Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
11. Hukuk Dairesi
Yargıtay Kararı
2022/1902
2023/1909
29 Mart 2023
MAHKEMESİ: Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
SAYISI: 2021/243 Esas, 2021/208 Karar
HÜKÜM: Asıl davanın reddi, birleşen dava hakkında
karar verilmesine yer olmadığına
BİRLEŞEN DAVA: Bakırköy 1. Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
2012/285 Esas
Taraflar arasındaki tasarımın hükümsüzlüğü ve haksız rekabetin tespiti davasının bozma ilamına uyularak yapılan yargılaması sonucunda Mahkemece asıl davanın reddine, birleşen dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
Mahkeme kararı, asıl davada davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Asıl davada davacılar vekili dava dilekçesinde; müvekkili şirketin alüminyum panel ve bölme panel üretim ve satışıyla ilgili faaliyette bulunduğunu, diğer müvekkili ... adına tescilli panel/profil tasarımların tescil edildiğini, müvekkillerinden ...'in diğer müvekkilinin yetkilisi olduğunu, davalı şirketin tasarımların aynısını taklit ederek piyasaya sürdüğünü, davalının eyleminin tasarım hakkına tecavüz oluşturduğunu, müvekkillerinin piyasadaki itibarından hukuka aykırı olarak menfaat elde etmek istendiğini, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) 54 üncü maddesi uyarınca davalının benzerlik yaratarak müvekkili ürünlerini kataloglarda basmasının, üretmesinin dürüstlük kuralına aykırılık teşkil ettiğini ileri sürerek tasarıma tecavüz ve haksız rekabetin tespitini ve önlenmesini, 10.000,00 TL yoksun kalınan kazanç kaybı ile 5.000,00 TL maddi ve 5.000,00 TL manevi tazminatın tahsilini talep etmiş, birleşen davanın ise reddini istemiştir.
II. CEVAP
Asıl davada davalı birleşen davada davacı vekili cevap dilekçesinde; birleşen davada davacının tasarımlarının yeni ve ayırt edici nitelikte bulunmadığını, benzerlerinin daha önceden kamuya sunulduğunu ileri sürerek davacı tasarımlarının hükümsüzlüğünü, haksız şekilde elde edilen tasarım tescil belgeleri ile yapılan tecavüzün ve haksız rekabetin tespitini, menini talep etmiş, asıl davanın ise reddini istemiştir.
III. MAHKEME KARARLARI, BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Mahkemece Verilen İlk Karar
Mahkemece 30.09.2014 tarih, 2012/227 E. ve 2014/169 K. sayılı kararı ile son kullanım esnasında görünmeyen tasarımın tescilinin mümkün olmadığı, dava konusu olayda iç kesitleri kapsayan biçimlerin tescil edildiği, bu profillerin nihai ürüne monte edildiğinde görünmediği, 554 sayılı Endüstriyel Tasarımların Korunması Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin (554 sayılı KHK) 3 üncü maddesinde düzenlenen görünürlük unsurunun dava konusu olayda bulunmadığı, bu nedenle birleşen davanın kabulü gerektiği, asıl dava yönünden ise tasarımların hükümsüzlüğünün geçmişe etkili olduğu, buna dayalı olarak hak elde edilemeyeceği, tescil edilmesi mümkün olmayan tasarıma dayalı olarak haksız rekabete göre talepte bulunulamayacağı gerekçesiyle asıl davanın reddine, birleşen davanın kabulüne, tasarımların hükümsüzlüğüne karar verilmiş, asıl davada davacılar birleşen davada davalı ... vekilince temyiz edilmiştir.
B. Birinci Bozma Kararı
Dairemizin 15.12.2015 tarih, 2015/639 E. ve 2015/13498 K. sayılı kararıyla birleşen davanın onanmasına, asıl davada davalının tasarımlarının aynısının taklit edilerek piyasaya sürüldüğünü, davacının itibarından hukuka aykırı olarak menfaat elde edilmek istendiğini, 6102 sayılı Kanun'un 54 üncü maddesi uyarınca dürüstlük kuralına aykırı davranıldığını, eylemin haksız rekabet teşkil ettiğini ileri sürdüğünü, mahkemece davacının ürününün aynısının davalı tarafından taklit edildiği, eyleminin 6102 sayılı Kanun'un 54 üncü ve 55 inci maddeleri uyarınca haksız rekabet teşkil ettiğine yönelik iddiası hakkında olumlu veya olumsuz değerlendirme yapılmadan, sırf birleşen davada tasarımın hükümsüz kılındığından bahisle haksız rekabete dayalı talebin reddine karar verilmesinin doğru olmadığı gerekçesiyle bozulmuştur.
C. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin 19.04.2016 tarih, 2016/52 E. ve 2016/82 K. sayılı kararı ile asıl davada davacı tarafa ait endüstriyel tasarımların hükümsüz sayılmış olsa bile bir işletmenin tescilsiz tasarımının başkası tarafından teknik bir zorunluluktan kaynaklanmadığı halde yanıltıcı benzerlik oluşturacak şekilde küçük farklılıklar dışında benzetilmesi haksız rekabet teşkil edeceği, somut olayda davalı tarafın davacıya ait profillerin iç kısımlarının zorunluluk olmadığı halde birebir aynı şekilde kullanımı olduğu, söz konusu kullanımın bilerek ve isteyerek meydana getirildiği ve haksız rekabeti önleyecek tedbirlerin alınmadığı gerekçesiyle taklit şekilde kullanıma konu ürünlerin haksız rekabet teşkil ettiği, bu nedenle davalı tarafın kullanımının engellenmesine, ürünlere ve üretim kalıplarına el konulmasına, imhasına, davalı tarafın ürünlerinin ne kadar kullanıldığı hususu tam olarak belli olmaması dikkate alındığında daha önceki mali bilirkişi raporu ve borçlar kanunu hükümleri hakkaniyet gereği talep ile bağlı kalınarak 10.000,00 TL maddi tazminata, 5.000,00 TL manevi tazminata ve hükmün ilanına, birleşen davada verilen karar kesinleşmiş olduğundan karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiş, asıl davada davacılar birleşen davada davalı vekili ile asıl davada davalı birleşen davada davacı vekilince temyiz edilmiştir.
D. İkinci Bozma Kararı
Dairemizin 20.03.2018 tarih, 2016/7972 E. ve 2018/2136 K. sayılı kararıyla davacı adına tescilli çoklu tasarım tescil belgesinin hükümsüzlüğüne dair kesinleşen kararın sonuçlarının 554 sayılı KHK'nın 45 inci maddesinin birinci bendi uyarınca geçmişe etkili sonuç doğuracağından asıl dava bakımından da tescilsiz tasarım haline geldiği, mahkemece bilirkişi incelemesi yaptırılması suretiyle sonuca gidilmesi gerekirken sadece ürünlerin benzer olduğundan bahisle haksız rekabetin olduğu gerekçesi ile karar verilmesinin doğru görülmediği gerekçesiyle bozulmuştur.
E. Mahkemece İkinci Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemece yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile asıl davadaki haksız rekabet iddiaları yönünden uyulan bozma ilamı uyarınca bilirkişi raporu alındığını, haksız rekabetin somut olayda kabulü için bozma ilamında işaret edilen "davacının büyük emek ve para harcayarak davaya konu endüstriyel tasarımı Türkiye'de ilk defa kullanmış olması ve davalının sırf bu emek ve tanınmışlıktan istifade etmek amacıyla hareket etmiş olması" unsurlarının oluşmadığı, davacı tarafın dosyaya sunmuş olduğu delillerin davaya konu tasarımları büyük emek ve para harcayarak tanıttığı hususunu ispata yeterli olmadığı, davaya konu ürünün profilin içine monte edilmesi ve teknik özellikleri gereği davalının kullanımının haksız rekabet oluşturmayacağı gerekçesiyle birleşen dava yönünden karar onanarak kesinleştiğinden birleşen dosya hakkında karar verilmesine yer olmadığına, asıl dava yönünden davacının endüstriyel tasarımına yönelik tecavüzün tespiti ve men'i talepleri yönünden karar kesinleştiğinden bu talepler yönünden yeniden karar verilmesine yer olmadığına, davacının haksız rekabet davasının reddine karar verilmiştir.
IV. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde asıl davada davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Asıl davada davacılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; yerel mahkeme kararının aksine somut olayda haksız rekabet kurallarının ihlal edildiğini ve davalı eylemlerinin dürüstlük kuralına aykırı olduğunu, Yargıtayın bozma ilamında dayandığı hususun davalı ürünlerinin rastlantısal, bir tesadüf sonucu mu ortaya çıktığının değerlendirilmesi gerektiği olduğunu, davalının iltibas teşkil eden fiilleri ile müvekkilinin iş ürünlerinden ve hatta müşteri çevresinden yararlandığını, davalının iş ürünlerini yetkisiz kullanarak, bunları taklit edip kendi unvanı altında 2012 tarihli ürün kataloğuna bastığını ve bilinçli tüketicilere bu ürünleri kendi ürünleri olarak tanıtıp, çizimleri ile beraber pazarladığını, tasarımlar/ürünlerin geliştirilmesi için büyük bir emek harcandığını ancak bilirkişilerin ek raporlarında, herhangi bir emek ve maliyet değerlendirmesi yapmadıklarını, davalının söz konusu tasarımı üretmek için herhangi bir emek ve çaba göstermediğini, haksız rekabetin şartlarının oluşup oluşmadığını tespitinin bilirkişilerin değil, mahkemenin görevi olduğunu, söz konusu ürünlerin görünmeyen iç parçalarının tasarımlarını Türkiye’de ilk kez gerçekleştirenin müvekkili olduğunu, tasarımın tescilsiz kılınmasının görünürlük ilkesinden kaynaklandığını, mahkemenin davaya konu tescilsiz tasarımın üretilmesi ve tasarlanması için davacının herhangi bir emek ve maliyete katlanamadığı yönündeki tespitinin gerçeği yansıtmadığını, somut bir gerekçeye dayanılmadığını, panellerin iç kesitlerinde yaratılan yenilik olgusunun müvekkilinin sahip olduğu ve davalı tarafta bulunmayan mühendislik bilgisinden ve sektör tecrübesinden kaynaklandığını, söz konusu ürünlerin aynı iş kolundaki diğer şirketler tarafından da üretildiğini söyleyen davalının bu iddiasının herhangi bir dayanağının bulunmadığını, davalının tasarımların birebir aynısını taklit ettiğini, bilirkişi raporunun hükme esas alınamayacağını belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
- Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, asıl dava davacı adına tescilli tasarıma tecavüzün ve haksız rekabetin tespitine ve tazminat istemine, birleşen dava ise asıl davada davacı adına tescilli tasarımların hükümsüzlüğü istemine ilişkindir.
- İlgili Hukuk
6102 sayılı Kanun'un 54 üncü maddesi.
- Değerlendirme
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, asıl davada davacılar vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
V. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Asıl davada davacılar vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,
29.03.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 17:21:27