Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

11. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

Yargıtay Kararı

Esas No

2021/8223

Karar No

2023/2042

Karar Tarihi

4 Nisan 2023

MAHKEMESİ: Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi

SAYISI: 2021/765 Esas, 2021/1328 Karar

HÜKÜM: Esas hakkında yeniden hüküm kurulması

İLK DERECE MAHKEMESİ: Gaziantep 2. Asliye Ticaret Mahkemesi

SAYISI: 2019/419 E., 2020/402 K.

Taraflar arasındaki itirazın iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.

Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili şirketin alacağının tahsili için Gaziantep İcra Müdürlüğünün 2018/63335 E. sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, davalının icra takibine haksız olarak itiraz ettiğini ileri sürerek itirazın iptaline karar verilmesini istemiş, 28.05.2020 tarihli dilekçesi ile de davalı tarafın cevap dilekçesinde davacı tarafından açılan icra dosyasına müvekkilince herhangi bir borca itiraz dilekçesi sunulmadığını, müvekkilinin 5411 sayılı Bankacılık Kanunu’nun (5411 sayılı Kanun) 134 üncü maddesine istinaden ticari ve iktisadi bütünlük kapsamına alındığını, bu nedenle borçlu şirket hakkında haciz, tedbir vesaire uygulanamayacağından icra memurlarınca dosya takibi hususunda durdurma kararı verilmiş olduğunu, bilahare bu karara karşı alacaklı tarafından Gaziantep 2. İcra Hukuk Mahkemesinin 2019/374 E. sayılı dosyaya yapılan şikayet başvurusunun 17.09.2019 tarihli karar ile reddedilmiş olduğunu, zira icra dosyasının zaten kesinleşmiş olduğunu beyan ettiğini, böylelikle davalının alacağı zaten kabul etmiş olduğunu, 17.09.2019 tarihli red kararının tefhiminden önce, itirazın iptali davasını açmak için kanunda öngörülmüş bulunan bir yıllık süreyi kaçırmamak adına, İcra Müdürlüğünün 29.05.2018 tarihli durdurma kararından itibaren bir yıl içerisinde, 29.05.2019 tarihinde arabuluculuğa başvurararak, 18.06.2019 tarihinde Arabuluculuk Son Tutanağı’nın düzenlenmesine müteakip aynı tarihte bu itirazın iptali davasını açtıklarını, yani, huzurda görülen davayı bahsi geçen İcra Hukuk Mahkemesi kararından önce açmak durumunda kaldıklarını, zira, İcra Hukuk Mahkemesinin ne yönde karar vereceğini bilmediklerini, dolayısıyla davanın açıldığı tarihte hukuki yararın mevcut olduğunu, bu nedenle bu davayı açmakta kötüniyetli olmadıklarını beyan ederek davadan feragat ettiklerini ve feragat beyanlarının aleyhlerine vekâlet ücretine hükmedilmeksizin kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkili şirkete daha önce atanan kayyımların görev ve yetkilerinin Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu'na (TMSF) devredildiğini, öncelikle hak düşürücü süre yönüyle davanın usulden reddine karar verilmesi gerektiğini, davanın geç açıldığını, davacının iddialarının asılsız olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının davasından feragat ettiği gerekçesiyle davanın feragat nedeniyle reddine, vekâlet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri

Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Mahkemece davanın feragat nedeniyle reddedildiğini ancak lehlerine vekalet ücretine ve kötüniyet tazminatına hükmedilmediğini, kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, dava konusu icra dosyasına herhangi bir itiraz dilekçesi sunmadıklarını, müvekkili şirketin TMSF'nin oluru ile 5411 sayılı Kanun'un 134 üncü maddesine istinaden Ticari ve İktisadi Bütünlük kapsamına alınmasına karar verildiğini, icra memurluğunca ticari ve iktisadi bütünlük kararı gereğince takip işlemlerinin durdurulmasına karar verildiğini, davacı tarafın durdurma kararına karşı İcra Hukuk Mahkemesinde şikayet yoluna gittiğini, davacının şikayetinin reddine karar verildiğini, eldeki davanın ise vekalet ücreti ve icra inkâr tazminatı elde etmek amacıyla kötü niyetli olarak açıldığını, ancak davanın hukuki yarar yokluğu nedeniyle reddedileceğini anlayan davacı tarafın davasından feragat ettiğini, dava reddedildiğine göre müvekkili lehine vekâlet ücreti ve kötü niyet tazminatı ödenmesi gerektiğini belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile itirazın iptali davasının reddi halinde borçlu lehine hükmedilecek tazminat kötü niyet tazminatı olup, borçlu lehine kötü niyet tazminatına hükmedilebilmesi için, icra takibinin haksız olmasının yanında takip alacaklısının da kötü niyetli olması gerektiği, somut olayda davacı alacaklının kötü niyetli olduğunu gösteren herhangi bir delil bulunmadığından mahkemece davalı lehine kötü niyet tazminatına hükmedilmemesinde usul ve kanuna aykırı bir yön bulunmadığı, İlk Derece Mahkemesince davanın feragat nedeniyle reddedilmesi üzerine davacının yargılama giderleri ve vekâlet ücretinden sorumlu tutulması ve davalı lehine vekâlet ücretine hükmedilmesi gerektiği, davacı tarafın, davalının Gaziantep İcra Müdürlüğünün 2018/63335 E. sayılı dosyası ile başlatılan icra takibine davalı tarafından haksız olarak itiraz ettiğini ileri sürdüğü, davalı tarafın ise borca itiraz etmediklerini savunduğu, irazın iptali davası açılabilmesi için öncelikle icra takibine karşı yapılmış geçerli bir itirazın olması gerektiği, davalı taraf borca itiraz etmediğinden davacının dava açmakta hukuki yararı bulunmadığı gözetilerek karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 7 nci maddesinin ikinci fıkrası gereğince davalı lehine vekâlet ücretine hükmedilmesi gerekirken vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına karar verilmesi doğru olmadığı gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın feragat nedeniyle reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; feragat nedeniyle davanın reddine karar verilerek, müvekkil şirket lehine maktu vekalet ücretine hükmedilmesinin kanuna aykırı olduğunu Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 6 ncı ve 13 üncü maddeleri gereğince vekâlet ücretine hükmedilmesi gerektiğini, ayrıca davacı kötü niyetli olduğu halde kötü niyet tazminatına hükmedilmediğini belirterek kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe

  1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Uyuşmazlık, fatura alacağının tahsili amacıyla yapılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkin olup, davacının kötü niyetli olup olmadığı ile davalı lehine nispi vekâlet ücretine hükmedilip hükmedilemeyeceği hususları uyuşmazlık konusudur.

  1. İlgili Hukuk

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri ve 309 uncu maddesi, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun (2004 sayılı Kanun) 67 nci maddesi, 5411 sayılı Kanun'un 134 üncü maddesi, 674 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Bazı Düzenlemeler Yapılması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname'nin (674 sayılı KHK) 19 uncu maddesi.

  1. Değerlendirme

Dava, fatura alacağının tahsili amacıyla yapılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. Davalının icra takip dosyasına vermiş olduğu itiraz dilekçesinde davalı Naksan Plastik Enerji Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketine Gaziantep 3. Sulh Ceza Hakimliğinin 2016/5555 D.İş sayılı kararı ile TMSF'ye devredildiğini, işbu davaya vermiş olduğu cevap dilekçesinde ise, davalı Naksan Plastik Enerji Sanayi ve Ticaret Anonim Şirket yönetimine Gaziantep 2. Sulh Ceza Hakimliğinin 2016/5027 D.İş kararı ile Kayyım Heyeti atandığı, Gaziantep 3. Sulh Ceza Hakimliğinin 2016/5555 D.İş sayılı kararı ile daha önce atanan kayyımların görev ve yetkilerinin TMSF'ye devredildiğini belirtmiştir. Gerek İlk Derece Mahkemesi'nce gerekse Bölge Adliye Mahkemesince davalının bu yöndeki itirazları üzerinde durulmamış, davalı şirkete kayyım atanıp atanmadığı veya TSMF'ye devredilip devredilmediği, başka bir deyişle davalı şirketin hali hazırdaki hukuki durumunun belirlenmediği anlaşılmıştır. Öte yandan icra takibi ile davanın, davalı şirkete kayyım tayin edildiği veya TMSF'ye devredildikten sonra açıldığından davalı tarafın hukuki durumu da belirlenmediğinden davaya cevap veren vekilin davada davalı şirketin mi yoksa TMSF'nin mi vekili olduğu hususu da değerlendirmeksizin karar verildiği görülmüştür. Bu durumda, Mahkemece öncelikle 674 sayılı KHK'nın 19 uncu maddesi ile Sulh Ceza Hakimlikleri Kararlarının birlikte değerlendirerek, ayrıca; ilgili ticaret sicil müdürlüğünden davalı şirketin 674 sayılı KHK tarihinden sonraki dönem için TMSF'ce yapılan işlemlerinde olduğu tüm belgeler getirtilmek suretiyle, davalı şirkete kayyım atanması veya TSMF'ye devredilmiş olduğunun tespit edilmesi durumunda davalıyı temsile yetkili olan kişi veya kurumlara tebliği sonrasında oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken bu konularda hiç bir araştırma yapılmaksızın yazılı olduğu şekilde karar verilmesi doğru olmamış, kararın re'sen bozulması gerekmiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle;

Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının re'sen BOZULMASINA,

Bozma sebebine göre davalı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına,

Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine,

Dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

04.04.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

kararcevapistinaftemyizvı.kararımahkemesiderecebozulmasına

Kaynak: karar_yargitay

Taranan Tarih: 25.01.2026 17:19:33

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim