Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
11. Hukuk Dairesi
Yargıtay Kararı
2021/7730
2023/1923
29 Mart 2023
MAHKEMESİ: ... Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi
HÜKÜM: Ret
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın usulden reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesinin bu kararına karşı davacı vekili tarafından temyiz isteminde bulunulmuş ise de Bölge Adliye Mahkemesince 07.09.2021 tarihli ek karar ile temyiz isteminin reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, Yargıtayca duruşma istemli olarak asıl ve ek kararı davacı tarafından temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne, dava konusu meblağ 117,960 TL'nin altında bulunduğundan 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin ikinci fıkrası gereğince duruşma isteğinin reddine karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili şirketin sigortalısının Fildişi Sahillerinde kakao çekirdeği satın aldığını, emtianın Türkiye'ye nakliyesinin müvekkili tarafından sigorta edildiğini, davalı taşıma şirketi 770539857 numaralı konişmento tahtında M/V Westermoor isimli gemiye yüklendiğini, Kumport Limanına gelmesi beklenen 58 konteynerden GESU 576421 7 no.lu konteynerin gelmediği, yapılan incelemeler sonucu yükün bulunduğu konteynerin 01.07.2018 tarihinde Felixstowe, İngiltere aktarma limanında hasar görmesi nedeniyle yüklenilmesine izin verilmediğini, Kumport Limanına ancak 02.10.2018 tarihinde yaklaşık 2 ay gecikmeli geldiğini, sigortalı şirkete ait kakao çekirdeklerinde nem ve küflenme meydana geldiğini, emtianın kısmen kullanılmayacak hale geldiğini, hasar kapsamında müvekkilinin sigorta hissesi olan %30'a isabet eden 3.908,38 euro sigorta tazminatının 28.03.2019 tarihinde sigortalıya ödediği ve böylece sigortalının haklarına halef olduğunu, faizi ile birlikte toplam 3.996,95 euro tutarında icra takibine iraz edildiğinden takibin durduğunu ileri sürerek davalının itirazının iptali, tahsilde tekerrür olmamak ve fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak bedelin rücuen tazmini ile icra inkar tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; taşıyan ile konişmento hamili ve gönderilen sıfatlarını haiz sigortalı arasındaki ilişkilerde konişmento şartlarının esas tutulduğunu, sözleşmenin 26 ncı maddesinde Londra'daki İngiliz Yüksek Adalet Mahkemesi'nin yetkili olacağı kararlaştırıldığından ve somut olayda yabancılık unsurları bulunduğundan davanın yetki yönünden reddi gerektiğini, icra dosyasındaki borçlu ile davalının farklı kişiler olduğunu, sözleşmeye Fildişi Sahillerindeki acentenin aracı olduğunu, takibe itirazı da ana şirketin yaptığını, ana şirketin de bu gemiyle bir bağı olmadığını, sadece yük taşıttığını belirten usule ilişkin itirazlarına ek esasa ilişkin titrazlarını savunarak davanın reddine, aksi halde sorumluluğunun toplam navlun bedeli olan 535,50 USD ile sınırlandırılmasına karar verilmesini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile somut uyuşmazlıkta, taşıyıcının yabancı bir şirket olması, konşimentoyu düzenleyen acentenin Maersk Line AS'nin Türkiye acentesi olmadığı, dava konusunun Türk mahkemelerinin yetkisinin münhasır yetki sine ilişkin bir konuya ilişkin olmayıp deniz taşımasından yani akdi ilişkinden kaynaklandığı, konişmentonun 26.maddesinde düzenlenen yetki klozunun halefiyet hükümlerine göre davacıyı bağladığı, konişmentodaki yetki şartına göre somut uyuşmazlık yönünden Londra'da bulunan İngiliz Yüksek Adalet Mahkemesinin yetkili olduğu gerekçesiyle davalı vekilinin milletlerarası yetki itirazının kabulü ile davanın yetkisizlik nedeniyle reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; konşimentodaki yetki şartının genel işlem koşulu olduğunu, varma limanında davalı Türk acentenin kaşesi bulunduğunu, uygulamada konişmentoda yetki şartı bulunsa dahi Türk Mahkemelerinin münhasır yetkisinin kabul edildiğini, somut olayda yüklerin Fildişi Sahillerinden yüklendiği göz önüne alındığında Türk bir Acente Şirketinin yabancı devlet limanlarında herhangi bir taşıma evrakının tanzim ve imzasından sorumlu tutulmasının hayatın olağan akışına aykırı olduğunu belirterek kararın kaldırılarak dosyanın esası üzerinden incelemeye geçilmesine karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile uyuşmazlığın yabancılık unsuru taşıdığı, dava konusunun münhasır yetki esasına göre düzenlenmiş bir konuya ilişkin olmayıp taşıma akdi ilişkisinden kaynaklandığı, taşıma sözleşmesi şartlarının yer aldığı konşimentonun 26 ncı maddesinde taşıma sözleşmesinden kaynaklanacak uyuşmazlıkların Londra'da bulunan İngiliz Yüksek Adalet Mahkemesince çözüleceği kararlaştırıldığından, davalı vekilinin milletlerarası yetki itirazının kabulü ile davanın yetkisizlik nedeniyle reddine karar verilmesinde isabetsizlik bulunmadığı gerekçesiyle istinaf başvurunun esastan reddine karar verilmiş, davacı vekilinin bu karara ilişkin olarak yaptığı temyiz başvurusu ise 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 353 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin bir nolu alt fıkrası gereği verilen kararın kesin olduğu gerekçesi ile 07.09.2021 tarihli ek kararı ile reddedilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen asıl ve ek kararlarına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili asıl ve ek karara yönelik temyiz dilekçelerinde özetle; konşimentodaki yetki şartının genel işlem koşulu olduğunu, varma limanında davalı Türk acentenin kaşesi bulunduğunu, uygulamada konişmentoda yetki şartı bulunsa dahi Türk Mahkemelerinin münhasır yetkisinin kabul edildiğini, somut olayda yüklerin Fildişi Sahillerinden yüklendiği göz önüne alındığında Türk bir Acente Şirketinin yabancı devlet limanlarında herhangi bir taşıma evrakının tanzim ve imzasından sorumlu tutulmasının hayatın olağan akışına aykırı olduğunu asıl ve ek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
- Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, yabancılık unsuruna dayalı yetkisizlik kararı tahtında kurulmuş ek kararın temyizinin kesin olup olmadığının belirlenmesine ilişkindir.
-
İlgili Hukuk
-
6100 sayılı Kanun'un 346, 353, 362, 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
-
5718 sayılı Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku Hakkında Kanun'un 47 nci maddesi
-
Değerlendirme
6100 sayılı Kanun'un 353 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinde Bölge Adliye Mahkemesinin, esası incelemeden kararın kaldırılmasına ve davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye veya kendi yargı çevresinde uygun göreceği başka bir yer mahkemesine ya da görevli ve yetkili mahkemeye gönderilmesine duruşma yapmadan verebileceği kesin mahiyetteki kararlar tadadi biçimde sayılmıştır. Ancak Bölge Adliye Mahkemesince kurulan asıl hükmün aynı Kanun'un 353 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi anlamında bir esastan ret hükmü olduğu açık olup kesin mahiyette değildir.
Bunun yanında, dosya kapsamında yapılan incelemede dava konusu itirazın iptali davasında takip talebine konu alacağın, Bölge Adliye Mahkemesi karar tarihinde belirlenen efektif euro satış kuruna (10,32 TL) göre hesaplanan hali ile 41.168,58 TL'ye tekabül ettiği ve bu kararın yine Bölge Adliye Mahkemesi karar tarihindeki 78.630,00 TL'lik temyiz miktar sınırının altında kaldığı anlaşılmaktadır. Bu durumda Bölge Adliye Mahkemesince kurulan ek kararda, 6100 sayılı Kanun'un 362 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamında temyiz isteminin miktar bakımından reddine karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile temyiz istemlerinin reddi yerinde değil ise de anılan husus bozmayı gerektirmediğinden temyiz incelemesine konu ek kararın değiştirilmiş bu gerekçe ile onanmasına karar verilmiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi ek kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca GEREKÇESİ DEĞİŞTİRİLEREK ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
29.03.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 17:21:27