Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
11. Hukuk Dairesi
Yargıtay Kararı
2022/2164
2023/2044
4 Nisan 2023
MAHKEMESİ: Ankara 2. Fikri Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi
SAYISI: 2019/238 Esas, 2021/290 Karar
HÜKÜM: Davanın kısmen kabulü
Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen tescilli tasarım hakkına tecavüz ve haksız rekabetin tespiti ile maddi, manevi tazminat davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararı, Yargıtayca duruşma istemli olarak taraf vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne, dava konusu meblağ 44.020 TL'nin altında bulunduğundan 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası delaletiyle uygulanması gereken 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 3156 sayılı Kanun ile değişik 438 inci maddesi gereğince duruşma isteğinin reddine karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin 05.03.2015/1683 10 sayılı bayan elbise ürününü içeren tescilli tasarımın sahibi olduğunu, davalı şirketin ise "LACRİMA" markasının sahibi olduğunu ve şirket ortaklarının soyisminin "EKLEME" olduğunu, 26.05.2015 tarihinde diğer davalı ...'nin işyerinden faturayla "LACRİMA" markalı bir bayan elbise ürünü satın aldıklarını, bunun üzerine davalı şirketin işyerinde Bursa 3. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2015/33D. İş sayılı dosyasında 03.06.2015 tarihinde delil tespiti yaptırıldığını ancak bir ürün bulunamadığını, fakat satın alınan ürünün müvekkiline ait tasarımı tescilli bayan elbisesi ürünü ile benzer olduğunu, davalıların üretim ve satışını yaptıkları ürünlerin müvekkilinin tasarım tescilinden doğan haklarına tecavüzde bulunduğunu ileri sürerek, davalıların üretim ve satışını gerçekleştirdiği bayan elbise ürünlerinin, davacının tescilli tasarım haklarına tecavüz ve haksız rekabet oluşturduğunun tespitine, haksız rekabetin ve tecavüzün durdurulmasına ve önlenmesine, şimdilik 1.000,00 TL maddi, 30.000,00 TL manevi tazminatın, delil tespitinin yapıldığı 03.06.2015 tarihinden itibaren avans faiziyle birlikte davalılardan tahsilini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalılar vekili cevap dilekçesinde;müvekkillerinin satışını gerçekleştirdikleri ürünün şirket adına tescilli 2015/4051 sayılı tasarım tescili kapsamında olduğunu, ürünlerin farklı olup davacının tasarım hakkına tecavüz oluşturmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 31.05.2017 tarih, 2015/298 E. ve 2017/225 K. sayılı kararı ile davalıların üretim ve satışını gerçekleştirdiği, davacı tarafından 26.05.2015 günlü fatura ile satın alınan bayan elbise ürününün, davalı şirket adına tescilli 2015/4051 sayılı tasarımın aynısı olduğu, davalıların eylemlerinin, davacının tescilli tasarımına tecavüz ve haksız rekabet oluşturduğunun iddia edilemeyeceği, davalıların kendileri adına tescilli tasarımı kullanma hak ve yetkilerinin bulunduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin 11.01.2018 tarih, 2017/1167 E. ve 2018/20 K. sayılı kararı ile mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, İlk Derece Mahkemesince görüşüne başvurulan 18.04.2017 tarihli son ek bilirkişi raporunda, davalının iş yerinden satın alınan ve tespit bilirkişisi raporunda incelenen davalı ürünü ile yine davalıya ait 2013/04051 numaralı tasarımın benzer olduğundan, davacının tasarım hakkına tecavüzün oluşmadığının açıkça bildirilmiş olduğu gerekçesiyle davacının istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
-
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
-
Dairemizin 06.05.2019 tarih, 2018/1624 E. ve 2020/4971 K. sayılı kararı ile, ''.. davacı taraf 2015/1683 sayı ile tescilli tasarımına, davalı tarafın ise 2015/04051 sayı ile tescilli tasarıma dayanmaktadır. Mahkemece, Bursa 3. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2015/33 Değişik İş sayılı dosyasında inceleme konusu yapılan ve tecavüze konu olduğu iddia edilen elbisenin, davalı taraf adına tescilli tasarımın bire bir aynen üretilmesi mahiyetinde olup olmadığı değerlendirilmeksizin, bu nitelikte bir ürün olmadığı belirlendiği takdirde, davalının tasarım tesciline dayanamayacağı gözetilerek bu defa davalı tarafından üretilen elbiselerin, davacı tasarımlarına nazaran ayırt edici özellikleri içerip içermediği ve söz konusu üretimin davacının tescilli tasarım hakkına tecavüz oluşturup oluşturmayacağı tartışılmaksızın Yargıtay denetimine elverişli olmayan bilirkişi raporuna dayanılarak, yazılı şekilde davanın reddine karar verilmesi isabetli olmamış olup, kararın bu nedenle davacı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
2 Ayrıca mahkemece, görüşüne itibar edilen 14.10.2016 tarihli bilirkişi raporunun 5. sayfasında, davalı şirket adına tescilli olduğu gösterilen ve değerlendirmeye dayanak yapılan elbise tasarımlarının, davalı adına tescilli 2015/04051 sayılı tescil belgesindeki tasarım görsellerinden farklı olduğu halde, davalıya ait tescilli tasarım görseli olarak değerlendirilerek, inceleme yapılması isabetli olmamış olup, kararın bu nedenle de davacı yararına bozulması gerektiği..'' gerekçesiyle Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacıya ait 2015/01683 10 no.lu tasarım ile 2015/33 D.İş dosyası ile tespit edilen davalıya ait tasarımların etek bluzdan oluştuğu ve tasarımda kullanılan malzemelerin genel görünüm özelliklerinin aynı olduğu, tasarımların genel özellikleri kapsamında görünümleri aynı olduğundan bilgilenmiş kullanıcı gözüyle tasarımlarda farklılık olmadığı, davalıya ait 2015/04051 başvuru numaralı tasarımın ceket ve etekten oluştuğu, etek parçasında kumaşın düz renkli katlı tül olduğu, ceket kumaşında ise desenli parlak saten görünümlü kumaş kullanıldığı, yine davalıya ait 2015/33 D.İş dosyası ile tespit edilen tasarımın ise bluz ve etekten oluştuğu, etek kumaşının düz renk dokuma veya örgü kumaş olduğu, dolayısıyla tasarımlarda kullanılan malzeme türü ile giysi türlerinin farklı olduğu, şekil ve biçim açısından ise; üst ve alt beden giysi görünüm özellikleri bakımından tasarımların farklı olduğu, dolayısıyla, davalıya ait olan ve 2015/33 D.İş dosyası ile tespit edilen ürünlerin, 2015/04051 no.lu tasarım tescili kapsamına girmediği, somut olayın özellikleri ve şartları, davalı şirketin defter kayıtlarının incelenememiş olması, davacı şirketin 2015 yılı defter kayıtları üzerinden elde edilen kapasite bilgileri ve genel cirosu, ihlale konu üründen 05.03.2015 12.08.2015 tarihleri arasında yaptığı satışlar ile davacının genel iş ve işlem hacmi gözetilerek yapılan hesaplama sonucunda, 554 sayılı Endüstriyel Tasarımların Korunması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname'nin (554 sayılı KHK) 52 nci maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendine göre davacının davalıdan talep edebileceği maddi tazminatın minimum 7.039,52 TL tutarında olabileceği, davalıların tecavüzünün kapsamı, niteliği, davacının tasarım hakkından doğan hakların izinsiz kullanılmasından doğan zararı dikkate alındığında 10.000,00 TL manevi tazminata hükmedilmesinin hakkaniyete uygun olacağı gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile, davalının tecavüzünün ve haksız rekabetinin tespitine, durdurulmasına, önlenmesine,7.039,52TL maddi tazminatın 03.06.2015 tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline,10.000,00 TL manevi tazminatın 03.06.2015 tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
1.Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; yerel mahkemece, tasarım hakkına tecavüzün varlığı tespit edilmiş olmasına karşın hesap tercihimize uygun tazminat hesabı yapılmaksızın tazminata hükmedildiğini, davalının üretim ve satış miktarının belirlenmesinden sonra tazminat hesabının belirlenmesi için müvekkilin tecavüze konu tasarımların üretim maliyetleri ile satış fiyatları arasındaki farkın (ürün başına kâr) bulunması gerektiğini, hal böyle iken, bilirkişi raporunda, tarafımızın tazminat tercihine aykırı tazminat hesabı yapıldığını, bilirkişi raporunda, davalının üretim miktarının 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (6098 sayılı Kanun) 50'nci maddesine göre (piyasa ortalamalarına göre) tespit edilerek tazminat hesabı yapılması gerekirken, davalının üretim miktarı tespit edilmeksizin yapılan tazminat hesabının hatalı olduğunu, davalının üretim ve satış miktarının belirlenmesinden sonra tazminat hesabının belirlenmesi için müvekkilin tecavüze konu tasarımların üretim maliyetleri ile satış fiyatları arasındaki farkın bulunması gerektiğini, davalının üretim miktarının belirlenememesi halinde tazminat hesabına dair tercihmizde dikkate alınarak 6098 sayılı Kanun'un 50 nci maddesi uyarınca davalının üretim miktarının piyasa ortalamalarına göre belirlenmesi gerektiğini, davalının üretim miktarı seri üretim esaslarına göre 2500 adet olarak tespit edilmesi gerekirken 50 adet tespit edilmesi hatalı olduğunu, hükme esas alınan bilirkişi raporunun sonuç kısmında müvekkilin 05.03.2015 12.08.2015 tarihleri (delil tespiti ile dava tarihi arasındaki döneme ilişkin) arasında yapmış olduğu satışlar gözetilerek hesap yapıldığını, ancak hesap tercihine ilişkin KHK maddesinde, tazminat hesabının süreye bağlı olarak yapılacağından değil, bilakis çok açık bir şekilde müvekkilin ürün başına birim karı ile davalının üretim ve satış miktarının çarpımıyla (davalının haksız rekabeti olmasıydı, davacının elde edeceği muhtemel gelir) tazminatın hesaplanılacağından bahsedildiğini, müvekkilin ürün başına birim kârı ile davalının üretim ve satış miktarının çarpımı ile hesaplanılması gerektiğini, ayrıca Yerel Mahkemece müvekkilinin kayıtları incelenmeksizin, müvekkilin ürün başına birim karını gösterir evraklar dikkate alınmaksızın maddi tazminata hükmedilmesinin de usul ve yasaya aykırı olduğunu, Yerel Mahkemenin ara kararına rağmen ticari defter ve kayıtların hazır edilmemesi, davalıca ticari defter ve kayıtların bulunduğu adreste başka firmaların bulunduğunun tespit edilmesi, davalının ticari defter ve kayıtlarını ibrazdan imtina ettiği anlamına geldiğini, davalıca ticari defter ve kayıtların ibrazdan imtina edilmiş sayıldığından, tazminat hesabının kendi iddiaları doğrultusunda yapılması gerektiğini, hükmedilen manevi tazminatın çok düşük olduğunu belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
- Davalılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; 2 numaralı bozma gerekçesinin maddi bir hatadan kaynaklandığını, davanın ilk açıldığı zamanda söz konusu 2015/4051 no.lu tasarımın içeriğindeki 4 adet tasarım müvekkili adına kayıtlı iken yargılama sürecinde bu tasarımdan 4 no.lu olanını bir 3. kişiye devrettiğini ve 2015/4051 A no.lu olarak tescil edildiğini, yasrgılama bitmeden bu tasarımında geri alındığını, 2015/4051 no.lu tasarıma bilirkişi raporunda yer verilmesine rağmen 2015/4051 A no.lu tasarımın hiç zikredilmediğini, ıslah dilekçesiyle sundukları dayanak tasarımların tüm yönünden değerlendirme yapılması gerektiğini, müvekkilinin söz konusu kullanımının 2015/4051 A no.lu tasarım kapsamında kaldığını, diğer müvekkili ... yönünden ise, yapılan keşiflerde iş yerinde davaya konu tasarımlara rastlanılmadığını, davacının satın aldığını iddia ettiği ürünün müvekkili ...'den alındığını kanıtlayan hiç bir kaydın bulunmadığını bu nedenle müvekkili ... Ekleme'ye husumet yöneltilemeyeceğini belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
- Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, davalı kullanımının davacının tescilli tasarımına tecavüz oluşturup oluşturmadığı ile kullanımının haksız rekabet oluşturup oluşturmadığı noktasında toplanmaktadır.
- İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 554 sayılı Endüstriyel Tasarımların Korunması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname'nin (554 sayılı KHK) 52 nci maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi
- Değerlendirme
1.Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına ve davalı tarafından, endüstriyel tasarıma tecavüzün tespiti tarihi itibariyle tecavüz konusu olduğu iddia edilen ürüne ilişkin 2015/4051 A sayılı tescilli tasarımı olduğu temyiz sebebi yapılmış ise de, davalının tasarım tesciline başvuru tarihinin 17.08.2015, tecavüzün tespitinin istenildiği tarihin ise 12.06.2015 olup, davanın da 12.08.2015 tarihinde açılmış olduğu ve dolayısıyla davalı tarafın dava sırasında tasarım tescil başvurusunda bulunduğu anlaşılmasına göre, davalı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir
- Davacının temyizine gelince; dava, endüstriyel tasarıma tecavüzün tespiti, meni ve refi ile maddi ve manevi tazminat istemlerine ilişkindir. Mahkemece bozma ilamına uyulduktan sonra bilirkişi kurulundan alınan rapor doğrultusunda davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Ancak, davacı taraf 554 sayılı KHK'nın 52 nci maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi gereğince tazminatın hesaplanmasını istemiştir. Bu hüküm gereğince tasarımdan doğan haklara tecavüz edenin rekabeti olmasaydı, tasarım hakkı sahibinin tasarımı kullanması ile elde edebileceği muhtemel gelire göre yoksun kalınan kazancın belirlenmesi gerekmektedir. Bu durumda, yoksun kalınan kazancın belirlenmesi için öncelikle tasarıma tecavüzün başladığı tarih ile dava tarihi arasındaki dönem, tecavüzün başlamasından önceki mümkünse beş yıla kadarki dönem ve nihayetinde dava tarihi itibariyle tecavüz sona ermiş ise dava tarihinden rapor tarihine kadarki döneme ilişkin davacının tüm ticari defter, belge ve finansal tablolar incelenerek yıllar itibariyle davacının tasarım kapsamında ticari alanında büyümesi de dikkate alınıp, tecavüz nedeniyle davacının üretiminde, satımında azalma olup olmadığı varsayımsal olarak belirlenmesi için uyuşmazlık konusu olayda alanında uzman bilirkişi heyetinden denetime açık, hüküm kurmaya elverişli rapor alınması ve buna göre muhtemel gelir kaybı saptanarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu şekilde karar verilmesi doğru olmamış kararın bozulması gerekmiştir.
V. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
-
Davalı vekilinin tüm temyiz itirazlarının REDDİNE,
-
Mahkeme kararının BOZULMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderlerinin temyiz eden davalılara yükletilmesine,
Peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde davacıya iadesine,
Bozma sebebine göre davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına,
Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,
04.04.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 17:19:33