Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

11. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

Yargıtay Kararı

Esas No

2021/9149

Karar No

2023/203

Karar Tarihi

12 Ocak 2023

MAHKEMESİ: Ticaret Mahkemesi

HÜKÜM: Davanın reddi

Taraflar arasındaki bankacılık işleminden kaynaklanan alacak davasının bozma ilamına uyularak yapılan yargılaması sonucunda Mahkemece davanın reddine karar verilmiştir.

Mahkeme kararı, davacı vekili vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının Yurtiçi Kargo'da çalıştığı dönemde davalı bankanın Avrupa Kurumsal Şubesi'nde hesap açtığını, Yurtiçi Kargo'ya hesabında tasarrufta bulunabilmesi için vekaletname verdiğini, iş aktinin 05.06.2012 tarihinde feshedilmesi üzerine aynı tarihte azilname düzenleyerek saat 15.00 civarı davalı bankaya azilnameyi ulaştırdığını, azilname bankaya ulaşmasına rağmen davalı bankanın hesabındaki parayı Yurtiçi Kargo'nun hesabına aktardığını ileri sürerek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere şimdilik 10.000,00 TL'nin faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep etmiş, 27.01.2015 tarihli ıslah dilekçesi ile dava değerini 59.572,44 TL'ye yükseltmiştir.

II. CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının belirsiz alacak davası açamayacağını savunarak davanın reddini istemiştir.

III. MAHKEME KARARLARI, BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ

A. Mahkemece Verilen İlk Karar

Mahkemece 29.06.2018 tarihli ve 2017/172 E., 2018/745 K. sayılı kararı ile davanın kabulüne karar verilmiş, karar davalı vekili vekilince temyiz edilmiştir.

B. Bozma Kararı

Dairemizin 30.09.2019 tarihli ve 2018/4627 E., 2019/5930 K. sayılı kararıyla davacının, alacağın miktar veya değerini tam ve kesin olarak belirleyebilme imkanı var iken davasını belirsiz alacak davası olarak açmasında hukuki yararı bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde işin esasına girilerek karar verilmiş olmasının doğru görülmediği gerekçesiyle davalı yararına bozulmuş ve davacı vekilinin karar düzeltme istemi de Dairemizin 22.04.2021 tarihli ve 2020/251 E., 2021/3960 K. sayılı ilamı ile davacının karar düzeltme dilekçesinde dahi davasını belirsiz alacak davası olarak nitelendirdiği ve tercih hakkını belirsiz alacak davası yönünde kullandığı gerekçesiyle reddedilmiştir.

C. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar

Mahkemece yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının dava açarken alacağının miktarını belirleyebilecek olması karşısında belirsiz alacak davası açmasında hukuki yararı bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

IV. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; bozma ilamındaki karşı oy gerekçesi hukuken yerinde olup hak arama hürriyetinin gerekliliğine vurgu yapıldığını, işbu davanın belirsiz alacak davası olarak açılabilecek davalara somut bir örnek olduğunu, davanın belirsiz alacak davası olarak açılmasının sebebinin davacının azilnameyi bankada kayda aldırdığı 05.06.2012 tarihinde işlemlerin gergin bir şekilde cereyan etmesi ve bu ortamda hesapta ne kadar para olduğunun tam ve kesin olarak öğrenilememesi olduğunu, tazminat miktarının mahkemece davalı bankaya yazılan 25.07.2013 tarihli müzekkereye verilen 12.08.2013 tarihli cevap ile tam ve kesin olarak öğrenildiğini, yargılamanın son aşamasında mahkemece kurulan ara karar gereği harcın ikmal edildiğini, davanın belirsiz alacak olarak açılmasının davanın reddini gerektirmeyeceğini, davanın hukuki yarar yokluğundan reddi nedeniyle nispi vekalet ücretine hükmedilmesinin de hukuka aykırı olduğunu ileri sürerek ve resen değerlendirilecek nedenlerle kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe

  1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Uyuşmazlık, bankacılık işleminden kaynaklanan işbu davanın belirsiz alacak davası olarak açılmasında hukuki yarar bulunup bulunmadığı ve davalı yararına hükmedilecek vekalet ücretine ilişkindir.

  1. İlgili Hukuk

1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 107, 109, 114 ve 115 inci maddeleri, 2021 yılı Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi’nin (AAÜT) 7 nci maddesinin ikinci fıkrası.

2.Yargıtay 15. Hukuk Dairesinin 22.02.20021 tarihli ve 2020/1580 E., 2021/394 K. sayılı, Yargıtay 8. Hukuk Dairesinin 03.12.2019 tarihli ve 2016/16318 E., 2019/10834 K. sayılı, Yargıtay 8. Hukuk Dairesinin 08.10.2020 tarihli ve 2020/3065 E., 2020/5984K. sayılı kararı.

  1. Değerlendirme

1.Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazları yerinde değildir.

  1. Mahkemece davanın hukuki yarar yokluğundan reddine karar verilmiş olup 6100 sayılı Kanun’un 114 üncü maddesinin birinci fıkrasının (h) bendine göre “hukuki yarar” dava şartıdır. Dava şartı varlığı davanın görülmesi için gerekli ön şartlardandır. 6100 sayılı Kanun’un 115 inci maddesinin birinci ve ikinci fıkrasına göre mahkeme, dava şartlarının mevcut olup olmadığını davanın her aşamasında kendiliğinden araştırır, dava şartı noksanlığını tespit ederse davanın usulden reddine karar verir. Karar tarihine göre uygulanması gereken AAÜT'nin 7 nci maddesinin ikinci fıkrasında davanın dinlenebilmesi için kanunlarda öngörülen ön şartın yerine getirilmemiş olması ve husumet nedeniyle davanın reddine karar verilmesinde, davanın görüldüğü mahkemeye göre tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümünde yazılı miktarları geçmemek üzere üçüncü kısımda yazılı avukatlık ücretine hükmolunacağı düzenlemesi mevcuttur.

Bu durumda karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT’nin ikinci kısmın ikinci bölümünde Asliye Mahkemelerinde takip edilen davalar için kararlaştırılan vekalet ücreti 4.080,00 TL olarak belirlenmişken, davalı yararına bu miktarın aşılması sureti ile 8.544,42 TL vekalet ücretine hükmedilmiş olması bozmayı gerektirir.

Ne var ki bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Kanun’un geçici 3 üncü maddesi ve 5236 sayılı Kanun’un geçici 2 nci maddesi yollamasıyla 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 5236 sayılı Kanun’un 16 ncı maddesi ile değiştirilmeden önceki 438 inci maddesinin yedinci fıkrası gereğince mahkeme kararının düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.

V. KARAR

Açıklanan sebeplerle;

1.Davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE,

2.Davacı vekilinin vekalet ücretine ilişkin temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının hüküm fıkrasının 4 numaralı bendinde yer alan “8.544,42 TL” ibaresinin çıkartılarak yerine “4.080,00 TL” ibaresinin yazılması suretiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,

Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde davacıya iadesine,

Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,

12.01.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

bozmadansürecicevapkarardüzeltilerektemyizyargılamav.mahkemeonanmasınareddinesonrakikararlarıbozma

Kaynak: karar_yargitay

Taranan Tarih: 25.01.2026 17:45:36

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim