Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

11. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

Yargıtay Kararı

Esas No

2021/6417

Karar No

2023/1735

Karar Tarihi

21 Mart 2023

MAHKEMESİ: İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi

SAYISI: 2019/1479 Esas, 2021/873 Karar

HÜKÜM: Esastan ret

İLK DERECE MAHKEMESİ: İstanbul 17. Asliye Ticaret Mahkemesi

SAYISI: 2015/397 E., 2019/142 K.

Taraflar arasındaki itirazın iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.

Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. .Duruşma için belirlenen 21.03.2023 günü hazır bulunan davacı vekili Avukat ... ile davalı ... Tic. Ltd. Şti. ve Containerships Nak. Tic. A.Ş. vekili Avukat... ile davalı Talos Tic. Ltd. Şti. vekili Avukat ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü.

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili tarafından 77644317 no.lu nakliyat emtia abonman sigorta poliçesi ile sigortalanan Astaş Alimünyum San ve Tic AŞ 'ye ait alimünyum profil ve aksesuarlarının İstanbul'dan Alger / Cezayir'e nakli taşıyan sıfatıyla davalı Talos Denizcilik tarafından... Denizciliğin donatanı olduğu M/V ... gemisi ile gerçekleştirildiğini, diğer davalı ... Denizciliğin ise konişmentoyu düzenleyen gemi acentesi olduğunu, Talos Denizciliğin navlun faturaları tanzim ettiği ve dolayısıyla taşımayı fiilen gerçekleştiren tüzel kişilik olarak taşımadan kaynaklanan hasardan sorumlu olduğunu, emtiaların konteyner içerisinde istiflenerek 06.03.2014 tarihinde İstanbul'da ... gemisine yüklendiğini, varış limanı olan Alger Limanına taşınması sırasında geminin Mykonos Adası mevkiinde karaya oturması sonucu gemide ve konteynerlerde ciddi hasar meydana geldiğini, bir kısım konteynerlerin kurtarıldığını, ancak müvekkili sigorta şirketinin sigortalamış olduğu konteynerlerin kurtarılamadığını, bu nedenle ortaya çıkan 150.395,15 euro sigortalı zararının müvekkili tarafından tazmin edildiğini, böylece müvekkilinin ödediği zarar miktarını 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 1472 nci maddesindeki halefiyet hükümlerine göre davalılara rücu etme hakkını kazandığını, bu kapsamda İstanbul Anadolu 7 İcra Müdürlüğünün 2014/23380 E sayılı icra dosyası üzerinden davalılar aleyhine icra takibi başlatıldığını, davalıların borca itiraz etmeleri nedeniyle takibin durdurulduğunu ileri sürerek icra takibine itirazın iptali ile % 20 oranından az olmamak üzere icra inkar tazminatının davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

1.Davalı M.V. ... Gemisi Donatanı... Denizcilik San. ve Tic. Ltd. Şti vekili cevap dilekçesi ile, davacı davasını kanuni halefiyet ve alacağın temliki hükümlerine dayandırdığından sigortalının davaya konu eşyanın teslimi konusunda hak sahibi olması gerektiğini, ancak sigortalı Astaş Alimünyum şirketinin konişmentoya göre yükleyici olduğunu, konişmentonun yetkili hamilinin Sarl Beka Aliminium şirketi görüldüğünü, konişmentoda ciro bulunmadığından davacının aktif husumet ehliyetine haiz olmadığını, dava konusu emtiaya ilişkin faturada eşyanın teslim şeklinin CFR olarak gösterildiğini, bu teslim şekline göre alıcının eşyanın nakliyesi sırasında ortaya çıkacak rizikolara katlanmak zorunda olduğunu, gemi adamlarının sevk ve teknik yönetime ilişkin hareketlerinin sonucunda geminin karaya oturduğunu, geminin karaya oturmasında müvekkili donatanın kusurunun bulunmadığını, bu nedenle 6102 sayılı Kanun'un 1180 inci maddesine göre geminin karaya oturması sonucu ortaya çıkan zararlardan dolayı müvekkilinin sorumsuz olduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

2.Davalı ... vekili cevap dilekçesi ile, müvekkili şirketin davalı... Denizcilik ile imzaladığı 31.10.2013 tarihli zaman çarteri sözleşmesi uyarınca ... isimli geminin ticari yönetimini elde ettiğini, ancak geminin teknik yönetiminin... Denizcilikte kaldığını, mürettebatın da gemi donatanı... Denizciliğin gemi adamları olduğunu, geminin Yunanistan'ın Mykonos Adası açıklarında 06.03.2014 tarihinde karaya oturduğunu, 6102 sayılı Kanun 1180 inci maddesi ve 1924 tarihli Brüksel Konvansiyonu hükümlerine göre taşıyanın yük zararından sorumlu tutulmasının mümkün olmadığını, yükün ziyaının geminin karaya oturmasından kaynaklandığını, geminin tüm teknik idaresinin davalı gemi donatanı... Denizcilikte olduğundan karaya oturma hadisesinde müvekkili taşıyanın herhangi bir şahsi kusurunun bulunmadığını savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

3.Davalı Talos Denizcilik Taş. Tanıtım Organizasyon ve Dış Tic. Ltd. Şti. vekili cevap dilekçesi ile, dava konusu yüke ilişkin teslim şekli CFR olduğundan emtiadaki hasar ve kayıplardan dolayı dava açma hakkının alıcı firmaya ait olduğunu, bu nedenle davacının aktif husumet ehliyetinin bulunmadığını, müvekkili şirketin dava konusu emtiaları tam, eksiksiz ve sağlam bir şekilde diğer davalıların tasarrufunda bulunan gemiye teslim ettiğini, müvekkilinin olayda herhangi bir kusur ve sorumluluğunun bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının sigortaladığı iki adet konteyner yükünün İstanbul'da ... gemisine yüklendiği, geminin Aliağa Liman Başkanlığının düzenlediği liman çıkış belgesi ile seferine başladığı, Yunanistan'ın Mykonos Adası yakınlarında karaya oturduğu, bu nedenle geminin ve gemi içerisinde bulunan konteynerlerin zarar gördüğü, bir kısım konteynerlerin kurtarıldığı ancak dava konusu konteynerlerin batmak suretiyle zayi olduğu, BNWAS cihazının gemide bulunduğuna ilişkin taraflararasında bir ihtilaf bulunmadığı, uyuşmazlığın BNWAS cihazının olay anında arızalı olmasından dolayı mı yoksa kapalı olmasından dolayı mı çalışmadığı, buna göre geminin denize elverişli olup olmadığının saptanması gerektiği BNWAS cihazına ilişkin belgelerden cihazın sefer başlangıcında çalışır vaziyette olduğu, bunun aksinin davacı tarafça ispatlanamadığı, donatanın cihazı gemiye çalışır vaziyette yerleştirme yükümlülüğünü yerine getirdiği, cihazın kontrolünün tamamen kaptanda olduğu, kaptanın diğer seyir cihazları gibi yolculuğun başlangıcında yada seyir sırasında BNWAS cihazını açmamasının teknik bir kusur olduğu, dolayısıyla kazanın ve sigortalı yükün zayi olmasının gemi adamlarının teknik kusurundan kaynaklandığı, 6102 sayılı Kanun'nun 1180 inci maddesine göre "zarar, geminin sevkine veya başkaca teknik denetimine ilişkin bir hareketin veya yangının sonucu olduğu takdirde, taşıyan yalnız kendi kusurundan sorumlu olduğundan" gemi adamlarının teknik kusurundan kaynaklanan zararlardan dolayı taşıyanın sorumluluğuna gidilemeyeceği, davalı donatan ve taşıyanların sigortalı malın zayi olmasından dolayı sorumlu tutulamayacakları gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri

Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; somut olayda emtianın taşıyanın hakimiyet alanında iken hasara uğradığını, dolayısıyla taşıyanın ve donatının mutlak sorumluluğu bulunduğunu, BNWAS sisteminin çalışmamasının başlı başına geminin sefere elverişsiz olduğunun ispatı olduğunu, hasarın; yola elverişli olmayan taşımadan ve özen yükümlülüğünü yerine getirmeyen taşıyıcı ve donatanın kusurundan kaynaklı meydana geldiğinin olayın gidişatından anlaşıldığını, aksinin davalı taraflarca da ispat edilemediğini geminin sefere başlamadan, başlangıçtaki elverişsizlik ile sefere çıktığını ve bu durumun davalıları sorumlu kıldığını ileri sürerek istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının istinaf incelemesi sonucunda kaldırılmasına, davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu emtianın geminin karaya oturması yüzünden zayi olduğu, ...Gemisinin başlangıçta denize, yola ve yüke uygun olduğu, İlk Derece Mahkemesine sunulan deliller, bilirkişi heyeti tarafından düzenlenen rapor ve ek rapor içeriğindeki tespitler de gözetilerek İlk Derece Mahkemesince kurulan hüküm gerekçesi ve tespitinin dosya kapsamına uygun olduğu gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesindeki itirazlarını tekrarlayarak kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe

  1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Dava, davacı sigortacının deniz taşıması sırasında taşınan sigortalı malların zayii nedeniyle sigortalısına ödediği tazminatın rücuan tahsili istemi ile başlatılan icra takibine vaki itiraz üzerine açılan itirazın iptali istemine ilişkin olup uyuşmazlık geminin karaya oturmasının hangi sebepten kaynaklandığı, söz konusu olay nedeni ile sigortalı malın zayi olmasından dolayı davalıların sorumlu tutulup tutulamayacağı ve meydana gelen zarar miktarının ne kadar olduğu hususlarında toplanmaktadır.

  1. İlgili Hukuk

  2. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.

  3. 6102 sayılı Kanun 1062, 1141, 1180 inci maddeleri.

  4. Değerlendirme

  5. 6102 sayılı Kanun 1062 inci maddesi donatanın gemi adamlarının kusurlarından kaynaklı yüke ve yolculara karşı sorumluluğunu taşıyanın aynı konudaki sorumluluk hükümlerine tabi kılmıştır. Aynı Kanun'un 1141 inci maddesi ise taşıyanın sorumluluğunu düzenlemektedir. Bu hükme göre taşıyan, geminin denize, yola ve yüke elverişli bir hâlde bulunmasını sağlamakla yükümlüdür. Taşıyan, yükle ilgili olanlara karşı geminin denize, yola veya yüke elverişli olmamasından doğan zararlardan sorumludur. Maddenin devamında ise taşıyana bir kurtuluş imkânı getirilmekte ve kendisinin tedbirli bir taşıyanın göstermesi gereken bütün dikkat ve özeni göstermesine rağmen önüne geçemeyeceği sebeplerden dolayı zararın meydana gelmiş olduğunu ispat ettiği taktirde sorumlu olmayacağı ortaya konulmaktadır. Taşıyanın sorumluluğuna ilişkin değinilmesi gereken bir diğer kanun maddesi ise 1180 inci maddesidir. Buna göre, zarar, geminin sevkine veya başkaca teknik yönetimine ilişkin bir hareketin veya yangının sonucu olduğu takdirde, taşıyan yalnız kendi kusurundan sorumludur.

  6. Taşıyanın kusur unsurunu yakından inceleyecek olursak, 1180 inci maddede belirtilen taşıyanın şahsi kusuru ancak geminin başlangıçtaki elverişsizliği şeklinde ortaya çıkabilmektedir. Örneğin geminin elektrik donanımının bozuk olduğunu bile bile taşıyanın gemiyi yeni bir sefere çıkarması şahsi kusurunun olduğuna delalettir. Bu bakımdan önemli olan nokta taşıyanın gemide mevcut olan eksikliği bilmesi ya da bilmesinin gerekmesidir. Dolayısıyla tedbirli bir taşıyanın normal şartlar altında bilemeyeceği bir kusurun yolculuk başlangıcında bulunması kendisinin sorumluluğunu gerektirmemektedir. Taşıyanın gemiyi denize elverişli bir şekilde gönderdiğini, bu konuda klas kurumlarından alınmış olan sertifikalar, yükleme limanında bağımsız denetim kuruluşlarına yaptırılan testler ile karine olarak ispatlayabilir. Bu durumda söz konusu sertifika ve belgelerin gerçeğe aykırı olduğunu, diğer bir ifadeyle geminin yolculuk başlangıcında denize ve sefere elverişli olmadığını ispat yükümlülüğü yükle ilgililere ait olacaktır. Taşıyan gemi adamlarının gemiyi sefer başlangıcında elverişsiz kılan kusurlarından dolayı da sorumludur. Bu hususta da gemide bulunan elverişlilik sertifikaları ile diğer belgelerin taşıyan lehine karine yaratma kudreti bulunmaktadır. Bu sebeple yükle ilgililerin söz konusu karinenin aksini ispatlamaları gerekmektedir.

  7. Ayrıca uyuşmazlığın aydınlatılması için geminin yola ve denize elverişliliğine dair genel bir açıklama yapılmasında fayda vardır. 6102 sayılı Kanunun 932 inci maddesi denize, yola ve yüke elverişli gemi başlığını taşımaktadır. Gövde, genel donatım, makine, kazan gibi esas kısımları bakımından, yolculuğun yapılacağı sudan ileri gelen (tamamıyla anormal tehlikeler hariç) tehlikelere karşı koyabilecek bir gemi “denize elverişli” sayılır. Denize elverişli olan gemi, teşkilatı, yükleme durumu, yakıtı, kumanyası, gemi adamlarının yeterliği ve sayısı bakımından, (tamamıyla anormal tehlikeler hariç) yapacağı yolculuğun tehlikelerine karşı koyabilmek için gerekli niteliklere sahip bulunduğu takdirde “yola elverişli” sayılır.

4.Yapılan bu genel açıklamalar ışığında somut olaya gelindiğinde gemide bulunan BNWAS seyir yardımcı cihazının alarm vermemesi ve ikinci kaptanın seyir vardiyası sırasında uyuması nedeniyle yapılması gereken manevrayı yapamaması sonucunda geminin tam yol süratle karaya oturduğu sabittir. BNWAS cihazı köprü üstünde bulunan vardiya zabitinin uyuması, bayılması, kalp krizi geçirmesi ya da başka bir nedene bağlı olarak ölmesi gibi olağanüstü ve acil durumlarda köprü üstünün kontrolsüz kalma riskini önlemek amacıyla IMO tarafından geliştirilerek SOLAS bölüm V'e ilave edilen köprü üstü seyir, izleme, alarm sistemi olup, 1 Temmuz 2012 tarihinden itibaren 3.000 GRT'den büyük tüm yük gemilerinde bulundurulması zorunlu hale getirilmiştir. Bu durumda, SOLAS kuralları gereğince BNWAS cihazı geminin denize elverişliliği için gerekli olup, cihazın gemide olmaması ya da arızalı olması geminin sefere elverişliliğini ortadan kaldırıp, 6102 sayılı Kanun'un 1141 inci maddesine göre taşıyanın sorumluluğunu gerektirmektedir. Somut olayda BNWAS cihazının kaza sırasında çalışır durumda olmadığı tüm dosya kapsamından anlaşılmakla geminin sefere elverişli olmadığının kabulü ile sonucuna göre karar vermek gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmamış bozmayı gerektirmiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle;

  1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,

  2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,

Takdir olunan 8.400,00 TL duruşma vekâlet ücretinin davalılardan alınarak, davacıya verilmesine,

Peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde ilgiliye iadesine,

Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

21.03.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

bnwaskararcevapistinafsolastemyizkaldırılmasınavı.kararımahkemesiderecebozulmasınaortadan

Kaynak: karar_yargitay

Taranan Tarih: 25.01.2026 17:23:50

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim