Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
11. Hukuk Dairesi
Yargıtay Kararı
2021/7539
2023/1679
20 Mart 2023
MAHKEMESİ: Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi
SAYISI: 2019/1135 Esas, 2021/481 Karar
HÜKÜM: Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ: Ankara 6. Tüketici Mahkemesi
SAYISI: 2018/52 E., 2018/715 K.
Taraflar arasındaki tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalı banka nezdinde TL ve döviz hesapları bulunduğunu, 27.11.2017 tarihinde davacının bilgisi ve onayı olmadan tespit edilemeyen kişilerce davacıya ait euro hesabının bozdurularak karşılığı olan 70.000,00 TL'nin aynı şubedeki başka bir TL hesabına aktarıldığını, yine aynı tarihte Murat Kırtekin isimli şahıs adına 50.000,00 TL'nin havale edildiğini, aynı dakika içerisinde de ...adına 50.000,00 TL'nin EFT suretiyle aktarıldığını, müvekkiline ait hesaptan 100.000,00 TL değerinde paranın üçüncü şahıslar hesabına geçirildiğini, tüm bu işlemler olurken davacıya bilgilendirme ya da onay mesajı gönderilmediğini, müvekkilin hesaplarını kontrol ettiğinde para çıkışından haberdar olduğunu, Ankara Cumhuriyet Başsavcılığına şikayette bulunulduğunu ve soruşturmanın devam ettiğini, müvekkilinin davalı bankaya da başvuruda bulunduğunu, davalı bankanın tek kullanımlık güvenlik şifresi gönderilerek bu işlemin yapılabileceğini bildirdiğini, şifrenin davacının telefonuna gelmediğini, davalı bankanın zarardan sorumlu olduğunu iddia ederek davacının uğradığı 100.000,00 TL zararın meydana geldiği tarihten itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının kendi kusurundan kaynaklı dolandırıcılık fiiline dayandığını, davalı bankanın herhangi bir sorumluluğunun bulunmadığını, pasif husumet yokluğundan davanın usulden reddine karar verilmesini, davacının itirazlarına konu işlemlerin internet/mobil bankacılık kanalıyla, banka müşterilerinin sorumluluğunda belirlenen şifre/parola bilgilerinin banka sistemine girilmesi sonucu gerçekleştiğini, davacıya ait özel şifre/kod gibi hassas bilgilerin yine davacı tarafından korunamaması suretiyle dava konusu işlemlerin gerçekleştirildiğini, davalı bankanın güvenlik altyapısının eksikliğinden söz etmenin mümkün olmadığını, davacının internet bankacılığı ile kendi hesabında yapılan işlemlerin log kayıtları incelendiğinde, müşterinin sistemde kayıtlı cep telefonlarına gelen doğrulama kodlarının sisteme girildiğini, davacının davalı banka ile sözleşmesi gereği özen sorumluluğu bulunduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı bankanın davacıya vermiş olduğu şifre ve parolanın davacının kusuru ile ele geçirildiği hususunda dava dosyasına herhangi bir bilgi/belge sunulmadığı, yine bankaca sunulan bilgi ve banka dekontlarından, davacının ıslak imzası bulunmadan bu işlemlerin gerçekleştirildiği, ayrıca müşterinin bu talimatını elektronik imzasıyla verdiğine ilişkin dosyada herhangi bir belge bulunmadığı, bu şartlar altında davalı bankanın zararlandırıcı sonuçtan sorumlu olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne, 100.000,00 TL maddi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava konusu işlemlerin internet/mobil bankacılık kanalıyla ve banka müşterilerinin sorumluluğunda belirlenen şifre/parola bilgilerinin banka sistemine girilmesi sonucunda gerçekleştirilmiş olduğunu, ortada herhangi bir güvenlik açığı bulunmadığını, söz konusu olayın oluş nedeninin davacının şifre ve güvenlik bilgilerini başkalarıyla paylaşarak ve cep telefonuna gelen onay mesajlarının doğrulama işlemi olduğunu davacının şahsi kusurundan doğan zararın müvekkili bankaya atfedilmeye çalışıldığını, davacıya 24.11.2017 tarihinde internet ve mobil bankacılık güvenlik tercihlerinin değiştiğine, bu işlemi yapmadığı takdirde Şube ile iletişime geçilmesi gerektiğine ilişkin bilgilendirme mesajı gönderildiğini, ancak davacının Şubeyi arama tarihinin 27.11.2017 tarihi olduğunu, davacının şifresini ve kişisel bilgilerini üçüncü kişilerle paylaşmasında müvekkili bankanın herhangi bir kusuru veya sorumluluğu bulunmadığını savunarak kararın kaldırılmasını istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı bankanın şifre bilgilerinin üçüncü kişilerce ele geçirilmesini önleyecek bir güvenlik mekanizması oluşturması gerektiği, davaya konu havale/EFT işleminin davacının elektronik imzasıyla gerçekleştirilmediği gibi söz konusu dekontlarda da davacının ıslak imzasının bulunmadığı, davacının bilgisi ve izni dışında hesabından EFT/Havale işlemleri yapılmış olduğu, davalı bankaca davacıya verilen şifre ve parolanın davacının kusuru ile ele geçirildiği hususunda dosyaya herhangi bir bilgi belge sunulamadığı, yapılan her bir havaleye yönelik tek kullanımlık şifre/parola ya da kısa mesaj bilgisine rastlanmadığı, davaya konu havale/EFT'nin 27.11.2017 tarihi olmasına rağmen davalı bankaca davacıya gönderilen en son tarihli kısa mesajın 24.11.2017 tarihli olduğu, bankanın en hafif kusurdan dahi sorumluluğu bulunduğu gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf sebeplerini tekrar edere kararın kaldırılmasını istemiştir.
C. Gerekçe
- Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, davalı banka nezdinde bulunan hesaptan, davacının bilgisi ve onayı dışında gerçekleştiği iddia edilen 100.000,00 TL bedelli para çıkışından dolayı davalının sorumluluğunun bulunup bulunmadığı noktasında toplanmaktadır.
- İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin birinci alt bendi.
C. Gerekçe
- Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, davalı banka nezdinde bulunan hesaptan, davacının bilgisi ve onayı dışında gerçekleştiği iddia edilen 100.000,00 TL bedelli para çıkışından dolayı davalının sorumluluğunun bulunup bulunmadığı noktasında toplanmaktadır.
- İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin birinci alt bendi.
- Değerlendirme
Davacı vekilince davacıya ait hesaptan 100.000,00 TL değerinde paranın üçüncü şahıslar hesabına geçirildiği, tüm bu işlemler olurken davacıya bilgilendirme ya da onay mesajı gönderilmediği, davalı bankanın zarardan sorumlu olduğu iddiasıyla davacının uğradığı 100.000,00 TL zararın davalıdan tahsiline karar verilmesi talep edilmiş, İlk Derece Mahkemesince davalı bankanın zararlandırıcı sonuçtan sorumlu olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne, 100.000,00 TL maddi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir. Karar, davalı vekilince istinaf edilmiş, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiş olup istinaf kararına karşı davalı vekilince temyiz yoluna başvurulmuştur,
Ancak davalı banka, davacıya 24.11.2017 tarihinde “... SMS şifrenizi kullanarak mobil bankacılığa giriş yapabilirsiniz.Güvenliğiniz için şifrenizi banka personeli dahil kimse ile paytaşmayınız....” ve “...İnternet ve mobil bankacılık giriş güvenlik tercihiniz değiştirilmiştir..." şeklinde SMS gönderildiğinin tespit edildiğini, buna rağmen davacının Şubeyi arama tarihinin 27.11.2017 tarihi olduğuna dayanarak kusurunun ve sorumluluğunun olmadığını savunmuştur.
Yapılan inceleme sonucunda davacıya davalı tarafından bu mesajın hangi işlem nedeniyle gönderildiği belirlenemediği gibi, Mahkemece alınan bilirkişi raporunda 27.11.2017 tarihine ait işlem logları ve işlem yapılan IP adreslerine ilişkin herhangi bir belge ve bilgi sunulmadığı, bu nedenle internet/mobil bankacılık aracılığı ile yapılan işlemlerin incelenmesi ve hangi işlem bazında tek kullanımlık şifre gönderildiğinin, SMS bilgilendirmesi yapılıp yapılmadığının tespit edilmesinin mümkün olmadığı belirtilmiştir.
İnternet bankacılığı sözleşmesel olarak her iki tarafa da fayda sağlayan, aynı zamanda sorumluluk yükleyen nitelikte tam iki taraflı karma bir sözleşmedir. Bu kapsamda, bankanın internet bankacılığı sistemini güvenli hale getirecek önlemleri almakla yükümlü olduğu, buna mukabil hesap sahibinin de bankanın kendisine sistemi kullanması için verdiği şifreyi özenle koruması, gerek şifrenin ve gerekse de sair kişisel bilgilerinin kötü niyetli üçüncü kişilerin eline geçmemesi için her türlü elektronik önlemi alması gerektiği kuşkusuzdur(Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 2015/5905 E., 2015/13435 K. sayılı karar).
24.11.2017 tarihinde “... SMS şifrenizi kullanarak mobil bankacılığa giriş yapabilirsiniz.Güvenliğiniz için şifrenizi banka personeli dahil kimse ile paytaşmayınız....” ve “...İntemet ve mobil bankacılık giriş güvenlik tercihiniz değiştirilmiştir..." şeklinde mesaj gönderilen davacının müterafik kusuru olup olmadığı incelenmeden eksik incelemeye dayalı bilirkişi raporuna göre davalı bankanın tamamen sorumlu olduğunun kabulü doğru olmamış, hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
-
Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
-
İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde ilgiliye iadesine,
Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
20.03.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 17:24:44