Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

11. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

Yargıtay Kararı

Esas No

2021/7604

Karar No

2023/1947

Karar Tarihi

30 Mart 2023

MAHKEMESİ: İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesi

SAYISI: 2020/47 Esas, 2021/78 Karar

HÜKÜM: Usulden ret

İLK DERECE MAHKEMESİ: İstanbul Anadolu 3. Asliye Ticaret Mahkemesi

SAYISI: 2011/319 E., 2018/507 K.

Taraflar arasındaki tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.

Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın usulden reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı, Yargıtayca duruşma istemli olarak davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Duruşma için belirlenen 28.03.2023 günü hazır bulunan davacı vekilleri Av. .......r ve Av. ... ile davalılar vekili Av. ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü.

I. DAVA

1.Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin dava dışı Çelik Tekne San. A.Ş.’nin hissedarı, davalıların ise şirketin yönetim kurulu üyeleri olduğunu, davalıların usulsüz iş ve eylemleri neticesinde gemi inşaatı sanayinde önemli role sahip şirketin zarara uğradığını, banka borçlarının arttığını, icra takiplerine maruz kaldığını, şirket hakkında iflas erteleme kararı alındığını, davalı ...'nin aynı alanda faaliyet gösteren dava dışı KGS Denizcilik ve Tic. A.Ş.' yi kurduğunu, dava dışı şirket tarafından yapılan gemilerin dava dışı KGS Denizcilik A.Ş.’ye çok düşük bir karla satıldığını, bu şirketin ise gemileri üçüncü şahıslara daha yüksek bedelle satarak ciddi anlamda kazanç elde ettiğini, bu suretle şirketin elde etmesi muhtemel karın engellendiğini, rekabet yasağını ihlal etmeleri ve şirketi kötü yönetmeleri nedeniyle uğranılan zarardan yönetim kurulu üyelerinin müştereken müteselsilen sorumlu olduklarını ileri sürerek fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydı ile şimdilik 10.000,00 TL’nin davalılardan tahsili ile şirkete ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir.

  1. Davacı vekili ıslah dilekçesinde; dava dışı şirket hakkında iflas kararı verildiğini belirterek, davanın 2.010.000,00 TL üzerinden kabulü ile müvekkiline ödenmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalılar vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın zamanaşımı sebebiyle reddi gerektiğini, davacının iddiasını dayandırdığı vakıaları ve bunlarla ilgili delilleri bildirmediğini, dava dışı şirketin Çelik Tekne A.Ş,'nin birkaç istisna dışında kendi adına gemi inşaa etmediğini, KGS A.Ş.' ye gemi satmadığını, dünya ekonomisindeki krizlerin şirketi direkt etkilediğini, davanın haksız ve hukuki dayanaktan yoksun olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının dava dilekçesinde tazminatın şirkete, ıslah dilekçesinde ise kendisine verilmesini talep ettiği, tazminatın hakkında iflas kararı verilen şirket iflas masasına ödenmesi gerektiği, davacının şahsi zararı var mı, varsa miktarının tespiti için bilirkişi incelemesi yapılması gerektiği ancak davacının gerekli gideri yatırmadığı ve şahsi zararı bulunduğunu ispatlayamadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri

Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; bilirkişi raporları ile davalı yönetim kurulu üyelerinin özen ve sadakat yükümlülüklerini yerine getirmemeleri sebebiyle oluşan zararın tespit edildiğini, ıslah talebinin özel uzmanlık gerektirmediğini, müvekkilinin uğradığı zararın re'sen değerlendirilebileceğini, buna rağmen gider avansı yatırmak üzere süre verilmesinin doğru olmadığını, kusur karinesi gereği davalıların kusursuzluklarını ispatlamaları gerektiğini, zarar gören şirketin iflası halinde yöneticiler aleyhine sorumluluk davası açma ve yürütme yetkisinin öncelikle iflas İdaresine ait olduğunu, iflas idaresinin bu davayı açmak veya yürütmek istememesi halinde şirket alacaklılarının ve ortaklarının dava açıp yürütebilecekleri yönündeki hüküm çerçevesinde, bu eksiklik tamamlanmadan karar verildiğini ileri sürerek arz edilen ve re'sen dikkate alınacak sebeplerle ilk derece mahkemesinin kararının kaldırılmasına karar verilmesini istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı tarafından açıklanan zararların dava dışı anonim şirketin doğrudan, davacı ortağın ise dolaylı zararı kapsamında olduğu, davacı böyle bir davayı açabilirse de hükmedilecek tazminatın kendisine değil ancak şirkete verilmesini talep edebileceği, ıslah dilekçesinde tazminatın kendisine ödenmesini talep etmesi nedeniyle bu davanın dinlenemeyeceği, ayrıca davanın sorumluluk davası olduğu, şirket ortağına tazminat davası açma hakkı verilmiş olmakla birlikte zarar gören şirketin iflası halinde şirket zararlarını talep etme hakkının iflas idaresine ait olduğu, somut olayda zarar gören şirketin işbu davanın yargılaması sırasında iflasına karar verildiği, iflas kararının kesinleşerek müflis şirketin tasfiyesinin iflas idaresince yürütüldüğü, davanın müflis şirket iflas idaresine ihbar edildiği, iflas idaresi vekili tarafından dosyaya sunulan beyan dilekçesinde hükmedilecek tazminatın müflis şirkete ödenmesinin talep edildiği ve özellikle müflis şirketin iflas idaresinin davayı devam ettirme yetkisinin sözkonusu olabilmesi için davada tazminatın şirkete ödenmesinin talep edilmesi gerektiği oysaki davacı tarafça ıslah dilekçesi ile tazminatın kendisine ödenmesinin talep edilmiş olduğu gözetildiğinde davaya iflas idaresinin devam edip etmeyeceğinin sorulmasına gerek bulunmadığı, böyle bir davanın ancak hükmedilecek tazminatın dava dışı şirket lehine hüküm altına alınması istemli olarak açılabileceği, davacı tarafça tazminatın bizzat kendisine ödenmesinin talep edilmesi karşısında işbu davanın dinlenemeyeceği nazara alınarak davanın usulden reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesinin doğru olmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne; ilk derece mahkemesinin kararının kaldırılmasına, davanın usulden reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Davacı vekili temyiz dilekçesinde; davalıların sorumlu olduklarının alınan bilirkişi raporları ile tespit edildiğini, zararlandırıcı işlemlerin sabit olduğu, kusur karinesi gereği davalıların kusursuzluklarını ispatlamaları gerektiği, şahsi zararın oluşup oluşmadığını takdir etmesi gereken makamın mahkeme olduğu, zararın dolaylı değil, doğrudan zarar olduğu, davalı yönetim kurulu üyelerinin kötüniyetli davranışları sonucu meydana gelen zararın yeniden dolaylı da olsa kendilerine ödenmesine karar verilmesinin hukuk mantığı ile bağdaşmayacağı, hisse kaybı ve gayrimenkullerine el konulması sebebiyle uğradığı zararın doğrudan zarar olduğunu, dava dilekçesinde ödemenin şirkete yapılmasını talep etmiş olmalarına rağmen, yargılama sürecinde şirketin iflası üzerine ödemenin müvekkiline yapılmasının talep edilmesi üzerinde durulmadığını, doğrudan zararın ispatlanamadığı hallerde dahi tespit edilen zararın şirkete verilmesi yönünde hüküm kurulması gerektiğini, mahkemece sorumluluk davasının iflas idaresi tarafından takip edilip edilmeyeceğinin sorulması aksi yönde açık bildirim yapılması halinde zarar gören ortak tarafından davaya devam edilmesi gerektiğini, dolayısıyla dava şartı eksikliğinin tamamlanabileceğini, iflas idare memurlarının davalıları kurtarma amaçlı olarak yetki aşımı yaptıklarını ileri sürerek arz edilen ve re'sen gözetilecek sebeplerle kararın bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe

  1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Dava, anonim şirket yöneticilerinin sorumluluğu kapsamında oluşan zararın tazmini istemine ilişkindir. Uyuşmazlık davacının zararının doğrudan zarar olup olmadığı, şirketin yargılama aşamasında iflas etmesinin davaya etkisi noktasında toplanmaktadır.

  1. İlgili Hukuk

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.

  1. Değerlendirme

1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Yöneticiler ve denetçiler aleyhine açılacak sorumluluk davasında asıl dava hakkı, ortaklığa ait olup, böyle bir davanın açılabilmesi, genel kurulun bu yönde bir karar alması şartına bağlıdır. Ancak, zarar gören ortakların da yöneticiler ve denetçiler aleyhine dava açma hakkı bulunmaktadır. Ortak tarafından açılacak dava, ortaklığın dava açabilmesi için alınması gerekli genel kurul kararına bağlı da değildir. Ortakların dava açma hakkı da doğrudan doğruya zarar ve dolaylı zarar durumuna göre değişiklik gösterir. Yönetim ve denetim kurulu üyelerinin ortaklığın mal varlığını azaltan veya kötüleştiren yasa ve ana sözleşme hükümlerine aykırı davranışları, ortaklar ve alacaklıların dolaylı zarar görmesine yol açar. Zira, bu tür tasarruflar payları oranında ortakları etkiler. Başka bir anlatımla, ortaklığın doğrudan doğruya zarar görmesi, ortakların dolaylı zararı olarak sonuç doğurur. Ancak, ortak dolaylı zarar nedeniyle açtığı davada hükmedilecek tazminatı kendisi adına değil, ortaklığa verilmesi yönünde talepte bulunabilir. İkinci durum ise, doğrudan zarar halidir. Bu ihtimalde yöneticilerin veya denetçilerin eylemleri sonucunda ortakların ortaklığın zararından müstakil olarak gördükleri zararlar söz konusudur. Anılan zarar türünde ortaklığın zarar görüp görmemesinin bir önemi bulunmamaktadır. Esasen, bu zararın üçüncü kişinin gördüğü zarardan tek farkı, ortak olmanın sonucu olmasıdır. Örneğin, bir kişinin bilançoya dayalı olarak pay sahibi olması, sermaye artırımında yeni pay alınmasının önlenmesi, yanıltıcı bilgi verilerek ortağın veya üçüncü kişinin ortaklığa borç vermesi gibi hallerdir ve bu dava türünde ortaklar, talep ettiği tazminatın kendisi adına hükmedilmesini isterler.

  1. Somut olayda davacı vekili dava dilekçesinde davalıların hem doğrudan müvekkilini hem de şirketi zarara uğrattıklarını ileri sürerek hükmolunacak tazminatın dava dışı şirkete verilmesini talep etmiştir. Islah dilekçesinde ise her ne kadar dava dilekçesinde tazminatın şirkete verilmesi talep edilmiş ise de şirket hakkında iflas kararı verildiğini, hukuken ve fiilen faaliyet gösteren bir şirket bulunmadığından işbu sebeple müvekkilinin mal varlığında doğrudan azalma meydana geldiği kabul edilerek müvekkilinin şirketteki payına isabet eden hisse payı gereği 2.010.000 TL'nin doğrudan müvekkiline ödenmesine karar verilmesini istemiş olup Mahkemece yazılı şekilde hüküm tesisi isabetli görülmüştür.

  2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve yasaya uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeple ;

Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Takdir olunan 8.400,00 TL duruşma vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

30.03.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

kararistinafcevaptemyizvı.kararımahkemesionanmasınaderece

Kaynak: karar_yargitay

Taranan Tarih: 25.01.2026 17:20:29

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim