Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

11. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

Yargıtay Kararı

Esas No

2022/1457

Karar No

2023/1731

Karar Tarihi

21 Mart 2023

MAHKEMESİ: Ticaret Mahkemesi

SAYISI: 2016/188 Esas, 2020/306 Karar

BİRLEŞEN DAVA: İstanbul 48. Asliye Ticaret Mahkemesi 2013/30 E.

HÜKÜM: Asıl dava ret, birleşen dava kısmen kabul

Taraflar arasındaki asıl alacak birleşen itirazın iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, mahkemece asıl dava yönünden davanın reddine, birleşen dava yönünden davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Mahkeme kararı asıl davada davacı birleşen davada davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili ile davalı sigorta şirketi arasında 11.07.2008 tarihinde imzalanan acentelik sözleşmesinin 3 yıl süreli olduğunu, süre sonunda müvekkilince sözleşmenin 28.02.2012 tarihli ihtarla feshedildiğinin bildirildiğini, davalı sigorta şirketince keşide edilen 15.03.2012 tarihli cevabı ihtar ile sözleşme hükümleri uyarınca sözleşmenin fesih ihtarını takip eden 3 ay boyunca ayakta olduğunun bildirildiğini, buna rağmen müvekkilinin ekranlarının davalı tarafından kapatıldığını, müvekkiline ait müşterilerle ilgili bilgi verilmediğini, geri dönüşüm komisyonlarının ödenmediğini, müvekkilinin acentelik yapmasının fiilen engellendiğini, müvekkilince keşide edilen 08.06.2012 tarihli fesihname ile sözleşmenin haklı nedenle derhal feshedildiğini, müvekkilinin sözleşme süresi boyunca davalının iş hacmini genişletip, davalıya ait ticari işletmenin değerinde artış sağladığını, davalı şirkete yeni müşteriler kazandırdığından portföy tazminatını hakettiğini, davalı sigorta şirketinin 01.05.2011 01.05.2012 tarihleri arasında geçerli olacak şekilde tüm acentelerine belli şartlarda portföy bonusu ödemeyi vaadettiğini, acente sadakat programına aykırı olarak bazı acentelere hak etmediği halde ikramiye/bonus ödemesi yapılıp, eşit durumdaki müvekkiline ikramiye ödemesi yapılmayarak acenteler arasında ayrımcılık yapıldığını ileri sürerek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile şimdilik 5.000,00 TL portföy tazminatı ve 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (6098 sayılı Kanun) 8 inci maddesi uyarınca ödeneceği vaadedilen portföy bonus ödemelerinde 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun (5684 sayılı Kanun) 32 nci maddesinde düzenlenen iyiniyet kurallarına aykırı hareket edilmesi ve acenteler arasında ayrımcılık yapılması nedeniyle 20.000,00 TL tazminatın faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep etmiştir.

Davacı vekili birleşen dosya dava dilekçesinde; acentelik sözleşmesinin sona erdiği tarih itibariyle davalı acentenin müvekkili sigorta şirketine bireysel emeklilik sigortası komisyon hesabı ve hayat sigortası komisyon hesabından toplam 19.027,96 TL borcu bulunduğunu, borcun tahsili için başlatılan icra takibine davalı acentenin haksız yere itiraz ettiğini ileri sürerek itirazın iptaline, takibin devamına, davalı aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı vekili asıl dava yönünden cevap dilekçesinde; sözleşmenin davacı acente tarafından ihbar süresine uyulmaksızın haksız feshedildiğini, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) 122 nci ve 5684 sayılı Kanun'un 16 ncı ve 23 üncü maddesinde öngörülen portföy tazminatı koşullarının oluşmadığını, davacı şirket aracılığıyla müşteri portföyüne katılan sigortalıların önemli bir kısmının Allianz Sigorta'ya geçtiğini, davacının da 10.09.2012 tarihinde Allianz Sigorta A.Ş.'nin acentesi olduğunu, davacının acenteler arasında ayrımcılık yapıldığına dair iddialarının yerinde olmadığını, davacı acentenin müvekkilince vaad edilen edimleri kazanmak için gerekli koşulları sağlamadığını, müvekkili şirketin acentelerine eşit muamele etme zorunluluğu bulunmadığını, davacının iddia ettiği promosyon ödemelerinin acentelerin sadakat ve performansına dayalı olduğunu, davacının portföyü 30.12.2011 tarihinde 2.000.000,00 TL müşteri portföyüne ulaşmadığından bonus ödemesine hak kazanmadığını, davacı acentenin dayandığı 5684 sayılı Kanun'un 32 nci ve 34 üncü maddelerinin somut uyuşmazlıkla ilgili olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.

Davalı vekili birleşen dava cevap dilekçesinde; Acentelik Sözleşmesinin 4 üncü maddesi gereğince prim iadesi söz konusu olmadığından sigorta şirketinin müvekkilinden komisyon talep edemeyeceğini savunarak birleşen davanın reddini istemiştir.

III. MAHKEME KARARLARI, BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ

A. Mahkemece Verilen (İlk) Karar

Mahkemece 07.05.2014 tarih, 2012/269 E. ve 2014/98 K. sayılı karar ile asıl davada acentelik sözleşmesi davacı acente tarafından haklı bir sebebe dayanmaksızın sona erdirildiğinden 6102 sayılı Kanun'un 122 nci maddesinde düzenlenen portföy tazminatı talep koşulunun gerçekleşmediği, sigorta şirketlerinin sigortalılara karşı iyiniyete aykırı davranışlarını cezalandıran idari para cezasının hükme bağlandığı 5684 sayılı Kanun'un 34 üncü maddesine dayalı tazminatı kendi adına talep etme olanağı bulunmayan davacının, davalının ayrımcılık ve iyi niyete aykırı hareketleri iddiası ile tazminat talebinin de haklı bulunmadığı, birleşen davada, davacı sigorta şirketinin usulüne uygun tutulmuş, lehine delil olma özelliğine sahip ticari defter kayıtları uyarınca davalı acenteden 17.834,32 TL alacaklı olduğunun tespit edildiği gerekçesiyle asıl davanın reddine, birleşen davanın kısmen kabulüne, itirazın kısmen iptaline, takibin 17.834,32 TL asıl alacak bedeli üzerinden devamına, hükmolunan bedel üzerinden takdiren %20 oranında icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmiş, karar davacı birleşen davada davalı Ficemis Sigorta Ara. Hiz. Ltd. Şti. vekili tarafından temyiz edilmiştir.

B. (Birinci) Bozma Kararı

Dairemizin 19.11.2015 tarih, 2014/17279 E. ve 2015/12335 K. sayılı kararıyla mahkemece, taraflar arasındaki acentelik sözleşmesinin ikinci ihtara kadar ayakta tutulduğu kabul edilerek sözleşmenin ikinci fesih ihtarında dayanılan sebeplerle haklı olarak feshedilip feshedilmediği konusunda olumlu olumsuz bir değerlendirme ve bu yönde bir araştırma yapılmadan dava tarihinde yürürlükte bulunan 6102 sayılı Kanun'un 122 nci maddesinde düzenlenen portföy tazminatı koşullarının oluşmadığı gerekçesiyle asıl davada talep edilen portöy tazminatı talebinin reddine karar verilmesinin doğru görülmediği, birleşen davada bilirkişi raporları arasındaki çelişkileri giderecek, davacı birleşen davada davalı Ficemis Sigorta Ara. Hiz. Ltd. Şti. vekilinin raporlara karşı ileri sürdüğü ciddi itirazları karşılayacak denetime elverişli yeni bir rapor alınmadan yetersiz bilirkişi raporuna dayanılarak asıl ve birleşen dava yönünden yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmediğinden, kararın davacı birleşen davada davalı Ficemis Sigorta Ara. Hiz. Ltd. Şti. yararına bozulmasına karar verilmiştir.

C. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla bozmaya uyularak yapılan yargılamada; asıl davanın davacısı tarafından ekranların kapatıldığına, başladığı işlerin yarım kaldığına, feshin haklı olduğuna ilişkin dosyaya delil ibraz edilmediği gibi bilirkişi incelemesinde de davalı tarafın kayıtlarında bu hususta bir belirleme yapılamadığı, acentelik sözleşmesi davacı acente tarafından haklı bir sebebe dayanmaksızın sona erdirildiğinden 6102 sayılı Kanun'un 122 nci maddesinde düzenlenen portföy tazminatı talep koşulunun gerçekleşmediği, sigorta şirketlerinin sigortalılara karşı iyiniyete aykırı davranışlarını cezalandıran idari para cezasının hükme bağlandığı 5684 sayılı Kanun'un 34 üncü maddesine dayalı tazminatı kendi adına talep etme olanağı bulunmayan davacının, davalının ayrımcılık ve iyi niyete aykırı hareketleri iddiası ile tazminat talebi de haklı bulunmadığından ispatlanamayan asıl davanın reddine, birleşen davada, davacı sigorta şirketinin usulüne uygun tutulmuş, lehine delil olma özelliğine sahip ticari defter kayıtları uyarınca davalı acenteden 15.999,83 TL alacaklı olduğu tespit edildiğinden birleşen davanın kısmen kabulüne, davalı borçlunun İstanbul 13. İcra Müdürlüğünün 2012/24088 E. sayılı icra takip dosyasına vaki itirazının 15.589,47 TL asıl alacak yönünden iptaline, takibin bu miktar asıl alacak üzerinden ve asıl alacağa takip tarihinden itibaren talebi aşmamak üzere yıllık %9 ve değişen oranlarda faiz uygulanmak suretiyle devamına, davalı aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmiştir.

IV. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı birleşen davada davalı Ficemis Sigorta Ara. Hiz. Ltd. Şti. vekili tarafından temyiz isteminde bulunulmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Davacı birleşen davada davalı Ficemis Sigorta Ara. Hiz. Ltd. Şti. vekili temyiz dilekçesinde özetle; her ne kadar yerel mahkemece ekranların kapatıldığının davacı tarafından ispat edilemediği gerekçesine dayanılmış ise de bu iddialarının delilinin Beşiktaş 16. Noterliğinin 08.06.2012 tarih ve 25969 yevmiye numaralı fesihnamesi ve bu iddiaları konusunda sessiz kalan davalı şirketin tutumu olduğu, portföy tazminatına sadece acentenin haklı feshi halinde değil, sözleşmenin haksız olarak sigorta şirketi tarafından feshi halinde de hak kazanıldığı, müvekkilinin, Ficemis Sigorta ve Aracılık Hizmetleri Ltd. Şti. ticari unvanını değiştirdiği, unvanında yer alan “ve” ibaresini çıkarttığı, yeni unvanının Ficemis Sigorta Aracılık Hizmetleri Ltd. Şti. olduğu, ayrıca müvekkili şirketin ticari merkezinin yani tebligat adresinin de değiştiği, 30.05.2012 gün ve 8079 sayılı ticaret sicil gazetesinde ilan edildiği, mahkemece hukuk hayatında bulunmayan Ficemis Sigorta ve Aracılık Hizmetleri Ltd. Şti. tarafından yapılan itirazın iptaline karar verildiği, birleşen davacının iddiasının, müşterilerin çıkış yapması nedeni ile ödenen komisyonların iadesine ilişkin olduğu, eş deyişle haksız zenginleşme hukuki sebebine dayanan bir davanın söz konusu olduğu, haksız zenginleşme hükümleri uyarınca bir yıllık zamanaşımı süresinin dolduğu, somut olayda herhangi bir prim iadesinin söz konusu olmadığı, müşterilerin davacı şirketin bulunduğu kötü durum ve/veya kendileri ile ilgili (evlilik, ev alınması, çocuğun evlendirilmesi vb.) sebepler ile sözleşmeyi feshetmelerinin söz konusu olduğu, fesih halinde caymadan farklı olarak sözleşmenin fesih tarihine kadar geçerli ve hükümlerini doğurduğu, taraflar arasında akdedilen sözleşme uyarınca iadesi gereken komisyonun, müşteriler tarafından davacı şirkete primi iade edilen sözleşmelerin komisyonları olduğu, prim iadesi halinde müvekkili şirketin de hak ettiği komisyonu davacı şirkete iade etmek ile mükellef olduğu, somut olayda bu şekilde bir komisyon tahakkuku bulunmadığından birleşen davanın kısmen kabulüne karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe

  1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Asıl dava acentelik sözleşmesinin haklı nedenle feshi nedeniyle portföy tazminatı, davalı sigorta şirketinin acenteler arasında ayrımcılık yaptığı, davacıya ikramiye bonusu ödemediği iddiasıyla tazminat istemine, birleşen dava ise bireysel emeklilik sigortası komisyon hesabı ve hayat sigortası komisyon hesabından kaynaklanan alacağın tahsili için başlatılan icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir.

  1. İlgili Hukuk

6098 sayılı Kanun'un 8 inci maddesi, 5684 sayılı Kanun'un 16 ncı, 23 üncü, 32 nci, 34 üncü maddesi, 6102 sayılı Kanun'un 122 nci maddesi.

  1. Değerlendirme

Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre asıl davada davacı birleşen davada davalı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

V. KARAR

Açıklanan sebeplerle;

Asıl davada davacı birleşen davada davalı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,

21.03.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

bozmadansürecicevapkararyargılamatemyizmahkemev.onanmasınasonrakikararlarıbozma

Kaynak: karar_yargitay

Taranan Tarih: 25.01.2026 17:23:50

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim