasdiki zorunluluğu bulunmadığını, aleyhine delil olmayacağını, davalı tarafından yapılan ödemelerin neye istinaden yapıldığının tam olarak belirlenemediğini, müvekkilinin malları irsaliyeli olarak teslim ettiğini, banka üzerinden yapılan ödemenin bu dosyaya istinaden yapılmadığını, işbu dosya bazında toptan bir hesap yapılması gerektiğini, malın tesliminin o mal bedeli üzerinden alınan Katma Değer Vergisi (KDV) yoluyla anlaşılabileceğini, sevk irsaliyesinin imzalanmasının zorunlu olmadığını, muacceliyet için ihtar şartı aranmayacağından, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 101 inci maddesi gereği ihtar şart olmadığından ve faturaya itiraz edilmediğinde bu bedeli kabul etmiş sayılacağından temerrüt faizine hükmedilmemesinin hatalı olduğunu belirterek kararın kaldırılmasını istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı defterleri üzerinde yapılan inceleme sonucu davalı için kesilen ve davacı tarafça imzalı irsaliye ile teslim edildiği anlaşılan fatura konusu mal bedelinden davalının yaptığı ödemelerin düşüldüğü, davacının 44.437,50 TL alacağının olduğunun tespit edildiği, savunmaya konu ibraname ve ödemelerin işbu davaya konu fatura bedelleri ile ilişkili olmadığı, 1.430,72 TL tutarlı faturanın dava konusu icra dosyası dışında başka bir takibe daha konu edildiği, bu kalemin İlk Derece Mahkemesi hesabında da dahil edildiği, ancak istinafa davalının gelmediği gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde istinaf dilekçesindeki beyanlarını tekrar ederek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
- Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, faturaya dayalı icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir.
-
İlgili Hukuk
-
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
-
2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 67 nci maddesi
-
Değerlendirme ve Sonuç
1.Davalı şirket adresine ticari defterlerinin ibrazı için tebligat çıkartıldığı ancak anılan defterlerin sunulmadığı, işaret edilen önceki yargılama dosyaları arasından da temin edilemediği saptanmış ve inceleme davalı defterleri olmaksızın yapılmıştır. Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporuna göre davalının 92.250,00 TL ödemesinin olduğu neticesine varılsa da takip konusu faturalara dayalı alacağın ve ödemelerin tespitinin, davalının ödeme belgeleri, taraflar arasındaki diğer takip ve dava dosyalarında nazara alınan ödemeler ve yine davalı defter kayıtları birlikte ve karşılaştırmalı olarak ele alınarak tarafların açık hesabı üzerinden yapılması gerekmektedir.
6100 sayılı Kanun'un 222 nci maddesinin birinci fıkrası gereğince mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir. Aynı Kanun'un 222 nci maddesinin üçüncü fıkrası gereğince, ikinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekmektedir. Diğer tarafın belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defterlerinin, ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi hâlinde ticari defterler, sahibi lehine delil olarak kullanılamaz. Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz. Bu durumda mahkemece, davalıya HMK'nın 222/3. maddesi uyarınca kanuna uygun olarak tutulmuş defterlerini ibraz etmesi, etmediği takdirde davacının defterlerindeki kayıtların davacı yararına delil olarak kabul edileceği ihtarına havi aynı Kanun'un 94 üncü maddesi gereğince kesin süre verilip süreye uyulmamasının hukuki sonuçlarının da bildirilerek ihtar edilmesi ve yukarıda yazılı belgelerin hepsi üzerinde inceleme yapılması gerekirken eksik incelemeye dayalı olarak yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamıştır.
- Hükümde, emtianın teslim edilmediği kabul edilen 24.03.2006 tarih 8.788,64 TL ve 23.03.2006 tarih 6.844,00 TL bedelli iki adet teslim alan kısmı imzasız olan faturaya ilişkin ise davalıya yemin teklif edildiği, davalı tarafça işbu faturaya konu emtianın teslim alınmadığına ilişkin yemin edildiği ve davacı alacak kalemine bu faturaların dahil edilmediği anlaşılmıştır. Ancak davalı vekili cevap dilekçesinde, takibe konu tüm faturaların ödendiğini savunmuştur. Bu durumda, davalı tarafın yemin metnindeki beyanının çelişkili beyan olduğu ve nazara alınmaması gerektiği kabulü ile ödemeye ilişkin ispat yükünün davalı tarafa ait olduğu değerlendirilmeksizin karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
-
Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
-
İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Bozma sebebine göre davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına,
Peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde ilgiliye iadesine,
Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
05.04.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 17:18:39