Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
11. Hukuk Dairesi
Yargıtay Kararı
2021/7369
2023/1678
20 Mart 2023
MAHKEMESİ: ... Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi
HÜKÜM: Esastan ret
Taraflar arasındaki menfi tespit davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacı ile davalının arasında mal alım satımına ilişkin ticari ilişki olduğunu, davacı tarafından davalıya yıl içinde teslim edilecek mallara yönelik toplu çeklerin verildiğini, aynı şekilde davalı tarafından davacıya yönelik başlatılan 6 adet icra takibine konu çeklerin de teslim alınacak mallara ilişkin avans olarak verildiğini, ancak mallar teslim alınmadan önce davacının ekonomik dar boğaza girdiğini ve şirketinin iflas erteleme kararı aldığını, davalıya çeklerin karşılığı olan malların alınamayacağının bildirildiğini, avans olarak verilen çeklerin iadesinin istendiğini, ancak davalının çekleri de malları da davacıya göndermediğini ileri sürerek takibe konu çeklerden dolayı davalıya borçlu olunmadığının tespiti ile %20'den az olmamak üzere kötü niyet tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; çeklerin ödeme vasıtası olduğunu, takip konusu çeklerin de avans çeki olmadığını, aksinin davacı tarafından ispatlanmasının gerektiğini, davacının davalıdan uzun süredir süt tankı ve ekipmanları satın aldığını, aldığı ekipmanları süt üreticilerine sattığını, davalının çeklere konu malların satıldığını ispatlama zorunluluğunun olmadığını, davacının çekleri hangi amaç için verdiğini ispatla mükellef olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile çekin bir ödeme aracı olduğu, çeklerin mevcut bir borcun ödenmesi amacıyla verildiği yolunda yasal karine bulunduğu, aslolanın peşin satış olduğu, peşin satışta malın ve bedelinin aynı anda verildiğinin kabul edilmesinin gerektiği, bu durumda, davacının söz konusu çekleri mevcut bir borcun ödenmesi amacıyla verdiğinin yasal karineye dayanarak kabulünün gerekeceği, yasal karinenin aksini yani çekin borç ödenmesinden başka bir amaçla verildiğini, bedelsiz bir avans çeki olduğunu iddia eden davacı tarafın bunu kesin delillerle ispatlaması gerekeceği, tarafların ticari defterlerinde dava konusu çeklerin bedelsiz avans çeki olduğuna veya bu çeklere mahsuben ödeme yapılmış olduğunu gösteren herhangi bir kaydın tespit edilemediği, tarafların ticari defter kayıtlarının birbiriyle örtüşmediği, davacı kayıtlarında bulunan davacı tarafından 159 verilen sipariş avansları hesabında 56.395,10 TL'yi avans ödemesinin işbu çeklere mahsuben yapıldığının kabulünün mümkün olmadığı, tüm bu açıklamalar gereği yasal karinenin aksini ispat yükü üzerinde olan davacı tarafın iddiasının subut bulmadığı, Mahkemece 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun (2004 sayılı Kanun) 72 nci maddesi gereğince tedbir kararı verilmediği gerekçesiyle davanın ve davalının tazminat talebinin reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; çeke ilişkin davacıya verilen para ya da malın ispat edilmediğini, teslime ilişkin ispat külfetinin davalının üzerinde olduğunu, dosyaya ibraz edilen ödeme dekontlarının dikkate alınmadığını, buna göre faturaların bedelinin 1.800.000,00 TL, ödeme ve avans niteliğindeki kıymetli evrak toplamının ise 2.300.000.00 TL olduğunu, bu nedenlerle davacının davalıya borcunun bulunmadığını belirterek kararın kaldırılmasını istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile çekin bir ödeme aracı olduğu, bir borcun tediyesi amacıyla verildiği, ticari satımlarda peşin alış verişin kural olduğu, satım sözleşmelerinde satım konusu mal ve onun bedelinin aynı anda ifa edildiği, davacı tarafın bu yöndeki yasal karinenin aksini kesin delillerle kanıtlaması gerektiği, davacının buna ilişkin olarak herhangi bir delil sunmadığı, kendi ticari defterlerinde alacaklı olduğu yönündeki kaydın ise sadece kendisini bağlayacağı, davacı şirketin basiretli bir tacir gibi davranıp henüz teslim almadığı mallara karşılık davaya konu çekleri verdiğini yazılı bir belgeye bağlaması gerektiği, Mahkeme kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırılığın olmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf sebeplerini tekrar ederek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
- Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, takip talebine konu çeklerin davalıya avans olarak verilip verilmediği, bu çeklerin karşılığı olan malların davacıya teslim edilip edilmediği, ispat yükünün hangi taraf üzerinde olduğu noktalarında toplanmaktadır.
- İlgili Hukuk
1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2.2004 sayılı Kanun'un 72 nci maddesi, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 207 nci maddesi.
- Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
20.03.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 17:24:44