Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

11. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

Yargıtay Kararı

Esas No

2021/7796

Karar No

2023/1966

Karar Tarihi

30 Mart 2023

MAHKEMESİ: Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi

SAYISI: 2021/581 Esas, 2021/995 Karar

HÜKÜM: Karar verilmesine yer olmadığı, istinaf başvurusunun resen kabulü

İLK DERECE MAHKEMESİ: Manavgat 3. Asliye Hukuk Mahkemesi

SAYISI: 2018/247 E., 2019/356 K.

Taraflar arasındaki marka hakkına tecavüzün tespiti ve önlenmesi davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.

Kararın davacılar vekili, ek kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davalı vekilinin istinaf başvurusu hakkında karar verilmesine yer olmadığına, davacılar vekilinin başvurusunun resen kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın davanın konusuz kalması nedeniyle esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili ve katılma yoluyla davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacılar vekili dava dilekçesinde; davacılardan Naturix ... Ltd. Şti. adına 14.12.2012 tarih, 2012/104728 no.lu 35. sınıfta tescilli "HEPİDO" markasını 01.06.2016 tarihli inhisari marka lisans sözleşmesi nedeniyle davacı İSİS ... Ltd. Şti. tarafından kullanıldığını, ayrıca davacı İSİS ... Ltd. Şti. adına 27.04.2016 tarih ve 2016/38414 no.lu 27, 41 ve 42 nci sınıflarda tescilli "HEPİDO" ibareli markasının bulunduğunu, davalının İstanbul'da faaliyet gösterip, deniz otobüsü ve taşımacılık işi ile iştigal ettiğini ve HEPİDO markası adı altında ticari faaliyetlerini sürdürdüğünü, 03.11.2015 tarihinde "www.hepido.com.tr" adlı alan adını aldığını, davacılar tarafından 22.03.2018 tarihli ihtarname ile davalıya davacıların marka hakklarını ihlal ettiği belirtilerek faaliyetlerin durdurulmasının bildirildiğini, davalının "www.hepido.com.tr" alan adını kullanmadığını, ancak kendisine ait "www.ido.com.tr" internet sitesinde "HEPİDO" adlı bir sekme ekleyerek ihlal niteliğindeki hareketlerini sürdürdüğünü ileri sürerek davalının eylemlerinin markaya ve marka hakkına tecavüz oluşturduğunun tespitini, tecavüzün önlenmesi ve "HEPİDO" ibaresinin elektrik ortamda hizmet ve mal satışı amaçlı her türlü kullanıma son verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde; davalının ilk marka başvurusunu 30.12.2005 tarihinde "İDO" marka başvurusu ile yaptığını, sonraki alana kullanmak istediği alana veya yeni projelerine istinaden İDO çekirdek unsurunun kullanıldığını, birçok marka tescilini gerçekleştirdiğini, davalının İDO çekirdek unsurunun kullanıldığı "HEPİDO" markalarını da tescil ettirdiğini ve İDO'yu kullanan müşterilerine dijital çözümler sunarak kişiye özel avantajlar sağladığını, HEPİDO markasını deniz taşımacılığındaki faaliyetlerini tüketiciye daha çok pazarlamak ve daha çok bilet satışını gerçekleştirmek için kullanmakta olduğunu, deniz yolu ile yolcu taşımacılığı hizmetinin bir parçası olduğunu, davada marka hakkına tecavüz iddialarının 35 inci sınıf yönünden olduğunu, davacı İSİS ... Ltd. Şti.'nin 35 inci sınıf yönünden tescili bulunmadığını, taraflar arasındaki lisans sözleşmesinin davalıya husumet ehliyeti kazandırmak için geçmişe yönelik yapıldığını, lisans sözleşmesinin sicilde kayıtlı da olmadığını, davalının "HEPİDO" markasını kullanmak konusunda hakkı ve meşru bağlantısı bulunduğunu, davacıların marka haklarının ihlal edildiği yönündeki iddialarının yerinde olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı vekilince 28.02.2019 tarihli dilekçesi ile davalının davaya konu eylemlerine son verdiği bu nedenle davanın konusuz kaldığından vazgeçme beyanında bulunduğu, davacının bu beyanın 6100 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 123 üncü maddesinde yer alan davanın geri alınması niteliğinde olduğu, davalı vekilince davanın geri alınmasına muvafakat edilmediği bu nedenle esas hakkında inceleme yapıldığı, davaya konu "HEPİDO" markasının davacı şirketler tarafından 35, 37, 41 ve 42 nci sınıflarda tescil edilmiş olduğu, markalarda kullanılan ibareler arasında benzerlik bulunmaktaysa da tescil edilen sınıflar yönünden farklı olduğu, davalının deniz işletmeciliği yapan firma olması nedeniyle seri markalarının esas unsuru olan İDO ibaresini kullanabileceği, davalının tescilli markalarıyla davacı şirketlerin tescilli sınıfları arasında fark olduğu, dava konusu uyuşmazlığın 35 inci sınıfta yer alan emtialarda kullanılması noktasında oluştuğu, 35 inci sınıftaki "müşterilerin malları elverişli bir şekilde görmesi ve satın alması için çeşitli malların bir araya getirilmesi hizmetleri" içerdiği, davalının tescilli markasını tescil ettirmiş olduğu sektörde sanal ortamda kullanmasının önüne geçilemeyeceği, davalı şirketin tescili olduğu sınıflar yönünden "HEPİDO" markasını sanal ortamda kullanmasının ticari faaliyetin doğal bir sonucu olduğu bu nedenle eyleminin davacı markalarına tecavüz etmediği sonucuna ulaşıldığı gerekçesiyle davanın feragat nedeniyle reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili, 11.04.2021 tarihli ek kararına davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri

1.Davacılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; davanın ön inceleme tutanağı imzalanmadan konusuz kaldığını, İlk Derece Mahkemesince davanın geri alma söz konusu olmadığı halde davanın geri alındığı yönünde gerekçe oluşturulduğunu, sonrasında da feragat nedeniyle reddine karar verildiğini, Hakimin tarafların talep sonuçları ile bağlı olduğunu, 6100 sayılı Kanun'un 26 ncı maddesine aykırı kararı ile davacı taraf aleyhine yargılama giderleri ve vekalet ücretine karar verildiğini ileri sürerek İlk Derece Mahkemesinin kararının kaldırılarak davanın konusuz kalması sebebiyle esas hakkında karar verilmesine yer olmadığına, davacıların bu davayı açmakta haklı olmaları nedeniyle davalı aleyhine yargılama gideri ve vekalet ücretine karar verilmesini istemiştir.

2.Davalı vekili, İlk Derece Mahkemesinin kısa kararı ile gerekçeli karar arasında çelişki olması nedeniyle değil hükmün gerekçesi ile hüküm fıkrasının çelişkili olması nedeniyle maddi hatanın düzeltilmesi talebinde bulunduklarını İlk Derece Mahkemesinin tavzih talebinin reddine ilişkin kararının kaldırılarak davanın esastan reddine karar verilmesini istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı vekili, ön inceleme tutanağı imzalanmadan 28.02.2019 tarihli dilekçesi ile davalı şirketin internet sitesi ve mobil uygulama görüntüleri ile üyelerine gönderdiği SMS mesajlarından "HEPİDO" markasının kullanımına son vererek sadakat programlarının adını değiştirdiği, bu çerçevede dava konusu kalmadığından esas hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesini talep ettiği, İlk Derece Mahkemesince, dava tarihindeki haklılık durumunun tespiti için bilirkişi raporu alınmasına karar verildiği, alınan bilirkişi raporunda dava konusu markaların tescilli olduğu mal ve hizmet sınıflarında benzerlik bulunmadığı, davalının kullanımının tescilli olduğu mal ve hizmetlerde devam ettiği, internet üzerinden de mobil uygulamalarda markayı kullanım şeklinin işin doğası gereği ve ticari faaliyetin doğal sonucu olduğu ve bu kullanımın 35 nci sınıfta yer alan emtialarda kullanım şeklinde değerlendirilemeyeceği, davalının tescilli marka hakkına tecavüzünün söz konusu olmadığı belirtilmiş ise de, davalının "HEPİDO" markasının kullanımına dava tarihinden sonra son vermiş olması gözetildiğinde, davalının bu eyleminin tecavüzün varlığını kabul etmiş sayıldığı olarak değerlendirilmesi ve davacı vekilinin de 28.02.2019 tarihli dilekçesindeki talebine göre davanın konusuz kaldığının kabulü ile yargılama giderleri ve vekalet ücretine buna göre karar verilmesi gerekirken hatalı şekilde kısa kararda davanın reddine, gerekçeli kararda ise söz konusu olmadığı halde davanın feragat nedeniyle reddine karar verilmesi ve bunun sonucu olarak da yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı tarafa yüklenmesi doğru olmadığı, davalının, dava tarihinden sonra davacının ileri sürdüğü eylemlerine son vermesi nedeniyle ön inceleme tutanağı imzalanmadan davanın konusuz kalmasına göre davacı yararına Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 6 ıncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca karar tarihinde geçerli 5.900,00 TL'nin 1/2'si olan 2.950,00 TL vekalet ücretine karar vermek gerektiği, İlk Derece Mahkemesinin kararının gerekçe ve hüküm fıkrasındaki çelişki re'sen giderildiğinden davalı vekilinin tavzih talebinin reddine ilişkin ek karara yönelik istinaf başvurusunun konusunun bulunmadığı gerekçesiyle davacılar vekilinin istinaf başvurusunun re'sen kabulüne, davalı vekilinin istinaf başvurusu hakkında karar verilmesine yer olmadığına, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın konusuz kalması nedeniyle esas hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili ve katılma yoluyla davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

1.Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; davanın konusuz kaldığına hükmedilebilmesi için dava dilekçesindeki davacı taleplerinin tümünün davacı lehine gerçekleşmiş olması gerektiğini, ancak söz konusu talepler gerçekleşmediğini, davanın esasa ilişkin karar verilmesinde davalının hukuki yararının varlığının devam ettiğini, İlk Derece Mahkemesince davalının "HEPİDO" markasını tescilli olduğu, mal ve hizmetlerde usule uygun olarak kullandığı tespit edilmiş olmasına rağmen davanın konusuz kaldığı gerekçesiyle davanın reddi, davalının hukuken korunması gereken marka hakkını ağır derece de ihlal edeceğini, davacıların ve davalının "HEPİDO" markaları arasında mal ve hizmet sınıflarında benzerlik mevcut olmadığını, marka hakkına tecavüzün ilk şartının gerçekleşmediğini, davacıların markalarını tescil ettirmiş olduğu sınıflar ile davalının "HEPİDO" markasını kullanım alanlarında bir örtüşme olmadığını, davalının kullanım şekli incelendiğinde “gemi”, “çapa” ve davalının seri markalarının asli unsuru olan “İDO” ibaresini bünyesinde barındırdığını, kök unsuru aynı olduğundan ötürü "HEPİDO" markasının “İDO” markasının seri markası olarak tanımlamanın doğru olacağını, ortalama seviyedeki tüketiciler nezdinde karışıklığa sebebiyet verme tehlikesi söz konusu olamayacağını, ayrıca davalının deniz yolu ile yolcu taşımacılığı işi yapmakta olduğunu, markasını, deniz taşımacılığındaki faaliyetlerini tüketicilere daha çok duyurmak/pazarlamak ve daha çok bilet satışı gerçekleştirmek için kullandığını, bu bağlamda, elektronik ortamda markası ile gerçekleştirdiği faaliyet deniz yolu ile yolcu taşımacılığı hizmetinin bir parçası niteliğinde olduğunu, davalının markasını tescilli olduğu mal ve hizmet kapsamında kullandığı, bir malı üreten bir işletmenin ürettiği malı satması işin doğası gereği ve ticari faaliyetin doğal sonucu olduğundan, marka hakkına tecavüz şartlarının oluşmadığını ileri sürerek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.

2.Davacılar vekili katılma yoluyla temyiz dilekçesinde özetle; Bölge Adliye Mahkemesi kararının hüküm kısmında "İstinaf başvurusunda bulunan davalı tarafından yapılan 162,10 TL istinaf kanun yoluna başvurma harcının davacıdan alınarak davalıya VERİLMESİNE," şeklinde hüküm kurulduğunu, davalı tarafından yapılan istinaf kanun yoluna başvurusunu hakkında, karar verilmesine yer olmadığına karar verildiğini, davalı tarafından yatırılan harcın davacılardan tahsilinin hukuki olmadığını, bu harç kaleminin davalıya iadesine karar verilmesi gerektiğini ileri sürerek Bölge Adliye Mahkemesi kararının düzeltilerek onanmasına karar verilmesini istemiştir.

C. Gerekçe

  1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Uyuşmazlık, davacı ...adına 35 inci sınıfta tescilli ve diğer davacı tarafından lisans sözleşmesiyle kullanılan "HEPİDO" ibareli markanın davalı tarafından marka tescili olmayan 35 nci sınıfta kullanılmasının davacıların marka hakkına tecavüz teşkil edip etmediği noktasında toplanmaktadır.

  1. İlgili Hukuk

  2. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.

  3. Değerlendirme

Dava marka hakkına tecavüzün tespiti, men'i ve ref'i istemine ilişkin olup davacılardan Naturix ... Ltd. Şti. marka sahibi, diğer davalı Isıs ... Ltd. Şti. lisans alandır. İlk Derece Mahkemesince davanın feragat nedeniyle reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesince davalı vekilinin tavzih talebinin reddine ilişkin ek karara yönelik istinaf başvurusu hakkında karar verilmesine yer olmadığına, davacılar vekilinin istinaf başvurusunun resen kabulüne karar verilerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın konusuz kalması nedeniyle esas hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesinin gerekçesinde belirtildiği üzere İlk Derece Mahkemesince alınan bilirkişi raporunda dava konusu markaların tescilli olduğu mal ve hizmet sınıflarında benzerlik bulunmadığı, davalının kullanımının tescilli olduğu mal ve hizmetlerde devam ettiği, internet üzerinden mobil uygulamalarda markayı kullanım şeklinin işin doğası gereği ve ticari faaliyetin sonucu olduğu, bu kullanımın 35 inci sınıftaki emtialarda kullanım olarak değerlendirilemeyeceği, tescilli marka hakkına davalının tecavüzünün söz konusu olmadığı belirtilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi bilirkişi raporundaki belirlemelere karşın, davalının "HEPİDO" markası kullanımına dava tarihinden sonra son vermiş olmasını, davalının bu eyleminin tecavüzün varlığını kabul etmiş sayıldığı olarak değerlendirerek davanın konusuz kaldığı gerekçesiyle esas hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar vermiştir. Oysa davada tecavüzün tespiti ve ref'i de talep edildiğine göre bu talepler hakkında işin esası incelenerek olumlu veya olumsuz bir karar verilmesi gerekir. Davadan sonra davalının "ido.com.tr." internet adresinden markayı kaldırmış olması tecavüzün varlığını kabul ve tecavüzün ref'ine ilişkin davanın konusuz kalması sonucunu doğurmaz. Hal böyle olunca tecavüzün tespiti ve ref'i talepleri bakımından esasa ilişkin bir karar verilmesi gerekirken dava konusuz kalmadığı halde, konusu kalmadığından bahisle karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi doğru olmamış, davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle hükmün bozulması gerekmiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle;

Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA,

Bozma sebebine göre davacılar vekilinin tüm temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına,

Peşin alınan temyiz karar harcının istekleri halinde ilgililere iadesine,

Dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

30.03.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

cevapistinafkarartemyiz“ido”vı.kararıverilmesine""ido"mahkemesi"hepido"derecehepidobozulmasına

Kaynak: karar_yargitay

Taranan Tarih: 25.01.2026 17:20:29

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim